_emir_2006_
- 22 Ara 2021
- 122 Mesaj
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Kabaca beynimiz iki yumruktan daha büyük,görsel olarak cevize benzer ve 100 milyar a yakın nöron'dan oluşur.Bu hücreler ve omurilik sayesinde merkezi sinir sistemini kontrol eder.Çevresel sinir sistemini kontrol eden insan beyni hemen hemen herşeyi bu şekilde kontrol eder.Kalp atışımızı denetler,nefes almamızı ve sindirim sistemini yönetir.Düşünme,mantık ve soyutlama gibi karmaşık zihinsel eylemleri de yine beynimiz yapar.Beynimizi oluşturan ana yapılar 3 bölümden oluşur.
1.Beyin Sapı;
Omuriliğin tepesini çevreleyen bölgededir.Bu bölge nefes alıp vermemizi,tehlike sinyalleri aldığında aktive olmak üzere reflekslerimizi kontrol eden bölgedir.
2.Limbik;
İlginç isimli Limbik sistemimiz,beyin sapını çevreler ve beynin en duygusal yapısıdır.Bir diğer görevi ise beynimize kaydettiğimiz hatıraları düzenlemektir.Bu yüzden kendisi çok aktif çalışır ve hayatımıza etki eden olayları yorumlamamıza ,duygusal bağ kurduğumuz hikaye ve kişileri hatırlamamıza sebep olur.
3.Neokorteks;
Neokorteks beynin düşünce merkezidir.Görme,işitme,konuşma üretme ve düşünceyi yorumlama gibi hayati öneme sahip işlevleri yerine getirir.Bunları yaparken bir yandan yerine getirdiği bir başka inanılmaz işlev ise,az önce saydığımız konuşma,işitme ve görme gibi eylemlerin hepsini ayrı olarak işlemesive hızlı bir biçimde çözüm üretebilmesidir.
Öncelikle beyin tıpkı diğer organlarımız gibi değ beyierleri iyi dengelenmiş,sağlıklı bir kana ihtiyaç duyar.Oksijen ve Glikoz,beynin en çok ihtiyaç duyduğu besin kaynağıdır.Bunu dört atardamar sayesinde sağlar.Beyin bu besinini kılcal damarlar sayesinde tüm bölgelere eşit olarak dağıtır ve tüm sistemi sürekli kullanmamız için hazır tutar.Yani beyin hiç durmaksızın aralıksız çalışır.
Beynin nasıl çalıştığını anlamak için gelin küçük bir örnek verelim:Beynimizi ayak bastığımız dünya olarak düşünün ve bu dünyaya tam 100 milyar insan koyun ki,şu an dünyada sadece 7.7(2019) milyar civarı kişiyiz.
Tüm bu insanların aynı anda ve sürekli internete girip konuştuklarını,paylaştıklarını,videolar gönderdiğini hayal edin?
Bu manyetik ağı da kan akışımız olarak düşünebiliriz.Trilyonlarca işlemin aynı anda tüm ağı çalıştırmak için sürekli çalıştığını hayal edin.İnanılmaz bir durum değil mi?
Peki bunu ne sağlıyor? Beynin oluşumunu ve nasıl çalıştığını daha iyi anlamak için;hamileliğin 4.haftasında beynin en hızlı geliştiği zamana gidelim.4.hafta başlangıcında dakikada 500 bin nöron üreten vücudumuz,bu en uzun ömürlü hücreyi bizlere bol bol üretmektedir.Ama onlar bile tek başlarına bu yükü kaldıramazlar.Glial'ler kaygan lifler oluşturarak,uzun yollar inşa ederler.Bu kurulan yollar nöronların harekete geçmesiyle anne karnında bulunan bizler 6.ayımızda neredeyse tüm gelişimini tamamlamış olarak hazırlar.Yani beyin,şimdiki bildiğimiz beyin şeklini alır ve yetişkin bir insan olana kadar gelişimini devam ettirir.Peki beynimiz optimal gelişmişlik düzeyine geldikten sonra etrafında olup bitenleri nasıl çözümler?
