AĞ GÜVENLİĞİ TEMELLERİ
Ağ, farklı cihazların birbirleriyle bağlantı kurup veri paylaşabildikleri bir sistemdir. Bu bağlantı, kablo veya kablosuz olarak sağlanabilir. Ağdaki cihazlar, yazılım ve donanım bileşenleri sayesinde birbirleriyle haberleşirler. Ağlar, veri aktarımı ve iletişim için kullanılan ortamlardır. Ağlarda, kişi ve kurumların önemli verileri bulunabilir. Bu veriler, ağlara saldırmak isteyen kötü niyetli kişiler için cazip olabilir. Ağ güvenliği, ağlara saldırıları önlemek veya azaltmak için yapılan çalışmalardır. Ağ güvenliği, ağdaki cihazları korumak, ağ trafiğini güvenli hale getirmek, ağ saldırılarını tespit etmek ve durdurmak, ağa izinsiz girenleri engellemek, ağ trafiğini yönetmek gibi amaçlar için çeşitli teknikler, araçlar ve planlamalar içerir.
Ağ Güvenliğinin Önemi
Ağ güvenliği, bilgisayar ağlarının ve sunucuların güvenli bir şekilde çalışmasını sağlamak için alınan önlemler bütünüdür. Ağ güvenliği, ağa bağlı cihazlarda, veri tabanlarında ve uygulamalarda bulunan hassas verilerin korunmasını amaçlar. Hassas veriler, kişisel, ticari, hukuki veya devletle ilgili bilgiler olabilir. Bu veriler, ağa erişen yetkisiz kişiler tarafından ele geçirilirse, çalınabilir, bozulabilir veya yok edilebilir. Bu da ağ sahipleri ve kullanıcıları için büyük zararlara yol açabilir. Örneğin, bir bankanın ağına sızan bir hacker, müşterilerin hesap bilgilerini çalabilir, para transferleri yapabilir veya bankanın sistemlerini çökertebilir. Bu durumda banka hem maddi hem de itibari kayıplar yaşayabilir.
Ağ güvenliği, bilgi güvenliğinin üç temel unsuru olan gizlilik, bütünlük ve erişilebilirlik ile ilgilidir. Gizlilik, ağa bağlı verilerin sadece yetkili kişiler tarafından görüntülenebilmesini sağlar. Bunu yapmak için şifreleme, kimlik doğrulama, erişim kontrolü gibi yöntemler kullanılır. Bütünlük, ağa bağlı verilerin değiştirilmeden veya bozulmadan korunmasını sağlar. Bunu yapmak için imzalama, doğrulama, yedekleme gibi yöntemler kullanılır. Erişilebililik, ağa bağlı verilerin ve hizmetlerin ihtiyaç duyulduğunda kullanılabilir olmasını sağlar. Bunu yapmak için izleme, denetleme, güncelleme, yük dengeleme gibi yöntemler kullanılır.
Ağ güvenliği, bilgisayar ağlarının vazgeçilmez bir parçasıdır. Çünkü ağ güvenliği olmadan, ağlar sürekli saldırı altında olur, veriler kaybolur veya zarar görür, hizmetler kesintiye uğrar ve kullanıcılar güvenlerini kaybeder. Bu nedenle, ağ güvenliği, ağların verimli, güvenli ve güvenilir bir şekilde çalışmasını sağlamak için hayati bir öneme sahiptir.
Ağ Güvenlik Planı
Ağ güvenlik planı, bilgisayar ağınızı korumak için izlemeniz gereken bir dizi adımdır. Ağ güvenlik planı, ağınızda bulunan bilgileri, cihazları ve servisleri yetkisiz erişimden, saldırılardan ve zararlardan korumayı amaçlar. Ağ güvenlik planı, ağınızın güvenli, güvenilir ve verimli çalışmasını sağlar. Ağ güvenlik planı, ağınızın ihtiyaçlarına, risklerine ve hedeflerine göre özelleştirilebilir. Ağ güvenlik planı, ağınızın güvenliğini sağlamak için kullanabileceğiniz çeşitli teknolojileri içerir.
Ağ güvenlik planı oluşturmak için şu adımları takip edebilirsiniz:
1. Ağınızın kapsamını belirleyin. Ağınızın hangi cihazları, servisleri, verileri ve kullanıcıları içerdiğini tanımlayın. Ağınızın fiziksel ve mantıksal yapısını çizin. Ağınızın bağlı olduğu diğer ağları veya interneti de göz önünde bulundurun.
2. Ağınızın güvenlik gereksinimlerini analiz edin. Ağınızın korumak istediğiniz gizlilik, bütünlük ve erişilebilirlik seviyelerini belirleyin. Ağınızın karşılaşabileceği tehditleri ve zafiyetleri değerlendirin. Ağınızın güvenlik açıklarını tespit etmek için güvenlik taramaları ve sızma testleri yapın. Ağınızın güvenlik durumunu raporlayın ve iyileştirme önerileri sunun.
3. Ağınızın güvenlik politikasını oluşturun. Ağınızın güvenliğini sağlamak için uygulayacağınız kuralları ve prosedürleri belirleyin. Ağınızın güvenlik politikası, ağınızın kullanım amacına, standartlarına ve yasal düzenlemelerine uygun olmalıdır. Ağınızın güvenlik politikası, ağınızın güvenlik seviyesini artırmak için kullanacağınız teknolojileri de içermelidir.
4. Ağınızın güvenlik çözümlerini uygulayın. Ağınızın güvenlik politikasına uygun olarak, ağınızı korumak için gerekli teknolojileri seçin, satın alın, kurun ve yapılandırın. Ağınızın güvenlik çözümleri arasında yönlendiriciler, güvenlik duvarları, izinsiz giriş algılama/önleme sistemleri, son kullanıcı cihazı güvenlik yazılımları, şifreleme, kimlik doğrulama, yetkilendirme, VPN, DLP gibi bileşenler bulunabilir.
5. Ağınızın güvenlik performansını izleyin ve değerlendirin. Ağınızın güvenlik durumunu sürekli olarak takip edin ve raporlayın. Ağınızda meydana gelen güvenlik olaylarını kaydedin, analiz edin ve çözün. Ağınızın güvenlik seviyesini ölçmek için güvenlik denetimleri ve testleri yapın. Ağınızın güvenlik politikasını ve çözümlerini güncel tutun ve geliştirin.
Örnek olay:
Bir kurum çalışanı, kurumun ağına bağlı bir dizüstü bilgisayar kullanmaktadır. Çalışan, kurumun ağ güvenlik politikasına uymamaktadır. Kullandığı dizüstü bilgisayarın işletim sistemi ve güvenlik yazılımları güncel değildir. Ayrıca, kurumun ağ güvenlik anahtarını başkalarıyla paylaşmaktadır. Çalışan, kurumun ağına bağlı olmayan bir USB bellek takarak, kurumun gizli verilerini kopyalamaya çalışır. Ancak USB bellek, gizli bir kötü amaçlı yazılım içermektedir. Kötü amaçlı yazılım, dizüstü bilgisayara bulaşarak, kurumun ağını ele geçirmeye çalışır. Bir süre sonra, kötü amaçlı yazılım, ağdaki diğer cihazlara da yayılmaya başlar. Cihazlardaki tüm veriler silinir. Kurum, büyük bir veri kaybı yaşar. Günün sonunda saldırgan başarılı olur.
Örnek olayda belirtilen kurum, ağ güvenlik planının önemini kavramalıdır. Kurum, ağ güvenliği konusunda uzman bir ekip kurmalı veya dışarıdan destek almalıdır. Kurum, ağ güvenlik planını oluşturarak, ağını korumak için gerekli adımları atmalıdır. Kurum çalışanlarına ağ güvenlik politikasını anlatarak, uyulması gereken kuralları belirtmelidir. Kurum, ağ güvenlik planını uygulamak, izlemek ve değerlendirmek için sürekli çaba göstermelidir.
Ağ Saldırılarını Algılama ve Önleme
Ağ saldırıları, bir ağın veya ağdaki cihazların işlevselliğini, güvenliğini veya performansını bozmak için yapılan kötü niyetli girişimlerdir. Ağ saldırılarına neden olan etkenlerden bazıları şunlardır:
- Ağ cihazlarının eksik veya yanlış yapılandırılan konfigürasyonları: Ağ cihazları, yönlendiriciler, anahtarlar, güvenlik duvarları, ağ geçitleri vb. gibi ağın çalışmasını sağlayan donanımlardır. Bu cihazlar, ağın ihtiyaçlarına göre belirli parametrelerle ayarlanmalıdır. Eksik veya yanlış yapılandırılan bir ağ cihazı, ağın güvenliğini zayıflatabilir, veri kaybına veya sızıntısına yol açabilir, performansı düşürebilir veya ağın tamamen çökmesine neden olabilir.
- Ağ cihazlarının varsayılan olarak bırakılan ayarları: Ağ cihazları, üretici tarafından belirlenen varsayılan ayarlarla gelir. Bu ayarlar, genellikle ağın kurulumu ve testi için kolaylık sağlamak amacıyla, güvenlik seviyesi düşük veya standarttır. Varsayılan olarak bırakılan ağ cihazı ayarları, saldırganların ağa erişmesini veya ağ trafiğini izlemesini kolaylaştırabilir. Örneğin, varsayılan yönetici şifreleri, cihaz isimleri, IP adresleri, port numaraları, protokol seçenekleri vb. saldırganlar tarafından bilinebilir veya tahmin edilebilir.
- Ağ ve son kullanıcı cihazlarının zafiyetleri: Ağ ve son kullanıcı cihazları, bilgisayarlar, akıllı telefonlar, tabletler, yazıcılar, kameralar, sensörler vb. gibi ağa bağlı olan donanımlardır. Bu cihazlar, yazılımsal veya donanımsal olarak zafiyet içerebilir. Zafiyet, bir cihazın veya yazılımın beklenmedik şekilde davranmasına veya hatalı çalışmasına neden olan bir güvenlik açığıdır. Zafiyetler, saldırganların cihazlara erişmesini, verileri çalmasını, değiştirmesini veya silmesini, cihazları ele geçirmesini veya zararlı yazılım bulaştırmasını sağlayabilir.
- TCP/IP protokol (TCP, ARP, ICMP, DHCP, DNS vb.) zafiyetleri: TCP/IP protokol, ağdaki cihazların birbirleriyle iletişim kurmasını sağlayan bir standarttır. TCP/IP protokol, birçok alt protokolden oluşur. Bu protokoller, ağdaki cihazların adreslerini, bağlantılarını, veri aktarımlarını, isim çözümlemelerini, hata bildirimlerini vb. yönetir. TCP/IP protokol, tasarımı veya uygulaması nedeniyle bazı zafiyetler içerebilir. Bu zafiyetler, saldırganların ağ trafiğini kesmesini, yönlendirmesini, değiştirmesini veya taklit etmesini, ağdaki cihazların kimliklerini veya adreslerini sahteleyerek ağa sızmasını, ağdaki cihazları veya servisleri devre dışı bırakmasını veya yavaşlatmasını mümkün kılabilir.
- Zamanında yapılmayan işletim sistemi ve firmware güncellemeleri: İşletim sistemi ve firmware, ağ ve son kullanıcı cihazlarının çalışmasını sağlayan yazılımlardır. İşletim sistemi ve firmware, zaman zaman güncellenir. Güncellemeler, cihazların performansını, güvenliğini veya işlevselliğini artırmak, yeni özellikler eklemek, hataları veya zafiyetleri gidermek, uyumluluğu sağlamak vb. amaçlarla yapılır. Zamanında yapılmayan işletim sistemi ve firmware güncellemeleri, cihazların güncel olmayan, hatalı veya zayıf yazılımlarla çalışmasına neden olur. Bu da, saldırganların cihazlara erişmesini veya zarar vermesini kolaylaştırır.
- Yazılım açıkları: Yazılım açıkları, ağ ve son kullanıcı cihazlarında çalışan uygulamalar, programlar, servisler, araçlar vb. gibi yazılımlarda bulunan güvenlik açıklarıdır. Yazılım açıkları, yazılımın tasarımı, kodlaması, test edilmesi, dağıtılması veya güncellenmesi sırasında ortaya çıkabilir. Yazılım açıkları, saldırganların yazılımı istismar etmesini, cihazlara erişmesini, verileri çalmasını, değiştirmesini veya silmesini, cihazları ele geçirmesini veya zararlı yazılım bulaştırmasını sağlayabilir.
- Sıfır gün (zero day) açıkları: Sıfır gün açıkları, henüz keşfedilmemiş veya yayınlanmamış yazılım açıklarıdır. Sıfır gün açıkları, saldırganlar tarafından bulunup kullanıldığında, yazılım üreticileri veya kullanıcıları için büyük bir tehdit oluşturur. Çünkü, bu açıklar için henüz bir yama veya çözüm bulunmamıştır. Sıfır gün açıkları, saldırganların yazılımı istismar etmesini, cihazlara erişmesini, verileri çalmasını, değiştirmesini veya silmesini, cihazları ele geçirmesini veya zararlı yazılım bulaştırmasını sağlayabilir.
