Selamün aleyküm dostlar. Bugün kısa bir şekilde İslami açıdan depresyonu ve ne yapmak gerektiğini ele alacağım.
Şüphesiz ki depresyon 7den 70’e çağımızın en yaygın problemlerinden biri. Normalde keyif alınan aktivitelerden zevk almama, karamsarlık, kimseyle görüşmek istememek, dünyanın boş gelmesi, ölüm korkusu bu durumun belirtileri arasında.
Araştırmalara göre depresyon uzun sürdüğü zaman kalp hastalığı, diyabet, tansiyon gibi kronik rahatsızlıklara dahi yol açabilmektedir. Bu konuyu aydınlatan bir hadis-i şerif bırakıyorum.
"Her kimin huyu kötü olsa, kendi nefsini sıkıntıda tutar ve her kimin kederi çok olsa, kendisini hasta eder."
"Çok türlü kaygılanmalar, çok türlü hastalıklar getirir."
"Hak Teâlâ'nın yarattığı mahlûkta kaygıdan daha kötü ve daha şiddetli bir şey yoktur."
"Hak Teâlâ şifâsını yaratmadığı hiçbir türlü dert yaratmamıştır. Her kim o şifâyı bilirse ilâç edip kurtulur, her kim bilemezse o dertle kalır. Fakat ölümün dermanı yoktur." (Hadisler için bk. Önder Çağıran, Tıbbi Nebevi, 1. Baskı, Boğaziçi Yayınları, İstanbul 1996)
Depresyonun sebebine gelelim. Birçok şey olabilir. Travma, sevilen bir kişinin kaybı, hastalık gibi olaylar depresyona sebep olabilir. Bu tür durumların insanı bu şekilde etkilemesi neticede insan olmanın bir sonucudur. Fakat mücadele edemez miyiz? Elbette edebiliriz.
Öncelikle Allah’a ve ahiret gününe iman ederek başlamalı. Depresyon durumundaki çoğu kişi yaşamını anlamlandırma güçlüğü çeker. Fakat Kur’an-ı Kerim, hayatta zorluklarla nasıl mücadele edeceğimizi, dünyaya neden geldiğimizi ve nereye gideceğimizi anlatır.
Allah’a ve ahiret gününe iman etmiş bir kişi bunu gönülden yaptığı takdirde kısa bir süre içerisinde dünyanın boş, anlamsız olduğu vesvesesinden kurtulabilir.
İç Huzuru Sağlamak
Bazen "içimde kara bulutlar var gibi." Gibi cümleler ile insanlar yaşadığı bunalım ve sıkıntıyı dile getirir. Peki bu konuda İslami açıdan ne yapmak gerek? Cevap olarak aşağıdaki ayete bakınız.
“Onlar, inananlar ve kalpleri Allah’ı anmakla huzura kavuşanlardır. Biliniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (Ra'd sûresi, 28)
Allah’ı gece gündüz yer-zaman farketmeksizin zikretmek ruh sıkıntısı söker atar evelallah. Çünkü bu, insana yalnız olmadığını, Allah’ın ona şah damarından daha yakın olduğunu sürekli hatırlatır.
"İnsanı biz yarattık. Onun için, nefsinin kendisine neler fısıldadığını, neler telkin ettiğini de biz pek iyi biliriz. Çünkü biz ona şahdamarından daha yakınız." (Kaf sûresi, 16.)
Son olarak sevmek. Sevgi kalbin şifasıdır. Allah’ın yarattıklarına duyacağınız sevgi. Çiçek böcek, ağaç, çocuk, hayvan, bitki, meyve. Sabah öten o kuşların sesini duyduğunuz zaman, rengarenk ve mis gibi kokan çiçekleri gördüğünüz zaman aklınıza yüce Allah gelmeli.
"Yaratılanı sev Yaradandan ötürü." Yunus Emre
Daha uzatılabilir ama ben kısa bir yazı olmasını istedim. Allah hiçbirimizi sırat-ı müstakimden alıkoymasın. Selam ve dua ile.