Videonun başında da belirttiğimiz gibi,bunu çevresel sinir sistemi olarak adlandırdığımız omurilikteki 1 milyar nöron sayesinde yapar.Bu büyük sistemi incelemeye hücrelerle devam edelim.Her biri milimetre(mm)'nin 200'de 1'i boyutundaki mikroskobik hücrelerdir.Bu çok ama çok küçük kahramanlar bir araya gelerek bir sürü işlem yaparlar ve beyin aritmetiğinde nörınlara destek olurlar.Bu hücrelerin zarları üzerinde kendilerine ulaşan bilgileri almak için antenler bulunur.Elektriksel uyarı olarak dilimize çevirdiğimiz bu dendritlerin bağlı oldukları ana gövde ve aldıkları bilgiyi yayan akson dite nitelendirdiğimiz vericileri,yani bilgiyi yayan santralleri vardır.Bu askonların gözle görülmeyecek hünerleri mevcuttur.Antenler dendritden aldıkları mesajı akson'a iletirler,akson kanallarında ise bilginin dağıtımını yapacak ve diğer hücreleri harekete geçirecek keselerle yaparlar.Bu keselerin görevi ise elektrik sinyali ile gelen bilgiyi,kimyasal sinyale çevirerek diğer tüm hücreleri bilgilendirmektir.Bunlara ise Nörotransmitter adı verilir.%75'i sudan meydana gelen bu yapıdaki nöronlar yaklaşık 400km/saat hızla hareket ederek bu yapıyı sürekli açık tutmak için çabalarlar.Bizi yönlendiren,duygularımıza hakim olan beyin,bizi diğer canlılardan farklı kılan yegane organımızdır.Beyninizin yüzde kaçını kullanıyorsunuz gibi sorulara kesinlikle aldırış etmeyin.Çünkü beyin aynı kaslarımız gibi, yeterli derecede egzersiz ve sağlıklı bilgilerle zamanla kendini geliştirebilen bir organıdır.Bu yüzden Einstein beyninin yüzde kaçını kullanıyormuş gibi soruları bir kenara bırakıp onu eğitin,geliştirin ve gelişin.
1.Beyin Sapı;
Omuriliğin tepesini çevreleyen bölgededir.Bu bölge nefes alıp vermemizi,tehlike sinyalleri aldığında aktive olmak üzere reflekslerimizi kontrol eden bölgedir.
2.Limbik;
İlginç isimli Limbik sistemimiz,beyin sapını çevreler ve beynin en duygusal yapısıdır.Bir diğer görevi ise beynimize kaydettiğimiz hatıraları düzenlemektir.Bu yüzden kendisi çok aktif çalışır ve hayatımıza etki eden olayları yorumlamamıza ,duygusal bağ kurduğumuz hikaye ve kişileri hatırlamamıza sebep olur.
3.Neokorteks;
Neokorteks beynin düşünce merkezidir.Görme,işitme,konuşma üretme ve düşünceyi yorumlama gibi hayati öneme sahip işlevleri yerine getirir.Bunları yaparken bir yandan yerine getirdiği bir başka inanılmaz işlev ise,az önce saydığımız konuşma,işitme ve görme gibi eylemlerin hepsini ayrı olarak işlemesive hızlı bir biçimde çözüm üretebilmesidir.
Öncelikle beyin tıpkı diğer organlarımız gibi değ beyierleri iyi dengelenmiş,sağlıklı bir kana ihtiyaç duyar.Oksijen ve Glikoz,beynin en çok ihtiyaç duyduğu besin kaynağıdır.Bunu dört atardamar sayesinde sağlar.Beyin bu besinini kılcal damarlar sayesinde tüm bölgelere eşit olarak dağıtır ve tüm sistemi sürekli kullanmamız için hazır tutar.Yani beyin hiç durmaksızın aralıksız çalışır.