- P2P dosya paylaşım ağ bağlantıları: P2P (peer-to-peer) dosya paylaşım ağları, kullanıcıların birbirleriyle doğrudan bağlanarak dosya paylaşmasını sağlayan ağlardır. P2P dosya paylaşım ağları, kullanıcıların istedikleri dosyaları kolayca bulmasını ve indirmesini sağlar. Ancak, P2P dosya paylaşım ağları, ağ saldırıları için de bir araç olabilir. Çünkü, P2P dosya paylaşım ağları, kullanıcıların kimliklerini, IP adreslerini, bağlantılarını, paylaştıkları veya indirdikleri dosyaları vb. açığa çıkarabilir. Ayrıca, P2P dosya paylaşım ağları, saldırganların sahte veya zararlı dosyaları yaymasını, kullanıcıların cihazlarına erişmesini, verileri çalmasını, değiştirmesini veya silmesini, cihazları ele geçirmesini veya zararlı yazılım bulaştırmasını sağlayabilir.
- Şifreleme kullanılmayan veri aktarımları: Şifreleme, verilerin anlaşılmaz bir şekilde kodlanmasıdır. Şifreleme, verilerin gizliliğini, bütünlüğünü ve kimlik doğrulamasını sağlar. Şifreleme kullanılmayan veri aktarımları, verilerin açık bir şekilde gönderilmesi veya alınmasıdır. Şifreleme kullanılmayan veri aktarımları, saldırganların ağ trafiğini izlemesini, verileri okumasını, değiştirmesini veya çalmasını sağlar. Örneğin, şifreleme kullanılmayan bir e-posta, web sitesi, mesajlaşma uygulaması vb. saldırganlar tarafından kolayca ele geçirilebilir. Bu nedenle, veri aktarımlarında şifreleme kullanmak, ağ güvenliği için önemlidir.
- Halka açık kablosuz ağlar: Halka açık kablosuz ağlar, kullanıcıların internete erişmesini sağlayan ağlardır. Halka açık kablosuz ağlar, kafeler, oteller, havaalanları, alışveriş merkezleri vb. gibi yerlerde bulunabilir. Halka açık kablosuz ağlar, kullanıcıların internete erişimini kolaylaştırır. Ancak, halka açık kablosuz ağlar, ağ saldırıları için de bir risk oluşturur. Çünkü, halka açık kablosuz ağlar, genellikle güvenlik seviyesi düşük veya hiç yoktur. Halka açık kablosuz ağlar, saldırganların ağ trafiğini izlemesini, verileri okumasını, değiştirmesini veya çalmasını, ağdaki cihazlara erişmesini, zararlı yazılım bulaştırmasını veya sahte ağlar kurmasını sağlar.
- Zararlı yazılımlar: Zararlı yazılımlar, saldırganların ağ ve son kullanıcı cihazlarına zarar vermek, verileri çalmak, değiştirmek veya silmek, cihazları ele geçirmek, ağa sızmak vb. amaçlarla bulaştırdıkları kötü niyetli yazılımlardır. Zararlı yazılımlar, virüsler, solucanlar, truva atları, fidye yazılımları, casus yazılımları, reklam yazılımları, kök takımları, botnetler vb. gibi çeşitli türlerde olabilir. Zararlı yazılımlar, ağ saldırılarının en yaygın ve tehlikeli yöntemlerinden biridir. Zararlı yazılımlar, saldırganların ağdaki cihazları kontrol etmesini, ağın işlevselliğini, güvenliğini veya performansını bozmasını, ağdaki verileri şifrelemesini, silmesini veya sızdırmasını, ağdaki servisleri devre dışı bırakmasını veya yavaşlatmasını sağlar.
- Son kullanıcı zafiyetleri: Son kullanıcı zafiyetleri, ağ ve son kullanıcı cihazlarının güvenliğini etkileyen insan kaynaklı faktörlerdir. Son kullanıcı zafiyetleri, kullanıcıların bilgisizliği, ihmali, dikkatsizliği, merakı, güvenilirliği vb. gibi özelliklerinden kaynaklanabilir. Son kullanıcı zafiyetleri, saldırganların ağ saldırıları için bir fırsat oluşturur. Çünkü, son kullanıcı zafiyetleri, saldırganların kullanıcıları kandırmasını, zararlı yazılımları indirtmesini, sahte web sitelerine yönlendirmesini, şifrelerini veya kişisel bilgilerini çalmasını, cihazlarına erişmesini, ağa sızmasını sağlar.
- Ağ ve sistem yöneticilerinin ihmali: Ağ ve sistem yöneticileri, ağın ve ağdaki cihazların kurulumu, yapılandırılması, güncellenmesi, bakımı, izlenmesi, korunması vb. gibi işlemlerden sorumlu olan kişilerdir. Ağ ve sistem yöneticileri, ağ güvenliği için kritik bir rol oynar. Ağ ve sistem yöneticilerinin ihmali, ağın ve ağdaki cihazların güvenliğini zayıflatabilir, ağ saldırılarına karşı savunmasız bırakabilir. Ağ ve sistem yöneticilerinin ihmali, ağ cihazlarının veya son kullanıcı cihazlarının güncel olmayan, hatalı veya zayıf yazılımlarla çalışmasına, ağ cihazlarının veya son kullanıcı cihazlarının eksik veya yanlış yapılandırılmasına, ağın yeterli şekilde izlenmemesine, ağdaki verilerin yedeklenmemesine, ağdaki servislerin devre dışı bırakılmasına veya yavaşlatılmasına neden olabilir.
Ağ saldırılarını algılama ve önleme teknikleri, ağ saldırılarının gerçekleşmesini engellemek, ağ saldırılarının tespit edilmesini sağlamak, ağ saldırılarının etkilerini azaltmak, ağ saldırılarının kaynağını belirlemek, ağ saldırılarının tekrarlanmasını önlemek vb. amaçlarla kullanılan yöntemlerdir. Ağ saldırılarını algılama ve önleme teknikleri, kurumların KVKK (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu) kapsamındaki tedbirleri almasında önemli bir yere sahiptir. Çünkü, KVKK, kurumların kişisel verileri işlerken, saklarken, aktarırken veya imha ederken, verilerin güvenliğini sağlamak için gerekli teknik ve idari tedbirleri almasını zorunlu kılar. Ağ saldırılarını algılama ve önleme teknikleri, bu tedbirlerin bir parçasıdır.
IDS (Intrusion Detection System) ve IPS (Intrusion Prevention System), ağ saldırılarını algılama ve önleme tekniklerinin yerine getirilmesinde kullanılan araçlardır. IDS, ağ trafiğini veya ağdaki cihazları izleyerek, ağ saldırılarının belirtilerini veya izlerini tespit eden bir sistemdir. IPS, ağ trafiğini veya ağdaki cihazları izleyerek, ağ saldırılarının gerçekleşmesini engelleyen veya durduran bir sistemdir. IDS ve IPS, ağ saldırılarının türüne, kaynağına, hedefine, yöntemine, etkisine vb. göre farklı şekillerde sınıflandırılabilir. IDS ve IPS, ağ güvenliği için etkili ve yaygın olarak kullanılan araçlardır.
Saldırı Tespit Sistemi (IDS)
Saldırı Tespit Sistemi (IDS), bir ağda olası saldırıları belirlemek için kullanılan bir güvenlik aracıdır. IDS, ağdaki veri paketlerini sürekli olarak izler ve önceden tanımlanmış saldırı işaretlerine göre analiz eder. Eğer bir saldırı işareti tespit ederse, sistem yöneticisine veya SIEM sistemine bir alarm gönderir. SIEM, ağdaki farklı güvenlik cihazlarından gelen logları toplayan, işleyen ve raporlayan bir yazılımdır. SIEM, alarmları değerlendirerek hangilerinin gerçek, hangilerinin yanlış pozitif olduğunu ayırt etmeye çalışır. Sistem yöneticileri, SIEM'in verdiği bilgilere göre saldırıları önlemek veya durdurmak için gerekli adımları atabilir. IDS, izlediği ağ trafiğinin kaydını tutabilir ve rapor oluşturabilir.
IDS cihazı, ağdaki tüm trafiği görebilmesi için genellikle switch cihazına bağlanır. Switch cihazı, ağdaki veri paketlerini hedef adreslerine göre yönlendiren bir cihazdır. Switch cihazında, IDS cihazına bağlanan bir SPAN portu bulunur. SPAN portu, switch cihazındaki tüm trafiği kopyalayarak IDS cihazına gönderir. Böylece IDS cihazı, ağdaki tüm veri paketlerini analiz edebilir.
IDS araçları, iki farklı yöntemle saldırıları tespit edebilir: imza tabanlı ve davranış tabanlı. İmza tabanlı IDS, ağdaki veri paketlerini kendi veri tabanında bulunan saldırı imzalarıyla karşılaştırır. Saldırı imzaları, saldırıların özelliklerini tanımlayan kural listeleridir. Eğer bir veri paketi, bir saldırı imzasıyla eşleşirse, IDS alarm verir. İmza tabanlı IDS, veri tabanını sürekli güncel tutmak zorundadır. Çünkü yeni saldırılar ortaya çıkabilir veya saldırı imzaları değişebilir. Davranış tabanlı IDS, ağdaki veri paketlerini normal ağ trafiğiyle karşılaştırır. Normal ağ trafiği, ağın beklenen davranışını gösteren bir modeldir. Eğer bir veri paketi, normal ağ trafiğinden çok farklıysa, IDS anomali olarak sınıflandırır ve alarm verir. Davranış tabanlı IDS, normal ağ trafiğini sürekli olarak öğrenmek ve güncellemek zorundadır. Çünkü ağın normal davranışı zamanla değişebilir.
Saldırı Önleme Sistemi (IPS)
Saldırı Önleme Sistemi (IPS), ağ güvenliğini sağlamak için kullanılan bir teknolojidir. IPS, ağa gelen veya ağdan giden veri paketlerini sürekli olarak izler ve analiz eder. Eğer bir paket, bilinen bir saldırı tipiyle eşleşirse veya ağın normal davranışından sapma gösterirse, IPS bunu engeller ve ağ yöneticisine bildirir. Böylece, ağa zarar verebilecek veya ağ performansını düşürebilecek saldırılar önlenebilir.
IPS, genellikle ağın giriş noktasında, güvenlik duvarının hemen arkasında yer alır. Güvenlik duvarı, ağa erişimi kısıtlayan ve belirli kurallara göre izin veren veya reddeden bir cihazdır. IPS ise, güvenlik duvarından geçen tüm trafiği inceleyen ve saldırıları tespit edip engelleyen bir cihazdır. IPS, ağın içindeki iletişim yolunun bir parçasıdır ve trafiği kesmeden çalışır.
IPS araçları, iki farklı yöntemle saldırıları tespit edebilir: imza tabanlı ve davranış tabanlı. İmza tabanlı IPS, ağ trafiğini, kendi veri tabanında bulunan saldırı imzalarıyla karşılaştırır. Saldırı imzaları, saldırıların özelliklerini tanımlayan kural listeleridir. Eğer bir paket, bir saldırı imzasıyla eşleşirse, IPS bunu engeller. İmza tabanlı IPS, bilinen saldırıları önlemek için etkilidir, ancak yeni veya değiştirilmiş saldırıları tespit etmekte zorlanabilir.
Davranış tabanlı IPS, ağ trafiğini, ağın normal davranışıyla karşılaştırır. Ağın normal davranışı, ağdan alınan trafik örneklerinin istatistiksel analiziyle belirlenir. Eğer bir paket, ağın normal davranışından anlamlı bir sapma gösterirse, IPS bunu anomali olarak sınıflandırır ve engeller. Davranış tabanlı IPS, bilinmeyen veya karmaşık saldırıları tespit etmek için etkilidir, ancak yanlış pozitifleri önlemek için hassas ayar gerektirir.
Saldırı tespit ve önleme sistemleri, yazılımsal veya donanımsal olarak üretilen güvenlik sistemleridir. Yazılımsal sistemler, ağa bağlı bir bilgisayarda çalışan bir yazılımdır. Donanımsal sistemler, ağa bağlı özel bir cihazdır. IPS ve IDS (Saldırı Tespit Sistemi) cihazları bir arada kullanıldığında, IDPS (Saldırı Tespit ve Önleme Sistemleri) olarak tanımlanır. IDS, sadece saldırıları tespit eder ve raporlar, IPS ise saldırıları engeller. Gelişmiş sistemlerde, IPS ve IDS bütünleşik olarak kullanılır ve hem saldırı tespiti hem de saldırı önleme işlevlerini yerine getirir.
