Hoşgeldin Misafir

Apriori

CyberHawk

CyberHawk

WebMaster
Adana
12 Ara 2018
16,070 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Her türlü deneyden önce ve bağımsız olarak yalnızca akla dayanan; tanımlardan ya da ka*bul edilmiş İlkelerden çıkarılmış bilgiye a pri*ori denir, önsel, yani deneye başvurmaksızın salt teorik olanı ifade eder. A priori düşünce, doğuştan gelen veya aklın deneye başvurma*dan kendinden gelişmesiyle doğan düşünce*dir. A priori akıl yürütme olgulara değil, yal*nızca aklın mantıksal kurallarına dayanır. Bu bakımdan a priori, zamansal ve ruhsal önceli*ği değil, mantıksal önceliği anlatır. A priori'-nin bu kullanım şekli daha önce Leibnİz ve Christian Wolff ta görülürse de, kavramı bu*günkü anlamında tanımlayan Kant olmuştur.
Aslında bu kavram Orta Çağ Skolastİsizminde sözkonusu edilmekle beraber, bu dönem*de verilen özel anlamın ortadan kalktığı görül*mektedir. Bu anlamda kavram, öncüllerden sonuca giden çıkarım anlamındadır. A priori akıl yürütmeyle sonuçlardan öncüllere, yani sonra gelen bir şeyden önce gelen bir şeye da*yanarak akıl yürütme sözkonusudur. Buna "A priori ispat" da denilmekteydi. Sonucun öncül*lere (yani nedenlere) dayandırılmasından ha*reketle ruhun ebediliği veya ölümsüzlüğünün, bizzat ruhun manevi oluşuyla açıklanması bu tür bir isbattır. Buna karşılık öncüllerin sonu*ca bağlanarak, örneğin Allah'ın varlığının fani varlıklara bakılarak açıklanması A posteriori ispat kategorisine girer. Orta Çağ Skolasti-sizm'indc Hıristiyanlığın Katolik kilisesi tara*fından kabul edilen İnanç esaslarının açıklan*ması, yorumlanması ve böylece temellendiril*mesinde bu türden akıl yürütmeler önemli ol*muştur. Hatta bu akıl yürütmeler formel Aris*toteles mantığının bir sonucu olarak "sic et non", yani "evet ve hayır" diyalektiğine dönüş*türülmüştür.
Skolastik sonrası filozoflar tarafından da bu kavramlar gözönünde tutulmuştur. Ancak bu dönemlerde a priori (aynı zamanda a posteri*ori) kavramının mahiyeti, niteliği ve işlevinin belirlenmesinde 'deney' kavramı adeta denek taşı olarak görülmüştür. Bunun içindir ki, a priori "deneyden önce", a posteriori "deney*den sonra" anlamlarını kazanmışlardır. Özel*likle Kant felsefesinde bu iki kavram geniş bir alanda kullanılmıştır.
A priori kavramı Kant'da, süreç olarak ya da düşünmenin bir izleği olarak değil, akıl alanı*na ait bir önceliği, dolayısıyla deney karşısın*da bir bağımsızlığı deyimlemektedir. Bu an*lamda salt aklın ilkelerine dayanarak, bütün deneylerden önce gelen şey kendiliğinden a prioridir. Kant'a göre zaman ve mekan başta olmak üzere hüküm kategorileri (hükmü oluş*turan kavramlar), sah akla ilişkin düşünmeler apriori kategorilerdir. Keza ilk ilkeler, neden*sellik düşüncesi de, deneyden çıkarılamazlar. Kant'ın a priori kavramına yakın bir kavram da 'Transandantal", yani "aşkın" kavramıdır.
Claud Bernard ise, a priori kavramını Kant'taki kesinliğinde düşünmez. O, bu kavramdan deneye dayalı bir akıl yürütmeyi anlamakta*dır. Başka söyleyişle, C.Bernard'a göre a pri-ori, daha önceki bir deneyden kaynaklandığı için a posteriori, fakat aynı zamanda sonra*dan başvurulacak deneylerle doğrulanması ge*rektiğinden a priori ve varsayım niteliklidir.
Kant'a göre deneyle kazanılan (yani a poste*riori) bilgiler, ancak belli sayıda halleri göster*diğinden, bize zorunlu ve tümel olanı vermez*ler. Dolayısıyla a posteriori bir hüküm, bilim*sel bir bilgi teşkil edemez. Bir hükmün zorun*lu,, yani bilimsel olması İçin, onu aklı bir veri*ye dayanması, köklerinin deneyde olduğu ka*dar, akılda da olması gerekir. Kant, "Saf Akim Eleştirisi" adlı kitabında, "bütün bilgilerimiz tecrübe İle başlar; fakat bütün bilgimiz tecrü*beden doğmaz; bu nokta açık bir biçimde anla*şılmalıdır" der. Ona göre bilginin maddesi de*neyden, şekli ise düşünceden gelir. Buradaki madde, duyumları ifade eder. Bunlar bütünüy*le şekilsiz ve düzensizdirler. Bu şekilsiz ve dü*zensiz kaosa düzen veren düşüncemizdir. Dü-Şünce, duyu içeriklerini birbirine bağlar ve bir*birleriyle ilişkiye getirir. Bu da sezgi ve tefek*kür formlarıyla olur.
Apriorizm, bilginin kaynağı sorununda dene*yi bir yana atmaz, aksine düşünce ile birlikte onun bilginin temel kaynağı olarak görür. An*cak bilginin deneyden bağımsız organları var*dır. Aslında bu haliyle apriorizm,.rasyonalizm*le benzerlik gösterir. Fakat rasyonalizm (akıl*cılık) a priorik faktörlere içeriği olan mükem*mel kavramlar gözüyle baktığı halde, aprioriz-me göre bunların salt biçimsel bir doğası var*dır. Bu a priorik faktörler bilgi içeriği olmayıp bilgi formlarıdır. Bu formlar içeriklerini de*neyden alırlar