Hoşgeldin Misafir

Aşılar Biyolojik Birer Silahtır!!!

Ebu Ubeyde

Ebu Ubeyde

Özgür Filistin 🇵🇸 Free Palestine
Dünyalı
13 Ocak 2024
2,873 Mesaj
TIM Görevleri
2

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Esselamün aleyküm güzel ailem.

Çoğumuzun bilmeden veya mecburen olduğu aşılar hususunda naçizane tecrübelerim ve araştırmalarımı yazmak istedim. Derdim söylediklerimi onaylanması değil tam aksine araştırmaya ve sorgulamaya yöneltmektir.

Tarihte aşılar ilk defa 1800’lü yılların sonunda çıkmıştır ve o günden beridir insanların hayatını alt üst etmeye başlamıştır. Aşıların içeriklerinde insanların sağlığına o kadar çok zarar verecek maddeler var ki neresinden baksak elimizde kalıyor. Peki nedir bu zararlı maddeler?

En başta
“Alüminyüm” gelir. Sonra
“Cıva” gelir. Sonra
“Grafen” gelir. Sonra

“Domuzdan elde edilen maddeler” gelir.

Şimdi diyeceksiniz ki ilk üç maddede yazılanlar zaten bizim vücudumuz da bulunan elementler. Doğrudur. Ancak gelin görün ki insan vücudunda bulunan bu elementlerin bir oranı vardır. Bu oranı “Aşı” veya başka yollarla vücuda zerkedilince

“Otizm, kanser, down sendromu, ms, Tip1-Tip2 diyabet, kısırlık, eşcinsellik, kalp ve damar rahatsızlıkları, ağır enfeksiyonlar…”

Liste daha da uzayıp gidiyor, bunun gibi ciddi ölümle sonuçlanan sağlık problemleri ortaya çıkıyor. Dünya sağlık terör örgütü diye adlandırdığım kurum türlü dayatmalar ve türlü oyunlarla bu işin başını çekiyor. Gelin görün ki bu kurumun başında olan aşağılık mahluk bir “Trans Birey” dir. (Video ile sabittir) Bu kurum Siyonistlerin ve Paganistlerin en gözde kurumlarından biridir. İnsan neslinin ifsadı ve nüfusu azaltma planlarını layıkı ile yerine getiriyorlar.

Şimdi düşün ki bir bebek daha dünyaya gelmeden anne karnındayken çeşitli bahanelerle,

“Tetanoz aşısı, şeker yüklemesi, folik asit için iğne ve ilaçlar”

Şeklinde bir prosedüre tabii tutuluyor. Bunlarda yetmez gibi birde çocuğun özürlümü değil mi şeklinde ikili tarama testleri üçlü tarama testleri yapılarak bebeklerde ciddi hasarlar bırakılıyor. Bu hasarların en başında gelen “Down Sendromu” dur.

Bugün tüm dünya Filistin’e yapılan soykırıma şahit oluyor. Soruyorum size. Bu soykırımı yapanlar mı insan sağlığını düşünüyor? Yada insan sağlığını düşündüklerine nasıl inanabiliriz? Bu siyonistler ki ancak paganistlerin çantacısı olurlar. Düşünün sizin bizim gibi gidip normal eczanelerden ilaç almazlar onların kendilerine ait bir ecza depoları vardır. Sadece oradan ilaçlarını temin ederler.

Yeni doğan bebekler yapısal olarak bağışıklıkları nötürdür. Siz kalkıp neidüğü belirsiz olan sıvıları çocuğun vücuduna zerkediyorsunuz. Hemde 49 tane aşı??? Sizce de garip bir durum yok mu? Küçücük bir bebek 49 tane aşı oluyor aklımızı mı yitirdik?

Bütün dertleri ne biliyomusunuz? Sizi Cenab-ı Allah eksik yarattı. Biz tamamlıyoruz!!! Haşa sümme haşa. İlahçılık oynuyorlar kendilerince. Bu inanç kısmı. Diğer kısmı da insan neslinin ifsat edip gönüllü bir şekilde biyolojik silahlara maruz bırakmak. Çünkü korku psikolojik baskı ile bak çocuğunuz ölür bu aşılar yapılmazsa yoğun bakıma düşer diyerek ciddi korku pompalıyorlar.