Şüphesiz ki depresyon 7den 70’e çağımızın en yaygın problemlerinden biri. Normalde keyif alınan aktivitelerden zevk almama, karamsarlık, kimseyle görüşmek istememek, dünyanın boş gelmesi, ölüm korkusu bu durumun belirtileri arasında.
Araştırmalara göre depresyon uzun sürdüğü zaman kalp hastalığı, diyabet, tansiyon gibi kronik rahatsızlıklara dahi yol açabilmektedir. Bu konuyu aydınlatan bir hadis-i şerif bırakıyorum.
"Her kimin huyu kötü olsa, kendi nefsini sıkıntıda tutar ve her kimin kederi çok olsa, kendisini hasta eder."
"Çok türlü kaygılanmalar, çok türlü hastalıklar getirir."
"Hak Teâlâ'nın yarattığı mahlûkta kaygıdan daha kötü ve daha şiddetli bir şey yoktur."
"Hak Teâlâ şifâsını yaratmadığı hiçbir türlü dert yaratmamıştır. Her kim o şifâyı bilirse ilâç edip kurtulur, her kim bilemezse o dertle kalır. Fakat ölümün dermanı yoktur." (Hadisler için bk. Önder Çağıran, Tıbbi Nebevi, 1. Baskı, Boğaziçi Yayınları, İstanbul 1996)
Depresyonun sebebine gelelim. Birçok şey olabilir. Travma, sevilen bir kişinin kaybı, hastalık gibi olaylar depresyona sebep olabilir. Bu tür durumların insanı bu şekilde etkilemesi neticede insan olmanın bir sonucudur. Fakat mücadele edemez miyiz? Elbette edebiliriz.
Öncelikle Allah’a ve ahiret gününe iman ederek başlamalı. Depresyon durumundaki çoğu kişi yaşamını anlamlandırma güçlüğü çeker. Fakat Kur’an-ı Kerim, hayatta zorluklarla nasıl mücadele edeceğimizi, dünyaya neden geldiğimizi ve nereye gideceğimizi anlatır.
Allah’a ve ahiret gününe iman etmiş bir kişi bunu gönülden yaptığı takdirde kısa bir süre içerisinde dünyanın boş, anlamsız olduğu vesvesesinden kurtulabilir.
İç Huzuru Sağlamak
Bazen "içimde kara bulutlar var gibi." Gibi cümleler ile insanlar yaşadığı bunalım ve sıkıntıyı dile getirir. Peki bu konuda İslami açıdan ne yapmak gerek? Cevap olarak aşağıdaki ayete bakınız.
“Onlar, inananlar ve kalpleri Allah’ı anmakla huzura kavuşanlardır. Biliniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (Ra'd sûresi, 28)
Allah’ı gece gündüz yer-zaman farketmeksizin zikretmek ruh sıkıntısı söker atar evelallah. Çünkü bu, insana yalnız olmadığını, Allah’ın ona şah damarından daha yakın olduğunu sürekli hatırlatır.
"İnsanı biz yarattık. Onun için, nefsinin kendisine neler fısıldadığını, neler telkin ettiğini de biz pek iyi biliriz. Çünkü biz ona şahdamarından daha yakınız." (Kaf sûresi, 16.)
Son olarak sevmek. Sevgi kalbin şifasıdır. Allah’ın yarattıklarına duyacağınız sevgi. Çiçek böcek, ağaç, çocuk, hayvan, bitki, meyve. Sabah öten o kuşların sesini duyduğunuz zaman, rengarenk ve mis gibi kokan çiçekleri gördüğünüz zaman aklınıza yüce Allah gelmeli.
"Yaratılanı sev Yaradandan ötürü." Yunus Emre
Daha uzatılabilir ama ben kısa bir yazı olmasını istedim. Allah hiçbirimizi sırat-ı müstakimden alıkoymasın. Selam ve dua ile.



