Hoşgeldin Misafir

Balad

CyberHawk

CyberHawk

WebMaster
Adana
12 Ara 2018
16,070 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
(fr. ballade, eski provence dilinde ballada, ballar, dans etmek).

-1. Ed. Biçimi değişmeyen, genellikle üç beyiti izleyen bir nakarat ve bir ağırlamadan oluşan küçük lirik şiir; genellikle bir halk efsanesini ya da tarihsel bir öyküyü anlatan ve kıtalar halinde yazılan şiir. (Bk. an-sikl. böl.) -2. Müz. Edebi bir balad'dan esinlenen ya da onun havasını yansıtan, boyutu ve yapısı çeşitlilik gösteren, ses ya da çalgı için yazılmış parça. (Bk. ansikl. böl.)
-ANSİKL. Latince ballare ile yakınlığı bulunduğu ileri sürülen balad terimi, Fransa'da 1250 yıllarında, müzik yapısı ve dolayısıyla vezni çok değişik olabilen dans şarkılarına verilen addı. Balad, XIV. yy.'da Guillaume de Machaut'nun katkısıyla belirgin bir biçime kavuştu: her biri bir nakaratla biten üç beyitten oluşuyordu; ağırlama ortadan kalkmıştı ve balada bir çalgı eşlik ediyordu. Machaut'dan sonra balad gittikçe daha çok işlendi, ama şarkı ya da dans havası niteliğini kaybetti. Okunmak üzere yapılan baladlar, "değişmez biçimli" bir şiir türü oldu: önceleri ağırlamasız olan üç kıtaya daha sonra, genellikle yarım kıtalık bir ağırlama eklendi; aynı uyaklar tüm kıtalarda aynı sırayla yinelendi; ilk kıtanın son dizesi, her kıtanın (ve ağırlamanın) son dizesinde kullanıldı ve nakaratı oluşturdu.
Pléiade'in etkisiyle önemini yitiren balad, Louis XIV devrinde Marot üslubunun tutulmaya başlamasıyla yeniden ortaya çıktı: La Fontaine birçok balad yazdı. Daha sonra, vezin ve uyak güçlüklerinin üstesinden gelerek şiir yazmaktan hoşlanan parnasyenler döneminde, dört dizelik bir ağırlamanın izlediği sekiz heceli, her biri sekiz dizeli üç kıtadan oluşan baladlar yazıldı. (Th. de Banville'in Trente-Six Ballades joyeuses'ü; F. Coppée'nin Sept ballades de bonne foi'sı). Ama XIX. yy.'da yazılan bu balad biçimleri, Ortaçağ ve XVII. yy. baladlarının yapay taklitleri olmaktan öteye gidemedi. Bu tür, bambaşka kökenden gelen bir balad biçimiyle karıştırılmamalıdır.
Gerçekten de, eski bir öykü ya da söylenceyi, genellikle fantastik bir anlatımla dile getiren dize sayıları eşit kıtalarla yazılan şiirlere de "balad" denir. Bu anlamda balad, bir edebiyat türü olarak ingiltere'de ortaya çıktı. Buna örnek olarak Thomas Percy'nin (1765) ya da F.J. Child'ın (1882-1898) derlediği, yazarları belirsiz pek çok baladın yanı sıra, Robert Burns ve Thomas Moore'un baladlarını, Words-worth ve Coleridge'in (1798) Lyrical Bal-lads'ırv, Oscar Wilde'in, bu türe alışılmamış bir boyut kazandıran Reading zindanı baladı (Ballad of Reading Gaol, 1898) adlı başyapıtını sayabiliriz.
Almanya'da, XVIII. yy.'da ortaya çıkan balad türünde 4 şair, Bürger, Schiller, Goethe ve Uhland büyük ustalar olarak tanındı. Bürger'in Lenore baladı, bu türün en iyi örneklerindendir. Betimlemeci ve lirik yanı ağır basan Schiller, baladı alman lied'ine yaklaştırdı ve od ya da ağıt biçiminde geliştirdi (Das Lied von der Glocke). Bu alanda Tieck, Schwab, Chamisso, Zedlitz, Lenau ve Heinrich Heine (Buch der Lieder) başarılı örnekler verdiler.
italya'da, Bürger ve Uhland'ın baladlarının Berchet tarafından çevrilmesinden sonra bu tür, L. Carrer, G. Prati ve Car-ducci tarafından yurtseverlik konularının işlenmesinde kullanıldı.
Fransa'da romantikler, özellikle de Victor Hugo (Les deux Archers, La Fiancée du timbalier, le Pas d'armes du roi Jean), alman rakipleriyle boy ölçüşürken, Alfred de Musset de Ballade à la Lune adlı yapıtında bu türü ince bir alayla yansılıyordu. Daha sonra Paul Fort, 1897'den başlayarak yayımlanan Ballades françaises adlı yapıtıyla geleneksel balad'ın hem yapısını, hem de içeriğini tümüyle değiştirdi: J. Laforgue (Complaintes, 1885), Apollinaire (Aşk kırgınının türküsü) , Aragon (Le Musée Grévin, 1943) gibi ozanlar, lirik yönü anlatı yönünden ağır basan gerçek ten modern balad örnekleri vermişlerdir.
-Müz. Romantik baladın evrimi, özellikle Almanya'da, müzikli baladın evriminden ayrılamaz. Bu türün gerçek yaratıcısı, ilk baladları 1824'te yayımlanan Cari Loewe'dir. insan sesi için yazılmış romantik balad, hem anlatış tarzını, hem lirik ve epik niteliklerini halk baladından aldı; biçimi, kıtalar halinde yazılan lied'in bir çeşididir. Balad daha sonra, lied ustalarının gözde türü oldu. Operadan esinlenen bu yapıtların havası, çoğunlukla karamsar ve hüzünlüdür. XIX. yy. ortalarına doğru Chopin, Liszt ve Bramhs gibi besteciler piyano için baladlar yazdılar. Fauré de orkestra için bir balad besteledi. Keman için balad yazan ilk besteci ise Vieuxtemps' dır.
François Villon'dan Orhan veli Kanık' ın çevirdiği Asılmışların baladı bu türün türk okurlarınca tanınmasına yardımcı oldu. Türkçeye değişik niteliklerde türlü baladlar çevrildi: Özdemir Asaf'ın O. Wilde' dan çevirdiği Reading zindanı baladı, Sabri Esat Siyavuşgil'in E. Rostand'dan çevirdiği, Cyrano'nun düello sahnesindeki balad vb. Balad adı taşıyan yerli ürünler arasında ise az sayıdaki örnek yer alır: ilhan Berk'in Kötü evlere inen balad, Sakarya sokağı baladı, Attilâ ilhan'ın ihtiyarlar baladı, vb.