Hatırlayın sahte pandemi döneminde sokakta düşüp ölenler elektrik verilmiş gibi titreyenler vardı. Tüm dünya bunları izledi ama hepsi bir tiyatroydu. Gerçekte ne böyle bir şey oldu nede böyle bir hastalık vardı. Çünkü
“Virüsler kanıtlanmamış bir teoridir.”
Bakteriler, parazitler, mantarlar, mikroplar vardır. Bunlar hem mikroskop altında görülebilir hem de bizzat yaşadığımız şeylerdir. Ancak bunlar hastalığın sebebi değil sonuçlarıdır.


Örnek verecek olursak;

Ölen bir hayvan veya bir insan, bir süre sonra çürümeye başlar ve kurtlanmalar olur. Şimdi ölümün sebebi kurtlar mı? Tabi ki değil o sonuçtur. Veya yemek artıkları kalınca ne olur kurtlanır. Peki bu sebepmi yoksa sonuç mu?

Sonuç olarak aşıların asla ama asla koruyuculuğu yoktur ve olmayacaktır. Kendiniz sorun ben bu aşıyı olursam beni koruyacak mı hastalıktan veya yüzde kaç koruyacak? Alacağınız cevap aynen şu olacaktır;
Kesinlik veremeyiz ancak %99 veya %90 korur diyeceklerdir. Peki ömrümüzde belki de hiç yakalanyacağım bir hastalık için neden bilmediğimiz bir şeyi vücudumuza zerkedelim? Hiç mi akletmezsiniz? Korona aşıları olanların halleri ortada. Patır patır miyokardit gelişip kalp krizi geçiriyorlar. Hemde gencecik insanlar. Bir sonra ki evre “Turbo Kanser” dir. Sapa sağlam adamlar hastaneye gidiyor hiç bir şeyi yok 4. Evre akciğer kanseri teşhisi koyuyorlar. Bu nasıl oluyor?


Ölümde hayatta Cenab-ı Allah’ın elindedir. Hastalık ilahi bir ceza veya şifadır. Bulaşı veya salgın diye bir şey yoktur. Bu konu ile ilgili de ayrıca başka bir yazıda değineceğiz inşaAllah.

Dip not:

Çocuklarımın hiç birine aşı yapmadım. Hiç birine hamilelikte uygulanacak prosedürleri yapmadım. MaşaAllah sapasağlamlar hastane yüzünü bir veya iki kere gördüler. Yakınlarımdan çocuğuna aşı yaptıranların ekseriyeti ise her gün hastanedeler neredeyse. Sürekli hastalar işin garip tarafı neden hastalandıkları da bilinmiyor.

Vesselam…
———————————————

Edit:

Eklemeyi unuttum

“Bedava Peynir Sadece Fare Kapanında Olur.”

Açmısınız tokmusunuz eviniz var mı diye sormazlar ama AŞI İÇİN DAĞLARIN TEPELERİN ÜSTÜNDE KENDİ HALİNDE YAŞAYAN KİŞİLERE GİDİP AŞI YAPMAYA KALKARLAR….
 
Son düzenleme:

Ebu Ubeyde

Ebu Ubeyde

Özgür Filistin 🇵🇸 Free Palestine
Dünyalı
13 Ocak 2024
2,873 Mesaj
TIM Görevleri
2

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Hocam dediklerin doğruda olabilir fakat insanlık bu günlere virüsleri atlata atlata ve aşılar ile geldi acaba fazlamı kuruntu yapıyoruz
Hocam yazıyı okuduysan virüslerin olmadığını sadece teori olarka kaldığını ve aşıların 1800 yıllarının sonunda çıkartıldığını söylemişim. Kaldı ki 1800 den evvel aşılar yoktu. İnsanlar nasıl geldi? :)
 

Shafu

Shafu

Karanlık Özgürlüktür
Estonya, Tallin
25 Ara 2022
1,040 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Hocam yazıyı okuduysan virüslerin olmadığını sadece teori olarka kaldığını ve aşıların 1800 yıllarının sonunda çıkartıldığını söylemişim. Kaldı ki 1800 den evvel aşılar yoktu. İnsanlar nasıl geldi? :)
fakat 50 yıl önce insan ömrü +50 yaş civarı idi şuanda +70 e çıktı yaş ortalaması tıbbın ilerlemeside sağlık açısından önemlidir üstadım
 