Beynin nasıl çalıştığını anlamak için gelin küçük bir örnek verelim:Beynimizi ayak bastığımız dünya olarak düşünün ve bu dünyaya tam 100 milyar insan koyun ki,şu an dünyada sadece 7.7(2019) milyar civarı kişiyiz.
Tüm bu insanların aynı anda ve sürekli internete girip konuştuklarını,paylaştıklarını,videolar gönderdiğini hayal edin?
Bu manyetik ağı da kan akışımız olarak düşünebiliriz.Trilyonlarca işlemin aynı anda tüm ağı çalıştırmak için sürekli çalıştığını hayal edin.İnanılmaz bir durum değil mi?
Peki bunu ne sağlıyor? Beynin oluşumunu ve nasıl çalıştığını daha iyi anlamak için;hamileliğin 4.haftasında beynin en hızlı geliştiği zamana gidelim.4.hafta başlangıcında dakikada 500 bin nöron üreten vücudumuz,bu en uzun ömürlü hücreyi bizlere bol bol üretmektedir.Ama onlar bile tek başlarına bu yükü kaldıramazlar.Glial'ler kaygan lifler oluşturarak,uzun yollar inşa ederler.Bu kurulan yollar nöronların harekete geçmesiyle anne karnında bulunan bizler 6.ayımızda neredeyse tüm gelişimini tamamlamış olarak hazırlar.Yani beyin,şimdiki bildiğimiz beyin şeklini alır ve yetişkin bir insan olana kadar gelişimini devam ettirir.Peki beynimiz optimal gelişmişlik düzeyine geldikten sonra etrafında olup bitenleri nasıl çözümler?
Videonun başında da belirttiğimiz gibi,bunu çevresel sinir sistemi olarak adlandırdığımız omurilikteki 1 milyar nöron sayesinde yapar.Bu büyük sistemi incelemeye hücrelerle devam edelim.Her biri milimetre(mm)'nin 200'de 1'i boyutundaki mikroskobik hücrelerdir.Bu çok ama çok küçük kahramanlar bir araya gelerek bir sürü işlem yaparlar ve beyin aritmetiğinde nörınlara destek olurlar.Bu hücrelerin zarları üzerinde kendilerine ulaşan bilgileri almak için antenler bulunur.Elektriksel uyarı olarak dilimize çevirdiğimiz bu dendritlerin bağlı oldukları ana gövde ve aldıkları bilgiyi yayan akson dite nitelendirdiğimiz vericileri,yani bilgiyi yayan santralleri vardır.Bu askonların gözle görülmeyecek hünerleri mevcuttur.Antenler dendritden aldıkları mesajı akson'a iletirler,akson kanallarında ise bilginin dağıtımını yapacak ve diğer hücreleri harekete geçirecek keselerle yaparlar.Bu keselerin görevi ise elektrik sinyali ile gelen bilgiyi,kimyasal sinyale çevirerek diğer tüm hücreleri bilgilendirmektir.Bunlara ise Nörotransmitter adı verilir.%75'i sudan meydana gelen bu yapıdaki nöronlar yaklaşık 400km/saat hızla hareket ederek bu yapıyı sürekli açık tutmak için çabalarlar.Bizi yönlendiren,duygularımıza hakim olan beyin,bizi diğer canlılardan farklı kılan yegane organımızdır.Beyninizin yüzde kaçını kullanıyorsunuz gibi sorulara kesinlikle aldırış etmeyin.Çünkü beyin aynı kaslarımız gibi, yeterli derecede egzersiz ve sağlıklı bilgilerle zamanla kendini geliştirebilen bir organıdır.Bu yüzden Einstein beyninin yüzde kaçını kullanıyormuş gibi soruları bir kenara bırakıp onu eğitin,geliştirin ve gelişin.