Bal Küpü (Honeypot)
Bal küpü, bir ağda güvenlik açıklarını bulmaya çalışan saldırganları kandırmak için kurulan sahte bir sunucudur. Bal küpü, gerçek bir sistem gibi görünür, ancak aslında saldırganın izini sürmek ve onun hakkında bilgi toplamak için tasarlanmıştır. Bal küpü, saldırganın yaptığı işlemleri, kullandığı araçları, kaynak adreslerini ve diğer verileri kaydeder ve analiz eder. Bu sayede, ağ yöneticisi saldırganın kimliği, niyeti, yetenekleri ve hedefleri hakkında daha fazla fikir sahibi olabilir ve ağın güvenliğini artırabilir. Bal küpü, ayrıca saldırganın gerçek sistemlere erişmesini engellemek veya geciktirmek için de kullanılabilir. Bal küpü, ağ güvenliği için önemli bir araçtır.
Ağ Trafiğinin Kontrol Altına Alınması
Ağ trafiği, bir ağ üzerinde veri akışıdır. Ağ güvenliği, bu verilerin zararlı saldırılara veya erişimlere karşı korunmasıdır. Güvenlik duvarı, bir ağ güvenlik cihazı veya yazılımıdır. Güvenlik duvarı, ağa giren veya çıkan trafiği kurallara göre filtreler. Bu kurallar, hangi trafiğin izinli veya yasak olduğunu belirler. Güvenlik duvarı, ağın dışından gelen istenmeyen trafiği engelleyerek ağın içindeki sistemleri korur. Güvenlik duvarı, ağın içinden gelen trafiği de kontrol ederek ağın dışındaki sistemlere zarar vermesini önler. Güvenlik duvarı, ağın sınırında bir bariyer görevi görür.
Güvenlik duvarı, ağ trafiğini kontrol etmek için yeterli olmayabilir. Çünkü bazı trafiklerin zararlı olup olmadığını anlamak zor olabilir. Örneğin, bir web sitesine bağlanmak için kullanılan HTTP protokolü, zararlı kodlar içerebilir. Güvenlik duvarı, bu kodları algılayamayabilir. Bu yüzden, güvenlik duvarları saldırı tespit ve önleme sistemleri ile desteklenmelidir. Saldırı tespit ve önleme sistemleri, ağ trafiğini sürekli izleyerek anormal veya şüpheli davranışları tespit eder. Bu sistemler, saldırıların imzalarını, yani önceden tanımlanmış saldırı kalıplarını kullanır. Ayrıca, ağ trafiğinin normal durumunu öğrenerek, sapmaları belirler. Saldırı tespit ve önleme sistemleri, saldırıları sadece bildirmekle kalmaz, aynı zamanda durdurmak için müdahale eder. Bu müdahale, saldırı kaynağını engellemek, saldırı paketlerini değiştirmek veya güvenlik duvarı kurallarını güncellemek gibi yöntemler içerebilir. Saldırı tespit ve önleme sistemleri, ağın güvenliğini artırmak için güvenlik duvarları ile birlikte çalışır.
Güvenlik Duvarı (Firewall)
Güvenlik duvarı, ağınızı ve bilgisayarlarınızı internetten gelen tehlikelere karşı korumak için kullanabileceğiniz bir araçtır. Güvenlik duvarı, ağınıza girmek veya çıkmak isteyen veri paketlerini kontrol eder ve belirli kurallara göre izin verir veya engeller. Güvenlik duvarı, yazılım veya donanım şeklinde olabilir.
Yazılımsal güvenlik duvarı, bilgisayarınıza yüklediğiniz bir programdır. Bu program, bilgisayarınızın internete bağlanmasını sağlar, ancak zararlı yazılımları veya istenmeyen bağlantıları engeller. Yazılımsal güvenlik duvarı, genellikle ev veya küçük iş yerleri için yeterlidir. Farklı işletim sistemleri için farklı yazılımsal güvenlik duvarı programları vardır. Örneğin, Windows için Defender, Linux için IPTables gibi.
Donanımsal güvenlik duvarı, ağınıza bağlı olan bir cihazdır. Bu cihaz, ağınızın giriş noktasında yer alır ve ağınıza gelen veya giden tüm veri paketlerini filtreler. Donanımsal güvenlik duvarı, kendi belleği ve işlemcisi olan güçlü bir cihazdır. Bu sayede, yüksek hızda ve yüksek güvenlikte çalışabilir. Donanımsal güvenlik duvarı, genellikle büyük veya kurumsal ağlar için tercih edilir. Donanımsal güvenlik duvarı, router (yönlendirici) ile birlikte çalışabilir. Router, ağınızın farklı bölümleri arasında veri akışını yönlendirir. Donanımsal güvenlik duvarı, Erişim Kontrol Listesi (ACL) adı verilen bir kural listesi kullanır. Bu liste, hangi veri paketlerinin ağınıza girebileceğini veya çıkabileceğini belirler. Donanımsal güvenlik duvarı, her bir port için farklı kurallar uygulayabilir. Port, ağınızın internete bağlandığı kapıdır. Her port, farklı türde veri akışı için kullanılır. Örneğin, web sayfalarını görüntülemek için 80 numaralı port, e-posta göndermek veya almak için 25 numaralı port kullanılır.
Birleşik Tehdit Yönetimi (UTM)
UTM, bir ağın güvenliğini sağlamak için birden fazla güvenlik fonksiyonunu tek bir cihazda birleştiren bir sistemdir. UTM, ağa giren veya çıkan verileri sürekli olarak izleyerek, zararlı veya istenmeyen içerikleri engeller veya uyarır. UTM cihazları, aşağıdaki gibi farklı güvenlik hizmetleri sunar:
- Güvenlik duvarı: Ağın dış dünya ile olan bağlantısını korur. Ağa erişmek isteyen veya ağdan çıkmak isteyen verileri kurallara göre filtreler. İzin verilen verileri geçirir, izin verilmeyen verileri reddeder veya engeller.
- IPS/IDS: IPS (Intrusion Prevention System), ağa sızma girişimlerini önlemek için aktif olarak müdahale eder. IDS (Intrusion Detection System), ağa sızma girişimlerini tespit etmek için pasif olarak izler. Her ikisi de ağ yöneticisine veya kullanıcıya sızma girişimleri hakkında bilgi verir.
- Web filtreleme: Ağ kullanıcılarının erişebileceği web sitelerini kısıtlar veya denetler. Web sitelerini kategorilere ayırarak, belirli kategorileri engeller veya izin verir. Örneğin, yetişkin içerikli, şiddet içeren, kumar oynatan veya zararlı yazılım bulaştıran web sitelerini engelleyebilir.
- İçerik filtreleme: Ağ kullanıcılarının gönderebileceği veya alabileceği içerikleri kısıtlar veya denetler. İçerikleri anahtar kelimelere, dosya türlerine veya boyutlarına göre filtreler. Örneğin, hassas bilgiler içeren, telif hakkı ihlali yapan veya yasaklanmış dosyaları engelleyebilir.
- Spam e-posta filtreleme: Ağ kullanıcılarının alabileceği e-postaları kısıtlar veya denetler. E-postaları gönderenlere, konulara, içeriklere veya eklerine göre filtreler. Örneğin, istenmeyen, reklam içeren, sahte veya zararlı e-postaları engelleyebilir.
- Casus yazılım önleme: Ağ kullanıcılarının bilgisayarlarına veya cihazlarına bulaşabilecek casus yazılımları engeller veya temizler. Casus yazılımlar, kullanıcıların kişisel bilgilerini, davranışlarını veya alışkanlıklarını izleyen, kaydeden veya çalan zararlı programlardır. Örneğin, klavye kaydediciler, tarayıcı korsanları, reklam yazılımları veya fidye yazılımları gibi casus yazılımları engelleyebilir.
- Anti-virüs: Ağ kullanıcılarının bilgisayarlarına veya cihazlarına bulaşabilecek virüsleri engeller veya temizler. Virüsler, kullanıcıların sistemlerini bozan, yavaşlatan veya ele geçiren zararlı programlardır. Örneğin, solucanlar, truva atları, rootkitler veya botnetler gibi virüsleri engelleyebilir.
- VPN: Ağ kullanıcılarının güvenli ve şifreli bir şekilde uzaktan bağlanmasını sağlar. VPN (Virtual Private Network), ağın bir parçasıymış gibi davranan sanal bir ağdır. VPN, ağ kullanıcılarının ağın dışındayken bile ağ kaynaklarına erişmesini, ağ trafiğini şifrelemesini ve ağın güvenliğini artırmasını sağlar.
- Log tutma: Ağın faaliyetlerini kaydeder ve raporlar. Log, ağda gerçekleşen olayların kronolojik bir kaydıdır. Log tutma, ağın performansını, güvenliğini, kullanımını ve sorunlarını izlemek için kullanılır.
UTM cihazları, ağ güvenliği için birçok avantaj sunar. Bunlardan bazıları şunlardır:
- Basitlik: Ağ güvenliği için birden fazla cihaz veya yazılım kullanmak yerine, tek bir cihaz kullanmak daha basit ve kolaydır. UTM cihazları, ağ güvenliği için tek bir nokta sunar. Bu, ağ yöneticilerinin veya kullanıcıların ağ güvenliğini kurmak, yapılandırmak, güncellemek, izlemek ve yönetmek için daha az zaman ve kaynak harcamasını sağlar.
- Etkinlik: Ağ güvenliği için birden fazla cihaz veya yazılım kullanmak, ağ performansını olumsuz etkileyebilir. UTM cihazları, ağ güvenliği için tek bir cihaz olduğu için, ağ performansını artırır. UTM cihazları, ağ trafiğini daha hızlı ve akıllıca işler. Ayrıca, ağ güvenliği için farklı fonksiyonlar arasında uyum ve entegrasyon sağlar.
- Ekonomiklik: Ağ güvenliği için birden fazla cihaz veya yazılım satın almak, bakım yapmak ve lisanslamak maliyetli olabilir. UTM cihazları, ağ güvenliği için tek bir cihaz olduğu için, ağ güvenliği için daha az maliyet gerektirir. UTM cihazları, ağ güvenliği için tek bir satın alma, bakım ve lisanslama işlemi sunar.
UTM cihazları, ağ güvenliği için birçok dezavantaj da sunar. Bunlardan bazıları şunlardır:
- Tek noktadan başarısızlık: Ağ güvenliği için tek bir cihaz kullanmak, ağ güvenliğini tek bir noktaya bağlı hale getirir. UTM cihazları, ağ güvenliği için tek bir nokta olduğu için, herhangi bir arıza, hata veya saldırı durumunda, ağ güvenliğinin tamamen kaybolmasına veya bozulmasına neden olabilir.
- Özelleştirme eksikliği: Ağ güvenliği için tek bir cihaz kullanmak, ağ güvenliğini tek bir standarta göre belirler. UTM cihazları, ağ güvenliği için tek bir standart sunduğu için, ağın özel ihtiyaçlarına veya tercihlerine göre ağ güvenliğini özelleştirmek veya ayarlamak zor olabilir.
- Güncelleme zorluğu: Ağ güvenliği için tek bir cihaz kullanmak, ağ güvenliğini tek bir kaynaktan alır. UTM cihazları, ağ güvenliği için tek bir kaynak sağladığı için, ağ güvenliğini güncel tutmak veya yeni tehditlere karşı korumak zor olabilir. UTM cihazları, ağ güvenliği için farklı fonksiyonları bir arada sunsa da, her bir fonksiyonun en iyi veya en yeni sürümünü sunmayabilir.
Yeni Nesil Güvenlik Duvarı (NGFW)
Yeni Nesil Güvenlik Duvarı (NGFW), geleneksel güvenlik duvarlarından daha gelişmiş ve çok yönlü bir cihazdır. Geleneksel güvenlik duvarları, ağ trafiğini sadece port ve protokol bazında denetlerken, NGFW hem port ve protokol hem de uygulama ve kullanıcı bazında denetler. Böylece, ağa bağlı olan herkesin ve her şeyin kimliğini ve yetkisini belirler ve buna göre güvenlik politikaları uygular. NGFW, aynı zamanda, ağdaki verilerin güvenliğini sağlamak için çeşitli güvenlik sistemlerini de içerir. Bunlar şunlardır:
- DLP (Data Loss Prevention): Bu sistem, ağdaki verilerin izinsiz olarak kopyalanmasını, aktarılmasını veya silinmesini engellemek için çalışır. Özellikle, kişisel veriler gibi hassas verilerin korunmasına odaklanır. DLP, verileri hem ağ içinde hem de ağ dışına çıkarken denetler. Ağ dışına çıkan verileri şifreler, sınırlar veya engeller. Ağ içindeki verileri ise, erişim haklarına göre yönetir. DLP, veri kaybının hem kasıtlı hem de kazara oluşmasını önlemeye çalışır.
