ALDATMA SANATI NEDİR ?
Aldatma sanatı profesyonel yalancılıktır arkadaşlar ben bir sosyal muhendisim diyen insan yalanlarına kendini bile inandırmalıdır bu sayede her karaktere her duyguya her şeye-
bürünülebilir
Bu seri
bilgi güvenliği ve toplum mühendisliğiyle ilgili yoğun bilgiler içermektedir okursan faydalı olur
o zaman hadi başlayalım
GÜVENLİĞİN EN ZAYIF HALKASI
Bîr şirket paranın alabileceği en iyi güvenlik teknolojilerini satın almış; çalışanlarını, akşam eve giderken her şeylerini kilit altına alacak şekilde son derece iyi eğitmiş ve bina güvenlik görevlilerini sektörün en iyi güvenlik şirketinden kiralamış olabilir.
Bu şirket yine de tamamen savunmasızdır. Bireyler, uzmanların önerdiği en iyi güvenlik uygulamalarını çalıştırıyor, önerilen her güvenlik ürününü bilgisayarına yüklüyor olabilirler ve uygun sistem yapılandırmasını ve güvenlik yamaların! kullanmak konularında son derece dikkatli davranabilirler. Bu bireyler yine de tamamen savunmasızdırlar
İnsan Unsuru
Tam anlamıyla güvende olduğunu bilmek istemek doğal bir duygudur ama bu, pek çok İnsan sahte bir güvenlik hissiyle yetinmesine de neden
olur. ailesini korumak için ön kapısına, maymuncukla açılamaz bir kapıya silindirli kilit taktırmış, sorumluluk sahibi olarak düşünün. hırsızlara karşı ailesini güvenceye aldığı için kafası relax. Ama pencereyi kıran ya da telefonlara bilgisayara sızan hırsızlara ne olacak?
Güçlü bir alarm sistemi yerleştirmek daha iyi olurdu ancak yine de bir garantisi yok.güvenlik önemleri olsun ya da olmasın, ev sahibinin saldırıya açık olma hali devam ediyor.
Neden?
Çünkü İnsan unsuru aslında güvenliğin en zayıf halkasıdır. Güvenlik her zaman bir yanılgıdan ibarettir, işin içine dikkatsizlik, ve cahillik de girince sonuçlar kötü olur.
Albert Einstein şöyle demiştir: "Yalnızca iki şey sonsuzdur, evren ve insanoğlunun aptallığı Sonuç olarak, insanlar aptalarsa ya da daha sık görülen şekliyle, doğru güvenlik uygulamaları konusunda bilgisizlerse, toplum mühendisliği saldırıları başarılı olmaktadır.
toplum mühendisleri; siz sağ eline bakarken sol eliyle sırlarınızı çalan acımasız bir oyuncu Bu kişi çoğu zaman o kadar arkadaş canlısı, samimi ve yardımseverdir ki onunla karşılaştığınıza şükredebilirsiniz bile.
Şifre Kırmak
1978 yılında bir gün Rifkin adında bir sm, Pasifik Hisseteri'nin yalnızca yetkili personelinin girebildiği ve odadakilerin her gün milyarlarca dolar tutarında havale odasına gönderildi. Ana sistemin çökmesi olasılığına karşı, havale odasının verileri için yedekleme sistemi geliştirecek bir şirkette sözleşmeli olarak çalışıyordu.
Bu görevi, banka yetkililerinin havaleleri nasıl gönderdikleri de dahil olmak üzere, tüm havale süreçlerini öğrenmesini sağlamıştı. Her sabah havale yapmaya yetkili banka çalışanlarına, havale odasını aradıklarında kullanmaları için, özenle korunan günlük bir şifrenin verildiğini öğrenmişti.
görevli memurlar her gün değişen şifreyi ezberlemek için kendilerini yormuyorlardı: Şifreyi küçük bir kâğıda yazıp kolayca görebilecekleri bir yere asıyorlardı.
