Hoşgeldin Misafir

Cenab-ı Allah’ın Rızası!!!

Ebu Ubeyde

Ebu Ubeyde

Özgür Filistin 🇵🇸 Free Palestine
Dünyalı
13 Ocak 2024
2,870 Mesaj
TIM Görevleri
2

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Esselamün aleyküm güzel ailem;

Bugün ki konumuz Cenab-ı Allah’ın rızasının neden en önemli mesele olduğunu anlatmaya çalışacağız.

Değerli kardeşlerim; Cenab-ı Allah bizleri ve cinleri ancak kendisine kulluk etmemiz için yarattı. Hangimizin sözüne sadık olduğunu görmek ve fırsat vermek için imtihana tabi tutarak geçici bir yer olan dünyaya göndermiştir. Yolumuzu bulmamız için akıl, muhakeme, karar verme, duygu ve düşünce yetenekleri verip birde peygamberlerimiz aracılığıyla bizlere kendisini tanıtmıştır. Kainatta en üstün mahluk olarak biz İnsanları yaratmıştır. Geri kalan diğer tüm mahluklar insanlara hizmet için yaratılmıştır. Çünkü insanlar “Eşref-i Mahluktur”. Meleklerden cinlerden ve hayvanlardan üstündür. Eşref-i Mahlukun en şereflisi ise Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed SallAllahu Aleyhi Vessellemdir.

Cinlerin veya insanların dünya ve ahirette gelip gelebilecekleri en üstün makam “Cenab-ı Allah’ın rızası Makamıdır.” Bu makam öyle bir makamdır ki, dünya ve ahirette tüm dertlerine deva, hastalıklarına şifa, sıkıntılarından kurtuluşa erişme makamıdır. Çoğu insanlar maalesef bu sırra vakıf değil veya bilincinde değil. Bu öyle bir sırdır ki, vakıf olana kahrında hoş lütfunda hoş bilincine ulaştırır.


Madem dünya ve ahirette gelip gelebilecek en üstün makam Cenab-ı Allah’ın rızası makamıdır, şu halde tüm hayatımızı gözden geçirip düzeltmemiz gereken durumları idrak edip uygulamak gerek.

Bunun öncelikli yolu Salih kişilerle birlikte olmaktır. Çünkü “Bülbül Güle Karga çöplüğe” götürür. Arkadaşlarımızı dostlarımızı çevremizi çok iyi seçmemiz gerekir. Salih kimselere birlikte olmak kişiye ahlaki hassasiyetleri ve güzellikleri aşılar. Ayrıca ahirette de beraber olmaya sebep olur. Şayet kişi kötülerle birlikte olursa kurtulması zor olabilir.

İkinci yolu ise yemenizi, içmenizi, konuşmanızı, gezmenizi, evlenmenizi, uyumanızı, yürümenizi, gülmenizi, ağlamanızı, dertlenmenizi, yardım etmenizi.. gibi yaptığınız tüm fiilleri Cenab-ı Allah’ın rızası olarak değiştirip hayatınızın merkezine oturtabilirseniz, artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır. Çünkü bu niyet ve düşüncede olan birisi bu halinden dolayı rıza makamına ulaşırsa artık dünya ve ahirette gelip gelebileceği en üstüne makama ulaştığından dünyalık veya ahiretlik bir şeyi daha istemeden kendisine verildiğini açık seçik görür. İstemesine gerek dahi yoktur. Çünkü rıza-i ilahiye ulaşmış bir kul dünyalık veya ahiretlik hiç bir zevk onu tatmin etmez. Ne üzüntü nede kedere düşmez. Darlığa ve sıkıntıya düşmez. Hayatının en zorlu zamanlarında mutlaka bir çıkış yolu bulur. Bu öyle bir sırdır ki buna erişen kişinin nesli bundan nasiplenir ve o kişinin ölümünden sora amel defterinin açık kalmasına sebep olur. Çünkü amel defteri 3 sebep ile kapanmaz. Salih evlat, faydalı ilim ve sadaki cariye yani Çeşme cami hayrat vakıf gibi eserler bırakmak.


Bundan daha önemli bir konu yoktur. Kişi Cenab-ı Allah’a olan yakınlığı derecesinde muamele görür. Cenab-ı Allah bir kulundan razı olduğunda ve sevdiğinde o kulunu tüm kainata sevdirir. Herkes onu sever sayar saygı gösterir. Cenab-ı Allah kimi de sevmezse tüm kainat ondan nefret eder. Herkes tarafından vebalıymış gibi muamele görür.

Kişi Cenab-ı Allah’a layık olmak istediğinde buna göre hareket ettiğinde Meleklerden bile üstün bir konuma gelir. Çünkü üstünlük ancak Takva ile mümkündür. Bunun haricinde herkes Cenab-ı Allah’ın huzurunda hak hukuk noktasında eşittir.

Kişi Cenab-ı Allah’a layık olmaya çalışmadığında hayvanlardan bile alt bir zillete düşer. Çünkü insanı diğer mahluklardan ayıran en büyük özelliği akıl ve irade sahibi olmasıdır. Bu halde olanlar hayvanların bile görmeyeceği bir muameleyle karşılaşırlar ve çok Çetin bir durumdur.


Cenab-ı Allah ümmeti Muhammedi kendisine layık olamaya çalışan kullarından eylesin. Rızasını kazanmış olanlardan eylesin. Hakkı hak batılı batıl bilenlerden eylesin. Amin. Vesselam…