- IPS (Intrusion Prevention System): Bu sistem, ağa girmeye çalışan veya ağ içinde hareket eden zararlı yazılımları veya saldırganları tespit eder ve durdurur. IPS, ağ trafiğini sürekli olarak analiz eder ve bilinen veya bilinmeyen tehditlere karşı koruma sağlar. IPS, saldırıları engellemek için ağ trafiğini keser, yönlendirir veya değiştirir. IPS, ağın performansını ve güvenliğini artırır.
- IDS (Intrusion Detection System): Bu sistem, IPS'e benzer şekilde, ağa giren veya ağ içinde bulunan zararlı yazılımları veya saldırganları tespit eder. Ancak, IDS, saldırıları engellemez, sadece raporlar. IDS, ağ trafiğini izler ve anormal veya şüpheli aktiviteleri belirler. IDS, saldırıların kaynağını, hedefini, zamanını ve yöntemini bildirir. IDS, ağın güvenlik durumunu takip etmek için kullanılır.
- İçerik Filtreleme: Bu sistem, ağa bağlı olan kullanıcıların erişebileceği veya görebileceği içerikleri sınırlar veya düzenler. İçerik filtreleme, ağın güvenliğini, verimliliğini ve uyumluluğunu sağlamak için kullanılır. İçerik filtreleme, kullanıcıların zararlı, yasa dışı, uygunsuz veya istenmeyen web sitelerine, uygulamalara veya dosyalara erişmesini engeller. İçerik filtreleme, ağ trafiğini ve bant genişliğini optimize eder. İçerik filtreleme, ağdaki verilerin gizliliğini ve bütünlüğünü korur.
Bu sistemlerin hepsi, NGFW'nin bir parçası olarak çalışır ve birlikte ağın güvenliğini sağlar. NGFW, ağdaki verileri, uygulamaları, cihazları ve kullanıcıları korumak için gelişmiş bir güvenlik katmanı oluşturur. NGFW, karmaşık ve sofistike saldırıları tespit edebilir ve engelleyebilir.
Web Uygulama Güvenlik Duvarı (WAF)
Web Uygulama Güvenlik Duvarı (WAF), web uygulamalarını saldırılara karşı korumak için tasarlanmış bir güvenlik aracıdır. WAF, web sunucusu ile internet arasında bir ara katman olarak yer alır ve gelen ve giden web trafiğini analiz eder. WAF, web uygulamalarına yönelik yaygın saldırı türlerini tanımlayabilir ve engelleyebilir. Örneğin, SQL enjeksiyonu, XSS, CSRF, DDoS gibi saldırılar WAF tarafından durdurulabilir.
WAF, OSI modelinin en üst katmanı olan uygulama katmanında çalışır. Bu katman, web uygulamalarının kullandığı protokolleri ve veri formatlarını içerir. WAF, HTTP, HTTPS, SOAP, XML, RPC gibi protokolleri anlayabilir ve bu protokollere göre web trafiğini filtreleyebilir. WAF, web isteklerinin başlıklarını, parametrelerini, gövdelerini ve çerezlerini inceleyerek zararlı içerik veya davranışları tespit eder. WAF, zararlı olduğunu düşündüğü istekleri bloke eder, uyarı verir, kaydeder veya başka bir şekilde işler.
WAF, web uygulamalarının güvenliğini artırmak için önemli bir araçtır. WAF, web uygulamalarının kod kalitesini veya yapılandırmasını değiştirmeden ekstra bir koruma katmanı sağlar. WAF, web uygulamalarının güncel tehditlere karşı savunmasını güçlendirir. WAF, web uygulamalarının performansını ve kullanılabilirliğini etkilemeden çalışır.
Yetkisiz Erişimin Engellenmesi
Yetkisiz erişimin engellenmesi, ağ güvenliğinin önemli bir parçasıdır. OSI modelinin veri bağı ve ağ katmanları, ağ trafiğinin iletilmesi ve yönlendirilmesi için sorumludur. Bu katmanlarda alınabilecek bazı önlemleri aşağıda açıklamaya çalışacağım.
Veri bağı katmanı, fiziksel katman ile ağ katmanı arasında veri aktarımını sağlar. Bu katmanda, switch cihazları, MAC adresleri, VLAN'lar ve STP gibi protokoller kullanılır. Veri bağı katmanında yetkisiz erişimi engellemek için şu yöntemler uygulanabilir:
- VLAN: VLAN, switch cihazına bağlı bilgisayarları mantıksal olarak gruplandırmak için kullanılan bir yöntemdir. VLAN ile aynı ağ segmentinde olmayan bilgisayarlar arasındaki trafiği sınırlandırmak ve güvenliği artırmak mümkündür. VLAN oluşturmak için switch cihazının yönetim arayüzünden gerekli ayarlar yapılabilir.
- Port security: Port security, switch cihazının her portuna bağlanabilecek MAC adreslerini belirlemek için kullanılan bir yöntemdir. Port security ile switch cihazının sadece tanımlı MAC adreslerine izin vermesi ve diğer MAC adreslerini reddetmesi sağlanabilir. Port security yapılandırmak için switch cihazının yönetim arayüzünden gerekli ayarlar yapılabilir.
- PortFast, Root guard, BPDU guard: Bu üç yöntem, STP protokolünün güvenliğini artırmak için kullanılır. STP protokolü, switch cihazları arasında döngü oluşmasını önlemek için kullanılan bir protokoldür. Ancak STP protokolü, saldırganlar tarafından manipüle edilebilir. PortFast, switch cihazının bir portuna bağlı bilgisayarın hızlı bir şekilde ağa katılmasını sağlar. Root guard, switch cihazının bir portuna bağlı cihazın STP kökü olmasını engeller. BPDU guard, switch cihazının bir portuna bağlı cihazın STP mesajları göndermesini engeller. Bu üç yöntem, switch cihazının yönetim arayüzünden gerekli ayarlar yapılarak aktif edilebilir.
- Trunk: Trunk, switch cihazlarının birbirleriyle birden fazla VLAN trafiğini taşımak için kullandıkları bir yöntemdir. Trunk ile switch cihazları arasında verimli bir veri akışı sağlanabilir. Ancak trunk, saldırganlar tarafından VLAN hopping adı verilen bir saldırı yöntemi için kullanılabilir. VLAN hopping, saldırganın bir VLAN'dan diğerine geçerek yetkisiz erişim sağlamasıdır. Trunk yapılandırmasını güvenli hale getirmek için switch cihazının sadece gerekli olan portlarını trunk yapmak ve trunk portlarının hangi VLAN trafiğini taşıyacağını belirlemek gerekir. Trunk yapılandırması, switch cihazının yönetim arayüzünden gerekli ayarlar yapılarak gerçekleştirilebilir.
- Statik MAC adresleri: Statik MAC adresleri, switch cihazının her portuna bağlı cihazların MAC adreslerini elle tanımlamak için kullanılan bir yöntemdir. Statik MAC adresleri ile switch cihazının sadece tanımlı MAC adreslerine izin vermesi ve diğer MAC adreslerini reddetmesi sağlanabilir. Statik MAC adresleri, switch cihazının yönetim arayüzünden gerekli ayarlar yapılarak tanımlanabilir.
- Sınırlı sayıda MAC adresi öğrenmesi: Sınırlı sayıda MAC adresi öğrenmesi, switch cihazının her portuna bağlı cihazların MAC adreslerini otomatik olarak öğrenmesini sınırlamak için kullanılan bir yöntemdir. Sınırlı sayıda MAC adresi öğrenmesi ile switch cihazının belirli bir sayıda MAC adresine izin vermesi ve diğer MAC adreslerini reddetmesi sağlanabilir. Sınırlı sayıda MAC adresi öğrenmesi, switch cihazının yönetim arayüzünden gerekli ayarlar yapılarak ayarlanabilir.
- Kullanılmayan portların kapatılması: Kullanılmayan portların kapatılması, switch cihazının boşta olan portlarını devre dışı bırakmak için kullanılan bir yöntemdir. Kullanılmayan portların kapatılması ile switch cihazının yetkisiz cihazlara bağlanmasını önlemek mümkündür. Kullanılmayan portların kapatılması, switch cihazının yönetim arayüzünden gerekli ayarlar yapılarak gerçekleştirilebilir.
- Switch cihazının fiziksel olarak gizlenmesi: Switch cihazının fiziksel olarak gizlenmesi, switch cihazının erişilemeyecek bir yere konulması için kullanılan bir yöntemdir. Switch cihazının fiziksel olarak gizlenmesi ile switch cihazının fiziksel saldırılara karşı korunması sağlanabilir. Switch cihazının fiziksel olarak gizlenmesi, switch cihazının uygun bir bölmede saklanması ile gerçekleştirilebilir.
- Kablosuz ağlarda şifreleme ve kimlik doğrulama: Kablosuz ağlarda şifreleme ve kimlik doğrulama, kablosuz ağa bağlanan cihazların veri güvenliğini ve kimlik bilgilerini korumak için kullanılan bir yöntemdir. Kablosuz ağlarda şifreleme ve kimlik doğrulama ile kablosuz ağa yetkisiz cihazların bağlanması ve kablosuz ağ trafiğinin dinlenmesi engellenebilir. Kablosuz ağlarda şifreleme ve kimlik doğrulama, kablosuz erişim noktasının yönetim arayüzünden gerekli ayarlar yapılarak gerçekleştirilebilir.
- Kablosuz ağlarda SSID gizleme: SSID, kablosuz ağın adıdır. Kablosuz ağlarda SSID gizleme, kablosuz ağın adının yayınlanmasını engellemek için kullanılan bir yöntemdir. Kablosuz ağlarda SSID gizleme ile kablosuz ağın varlığının gizlenmesi ve kablosuz ağa yetkisiz cihazların bağlanmasının zorlaştırılması sağlanabilir. Kablosuz ağlarda SSID gizleme, kablosuz erişim noktasının yönetim arayüzünden gerekli ayarlar yapılarak gerçekleştirilebilir.
- Kablosuz erişim noktasının varsayılan parola ve kullanıcı adlarının değiştirilmesi: Kablosuz erişim noktasının varsayılan parola ve kullanıcı adları, kablosuz erişim noktasının yönetim arayüzüne erişmek için kullanılan bilgilerdir. Kablosuz erişim noktasının varsayılan parola ve kullanıcı adlarının değiştirilmesi, kablosuz erişim noktasının yönetim arayüzünün güvenliğini artırmak için kullanılan bir yöntemdir. Kablosuz erişim noktasının varsayılan parola ve kullanıcı adlarının değiştirilmesi ile kablosuz erişim noktasının yönetim arayüzüne yetkisiz erişimler engellenebilir.
Ağ katmanı, veri bağı katmanı ile ulaşım katmanı arasında veri yönlendirmesini sağlar. Bu katmanda, router cihazları, IP adresleri, ACL'ler ve VPN gibi protokoller kullanılır. Ağ katmanında yetkisiz erişimi engellemek için şu yöntemler uygulanabilir:
- Donanımsal güvenlik duvarı: Donanımsal güvenlik duvarı, ağ trafiğini filtrelemek ve izlemek için kullanılan bir cihazdır. Donanımsal güvenlik duvarı ile ağa giren ve çıkan paketlerin kaynak, hedef, protokol ve port bilgilerine göre izin verilmesi veya reddedilmesi sağlanabilir. Donanımsal güvenlik duvarı, ağın giriş noktasına yerleştirilerek kurulabilir.
- Erişim kontrol listeleri (ACL): Erişim kontrol listeleri, router cihazlarının ağ trafiğini filtrelemek için kullandığı bir yöntemdir. Erişim kontrol listeleri ile router cihazlarının belirli bir arayüzüne gelen veya giden paketlerin kaynak, hedef, protokol ve port bilgilerine göre izin verilmesi veya reddedilmesi sağlanabilir. Erişim kontrol listeleri, router cihazının yönetim arayüzünden gerekli ayarlar yapılarak oluşturulabilir.
- Saldırı tespit ve önleme sistemleri (IDS/IPS): Saldırı tespit ve önleme sistemleri, ağ trafiğini analiz ederek saldırıları tespit etmek ve önlemek için kullanılan sistemlerdir. Saldırı tespit ve önleme sistemleri ile ağa yönelik bilinen veya bilinmeyen saldırıların engellenmesi ve raporlanması sağlanabilir. Saldırı tespit ve önleme sistemleri, ağın stratejik noktalarına yerleştirilerek kurulabilir.
- Sanal Özel Ağ (VPN): Sanal Özel Ağ, ağ trafiğini şifreleyerek güvenli bir tünel oluşturmak için kullanılan bir yöntemdir. Sanal Özel Ağ ile ağa uzaktan bağlanan cihazların veri güvenliğini ve gizliliğini korumak mümkündür. Sanal Özel Ağ, VPN sunucusu ve VPN istemcisi arasında gerekli ayarlar yapılarak kurulabilir.
