Hoşgeldin Misafir

Büyü Ve Sihir

Whois

2 Tem 2019
20 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
 Bakara 102 Ayet -


Onlar, Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların uydurup söylediklerine uydular. Gerçek şu ki Süleyman kâfir olmadı, fakat şeytanlar kâfir oldular; çünkü insanlara sihri, Bâbil'de iki meleğe, Hârût'ia Mârufa indirileni öğretiyorlardı. Halbuki bu iki melek, 'Biz ancak imtihan vasıtasıyız; sakın küfre sapma!' demedikçe hiç kimseye bilgi vermezlerdi. Fakat on­lar bu iki melekten, karı ile koca arasını açacak şeyleri öğreniyorlardı. Oysa Allah'ın izni olmadıkça onunla hiç kimseye zarar veremezlerdi. Yine de ken­dilerine fayda sağlayanı değil zarar vereni öğreniyorlardı. Andolsun onlar, bunu (sihri) satın alan kimsenin âhiretten nasibi olmadığını çok iyi biliyorlar­dı. Karşılığında kendilerini sattıkları şey ne kötüdür, bir bilselerdi!"-




Nasıl ki asansör insanın emrine verilmiş, insan hangi kata çıkmak isterse, asansör onu istediği kata çıkarıyor, aynen bunun gibi imtihan gereği olarak insan şerri isterse Allah şerri yaratıyor hayrı isterse hayrı yaratıyor.--


--


Büyü ve Sihir Yaptırmak? -

İslâm’a göre ilim muhteremdir, her türlü hürmete lâyıktır ve öğrenilmesi yasaklanan hiçbir bilgi yoktur. Hatta şerrinden korunmak için sihir bile öğrenilebilir. Ancak hiçbir zaman ilmi kötüye kullanmaya müsâade edilmez. Bu sebeple sihir yapmak haram kılınmış, hatta küfür olarak kabul edilmiştir.

Gıyaplarında ve gaflet ânlarında insanları tesir altına alarak büyük zararlara uğrattığı için sihir son derece veballi ve cezası büyük olan bir günahtır. Onunla ancak Allah’tan korkmayan ve inancı zayıf kimseler meşgul olur. Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:-


Âyet-i kerimede, “Hâlbuki Süleyman asla sihir yapmadı” yerine, “Hâlbuki Süleyman asla kâfir olmadı”buyrulmuştur. Bu ifade, sihrin küfürle aynı derecede kötü bir günah olduğuna işaret eder ki, sihir ve büyünün çirkinliğini göstermeye kâfîdir. Hârut ile Mârut’un, sihir öğrettikleri kişilere; Biz ancak imtihan için gönderildik, sakın (öğrettiğimiz bilgileri sihir yapmakta kullanıp da) kâfir olma!” diye îkazda bulunmaları da, sihrin küfre götüren sebeplerin başında geldiğini göstermektedir. Çünkü sihir ve büyüde Allah’ın irâde ve kudretinin üzerinde işler yapma iddiası vardır. Hâlbuki “Büyücülerin her şeyi bildiği, başaramayacakları şeyin bulunmadı­ğı” tarzındaki inançlar İslâm’a ters düş­mektedir.-


BÜYÜCÜLER DİNİ İSTİSMAR EDER

Diğer taraftan sihir ve büyünün temelinde menfaat elde etme düşüncesi olduğundan, bunlarla uğraşan insanlar din ve mukaddesât tanımazlar. Bazı du­rumlarda dini ve mukaddes metinleri is­tismar ederler.

Cenâb-ı Hak, Hârût ve Mârût isminde iki meleği Bâbil’e indirmiş ve onlara bazı ince ilmî hakikatleri vermişti. Bu iki melek, hayırda kullanarak istifade etmeleri için ve bir de imtihan maksadıyla bir takım bilgileri İsrâiloğulları’na öğretmişlerdi. Hayır için öğrettikleri hakikatler, fesat ehli tarafından kötüye kullanılabilecek vasıfta olduğundan, melekler herkese kesin bir dille:
-
---“–Biz imtihan için gönderildik, öğrettiğimiz şeyler fitneye müsaittir ve suiistimal edildiğinde insanı küfre götürür. Sakın bunlarla sihir yaparak küfre girme!” diye tavsiyede bulunurlardı. İnsanlardan ve cinlerden olan şeytanlar ise, böyle hayır telkin edip nasihatte bulunmak bir tarafa, meleklerin öğrettiği hakikatlerle insanlara sihir yapmasını öğretiyorlardı.----