MavimiKırmızımı
- 19 Kas 2017
- 24 Mesaj
Aktiflik
Seviye
Deneyim
görinen yıldız değil yir yir delinmişdür felek
gün yüzünün hasretiyle tir-i ahımdan benüm
necati
-1.
açılmış sarmaşık gülleriÂ
kokularıyla baygın
en görkemli saatinde yıldız alacasının
gizli bir yılan gibi yuvalanmış
içimde keder
uzak bir telefonda ağlayan
yağmurlu genç kadın
-2.
rüzgârÂ
uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
mor kıvılcımlar geçiyorÂ
dağınık yalnızlığımdan
onu çok arıyorum onu çok arıyorum
heryerinde vücudumun
ağır yanık sızıları
bir yerlere yıldırım düşüyorum
ayrılığımızı hissettiğim anÂ
demirler eriyor hırsımdan
-3.
ay ışığına batmışÂ
karabiber ağaçlarıÂ
gümüş tozu
gecenin ırmağında yüzüyor zambaklarÂ
yaseminler unutulmuş
tedirgin gülümser
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
çünkü ayrılık da sevdâya dahilÂ
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
her an ötekisiyle birlikteÂ
herşey onunla ilgili
telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
gittikçe genişleyenÂ
yakılmış ot kokusu
yıldızlar inanılmayacak bir irilikte
yansımalar tutmuş bütün sâhili
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
çünkü ayrılık da sevdâya dahilÂ
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
-4.
yalnızlıkÂ
hızla alçalan bulutlarÂ
karanlık bir ağırlık
hava ağır toprak ağır yaprak ağır
su tozları yağıyor üstümüze
özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
eflatuna çalar puslu lacivertÂ
bir sis kuşattı ormanı
karanlık çöktü denize
yalnızlıkÂ
çakmak taşı gibi sertÂ
elmas gibi keskin
ne yanına dönsen bir yerin kesilirÂ
fena kan kaybedersin
kapını bir çalan olmadı mı heleÂ
elini bir tutan
bilekleri bembeyaz kuğu boynuÂ
parmakları uzun ve ince
sımsıcak bakışları suç ortağıÂ
kaçamak gülüşleri gizlice
yalnızların en büyük sorunuÂ
tek başına özgürlük ne işe yarayacak
bir türlü çözemedikleri buÂ
ölü bir gezegeninÂ
soğuk tenhalığına
benzemesin diyeÂ
özgürlük mutlaka paylaşılacakÂ
suç ortağı bir sevgiliyle
-5.
sanmıştık ki ikimizÂ
yeryüzünde ancakÂ
birbirimiz için varız
ikimiz sanmıştık kiÂ
tek kişilik bir yalnızlığa bile
rahatça sığarız
hiç yanılmamışızÂ
her an düşüp düşüpÂ
kristal bir bardak gibi
tuz parça kırılsak daÂ
hâlâ içimizde o yanardağ ağzı
hâlâ kıpkızıl gülümseyenÂ
-sanki ateşten bir tebessüm-
zehir zemberek aşkımız
Attila İlhan
gün yüzünün hasretiyle tir-i ahımdan benüm
necati
-1.
açılmış sarmaşık gülleriÂ
kokularıyla baygın
en görkemli saatinde yıldız alacasının
gizli bir yılan gibi yuvalanmış
içimde keder
uzak bir telefonda ağlayan
yağmurlu genç kadın
-2.
rüzgârÂ
uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
mor kıvılcımlar geçiyorÂ
dağınık yalnızlığımdan
onu çok arıyorum onu çok arıyorum
heryerinde vücudumun
ağır yanık sızıları
bir yerlere yıldırım düşüyorum
ayrılığımızı hissettiğim anÂ
demirler eriyor hırsımdan
-3.
ay ışığına batmışÂ
karabiber ağaçlarıÂ
gümüş tozu
gecenin ırmağında yüzüyor zambaklarÂ
yaseminler unutulmuş
tedirgin gülümser
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
çünkü ayrılık da sevdâya dahilÂ
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
her an ötekisiyle birlikteÂ
herşey onunla ilgili
telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
gittikçe genişleyenÂ
yakılmış ot kokusu
yıldızlar inanılmayacak bir irilikte
yansımalar tutmuş bütün sâhili
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
çünkü ayrılık da sevdâya dahilÂ
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
-4.
yalnızlıkÂ
hızla alçalan bulutlarÂ
karanlık bir ağırlık
hava ağır toprak ağır yaprak ağır
su tozları yağıyor üstümüze
özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
eflatuna çalar puslu lacivertÂ
bir sis kuşattı ormanı
karanlık çöktü denize
yalnızlıkÂ
çakmak taşı gibi sertÂ
elmas gibi keskin
ne yanına dönsen bir yerin kesilirÂ
fena kan kaybedersin
kapını bir çalan olmadı mı heleÂ
elini bir tutan
bilekleri bembeyaz kuğu boynuÂ
parmakları uzun ve ince
sımsıcak bakışları suç ortağıÂ
kaçamak gülüşleri gizlice
yalnızların en büyük sorunuÂ
tek başına özgürlük ne işe yarayacak
bir türlü çözemedikleri buÂ
ölü bir gezegeninÂ
soğuk tenhalığına
benzemesin diyeÂ
özgürlük mutlaka paylaşılacakÂ
suç ortağı bir sevgiliyle
-5.
sanmıştık ki ikimizÂ
yeryüzünde ancakÂ
birbirimiz için varız
ikimiz sanmıştık kiÂ
tek kişilik bir yalnızlığa bile
rahatça sığarız
hiç yanılmamışızÂ
her an düşüp düşüpÂ
kristal bir bardak gibi
tuz parça kırılsak daÂ
hâlâ içimizde o yanardağ ağzı
hâlâ kıpkızıl gülümseyenÂ
-sanki ateşten bir tebessüm-
zehir zemberek aşkımız
Attila İlhan