Ağ, farklı cihazların birbirleriyle bağlantı kurup veri paylaşabildikleri bir sistemdir. Bu bağlantı, kablo veya kablosuz olarak sağlanabilir. Ağdaki cihazlar, yazılım ve donanım bileşenleri sayesinde birbirleriyle haberleşirler. Ağlar, veri aktarımı ve iletişim için kullanılan ortamlardır. Ağlarda, kişi ve kurumların önemli verileri bulunabilir. Bu veriler, ağlara saldırmak isteyen kötü niyetli kişiler için cazip olabilir. Ağ güvenliği, ağlara saldırıları önlemek veya azaltmak için yapılan çalışmalardır. Ağ güvenliği, ağdaki cihazları korumak, ağ trafiğini güvenli hale getirmek, ağ saldırılarını tespit etmek ve durdurmak, ağa izinsiz girenleri engellemek, ağ trafiğini yönetmek gibi amaçlar için çeşitli teknikler, araçlar ve planlamalar içerir.
Ağ Güvenliğinin Önemi
Ağ güvenliği, bilgisayar ağlarının ve sunucuların güvenli bir şekilde çalışmasını sağlamak için alınan önlemler bütünüdür. Ağ güvenliği, ağa bağlı cihazlarda, veri tabanlarında ve uygulamalarda bulunan hassas verilerin korunmasını amaçlar. Hassas veriler, kişisel, ticari, hukuki veya devletle ilgili bilgiler olabilir. Bu veriler, ağa erişen yetkisiz kişiler tarafından ele geçirilirse, çalınabilir, bozulabilir veya yok edilebilir. Bu da ağ sahipleri ve kullanıcıları için büyük zararlara yol açabilir. Örneğin, bir bankanın ağına sızan bir hacker, müşterilerin hesap bilgilerini çalabilir, para transferleri yapabilir veya bankanın sistemlerini çökertebilir. Bu durumda banka hem maddi hem de itibari kayıplar yaşayabilir.
Ağ güvenliği, bilgi güvenliğinin üç temel unsuru olan gizlilik, bütünlük ve erişilebilirlik ile ilgilidir. Gizlilik, ağa bağlı verilerin sadece yetkili kişiler tarafından görüntülenebilmesini sağlar. Bunu yapmak için şifreleme, kimlik doğrulama, erişim kontrolü gibi yöntemler kullanılır. Bütünlük, ağa bağlı verilerin değiştirilmeden veya bozulmadan korunmasını sağlar. Bunu yapmak için imzalama, doğrulama, yedekleme gibi yöntemler kullanılır. Erişilebililik, ağa bağlı verilerin ve hizmetlerin ihtiyaç duyulduğunda kullanılabilir olmasını sağlar. Bunu yapmak için izleme, denetleme, güncelleme, yük dengeleme gibi yöntemler kullanılır.
Ağ güvenliği, bilgisayar ağlarının vazgeçilmez bir parçasıdır. Çünkü ağ güvenliği olmadan, ağlar sürekli saldırı altında olur, veriler kaybolur veya zarar görür, hizmetler kesintiye uğrar ve kullanıcılar güvenlerini kaybeder. Bu nedenle, ağ güvenliği, ağların verimli, güvenli ve güvenilir bir şekilde çalışmasını sağlamak için hayati bir öneme sahiptir.
Ağ Güvenlik Planı
Ağ güvenlik planı, bilgisayar ağınızı korumak için izlemeniz gereken bir dizi adımdır. Ağ güvenlik planı, ağınızda bulunan bilgileri, cihazları ve servisleri yetkisiz erişimden, saldırılardan ve zararlardan korumayı amaçlar. Ağ güvenlik planı, ağınızın güvenli, güvenilir ve verimli çalışmasını sağlar. Ağ güvenlik planı, ağınızın ihtiyaçlarına, risklerine ve hedeflerine göre özelleştirilebilir. Ağ güvenlik planı, ağınızın güvenliğini sağlamak için kullanabileceğiniz çeşitli teknolojileri içerir.
Ağ güvenlik planı oluşturmak için şu adımları takip edebilirsiniz:
1. Ağınızın kapsamını belirleyin. Ağınızın hangi cihazları, servisleri, verileri ve kullanıcıları içerdiğini tanımlayın. Ağınızın fiziksel ve mantıksal yapısını çizin. Ağınızın bağlı olduğu diğer ağları veya interneti de göz önünde bulundurun.
2. Ağınızın güvenlik gereksinimlerini analiz edin. Ağınızın korumak istediğiniz gizlilik, bütünlük ve erişilebilirlik seviyelerini belirleyin. Ağınızın karşılaşabileceği tehditleri ve zafiyetleri değerlendirin. Ağınızın güvenlik açıklarını tespit etmek için güvenlik taramaları ve sızma testleri yapın. Ağınızın güvenlik durumunu raporlayın ve iyileştirme önerileri sunun.
3. Ağınızın güvenlik politikasını oluşturun. Ağınızın güvenliğini sağlamak için uygulayacağınız kuralları ve prosedürleri belirleyin. Ağınızın güvenlik politikası, ağınızın kullanım amacına, standartlarına ve yasal düzenlemelerine uygun olmalıdır. Ağınızın güvenlik politikası, ağınızın güvenlik seviyesini artırmak için kullanacağınız teknolojileri de içermelidir.
4. Ağınızın güvenlik çözümlerini uygulayın. Ağınızın güvenlik politikasına uygun olarak, ağınızı korumak için gerekli teknolojileri seçin, satın alın, kurun ve yapılandırın. Ağınızın güvenlik çözümleri arasında yönlendiriciler, güvenlik duvarları, izinsiz giriş algılama/önleme sistemleri, son kullanıcı cihazı güvenlik yazılımları, şifreleme, kimlik doğrulama, yetkilendirme, VPN, DLP gibi bileşenler bulunabilir.
5. Ağınızın güvenlik performansını izleyin ve değerlendirin. Ağınızın güvenlik durumunu sürekli olarak takip edin ve raporlayın. Ağınızda meydana gelen güvenlik olaylarını kaydedin, analiz edin ve çözün. Ağınızın güvenlik seviyesini ölçmek için güvenlik denetimleri ve testleri yapın. Ağınızın güvenlik politikasını ve çözümlerini güncel tutun ve geliştirin.
Örnek olay:
Bir kurum çalışanı, kurumun ağına bağlı bir dizüstü bilgisayar kullanmaktadır. Çalışan, kurumun ağ güvenlik politikasına uymamaktadır. Kullandığı dizüstü bilgisayarın işletim sistemi ve güvenlik yazılımları güncel değildir. Ayrıca, kurumun ağ güvenlik anahtarını başkalarıyla paylaşmaktadır. Çalışan, kurumun ağına bağlı olmayan bir USB bellek takarak, kurumun gizli verilerini kopyalamaya çalışır. Ancak USB bellek, gizli bir kötü amaçlı yazılım içermektedir. Kötü amaçlı yazılım, dizüstü bilgisayara bulaşarak, kurumun ağını ele geçirmeye çalışır. Bir süre sonra, kötü amaçlı yazılım, ağdaki diğer cihazlara da yayılmaya başlar. Cihazlardaki tüm veriler silinir. Kurum, büyük bir veri kaybı yaşar. Günün sonunda saldırgan başarılı olur.
Örnek olayda belirtilen kurum, ağ güvenlik planının önemini kavramalıdır. Kurum, ağ güvenliği konusunda uzman bir ekip kurmalı veya dışarıdan destek almalıdır. Kurum, ağ güvenlik planını oluşturarak, ağını korumak için gerekli adımları atmalıdır. Kurum çalışanlarına ağ güvenlik politikasını anlatarak, uyulması gereken kuralları belirtmelidir. Kurum, ağ güvenlik planını uygulamak, izlemek ve değerlendirmek için sürekli çaba göstermelidir.
Ağ Saldırılarını Algılama ve Önleme
Ağ saldırıları, bir ağın veya ağdaki cihazların işlevselliğini, güvenliğini veya performansını bozmak için yapılan kötü niyetli girişimlerdir. Ağ saldırılarına neden olan etkenlerden bazıları şunlardır:
- Ağ cihazlarının eksik veya yanlış yapılandırılan konfigürasyonları: Ağ cihazları, yönlendiriciler, anahtarlar, güvenlik duvarları, ağ geçitleri vb. gibi ağın çalışmasını sağlayan donanımlardır. Bu cihazlar, ağın ihtiyaçlarına göre belirli parametrelerle ayarlanmalıdır. Eksik veya yanlış yapılandırılan bir ağ cihazı, ağın güvenliğini zayıflatabilir, veri kaybına veya sızıntısına yol açabilir, performansı düşürebilir veya ağın tamamen çökmesine neden olabilir.
- Ağ cihazlarının varsayılan olarak bırakılan ayarları: Ağ cihazları, üretici tarafından belirlenen varsayılan ayarlarla gelir. Bu ayarlar, genellikle ağın kurulumu ve testi için kolaylık sağlamak amacıyla, güvenlik seviyesi düşük veya standarttır. Varsayılan olarak bırakılan ağ cihazı ayarları, saldırganların ağa erişmesini veya ağ trafiğini izlemesini kolaylaştırabilir. Örneğin, varsayılan yönetici şifreleri, cihaz isimleri, IP adresleri, port numaraları, protokol seçenekleri vb. saldırganlar tarafından bilinebilir veya tahmin edilebilir.
- Ağ ve son kullanıcı cihazlarının zafiyetleri: Ağ ve son kullanıcı cihazları, bilgisayarlar, akıllı telefonlar, tabletler, yazıcılar, kameralar, sensörler vb. gibi ağa bağlı olan donanımlardır. Bu cihazlar, yazılımsal veya donanımsal olarak zafiyet içerebilir. Zafiyet, bir cihazın veya yazılımın beklenmedik şekilde davranmasına veya hatalı çalışmasına neden olan bir güvenlik açığıdır. Zafiyetler, saldırganların cihazlara erişmesini, verileri çalmasını, değiştirmesini veya silmesini, cihazları ele geçirmesini veya zararlı yazılım bulaştırmasını sağlayabilir.
- TCP/IP protokol (TCP, ARP, ICMP, DHCP, DNS vb.) zafiyetleri: TCP/IP protokol, ağdaki cihazların birbirleriyle iletişim kurmasını sağlayan bir standarttır. TCP/IP protokol, birçok alt protokolden oluşur. Bu protokoller, ağdaki cihazların adreslerini, bağlantılarını, veri aktarımlarını, isim çözümlemelerini, hata bildirimlerini vb. yönetir. TCP/IP protokol, tasarımı veya uygulaması nedeniyle bazı zafiyetler içerebilir. Bu zafiyetler, saldırganların ağ trafiğini kesmesini, yönlendirmesini, değiştirmesini veya taklit etmesini, ağdaki cihazların kimliklerini veya adreslerini sahteleyerek ağa sızmasını, ağdaki cihazları veya servisleri devre dışı bırakmasını veya yavaşlatmasını mümkün kılabilir.
- Zamanında yapılmayan işletim sistemi ve firmware güncellemeleri: İşletim sistemi ve firmware, ağ ve son kullanıcı cihazlarının çalışmasını sağlayan yazılımlardır. İşletim sistemi ve firmware, zaman zaman güncellenir. Güncellemeler, cihazların performansını, güvenliğini veya işlevselliğini artırmak, yeni özellikler eklemek, hataları veya zafiyetleri gidermek, uyumluluğu sağlamak vb. amaçlarla yapılır. Zamanında yapılmayan işletim sistemi ve firmware güncellemeleri, cihazların güncel olmayan, hatalı veya zayıf yazılımlarla çalışmasına neden olur. Bu da, saldırganların cihazlara erişmesini veya zarar vermesini kolaylaştırır.
- Yazılım açıkları: Yazılım açıkları, ağ ve son kullanıcı cihazlarında çalışan uygulamalar, programlar, servisler, araçlar vb. gibi yazılımlarda bulunan güvenlik açıklarıdır. Yazılım açıkları, yazılımın tasarımı, kodlaması, test edilmesi, dağıtılması veya güncellenmesi sırasında ortaya çıkabilir. Yazılım açıkları, saldırganların yazılımı istismar etmesini, cihazlara erişmesini, verileri çalmasını, değiştirmesini veya silmesini, cihazları ele geçirmesini veya zararlı yazılım bulaştırmasını sağlayabilir.
- Sıfır gün (zero day) açıkları: Sıfır gün açıkları, henüz keşfedilmemiş veya yayınlanmamış yazılım açıklarıdır. Sıfır gün açıkları, saldırganlar tarafından bulunup kullanıldığında, yazılım üreticileri veya kullanıcıları için büyük bir tehdit oluşturur. Çünkü, bu açıklar için henüz bir yama veya çözüm bulunmamıştır. Sıfır gün açıkları, saldırganların yazılımı istismar etmesini, cihazlara erişmesini, verileri çalmasını, değiştirmesini veya silmesini, cihazları ele geçirmesini veya zararlı yazılım bulaştırmasını sağlayabilir.