Ebu Ubeyde

Ebu Ubeyde

Özgür Filistin 🇵🇸 Free Palestine
Dünyalı
13 Ocak 2024
2,873 Mesaj
TIM Görevleri
2

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
@Shafu Hocam eski insanlar nasıl 50 yaşında ölüyorlarmış :) okutulan kitapların çoğu safsata ve yalan her okuduğunuza inanmayın bu bilgilere ulaşana kadar ömrümüz gitti be hocam ayrıca bir sürü profesör çıkıp aşıların yalan olduğunu söyledi isim verebilirim

Serhat fındık
Bilgehan bilge
Ali yıldıran

DiğerlerI aklıma gelmiyor şu anda üzgünüm hocam kandırıldı insanlar…
 
Son düzenleme:

caraflavor

8 Mar 2024
285 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Esselamün aleyküm güzel ailem.

Çoğumuzun bilmeden veya mecburen olduğu aşılar hususunda naçizane tecrübelerim ve araştırmalarımı yazmak istedim. Derdim söylediklerimi onaylanması değil tam aksine araştırmaya ve sorgulamaya yöneltmektir.

Tarihte aşılar ilk defa 1800’lü yılların sonunda çıkmıştır ve o günden beridir insanların hayatını alt üst etmeye başlamıştır. Aşıların içeriklerinde insanların sağlığına o kadar çok zarar verecek maddeler var ki neresinden baksak elimizde kalıyor. Peki nedir bu zararlı maddeler?

En başta
“Alüminyüm” gelir. Sonra
“Cıva” gelir. Sonra
“Grafen” gelir. Sonra

“Domuzdan elde edilen maddeler” gelir.

Şimdi diyeceksiniz ki ilk üç maddede yazılanlar zaten bizim vücudumuz da bulunan elementler. Doğrudur. Ancak gelin görün ki insan vücudunda bulunan bu elementlerin bir oranı vardır. Bu oranı “Aşı” veya başka yollarla vücuda zerkedilince

“Otizm, kanser, down sendromu, ms, Tip1-Tip2 diyabet, kısırlık, eşcinsellik, kalp ve damar rahatsızlıkları, ağır enfeksiyonlar…”

Liste daha da uzayıp gidiyor, bunun gibi ciddi ölümle sonuçlanan sağlık problemleri ortaya çıkıyor. Dünya sağlık terör örgütü diye adlandırdığım kurum türlü dayatmalar ve türlü oyunlarla bu işin başını çekiyor. Gelin görün ki bu kurumun başında olan aşağılık mahluk bir “Trans Birey” dir. (Video ile sabittir) Bu kurum Siyonistlerin ve Paganistlerin en gözde kurumlarından biridir. İnsan neslinin ifsadı ve nüfusu azaltma planlarını layıkı ile yerine getiriyorlar.

Şimdi düşün ki bir bebek daha dünyaya gelmeden anne karnındayken çeşitli bahanelerle,

“Tetanoz aşısı, şeker yüklemesi, folik asit için iğne ve ilaçlar”

Şeklinde bir prosedüre tabii tutuluyor. Bunlarda yetmez gibi birde çocuğun özürlümü değil mi şeklinde ikili tarama testleri üçlü tarama testleri yapılarak bebeklerde ciddi hasarlar bırakılıyor. Bu hasarların en başında gelen “Down Sendromu” dur.

Bugün tüm dünya Filistin’e yapılan soykırıma şahit oluyor. Soruyorum size. Bu soykırımı yapanlar mı insan sağlığını düşünüyor? Yada insan sağlığını düşündüklerine nasıl inanabiliriz? Bu siyonistler ki ancak paganistlerin çantacısı olurlar. Düşünün sizin bizim gibi gidip normal eczanelerden ilaç almazlar onların kendilerine ait bir ecza depoları vardır. Sadece oradan ilaçlarını temin ederler.

Yeni doğan bebekler yapısal olarak bağışıklıkları nötürdür. Siz kalkıp neidüğü belirsiz olan sıvıları çocuğun vücuduna zerkediyorsunuz. Hemde 49 tane aşı??? Sizce de garip bir durum yok mu? Küçücük bir bebek 49 tane aşı oluyor aklımızı mı yitirdik?

