II. Dünya Savaşı'nın sonuna doğru Berlin'e giren Kızıl Ordu askerleri Sovyetler Birliği bayrağını Reichstag'a dikerken
1954'te Alman Demokratik Cumhuriyeti'nin (ADC) egemen bir ülke olduğu ilan edildi. Doğu Almanya ertesi yıl kurucu üye olarak Varşova Paktı'na katıldı. 1960'ta Pieck ölünce devlet başkanlığı kaldırıldı ve yerine Devlet Konseyi oluşturuldu. Devlet Konseyi başkanlığına da Ulbricht getirildi.Bu arada yönetimin yarattığı hoşnutsuzluk çok sayıda kişinin Batı'ya göç etmesine yol açmış ve II. Dünya Savaşı'ndan sonra yaklaşık 3 milyon kişi Batı'ya kaçmıştı. Sonunda bu kaçışları önlemek için 13 Ekim 1961 gecesi Doğu Berlin'i Batı'dan ayıran Berlin Duvarı inşa edildi. Doğu Almanya hükümeti, üzeri dikenli tellerle çevrili bu beton duvarın nitelikli işgücünün Batı'ya kaçmasını engelleyeceğini düşünüyordu. Aynı dönemde yürürlüğe konan ekonomik reformlar üretimin artmasına ve tüketim mallarının bollaşmasına yol açtı. ADC bunun sonucunda yaşam düzeyi en yüksek Doğu Avrupa ülkesi durumuna geldi. Batı Almanya'ya karşı uzlaşmaz bir tutum takınan Ulbricht 1971'de SED birinci sekreterliğinden çekilmek zorunda kaldı ve yerine Erich Honecker geçti.
AFC'nin 1972'de Ostpolitik'i benimsemesinden sonra iki ülke arasında diplomatik ilişkiler kurulması karara bağlandı.Ardından öteki Batılı ülkeler de ADC ile diplomatik ilişkiler kurdular. Doğu Almanya 1973'te Birleşmiş Milletler'e kabul edildi. İki Almanya arasındaki ilişkiler gitgide yumuşarken ADC'deki seyahat kısıtlamaları da büyük ölçüde kaldırıldı. Böylece duvarın iki yanındaki parçalanmış aileler birbirlerini ziyaret etmeye başladılar. 1981'de AFC başbakanı Helmut Schmidt Doğu Almanya'ya resmi ziyarette bulundu. 1987'de Erich Honecker Batı Almanya'da Helmut Kohl ile görüştü. Doğu Almanya hükümeti 1980'lerin sonlarında SSCB'de başlayıp sonradan öteki Doğu Avrupa ülkelerini saran reform hareketine başlangıçta şiddetle karşı çıktı. Hatta 1988'in sonunda ülkede Sovyet dergilerinin satılması yasaklandı. Oysa bu gelişmeler Doğu Almanya'nın sonunun hazırlayıcısı olacaktı.
Demokratik Almanya Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 40. yılı kutlamalarından bir afiş
Nationale Volksarmee (Doğu Almanya Silahlı Kuvvetleri) amblemi
Doğu Avrupa'da 1989 yılının gelişmeleri iki Almanya arasındaki ilişkilere yeni bir yön verdi. Yıl ortasında Doğu Almanya Batı'ya göç kısıtlamalarını yumuşattıysa da bu düzenleme ülkeyi terk etmek isteyenlerin çokluğu karşısında yetersiz kaldı. Ardından öbür Doğu Avrupa ülkeleri üzerinden Batı yol açıldı ve Doğu Alman yönetimi Batı'ya akını dizginlemek için hem diplomatik yollara, hem de güvenlik önlemlerine başvurdu. Doğu Almanya'nın Ekim 1989'daki 40. kuruluş yıldönümü kutlamaları bu gergin ortamda yapıldı ve ülkeyi ziyaret eden SSCB lideri Mihail Gorbaçov acil reform çağrısında bulundu.