- P2P dosya paylaşım ağ bağlantıları: P2P (peer-to-peer) dosya paylaşım ağları, kullanıcıların birbirleriyle doğrudan bağlanarak dosya paylaşmasını sağlayan ağlardır. P2P dosya paylaşım ağları, kullanıcıların istedikleri dosyaları kolayca bulmasını ve indirmesini sağlar. Ancak, P2P dosya paylaşım ağları, ağ saldırıları için de bir araç olabilir. Çünkü, P2P dosya paylaşım ağları, kullanıcıların kimliklerini, IP adreslerini, bağlantılarını, paylaştıkları veya indirdikleri dosyaları vb. açığa çıkarabilir. Ayrıca, P2P dosya paylaşım ağları, saldırganların sahte veya zararlı dosyaları yaymasını, kullanıcıların cihazlarına erişmesini, verileri çalmasını, değiştirmesini veya silmesini, cihazları ele geçirmesini veya zararlı yazılım bulaştırmasını sağlayabilir.
- Şifreleme kullanılmayan veri aktarımları: Şifreleme, verilerin anlaşılmaz bir şekilde kodlanmasıdır. Şifreleme, verilerin gizliliğini, bütünlüğünü ve kimlik doğrulamasını sağlar. Şifreleme kullanılmayan veri aktarımları, verilerin açık bir şekilde gönderilmesi veya alınmasıdır. Şifreleme kullanılmayan veri aktarımları, saldırganların ağ trafiğini izlemesini, verileri okumasını, değiştirmesini veya çalmasını sağlar. Örneğin, şifreleme kullanılmayan bir e-posta, web sitesi, mesajlaşma uygulaması vb. saldırganlar tarafından kolayca ele geçirilebilir. Bu nedenle, veri aktarımlarında şifreleme kullanmak, ağ güvenliği için önemlidir.
- Halka açık kablosuz ağlar: Halka açık kablosuz ağlar, kullanıcıların internete erişmesini sağlayan ağlardır. Halka açık kablosuz ağlar, kafeler, oteller, havaalanları, alışveriş merkezleri vb. gibi yerlerde bulunabilir. Halka açık kablosuz ağlar, kullanıcıların internete erişimini kolaylaştırır. Ancak, halka açık kablosuz ağlar, ağ saldırıları için de bir risk oluşturur. Çünkü, halka açık kablosuz ağlar, genellikle güvenlik seviyesi düşük veya hiç yoktur. Halka açık kablosuz ağlar, saldırganların ağ trafiğini izlemesini, verileri okumasını, değiştirmesini veya çalmasını, ağdaki cihazlara erişmesini, zararlı yazılım bulaştırmasını veya sahte ağlar kurmasını sağlar.
- Zararlı yazılımlar: Zararlı yazılımlar, saldırganların ağ ve son kullanıcı cihazlarına zarar vermek, verileri çalmak, değiştirmek veya silmek, cihazları ele geçirmek, ağa sızmak vb. amaçlarla bulaştırdıkları kötü niyetli yazılımlardır. Zararlı yazılımlar, virüsler, solucanlar, truva atları, fidye yazılımları, casus yazılımları, reklam yazılımları, kök takımları, botnetler vb. gibi çeşitli türlerde olabilir. Zararlı yazılımlar, ağ saldırılarının en yaygın ve tehlikeli yöntemlerinden biridir. Zararlı yazılımlar, saldırganların ağdaki cihazları kontrol etmesini, ağın işlevselliğini, güvenliğini veya performansını bozmasını, ağdaki verileri şifrelemesini, silmesini veya sızdırmasını, ağdaki servisleri devre dışı bırakmasını veya yavaşlatmasını sağlar.
- Son kullanıcı zafiyetleri: Son kullanıcı zafiyetleri, ağ ve son kullanıcı cihazlarının güvenliğini etkileyen insan kaynaklı faktörlerdir. Son kullanıcı zafiyetleri, kullanıcıların bilgisizliği, ihmali, dikkatsizliği, merakı, güvenilirliği vb. gibi özelliklerinden kaynaklanabilir. Son kullanıcı zafiyetleri, saldırganların ağ saldırıları için bir fırsat oluşturur. Çünkü, son kullanıcı zafiyetleri, saldırganların kullanıcıları kandırmasını, zararlı yazılımları indirtmesini, sahte web sitelerine yönlendirmesini, şifrelerini veya kişisel bilgilerini çalmasını, cihazlarına erişmesini, ağa sızmasını sağlar.
- Ağ ve sistem yöneticilerinin ihmali: Ağ ve sistem yöneticileri, ağın ve ağdaki cihazların kurulumu, yapılandırılması, güncellenmesi, bakımı, izlenmesi, korunması vb. gibi işlemlerden sorumlu olan kişilerdir. Ağ ve sistem yöneticileri, ağ güvenliği için kritik bir rol oynar. Ağ ve sistem yöneticilerinin ihmali, ağın ve ağdaki cihazların güvenliğini zayıflatabilir, ağ saldırılarına karşı savunmasız bırakabilir. Ağ ve sistem yöneticilerinin ihmali, ağ cihazlarının veya son kullanıcı cihazlarının güncel olmayan, hatalı veya zayıf yazılımlarla çalışmasına, ağ cihazlarının veya son kullanıcı cihazlarının eksik veya yanlış yapılandırılmasına, ağın yeterli şekilde izlenmemesine, ağdaki verilerin yedeklenmemesine, ağdaki servislerin devre dışı bırakılmasına veya yavaşlatılmasına neden olabilir.
Ağ saldırılarını algılama ve önleme teknikleri, ağ saldırılarının gerçekleşmesini engellemek, ağ saldırılarının tespit edilmesini sağlamak, ağ saldırılarının etkilerini azaltmak, ağ saldırılarının kaynağını belirlemek, ağ saldırılarının tekrarlanmasını önlemek vb. amaçlarla kullanılan yöntemlerdir. Ağ saldırılarını algılama ve önleme teknikleri, kurumların KVKK (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu) kapsamındaki tedbirleri almasında önemli bir yere sahiptir. Çünkü, KVKK, kurumların kişisel verileri işlerken, saklarken, aktarırken veya imha ederken, verilerin güvenliğini sağlamak için gerekli teknik ve idari tedbirleri almasını zorunlu kılar. Ağ saldırılarını algılama ve önleme teknikleri, bu tedbirlerin bir parçasıdır.
IDS (Intrusion Detection System) ve IPS (Intrusion Prevention System), ağ saldırılarını algılama ve önleme tekniklerinin yerine getirilmesinde kullanılan araçlardır. IDS, ağ trafiğini veya ağdaki cihazları izleyerek, ağ saldırılarının belirtilerini veya izlerini tespit eden bir sistemdir. IPS, ağ trafiğini veya ağdaki cihazları izleyerek, ağ saldırılarının gerçekleşmesini engelleyen veya durduran bir sistemdir. IDS ve IPS, ağ saldırılarının türüne, kaynağına, hedefine, yöntemine, etkisine vb. göre farklı şekillerde sınıflandırılabilir. IDS ve IPS, ağ güvenliği için etkili ve yaygın olarak kullanılan araçlardır.
Saldırı Tespit Sistemi (IDS)
Saldırı Tespit Sistemi (IDS), bir ağda olası saldırıları belirlemek için kullanılan bir güvenlik aracıdır. IDS, ağdaki veri paketlerini sürekli olarak izler ve önceden tanımlanmış saldırı işaretlerine göre analiz eder. Eğer bir saldırı işareti tespit ederse, sistem yöneticisine veya SIEM sistemine bir alarm gönderir. SIEM, ağdaki farklı güvenlik cihazlarından gelen logları toplayan, işleyen ve raporlayan bir yazılımdır. SIEM, alarmları değerlendirerek hangilerinin gerçek, hangilerinin yanlış pozitif olduğunu ayırt etmeye çalışır. Sistem yöneticileri, SIEM'in verdiği bilgilere göre saldırıları önlemek veya durdurmak için gerekli adımları atabilir. IDS, izlediği ağ trafiğinin kaydını tutabilir ve rapor oluşturabilir.
IDS cihazı, ağdaki tüm trafiği görebilmesi için genellikle switch cihazına bağlanır. Switch cihazı, ağdaki veri paketlerini hedef adreslerine göre yönlendiren bir cihazdır. Switch cihazında, IDS cihazına bağlanan bir SPAN portu bulunur. SPAN portu, switch cihazındaki tüm trafiği kopyalayarak IDS cihazına gönderir. Böylece IDS cihazı, ağdaki tüm veri paketlerini analiz edebilir.
IDS araçları, iki farklı yöntemle saldırıları tespit edebilir: imza tabanlı ve davranış tabanlı. İmza tabanlı IDS, ağdaki veri paketlerini kendi veri tabanında bulunan saldırı imzalarıyla karşılaştırır. Saldırı imzaları, saldırıların özelliklerini tanımlayan kural listeleridir. Eğer bir veri paketi, bir saldırı imzasıyla eşleşirse, IDS alarm verir. İmza tabanlı IDS, veri tabanını sürekli güncel tutmak zorundadır. Çünkü yeni saldırılar ortaya çıkabilir veya saldırı imzaları değişebilir. Davranış tabanlı IDS, ağdaki veri paketlerini normal ağ trafiğiyle karşılaştırır. Normal ağ trafiği, ağın beklenen davranışını gösteren bir modeldir. Eğer bir veri paketi, normal ağ trafiğinden çok farklıysa, IDS anomali olarak sınıflandırır ve alarm verir. Davranış tabanlı IDS, normal ağ trafiğini sürekli olarak öğrenmek ve güncellemek zorundadır. Çünkü ağın normal davranışı zamanla değişebilir.
Saldırı Önleme Sistemi (IPS)
Saldırı Önleme Sistemi (IPS), ağ güvenliğini sağlamak için kullanılan bir teknolojidir. IPS, ağa gelen veya ağdan giden veri paketlerini sürekli olarak izler ve analiz eder. Eğer bir paket, bilinen bir saldırı tipiyle eşleşirse veya ağın normal davranışından sapma gösterirse, IPS bunu engeller ve ağ yöneticisine bildirir. Böylece, ağa zarar verebilecek veya ağ performansını düşürebilecek saldırılar önlenebilir.
IPS, genellikle ağın giriş noktasında, güvenlik duvarının hemen arkasında yer alır. Güvenlik duvarı, ağa erişimi kısıtlayan ve belirli kurallara göre izin veren veya reddeden bir cihazdır. IPS ise, güvenlik duvarından geçen tüm trafiği inceleyen ve saldırıları tespit edip engelleyen bir cihazdır. IPS, ağın içindeki iletişim yolunun bir parçasıdır ve trafiği kesmeden çalışır.
IPS araçları, iki farklı yöntemle saldırıları tespit edebilir: imza tabanlı ve davranış tabanlı. İmza tabanlı IPS, ağ trafiğini, kendi veri tabanında bulunan saldırı imzalarıyla karşılaştırır. Saldırı imzaları, saldırıların özelliklerini tanımlayan kural listeleridir. Eğer bir paket, bir saldırı imzasıyla eşleşirse, IPS bunu engeller. İmza tabanlı IPS, bilinen saldırıları önlemek için etkilidir, ancak yeni veya değiştirilmiş saldırıları tespit etmekte zorlanabilir.
Davranış tabanlı IPS, ağ trafiğini, ağın normal davranışıyla karşılaştırır. Ağın normal davranışı, ağdan alınan trafik örneklerinin istatistiksel analiziyle belirlenir. Eğer bir paket, ağın normal davranışından anlamlı bir sapma gösterirse, IPS bunu anomali olarak sınıflandırır ve engeller. Davranış tabanlı IPS, bilinmeyen veya karmaşık saldırıları tespit etmek için etkilidir, ancak yanlış pozitifleri önlemek için hassas ayar gerektirir.
Saldırı tespit ve önleme sistemleri, yazılımsal veya donanımsal olarak üretilen güvenlik sistemleridir. Yazılımsal sistemler, ağa bağlı bir bilgisayarda çalışan bir yazılımdır. Donanımsal sistemler, ağa bağlı özel bir cihazdır. IPS ve IDS (Saldırı Tespit Sistemi) cihazları bir arada kullanıldığında, IDPS (Saldırı Tespit ve Önleme Sistemleri) olarak tanımlanır. IDS, sadece saldırıları tespit eder ve raporlar, IPS ise saldırıları engeller. Gelişmiş sistemlerde, IPS ve IDS bütünleşik olarak kullanılır ve hem saldırı tespiti hem de saldırı önleme işlevlerini yerine getirir.