Kasım ayının tam o gününde Rİfkin'in odayı ziyaret etmesinin özel bir nedeni vardı. O kâğıda bakmak istiyordu. Havale odasına gelerek, çalışma süreçleriyle ilgili notlar aldı; güya yedekieme sisteminin olağan sistemlerle tam olarak Örtüştüğünden emin olmak istiyordu. Bu sırada asılı kâğıttaki güvenlik şifresini gizlice okudu ve ezberledi. Birkaç dakika sonra dışarı çıktı. Daha sonra söylediğine göre, o an kendini piyangoda büyük ikramiyeyi kazanmış gibi hissetmişti.
Öğleden sonra saat üç sularında odadan çıkmış, doğruca binanın mermer kaplamalı girişindeki telefon kulübelerine gitmiş, telefona jeton atarak havale odasının numarasını çevirmişti. Sonra, telefonda başka bir kılığa bürünmüş, kendini, banka danışmanı Stanley Rifkin'den, bankanın Uluslararası İşlemler Birimi'nin bir çalışanı olan Mike Hansen'a dönüştürmüştü. Bir kaynağa göre, yapılan görüşme aşağıdaki gibi gelişmişti:
"Merhaba, ben Uluslararası İşlemler'den Mike Hansen," dedi Rifkin, telefonun diğer ucundaki genç kadına. Kadın ofis numarasını istedi. Bu olağan bir soruydu ve Rifkin hazırlıklıydı: "286," dedi. Kadın sonra "Peki, şifre nedir?" diye sordu. Rİfkin'in adrenalinin etkisiyle zaten hızlı atan kalbi o anda iyice hızlandı. Duraksamadan yanıtladı, "4789." Sonra havale talimatlarını vermeye başladı:
New York Irving Yatırım Ortaklığı'ndan Zürih VVozchod Handels Bankası'ndaki hesaba yatırılmak üzere "tam olarak on milyon iki yüz bin dolar." Bü hesabı önceden kendisi açtırmıştı. Kadın söylenenleri not edip, "Tamam, bilgileri aidim. Şimdi de birimler arası takas numarasına ihtiyacım var." dedi Rİfkin'in başından aşağı kaynar sular döküldü; bu beklemediği bir soru, araştırmasında unuttuğu bir ayrıntıydı. Ama soğukkanlılığını koruyup her şey yolundaymış gibi davrandı ve hiç beklemeden cevap verdi, "Bir kontrol edeyim; sizi hemen ararım." Bu kez bankanın başka bir birimini aramak için tekrar telefonda kılık değiştirerek havale odasındaki bir çalışan gibi davrandı. Takas numarasını öğrendi ve genç kadını yeniden aradı. Genç kadın numarayı aldı ve, "Teşekkürler" dedi.
(Bu koşullar altında, teşekkür etmesi gerekenin aslında Rifkin olması gerektiği söylenebilir.)
Birkaç gün sonra Rifkin İsviçre'ye uçtu, parasını aldı ve 8 milyon dolarını bir yığın elmas karşılığında bir Rus acentasına verdi. Tekrar uçağa bindi ve taşları bir para kuşağına saklayarak A.B.D. gümrüğünden geçti. Tarihteki en büyük banka soygununu yapmıştı ve bunu bir silah, hatta bir bilgisayar bile kullanmadan gerçekleştirmişti. Tuhaf olan, işlediği suçun bir süre sonra "en büyük bilgisayar dolandırıcılıkları" başlığı altında Güinness Rekorlar Kitabı'nın sayfalarında yer almasıydı
Tehlikenin Boyutu
Rifkin'in öyküsü, güvende olduğumuz hissinin ne kadar.yanlış bir düşünce olduğunu mükemmel bir şekilde açıklıyor. Bu tarz olaylar -belki 10 milyon dolarlık vurgunlar değil ama her gün oluyor. Şu anda paralarınız gidiyor olabilir ya da birileri yeni ürünlerinizin tasartmlartnı çalıyor olabilir ve siz bunun farkında bile değilsiniz. Eğer şirketinizin başına henüz böyle bir olay gelmediyse, sormanız gereken şey bunun olup olmayacağı değil, ne zaman olacağı.