Yeni Forum adıyla bilinen bir grup aydının başını çektiği örgütlü siyasi muhalefet Leipzig, Berlin ve başka kentlerde barışçıl kitle gösterileri düzenledi. Ekimde devrilen Erich Honecker'in yerini alan Egon Krenz de iki ay sonra istifa etti. Manfred GerlachSabine Bergman-Pohl'un kısa süreli görev dönemlerinin ardından kasımda başbakanlığa getirilen Hans Medrow reformcu bir politikayı benimsedi. Yıl sonuna gelindiğinde özgürleşme yönündeki hemen bütün talepler karşılanmıştı. Yönetimde komünistlerin tekeline son verilmesi, parti ve yönetimdeki yolsuzlukların soruşturulması, güvenlik polisinin dağıtılması kararı, seyahat sınırlamalarının kaldırılması ve simgesel önemi büyük Berlin Duvarı'nın 9 Kasım'da açılması bu gelişmeler arasındaydı.(Alman yeniden birleşmesi)
1954'te Alman Demokratik Cumhuriyeti'nin (ADC) egemen bir ülke olduğu ilan edildi. Doğu Almanya ertesi yıl kurucu üye olarak Varşova Paktı'na katıldı. 1960'ta Pieck ölünce devlet başkanlığı kaldırıldı ve yerine Devlet Konseyi oluşturuldu. Devlet Konseyi başkanlığına da Ulbricht getirildi.Bu arada yönetimin yarattığı hoşnutsuzluk çok sayıda kişinin Batı'ya göç etmesine yol açmış ve II. Dünya Savaşı'ndan sonra yaklaşık 3 milyon kişi Batı'ya kaçmıştı. Sonunda bu kaçışları önlemek için 13 Ekim 1961 gecesi Doğu Berlin'i Batı'dan ayıran Berlin Duvarı inşa edildi. Doğu Almanya hükümeti, üzeri dikenli tellerle çevrili bu beton duvarın nitelikli işgücünün Batı'ya kaçmasını engelleyeceğini düşünüyordu. Aynı dönemde yürürlüğe konan ekonomik reformlar üretimin artmasına ve tüketim mallarının bollaşmasına yol açtı. ADC bunun sonucunda yaşam düzeyi en yüksek Doğu Avrupa ülkesi durumuna geldi. Batı Almanya'ya karşı uzlaşmaz bir tutum takınan Ulbricht 1971'de SED birinci sekreterliğinden çekilmek zorunda kaldı ve yerine Erich Honecker geçti.
AFC'nin 1972'de Ostpolitik'i benimsemesinden sonra iki ülke arasında diplomatik ilişkiler kurulması karara bağlandı.Ardından öteki Batılı ülkeler de ADC ile diplomatik ilişkiler kurdular. Doğu Almanya 1973'te Birleşmiş Milletler'e kabul edildi. İki Almanya arasındaki ilişkiler gitgide yumuşarken ADC'deki seyahat kısıtlamaları da büyük ölçüde kaldırıldı. Böylece duvarın iki yanındaki parçalanmış aileler birbirlerini ziyaret etmeye başladılar. 1981'de AFC başbakanı Helmut Schmidt Doğu Almanya'ya resmi ziyarette bulundu. 1987'de Erich Honecker Batı Almanya'da Helmut Kohl ile görüştü. Doğu Almanya hükümeti 1980'lerin sonlarında SSCB'de başlayıp sonradan öteki Doğu Avrupa ülkelerini saran reform hareketine başlangıçta şiddetle karşı çıktı. Hatta 1988'in sonunda ülkede Sovyet dergilerinin satılması yasaklandı. Oysa bu gelişmeler Doğu Almanya'nın sonunun hazırlayıcısı olacaktı.
Demokratik Almanya Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 40. yılı kutlamalarından bir afiş
Nationale Volksarmee (Doğu Almanya Silahlı Kuvvetleri) amblemi
Doğu Avrupa'da 1989 yılının gelişmeleri iki Almanya arasındaki ilişkilere yeni bir yön verdi. Yıl ortasında Doğu Almanya Batı'ya göç kısıtlamalarını yumuşattıysa da bu düzenleme ülkeyi terk etmek isteyenlerin çokluğu karşısında yetersiz kaldı. Ardından öbür Doğu Avrupa ülkeleri üzerinden Batı yol açıldı ve Doğu Alman yönetimi Batı'ya akını dizginlemek için hem diplomatik yollara, hem de güvenlik önlemlerine başvurdu. Doğu Almanya'nın Ekim 1989'daki 40. kuruluş yıldönümü kutlamaları bu gergin ortamda yapıldı ve ülkeyi ziyaret eden SSCB lideri Mihail Gorbaçov acil reform çağrısında bulundu.
Yeni Forum adıyla bilinen bir grup aydının başını çektiği örgütlü siyasi muhalefet Leipzig, Berlin ve başka kentlerde barışçıl kitle gösterileri düzenledi. Ekimde devrilen Erich Honecker'in yerini alan Egon Krenz de iki ay sonra istifa etti. Manfred GerlachSabine Bergman-Pohl'un kısa süreli görev dönemlerinin ardından kasımda başbakanlığa getirilen Hans Medrow reformcu bir politikayı benimsedi. Yıl sonuna gelindiğinde özgürleşme yönündeki hemen bütün talepler karşılanmıştı. Yönetimde komünistlerin tekeline son verilmesi, parti ve yönetimdeki yolsuzlukların soruşturulması, güvenlik polisinin dağıtılması kararı, seyahat sınırlamalarının kaldırılması ve simgesel önemi büyük Berlin Duvarı'nın 9 Kasım'da açılması bu gelişmeler arasındaydı.(Alman yeniden birleşmesi)