Bal Küpü (Honeypot)
Bal küpü, bir ağda güvenlik açıklarını bulmaya çalışan saldırganları kandırmak için kurulan sahte bir sunucudur. Bal küpü, gerçek bir sistem gibi görünür, ancak aslında saldırganın izini sürmek ve onun hakkında bilgi toplamak için tasarlanmıştır. Bal küpü, saldırganın yaptığı işlemleri, kullandığı araçları, kaynak adreslerini ve diğer verileri kaydeder ve analiz eder. Bu sayede, ağ yöneticisi saldırganın kimliği, niyeti, yetenekleri ve hedefleri hakkında daha fazla fikir sahibi olabilir ve ağın güvenliğini artırabilir. Bal küpü, ayrıca saldırganın gerçek sistemlere erişmesini engellemek veya geciktirmek için de kullanılabilir. Bal küpü, ağ güvenliği için önemli bir araçtır.
Ağ Trafiğinin Kontrol Altına Alınması
Ağ trafiği, bir ağ üzerinde veri akışıdır. Ağ güvenliği, bu verilerin zararlı saldırılara veya erişimlere karşı korunmasıdır. Güvenlik duvarı, bir ağ güvenlik cihazı veya yazılımıdır. Güvenlik duvarı, ağa giren veya çıkan trafiği kurallara göre filtreler. Bu kurallar, hangi trafiğin izinli veya yasak olduğunu belirler. Güvenlik duvarı, ağın dışından gelen istenmeyen trafiği engelleyerek ağın içindeki sistemleri korur. Güvenlik duvarı, ağın içinden gelen trafiği de kontrol ederek ağın dışındaki sistemlere zarar vermesini önler. Güvenlik duvarı, ağın sınırında bir bariyer görevi görür.
Güvenlik duvarı, ağ trafiğini kontrol etmek için yeterli olmayabilir. Çünkü bazı trafiklerin zararlı olup olmadığını anlamak zor olabilir. Örneğin, bir web sitesine bağlanmak için kullanılan HTTP protokolü, zararlı kodlar içerebilir. Güvenlik duvarı, bu kodları algılayamayabilir. Bu yüzden, güvenlik duvarları saldırı tespit ve önleme sistemleri ile desteklenmelidir. Saldırı tespit ve önleme sistemleri, ağ trafiğini sürekli izleyerek anormal veya şüpheli davranışları tespit eder. Bu sistemler, saldırıların imzalarını, yani önceden tanımlanmış saldırı kalıplarını kullanır. Ayrıca, ağ trafiğinin normal durumunu öğrenerek, sapmaları belirler. Saldırı tespit ve önleme sistemleri, saldırıları sadece bildirmekle kalmaz, aynı zamanda durdurmak için müdahale eder. Bu müdahale, saldırı kaynağını engellemek, saldırı paketlerini değiştirmek veya güvenlik duvarı kurallarını güncellemek gibi yöntemler içerebilir. Saldırı tespit ve önleme sistemleri, ağın güvenliğini artırmak için güvenlik duvarları ile birlikte çalışır.
Güvenlik Duvarı (Firewall)
Güvenlik duvarı, ağınızı ve bilgisayarlarınızı internetten gelen tehlikelere karşı korumak için kullanabileceğiniz bir araçtır. Güvenlik duvarı, ağınıza girmek veya çıkmak isteyen veri paketlerini kontrol eder ve belirli kurallara göre izin verir veya engeller. Güvenlik duvarı, yazılım veya donanım şeklinde olabilir.
Yazılımsal güvenlik duvarı, bilgisayarınıza yüklediğiniz bir programdır. Bu program, bilgisayarınızın internete bağlanmasını sağlar, ancak zararlı yazılımları veya istenmeyen bağlantıları engeller. Yazılımsal güvenlik duvarı, genellikle ev veya küçük iş yerleri için yeterlidir. Farklı işletim sistemleri için farklı yazılımsal güvenlik duvarı programları vardır. Örneğin, Windows için Defender, Linux için IPTables gibi.
Donanımsal güvenlik duvarı, ağınıza bağlı olan bir cihazdır. Bu cihaz, ağınızın giriş noktasında yer alır ve ağınıza gelen veya giden tüm veri paketlerini filtreler. Donanımsal güvenlik duvarı, kendi belleği ve işlemcisi olan güçlü bir cihazdır. Bu sayede, yüksek hızda ve yüksek güvenlikte çalışabilir. Donanımsal güvenlik duvarı, genellikle büyük veya kurumsal ağlar için tercih edilir. Donanımsal güvenlik duvarı, router (yönlendirici) ile birlikte çalışabilir. Router, ağınızın farklı bölümleri arasında veri akışını yönlendirir. Donanımsal güvenlik duvarı, Erişim Kontrol Listesi (ACL) adı verilen bir kural listesi kullanır. Bu liste, hangi veri paketlerinin ağınıza girebileceğini veya çıkabileceğini belirler. Donanımsal güvenlik duvarı, her bir port için farklı kurallar uygulayabilir. Port, ağınızın internete bağlandığı kapıdır. Her port, farklı türde veri akışı için kullanılır. Örneğin, web sayfalarını görüntülemek için 80 numaralı port, e-posta göndermek veya almak için 25 numaralı port kullanılır.
Birleşik Tehdit Yönetimi (UTM)
UTM, bir ağın güvenliğini sağlamak için birden fazla güvenlik fonksiyonunu tek bir cihazda birleştiren bir sistemdir. UTM, ağa giren veya çıkan verileri sürekli olarak izleyerek, zararlı veya istenmeyen içerikleri engeller veya uyarır. UTM cihazları, aşağıdaki gibi farklı güvenlik hizmetleri sunar:
- Güvenlik duvarı: Ağın dış dünya ile olan bağlantısını korur. Ağa erişmek isteyen veya ağdan çıkmak isteyen verileri kurallara göre filtreler. İzin verilen verileri geçirir, izin verilmeyen verileri reddeder veya engeller.
- IPS/IDS: IPS (Intrusion Prevention System), ağa sızma girişimlerini önlemek için aktif olarak müdahale eder. IDS (Intrusion Detection System), ağa sızma girişimlerini tespit etmek için pasif olarak izler. Her ikisi de ağ yöneticisine veya kullanıcıya sızma girişimleri hakkında bilgi verir.
- Web filtreleme: Ağ kullanıcılarının erişebileceği web sitelerini kısıtlar veya denetler. Web sitelerini kategorilere ayırarak, belirli kategorileri engeller veya izin verir. Örneğin, yetişkin içerikli, şiddet içeren, kumar oynatan veya zararlı yazılım bulaştıran web sitelerini engelleyebilir.
- İçerik filtreleme: Ağ kullanıcılarının gönderebileceği veya alabileceği içerikleri kısıtlar veya denetler. İçerikleri anahtar kelimelere, dosya türlerine veya boyutlarına göre filtreler. Örneğin, hassas bilgiler içeren, telif hakkı ihlali yapan veya yasaklanmış dosyaları engelleyebilir.
- Spam e-posta filtreleme: Ağ kullanıcılarının alabileceği e-postaları kısıtlar veya denetler. E-postaları gönderenlere, konulara, içeriklere veya eklerine göre filtreler. Örneğin, istenmeyen, reklam içeren, sahte veya zararlı e-postaları engelleyebilir.
- Casus yazılım önleme: Ağ kullanıcılarının bilgisayarlarına veya cihazlarına bulaşabilecek casus yazılımları engeller veya temizler. Casus yazılımlar, kullanıcıların kişisel bilgilerini, davranışlarını veya alışkanlıklarını izleyen, kaydeden veya çalan zararlı programlardır. Örneğin, klavye kaydediciler, tarayıcı korsanları, reklam yazılımları veya fidye yazılımları gibi casus yazılımları engelleyebilir.
- Anti-virüs: Ağ kullanıcılarının bilgisayarlarına veya cihazlarına bulaşabilecek virüsleri engeller veya temizler. Virüsler, kullanıcıların sistemlerini bozan, yavaşlatan veya ele geçiren zararlı programlardır. Örneğin, solucanlar, truva atları, rootkitler veya botnetler gibi virüsleri engelleyebilir.
- VPN: Ağ kullanıcılarının güvenli ve şifreli bir şekilde uzaktan bağlanmasını sağlar. VPN (Virtual Private Network), ağın bir parçasıymış gibi davranan sanal bir ağdır. VPN, ağ kullanıcılarının ağın dışındayken bile ağ kaynaklarına erişmesini, ağ trafiğini şifrelemesini ve ağın güvenliğini artırmasını sağlar.
- Log tutma: Ağın faaliyetlerini kaydeder ve raporlar. Log, ağda gerçekleşen olayların kronolojik bir kaydıdır. Log tutma, ağın performansını, güvenliğini, kullanımını ve sorunlarını izlemek için kullanılır.
UTM cihazları, ağ güvenliği için birçok avantaj sunar. Bunlardan bazıları şunlardır:
- Basitlik: Ağ güvenliği için birden fazla cihaz veya yazılım kullanmak yerine, tek bir cihaz kullanmak daha basit ve kolaydır. UTM cihazları, ağ güvenliği için tek bir nokta sunar. Bu, ağ yöneticilerinin veya kullanıcıların ağ güvenliğini kurmak, yapılandırmak, güncellemek, izlemek ve yönetmek için daha az zaman ve kaynak harcamasını sağlar.
- Etkinlik: Ağ güvenliği için birden fazla cihaz veya yazılım kullanmak, ağ performansını olumsuz etkileyebilir. UTM cihazları, ağ güvenliği için tek bir cihaz olduğu için, ağ performansını artırır. UTM cihazları, ağ trafiğini daha hızlı ve akıllıca işler. Ayrıca, ağ güvenliği için farklı fonksiyonlar arasında uyum ve entegrasyon sağlar.
- Ekonomiklik: Ağ güvenliği için birden fazla cihaz veya yazılım satın almak, bakım yapmak ve lisanslamak maliyetli olabilir. UTM cihazları, ağ güvenliği için tek bir cihaz olduğu için, ağ güvenliği için daha az maliyet gerektirir. UTM cihazları, ağ güvenliği için tek bir satın alma, bakım ve lisanslama işlemi sunar.
UTM cihazları, ağ güvenliği için birçok dezavantaj da sunar. Bunlardan bazıları şunlardır:
- Tek noktadan başarısızlık: Ağ güvenliği için tek bir cihaz kullanmak, ağ güvenliğini tek bir noktaya bağlı hale getirir. UTM cihazları, ağ güvenliği için tek bir nokta olduğu için, herhangi bir arıza, hata veya saldırı durumunda, ağ güvenliğinin tamamen kaybolmasına veya bozulmasına neden olabilir.
- Özelleştirme eksikliği: Ağ güvenliği için tek bir cihaz kullanmak, ağ güvenliğini tek bir standarta göre belirler. UTM cihazları, ağ güvenliği için tek bir standart sunduğu için, ağın özel ihtiyaçlarına veya tercihlerine göre ağ güvenliğini özelleştirmek veya ayarlamak zor olabilir.
- Güncelleme zorluğu: Ağ güvenliği için tek bir cihaz kullanmak, ağ güvenliğini tek bir kaynaktan alır. UTM cihazları, ağ güvenliği için tek bir kaynak sağladığı için, ağ güvenliğini güncel tutmak veya yeni tehditlere karşı korumak zor olabilir. UTM cihazları, ağ güvenliği için farklı fonksiyonları bir arada sunsa da, her bir fonksiyonun en iyi veya en yeni sürümünü sunmayabilir.
Yeni Nesil Güvenlik Duvarı (NGFW)
Yeni Nesil Güvenlik Duvarı (NGFW), geleneksel güvenlik duvarlarından daha gelişmiş ve çok yönlü bir cihazdır. Geleneksel güvenlik duvarları, ağ trafiğini sadece port ve protokol bazında denetlerken, NGFW hem port ve protokol hem de uygulama ve kullanıcı bazında denetler. Böylece, ağa bağlı olan herkesin ve her şeyin kimliğini ve yetkisini belirler ve buna göre güvenlik politikaları uygular. NGFW, aynı zamanda, ağdaki verilerin güvenliğini sağlamak için çeşitli güvenlik sistemlerini de içerir. Bunlar şunlardır:
- DLP (Data Loss Prevention): Bu sistem, ağdaki verilerin izinsiz olarak kopyalanmasını, aktarılmasını veya silinmesini engellemek için çalışır. Özellikle, kişisel veriler gibi hassas verilerin korunmasına odaklanır. DLP, verileri hem ağ içinde hem de ağ dışına çıkarken denetler. Ağ dışına çıkan verileri şifreler, sınırlar veya engeller. Ağ içindeki verileri ise, erişim haklarına göre yönetir. DLP, veri kaybının hem kasıtlı hem de kazara oluşmasını önlemeye çalışır.