Aldatma sanatı profesyonel yalancılıktır arkadaşlar ben bir sosyal muhendisim diyen insan yalanlarına kendini bile inandırmalıdır bu sayede her karaktere her duyguya her şeye-
bürünülebilir
Bu seri
bilgi güvenliği ve toplum mühendisliğiyle ilgili yoğun bilgiler içermektedir okursan faydalı olur
o zaman hadi başlayalım
GÜVENLİĞİN EN ZAYIF HALKASI
Bîr şirket paranın alabileceği en iyi güvenlik teknolojilerini satın almış; çalışanlarını, akşam eve giderken her şeylerini kilit altına alacak şekilde son derece iyi eğitmiş ve bina güvenlik görevlilerini sektörün en iyi güvenlik şirketinden kiralamış olabilir.
Bu şirket yine de tamamen savunmasızdır. Bireyler, uzmanların önerdiği en iyi güvenlik uygulamalarını çalıştırıyor, önerilen her güvenlik ürününü bilgisayarına yüklüyor olabilirler ve uygun sistem yapılandırmasını ve güvenlik yamaların! kullanmak konularında son derece dikkatli davranabilirler. Bu bireyler yine de tamamen savunmasızdırlar
İnsan Unsuru
Tam anlamıyla güvende olduğunu bilmek istemek doğal bir duygudur ama bu, pek çok İnsan sahte bir güvenlik hissiyle yetinmesine de neden
olur. ailesini korumak için ön kapısına, maymuncukla açılamaz bir kapıya silindirli kilit taktırmış, sorumluluk sahibi olarak düşünün. hırsızlara karşı ailesini güvenceye aldığı için kafası relax. Ama pencereyi kıran ya da telefonlara bilgisayara sızan hırsızlara ne olacak?
Güçlü bir alarm sistemi yerleştirmek daha iyi olurdu ancak yine de bir garantisi yok.güvenlik önemleri olsun ya da olmasın, ev sahibinin saldırıya açık olma hali devam ediyor.
Neden?
Çünkü İnsan unsuru aslında güvenliğin en zayıf halkasıdır. Güvenlik her zaman bir yanılgıdan ibarettir, işin içine dikkatsizlik, ve cahillik de girince sonuçlar kötü olur.
Albert Einstein şöyle demiştir: "Yalnızca iki şey sonsuzdur, evren ve insanoğlunun aptallığı Sonuç olarak, insanlar aptalarsa ya da daha sık görülen şekliyle, doğru güvenlik uygulamaları konusunda bilgisizlerse, toplum mühendisliği saldırıları başarılı olmaktadır.
toplum mühendisleri; siz sağ eline bakarken sol eliyle sırlarınızı çalan acımasız bir oyuncu Bu kişi çoğu zaman o kadar arkadaş canlısı, samimi ve yardımseverdir ki onunla karşılaştığınıza şükredebilirsiniz bile.
Şifre Kırmak
1978 yılında bir gün Rifkin adında bir sm, Pasifik Hisseteri'nin yalnızca yetkili personelinin girebildiği ve odadakilerin her gün milyarlarca dolar tutarında havale odasına gönderildi. Ana sistemin çökmesi olasılığına karşı, havale odasının verileri için yedekleme sistemi geliştirecek bir şirkette sözleşmeli olarak çalışıyordu.
Bu görevi, banka yetkililerinin havaleleri nasıl gönderdikleri de dahil olmak üzere, tüm havale süreçlerini öğrenmesini sağlamıştı. Her sabah havale yapmaya yetkili banka çalışanlarına, havale odasını aradıklarında kullanmaları için, özenle korunan günlük bir şifrenin verildiğini öğrenmişti.
görevli memurlar her gün değişen şifreyi ezberlemek için kendilerini yormuyorlardı: Şifreyi küçük bir kâğıda yazıp kolayca görebilecekleri bir yere asıyorlardı.