Bütün dertleri ne biliyomusunuz? Sizi Cenab-ı Allah eksik yarattı. Biz tamamlıyoruz!!! Haşa sümme haşa. İlahçılık oynuyorlar kendilerince. Bu inanç kısmı. Diğer kısmı da insan neslinin ifsat edip gönüllü bir şekilde biyolojik silahlara maruz bırakmak. Çünkü korku psikolojik baskı ile bak çocuğunuz ölür bu aşılar yapılmazsa yoğun bakıma düşer diyerek ciddi korku pompalıyorlar.

Hatırlayın sahte pandemi döneminde sokakta düşüp ölenler elektrik verilmiş gibi titreyenler vardı. Tüm dünya bunları izledi ama hepsi bir tiyatroydu. Gerçekte ne böyle bir şey oldu nede böyle bir hastalık vardı. Çünkü
“Virüsler kanıtlanmamış bir teoridir.”
Bakteriler, parazitler, mantarlar, mikroplar vardır. Bunlar hem mikroskop altında görülebilir hem de bizzat yaşadığımız şeylerdir. Ancak bunlar hastalığın sebebi değil sonuçlarıdır.


Örnek verecek olursak;

Ölen bir hayvan veya bir insan, bir süre sonra çürümeye başlar ve kurtlanmalar olur. Şimdi ölümün sebebi kurtlar mı? Tabi ki değil o sonuçtur. Veya yemek artıkları kalınca ne olur kurtlanır. Peki bu sebepmi yoksa sonuç mu?

Sonuç olarak aşıların asla ama asla koruyuculuğu yoktur ve olmayacaktır. Kendiniz sorun ben bu aşıyı olursam beni koruyacak mı hastalıktan veya yüzde kaç koruyacak? Alacağınız cevap aynen şu olacaktır;
Kesinlik veremeyiz ancak %99 veya %90 korur diyeceklerdir. Peki ömrümüzde belki de hiç yakalanyacağım bir hastalık için neden bilmediğimiz bir şeyi vücudumuza zerkedelim? Hiç mi akletmezsiniz? Korona aşıları olanların halleri ortada. Patır patır miyokardit gelişip kalp krizi geçiriyorlar. Hemde gencecik insanlar. Bir sonra ki evre “Turbo Kanser” dir. Sapa sağlam adamlar hastaneye gidiyor hiç bir şeyi yok 4. Evre akciğer kanseri teşhisi koyuyorlar. Bu nasıl oluyor?


Ölümde hayatta Cenab-ı Allah’ın elindedir. Hastalık ilahi bir ceza veya şifadır. Bulaşı veya salgın diye bir şey yoktur. Bu konu ile ilgili de ayrıca başka bir yazıda değineceğiz inşaAllah.

Dip not:

Çocuklarımın hiç birine aşı yapmadım. Hiç birine hamilelikte uygulanacak prosedürleri yapmadım. MaşaAllah sapasağlamlar hastane yüzünü bir veya iki kere gördüler. Yakınlarımdan çocuğuna aşı yaptıranların ekseriyeti ise her gün hastanedeler neredeyse. Sürekli hastalar işin garip tarafı neden hastalandıkları da bilinmiyor.

Vesselam…
ben olmadım, çevremizdeki olanların çoğu sağlıksal problemler yaşamaya başladı özellikle beyinsel aktiviteleri yönünden beyin kanaması vs.
 

Ebu Ubeyde

Ebu Ubeyde

Özgür Filistin 🇵🇸 Free Palestine
Dünyalı
13 Ocak 2024
2,873 Mesaj
TIM Görevleri
2

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
ben olmadım, çevremizdeki olanların çoğu sağlıksal problemler yaşamaya başladı özellikle beyinsel aktiviteleri yönünden beyin kanaması vs.
Pıhtı atıyor felç veya ölümle sonuçlanıyor ve ne hikmetse hepsi de aşılardan sonra oluyor. Tesadüf mü? Kesinlikle değil tesadüf diye bir şey yoktur. Çevremde ne kadar aşı olan varsa hepsi aynı şeyi söylüyor,

“Aşıdan önce enerjim yerindeydi yorulmazdım ama şu anda iki merdiven çıkarken ölecek gibi oluyorum.” Diyorlar. Ben doğrularımı dikte etmeye çalışmıyorum tam aksine hakikatleri haykırıyorum. Kutsal sıvılar dediler hatta aşı olmayanlara kız bile vermeyeceksiniz dediler. Millete maske taktırıp kendi toplantılarında maske takmadılar. Neresini anlatayım neresini düzelteyim…