- IPS (Intrusion Prevention System): Bu sistem, ağa girmeye çalışan veya ağ içinde hareket eden zararlı yazılımları veya saldırganları tespit eder ve durdurur. IPS, ağ trafiğini sürekli olarak analiz eder ve bilinen veya bilinmeyen tehditlere karşı koruma sağlar. IPS, saldırıları engellemek için ağ trafiğini keser, yönlendirir veya değiştirir. IPS, ağın performansını ve güvenliğini artırır.
- IDS (Intrusion Detection System): Bu sistem, IPS'e benzer şekilde, ağa giren veya ağ içinde bulunan zararlı yazılımları veya saldırganları tespit eder. Ancak, IDS, saldırıları engellemez, sadece raporlar. IDS, ağ trafiğini izler ve anormal veya şüpheli aktiviteleri belirler. IDS, saldırıların kaynağını, hedefini, zamanını ve yöntemini bildirir. IDS, ağın güvenlik durumunu takip etmek için kullanılır.
- İçerik Filtreleme: Bu sistem, ağa bağlı olan kullanıcıların erişebileceği veya görebileceği içerikleri sınırlar veya düzenler. İçerik filtreleme, ağın güvenliğini, verimliliğini ve uyumluluğunu sağlamak için kullanılır. İçerik filtreleme, kullanıcıların zararlı, yasa dışı, uygunsuz veya istenmeyen web sitelerine, uygulamalara veya dosyalara erişmesini engeller. İçerik filtreleme, ağ trafiğini ve bant genişliğini optimize eder. İçerik filtreleme, ağdaki verilerin gizliliğini ve bütünlüğünü korur.
Bu sistemlerin hepsi, NGFW'nin bir parçası olarak çalışır ve birlikte ağın güvenliğini sağlar. NGFW, ağdaki verileri, uygulamaları, cihazları ve kullanıcıları korumak için gelişmiş bir güvenlik katmanı oluşturur. NGFW, karmaşık ve sofistike saldırıları tespit edebilir ve engelleyebilir.
Web Uygulama Güvenlik Duvarı (WAF)
Web Uygulama Güvenlik Duvarı (WAF), web uygulamalarını saldırılara karşı korumak için tasarlanmış bir güvenlik aracıdır. WAF, web sunucusu ile internet arasında bir ara katman olarak yer alır ve gelen ve giden web trafiğini analiz eder. WAF, web uygulamalarına yönelik yaygın saldırı türlerini tanımlayabilir ve engelleyebilir. Örneğin, SQL enjeksiyonu, XSS, CSRF, DDoS gibi saldırılar WAF tarafından durdurulabilir.
WAF, OSI modelinin en üst katmanı olan uygulama katmanında çalışır. Bu katman, web uygulamalarının kullandığı protokolleri ve veri formatlarını içerir. WAF, HTTP, HTTPS, SOAP, XML, RPC gibi protokolleri anlayabilir ve bu protokollere göre web trafiğini filtreleyebilir. WAF, web isteklerinin başlıklarını, parametrelerini, gövdelerini ve çerezlerini inceleyerek zararlı içerik veya davranışları tespit eder. WAF, zararlı olduğunu düşündüğü istekleri bloke eder, uyarı verir, kaydeder veya başka bir şekilde işler.
WAF, web uygulamalarının güvenliğini artırmak için önemli bir araçtır. WAF, web uygulamalarının kod kalitesini veya yapılandırmasını değiştirmeden ekstra bir koruma katmanı sağlar. WAF, web uygulamalarının güncel tehditlere karşı savunmasını güçlendirir. WAF, web uygulamalarının performansını ve kullanılabilirliğini etkilemeden çalışır.
Yetkisiz Erişimin Engellenmesi
Yetkisiz erişimin engellenmesi, ağ güvenliğinin önemli bir parçasıdır. OSI modelinin veri bağı ve ağ katmanları, ağ trafiğinin iletilmesi ve yönlendirilmesi için sorumludur. Bu katmanlarda alınabilecek bazı önlemleri aşağıda açıklamaya çalışacağım.
Veri bağı katmanı, fiziksel katman ile ağ katmanı arasında veri aktarımını sağlar. Bu katmanda, switch cihazları, MAC adresleri, VLAN'lar ve STP gibi protokoller kullanılır. Veri bağı katmanında yetkisiz erişimi engellemek için şu yöntemler uygulanabilir:
- VLAN: VLAN, switch cihazına bağlı bilgisayarları mantıksal olarak gruplandırmak için kullanılan bir yöntemdir. VLAN ile aynı ağ segmentinde olmayan bilgisayarlar arasındaki trafiği sınırlandırmak ve güvenliği artırmak mümkündür. VLAN oluşturmak için switch cihazının yönetim arayüzünden gerekli ayarlar yapılabilir.
- Port security: Port security, switch cihazının her portuna bağlanabilecek MAC adreslerini belirlemek için kullanılan bir yöntemdir. Port security ile switch cihazının sadece tanımlı MAC adreslerine izin vermesi ve diğer MAC adreslerini reddetmesi sağlanabilir. Port security yapılandırmak için switch cihazının yönetim arayüzünden gerekli ayarlar yapılabilir.
- PortFast, Root guard, BPDU guard: Bu üç yöntem, STP protokolünün güvenliğini artırmak için kullanılır. STP protokolü, switch cihazları arasında döngü oluşmasını önlemek için kullanılan bir protokoldür. Ancak STP protokolü, saldırganlar tarafından manipüle edilebilir. PortFast, switch cihazının bir portuna bağlı bilgisayarın hızlı bir şekilde ağa katılmasını sağlar. Root guard, switch cihazının bir portuna bağlı cihazın STP kökü olmasını engeller. BPDU guard, switch cihazının bir portuna bağlı cihazın STP mesajları göndermesini engeller. Bu üç yöntem, switch cihazının yönetim arayüzünden gerekli ayarlar yapılarak aktif edilebilir.
- Trunk: Trunk, switch cihazlarının birbirleriyle birden fazla VLAN trafiğini taşımak için kullandıkları bir yöntemdir. Trunk ile switch cihazları arasında verimli bir veri akışı sağlanabilir. Ancak trunk, saldırganlar tarafından VLAN hopping adı verilen bir saldırı yöntemi için kullanılabilir. VLAN hopping, saldırganın bir VLAN'dan diğerine geçerek yetkisiz erişim sağlamasıdır. Trunk yapılandırmasını güvenli hale getirmek için switch cihazının sadece gerekli olan portlarını trunk yapmak ve trunk portlarının hangi VLAN trafiğini taşıyacağını belirlemek gerekir. Trunk yapılandırması, switch cihazının yönetim arayüzünden gerekli ayarlar yapılarak gerçekleştirilebilir.
- Statik MAC adresleri: Statik MAC adresleri, switch cihazının her portuna bağlı cihazların MAC adreslerini elle tanımlamak için kullanılan bir yöntemdir. Statik MAC adresleri ile switch cihazının sadece tanımlı MAC adreslerine izin vermesi ve diğer MAC adreslerini reddetmesi sağlanabilir. Statik MAC adresleri, switch cihazının yönetim arayüzünden gerekli ayarlar yapılarak tanımlanabilir.
- Sınırlı sayıda MAC adresi öğrenmesi: Sınırlı sayıda MAC adresi öğrenmesi, switch cihazının her portuna bağlı cihazların MAC adreslerini otomatik olarak öğrenmesini sınırlamak için kullanılan bir yöntemdir. Sınırlı sayıda MAC adresi öğrenmesi ile switch cihazının belirli bir sayıda MAC adresine izin vermesi ve diğer MAC adreslerini reddetmesi sağlanabilir. Sınırlı sayıda MAC adresi öğrenmesi, switch cihazının yönetim arayüzünden gerekli ayarlar yapılarak ayarlanabilir.
- Kullanılmayan portların kapatılması: Kullanılmayan portların kapatılması, switch cihazının boşta olan portlarını devre dışı bırakmak için kullanılan bir yöntemdir. Kullanılmayan portların kapatılması ile switch cihazının yetkisiz cihazlara bağlanmasını önlemek mümkündür. Kullanılmayan portların kapatılması, switch cihazının yönetim arayüzünden gerekli ayarlar yapılarak gerçekleştirilebilir.
- Switch cihazının fiziksel olarak gizlenmesi: Switch cihazının fiziksel olarak gizlenmesi, switch cihazının erişilemeyecek bir yere konulması için kullanılan bir yöntemdir. Switch cihazının fiziksel olarak gizlenmesi ile switch cihazının fiziksel saldırılara karşı korunması sağlanabilir. Switch cihazının fiziksel olarak gizlenmesi, switch cihazının uygun bir bölmede saklanması ile gerçekleştirilebilir.
- Kablosuz ağlarda şifreleme ve kimlik doğrulama: Kablosuz ağlarda şifreleme ve kimlik doğrulama, kablosuz ağa bağlanan cihazların veri güvenliğini ve kimlik bilgilerini korumak için kullanılan bir yöntemdir. Kablosuz ağlarda şifreleme ve kimlik doğrulama ile kablosuz ağa yetkisiz cihazların bağlanması ve kablosuz ağ trafiğinin dinlenmesi engellenebilir. Kablosuz ağlarda şifreleme ve kimlik doğrulama, kablosuz erişim noktasının yönetim arayüzünden gerekli ayarlar yapılarak gerçekleştirilebilir.
- Kablosuz ağlarda SSID gizleme: SSID, kablosuz ağın adıdır. Kablosuz ağlarda SSID gizleme, kablosuz ağın adının yayınlanmasını engellemek için kullanılan bir yöntemdir. Kablosuz ağlarda SSID gizleme ile kablosuz ağın varlığının gizlenmesi ve kablosuz ağa yetkisiz cihazların bağlanmasının zorlaştırılması sağlanabilir. Kablosuz ağlarda SSID gizleme, kablosuz erişim noktasının yönetim arayüzünden gerekli ayarlar yapılarak gerçekleştirilebilir.
- Kablosuz erişim noktasının varsayılan parola ve kullanıcı adlarının değiştirilmesi: Kablosuz erişim noktasının varsayılan parola ve kullanıcı adları, kablosuz erişim noktasının yönetim arayüzüne erişmek için kullanılan bilgilerdir. Kablosuz erişim noktasının varsayılan parola ve kullanıcı adlarının değiştirilmesi, kablosuz erişim noktasının yönetim arayüzünün güvenliğini artırmak için kullanılan bir yöntemdir. Kablosuz erişim noktasının varsayılan parola ve kullanıcı adlarının değiştirilmesi ile kablosuz erişim noktasının yönetim arayüzüne yetkisiz erişimler engellenebilir.
Ağ katmanı, veri bağı katmanı ile ulaşım katmanı arasında veri yönlendirmesini sağlar. Bu katmanda, router cihazları, IP adresleri, ACL'ler ve VPN gibi protokoller kullanılır. Ağ katmanında yetkisiz erişimi engellemek için şu yöntemler uygulanabilir:
- Donanımsal güvenlik duvarı: Donanımsal güvenlik duvarı, ağ trafiğini filtrelemek ve izlemek için kullanılan bir cihazdır. Donanımsal güvenlik duvarı ile ağa giren ve çıkan paketlerin kaynak, hedef, protokol ve port bilgilerine göre izin verilmesi veya reddedilmesi sağlanabilir. Donanımsal güvenlik duvarı, ağın giriş noktasına yerleştirilerek kurulabilir.
- Erişim kontrol listeleri (ACL): Erişim kontrol listeleri, router cihazlarının ağ trafiğini filtrelemek için kullandığı bir yöntemdir. Erişim kontrol listeleri ile router cihazlarının belirli bir arayüzüne gelen veya giden paketlerin kaynak, hedef, protokol ve port bilgilerine göre izin verilmesi veya reddedilmesi sağlanabilir. Erişim kontrol listeleri, router cihazının yönetim arayüzünden gerekli ayarlar yapılarak oluşturulabilir.
- Saldırı tespit ve önleme sistemleri (IDS/IPS): Saldırı tespit ve önleme sistemleri, ağ trafiğini analiz ederek saldırıları tespit etmek ve önlemek için kullanılan sistemlerdir. Saldırı tespit ve önleme sistemleri ile ağa yönelik bilinen veya bilinmeyen saldırıların engellenmesi ve raporlanması sağlanabilir. Saldırı tespit ve önleme sistemleri, ağın stratejik noktalarına yerleştirilerek kurulabilir.
- Sanal Özel Ağ (VPN): Sanal Özel Ağ, ağ trafiğini şifreleyerek güvenli bir tünel oluşturmak için kullanılan bir yöntemdir. Sanal Özel Ağ ile ağa uzaktan bağlanan cihazların veri güvenliğini ve gizliliğini korumak mümkündür. Sanal Özel Ağ, VPN sunucusu ve VPN istemcisi arasında gerekli ayarlar yapılarak kurulabilir.