Kasım ayının tam o gününde Rİfkin'in odayı ziyaret etmesinin özel bir nedeni vardı. O kâğıda bakmak istiyordu. Havale odasına gelerek, çalışma süreçleriyle ilgili notlar aldı; güya yedekieme sisteminin olağan sistemlerle tam olarak Örtüştüğünden emin olmak istiyordu. Bu sırada asılı kâğıttaki güvenlik şifresini gizlice okudu ve ezberledi. Birkaç dakika sonra dışarı çıktı. Daha sonra söylediğine göre, o an kendini piyangoda büyük ikramiyeyi kazanmış gibi hissetmişti.
Öğleden sonra saat üç sularında odadan çıkmış, doğruca binanın mermer kaplamalı girişindeki telefon kulübelerine gitmiş, telefona jeton atarak havale odasının numarasını çevirmişti. Sonra, telefonda başka bir kılığa bürünmüş, kendini, banka danışmanı Stanley Rifkin'den, bankanın Uluslararası İşlemler Birimi'nin bir çalışanı olan Mike Hansen'a dönüştürmüştü. Bir kaynağa göre, yapılan görüşme aşağıdaki gibi gelişmişti:
"Merhaba, ben Uluslararası İşlemler'den Mike Hansen," dedi Rifkin, telefonun diğer ucundaki genç kadına. Kadın ofis numarasını istedi. Bu olağan bir soruydu ve Rifkin hazırlıklıydı: "286," dedi. Kadın sonra "Peki, şifre nedir?" diye sordu. Rİfkin'in adrenalinin etkisiyle zaten hızlı atan kalbi o anda iyice hızlandı. Duraksamadan yanıtladı, "4789." Sonra havale talimatlarını vermeye başladı:
New York Irving Yatırım Ortaklığı'ndan Zürih VVozchod Handels Bankası'ndaki hesaba yatırılmak üzere "tam olarak on milyon iki yüz bin dolar." Bü hesabı önceden kendisi açtırmıştı. Kadın söylenenleri not edip, "Tamam, bilgileri aidim. Şimdi de birimler arası takas numarasına ihtiyacım var." dedi Rİfkin'in başından aşağı kaynar sular döküldü; bu beklemediği bir soru, araştırmasında unuttuğu bir ayrıntıydı. Ama soğukkanlılığını koruyup her şey yolundaymış gibi davrandı ve hiç beklemeden cevap verdi, "Bir kontrol edeyim; sizi hemen ararım." Bu kez bankanın başka bir birimini aramak için tekrar telefonda kılık değiştirerek havale odasındaki bir çalışan gibi davrandı. Takas numarasını öğrendi ve genç kadını yeniden aradı. Genç kadın numarayı aldı ve, "Teşekkürler" dedi.
(Bu koşullar altında, teşekkür etmesi gerekenin aslında Rifkin olması gerektiği söylenebilir.)
Birkaç gün sonra Rifkin İsviçre'ye uçtu, parasını aldı ve 8 milyon dolarını bir yığın elmas karşılığında bir Rus acentasına verdi. Tekrar uçağa bindi ve taşları bir para kuşağına saklayarak A.B.D. gümrüğünden geçti. Tarihteki en büyük banka soygununu yapmıştı ve bunu bir silah, hatta bir bilgisayar bile kullanmadan gerçekleştirmişti. Tuhaf olan, işlediği suçun bir süre sonra "en büyük bilgisayar dolandırıcılıkları" başlığı altında Güinness Rekorlar Kitabı'nın sayfalarında yer almasıydı
Tehlikenin Boyutu
Rifkin'in öyküsü, güvende olduğumuz hissinin ne kadar.yanlış bir düşünce olduğunu mükemmel bir şekilde açıklıyor. Bu tarz olaylar -belki 10 milyon dolarlık vurgunlar değil ama her gün oluyor. Şu anda paralarınız gidiyor olabilir ya da birileri yeni ürünlerinizin tasartmlartnı çalıyor olabilir ve siz bunun farkında bile değilsiniz. Eğer şirketinizin başına henüz böyle bir olay gelmediyse, sormanız gereken şey bunun olup olmayacağı değil, ne zaman olacağı.
Moderatör tarafında düzenlendi:



