Donyağı, hakkında kayıt bulunan en eski hayvansal yan ürünüdür. İnsan yaşamını destekleyen özelliklerini, insan tarihini işleyen en eski kitaplarda bulmak mümkündür. Hemen bütün uygarlıkların kuruluş ve gelişme dönemlerinde ısınma ve aydınlanma için yakıt, bunun yanında önemli bir gıda kaynağı olarak kullanılmıştır. Günümüzde ise, hem sanayide hem de beslenme amacı ile kullanılan yağ asitlerinin önemli bir kaynağıdır. Sanayide, ya doğrudan yağ olarak veya yağ asidi bileşenleri şeklinde, sabunların, plastiklerin, reçinelerin, kauçuğun, yüzeyaktif maddelerin, yağlayıcıların, tekstilin ve kozmetiklerin bünyesine girer.
Donyağının sabun hammaddesi olarak kullanılmasının uzun bir geçmişi bulunmaktadır. Bu maddenin sabun üretiminde oynadığı rol, M.Ö. 2800 yıllarında Babil'de yazılmış kil tabletlerde anlatılmaktadır. Bunun yanında, uzun süreden beri donyağındaki yağ asitlerinden sayısız oleokimyasallar, yağ alkolleri ve metil ester türevleri elde edilmektedir. Donyağından elde edilen metil esterleri son zamanlarda biyodizel elde etme ümidi ile araştırmalara konu olmaktadır. Donyağından elde edilecek biyodizelin çevre korunmasu açısından petrolden elde edilen dizele kıyasla çok daha arzu edilir bir yakıt alternatifi olacağı aşikardır.
Bol ve ekonomik olması yanında, kendine özgü kimyasal yapısından dolayı, sığır donyağı tuvalet sabunlarının temel bileşenidir. Bunun yanında traş kremlerinde, ruj ve şampuanlarda da hâlâ yaygın olarak kullanılmaktadır. Çamaşır deterjanı üretiminde ise, artık donyağından çok sentetik maddeler kullanılmaktadır. Sabun adını ilk defa, erimiş donyağı ile Tiber Nehri'nin Sapo Dağı'ndan sürükleyip getirdiği küllerin oluşturduğu karışımın, temizleyici bir etkisi olduğunu keşfeden Romalılar kullanmıştır. Donyağının, sabun ve temizliği çağrıştırması günümüze kadar süre gelmiştir.
Donyağının sabun yapımında kullanımı yaygın olarak devam etmesi yanında, başka sektörlerdeki uygulanması gittikçe artmaktadır. Bugün donyağı, ABD'de sabun üretiminden çok hayvan yemlerinde kullanılmaktadır. Yağlar enerji yoğunluğu en yüksek gıda maddeleri olduğundan, üretimi yapılan bütün hayvan türlerinin beslenmesinde donyağı ve diğer hayvansal yağların kullanılması gittikçe yaygınlaşmıştır.
Dünyada en fazla donyağı üreten ve ihraç eden ülke Amerika Birleşik Devletleri'dir. ABD'nin ihraç pazarındaki payı %50 olup, ikinci sıradaki Arjantin'in payı sadece %10'dur. İnsan gıdası olarak donyağı tüketimi gittikçe azalmaktadır. Bu azalmanın temel nedeni, son yıllarda insanların beslenmeleri ile ilgili olarak yapmaya başladıkları tercihlerdir. Donyağı, ağırlıklı olarak içerdiği doymuş yağların, son yıllarda kalp rahatsızlıklarına neden olabileceği düşüncesi ile gittikçe az tüketilmektedir. Ancak, doymuş yağların insan sağlığı ile ilgili olarak ileri sürülen riskleri, hâlâ tartışılmakta olup, bilim çevrelerinde bu konuda henüz bir fikir birliğine ulaşılmamıştır.
Donyağı kullanımının, bütün eleştirilere rağmen devam ediyor olmasının birkaç önemli nedeni var. Herşeyden önce, sürekli olarak üretilmeye devam edilebilecek bir ürün olduğu için, petrol ürünleri gibi eninde sonunda tükenecek bir kaynak değil.
Et ürünlerinin dağıtım zincirinin daha ileriki halkalarında da (kasaplar, restoran ve kurum mutfakları) bir miktar daha yağlı artık çıkmakta ve bu ürünlerin bir kısmı toplanarak rendering işlemine tabi tutulmakta ve bir miktar donyağı da bu yolla elde edilmektedir.
Donyağı türevlerinin hayvan yemleri ve sabundan başka da sanayi uygulamaları olduğuna yukarıda değinmiştik. Bunların arasında en önemlileri; bazı tarım ilaçlarında taşıyıcı olarak kullanılan petrokimyasal maddelerin yerine geçmesi ne yine tarım ilaçlarında ıslatıcı, emülgatör ve dağıtıcı olarak kullanılmasıdır. Hayvansal yağlar biyolojik olarak ayrışabildiklerinden, uygun koşullarda çevre için tehlike yaratmazlar. Donyağı, ABD'nin, çevreyi ve insan sağlığını korumakla görevli resmi örgütü olan Food and Drug Administration (FDA) tarafından GRAS = Generally Recognized as Safe (genel olarak güvenli olarak tanınır) şeklinde sınıflanmaktadır.
1984-1995 arasındaki dönemde dünya piyasalarında insan gıdası olarak kullanılmayan donyağının fiyatı hem soya yağının yaklaşk yarısı düzeyinde seyretmiştir. Bu fiyat avantajı devam ettiği sürece, donyağının değişik sanayilerde önemli bir hammadde olarak kullanılmaya devam edeceği anlaşılmaktadır.
Yazan: Dr. Gary G. Pearl
Donyağının sabun hammaddesi olarak kullanılmasının uzun bir geçmişi bulunmaktadır. Bu maddenin sabun üretiminde oynadığı rol, M.Ö. 2800 yıllarında Babil'de yazılmış kil tabletlerde anlatılmaktadır. Bunun yanında, uzun süreden beri donyağındaki yağ asitlerinden sayısız oleokimyasallar, yağ alkolleri ve metil ester türevleri elde edilmektedir. Donyağından elde edilen metil esterleri son zamanlarda biyodizel elde etme ümidi ile araştırmalara konu olmaktadır. Donyağından elde edilecek biyodizelin çevre korunmasu açısından petrolden elde edilen dizele kıyasla çok daha arzu edilir bir yakıt alternatifi olacağı aşikardır.
Bol ve ekonomik olması yanında, kendine özgü kimyasal yapısından dolayı, sığır donyağı tuvalet sabunlarının temel bileşenidir. Bunun yanında traş kremlerinde, ruj ve şampuanlarda da hâlâ yaygın olarak kullanılmaktadır. Çamaşır deterjanı üretiminde ise, artık donyağından çok sentetik maddeler kullanılmaktadır. Sabun adını ilk defa, erimiş donyağı ile Tiber Nehri'nin Sapo Dağı'ndan sürükleyip getirdiği küllerin oluşturduğu karışımın, temizleyici bir etkisi olduğunu keşfeden Romalılar kullanmıştır. Donyağının, sabun ve temizliği çağrıştırması günümüze kadar süre gelmiştir.
Donyağının sabun yapımında kullanımı yaygın olarak devam etmesi yanında, başka sektörlerdeki uygulanması gittikçe artmaktadır. Bugün donyağı, ABD'de sabun üretiminden çok hayvan yemlerinde kullanılmaktadır. Yağlar enerji yoğunluğu en yüksek gıda maddeleri olduğundan, üretimi yapılan bütün hayvan türlerinin beslenmesinde donyağı ve diğer hayvansal yağların kullanılması gittikçe yaygınlaşmıştır.
Dünyada en fazla donyağı üreten ve ihraç eden ülke Amerika Birleşik Devletleri'dir. ABD'nin ihraç pazarındaki payı %50 olup, ikinci sıradaki Arjantin'in payı sadece %10'dur. İnsan gıdası olarak donyağı tüketimi gittikçe azalmaktadır. Bu azalmanın temel nedeni, son yıllarda insanların beslenmeleri ile ilgili olarak yapmaya başladıkları tercihlerdir. Donyağı, ağırlıklı olarak içerdiği doymuş yağların, son yıllarda kalp rahatsızlıklarına neden olabileceği düşüncesi ile gittikçe az tüketilmektedir. Ancak, doymuş yağların insan sağlığı ile ilgili olarak ileri sürülen riskleri, hâlâ tartışılmakta olup, bilim çevrelerinde bu konuda henüz bir fikir birliğine ulaşılmamıştır.
Donyağı kullanımının, bütün eleştirilere rağmen devam ediyor olmasının birkaç önemli nedeni var. Herşeyden önce, sürekli olarak üretilmeye devam edilebilecek bir ürün olduğu için, petrol ürünleri gibi eninde sonunda tükenecek bir kaynak değil.
Et ürünlerinin dağıtım zincirinin daha ileriki halkalarında da (kasaplar, restoran ve kurum mutfakları) bir miktar daha yağlı artık çıkmakta ve bu ürünlerin bir kısmı toplanarak rendering işlemine tabi tutulmakta ve bir miktar donyağı da bu yolla elde edilmektedir.
Donyağı türevlerinin hayvan yemleri ve sabundan başka da sanayi uygulamaları olduğuna yukarıda değinmiştik. Bunların arasında en önemlileri; bazı tarım ilaçlarında taşıyıcı olarak kullanılan petrokimyasal maddelerin yerine geçmesi ne yine tarım ilaçlarında ıslatıcı, emülgatör ve dağıtıcı olarak kullanılmasıdır. Hayvansal yağlar biyolojik olarak ayrışabildiklerinden, uygun koşullarda çevre için tehlike yaratmazlar. Donyağı, ABD'nin, çevreyi ve insan sağlığını korumakla görevli resmi örgütü olan Food and Drug Administration (FDA) tarafından GRAS = Generally Recognized as Safe (genel olarak güvenli olarak tanınır) şeklinde sınıflanmaktadır.
1984-1995 arasındaki dönemde dünya piyasalarında insan gıdası olarak kullanılmayan donyağının fiyatı hem soya yağının yaklaşk yarısı düzeyinde seyretmiştir. Bu fiyat avantajı devam ettiği sürece, donyağının değişik sanayilerde önemli bir hammadde olarak kullanılmaya devam edeceği anlaşılmaktadır.
Yazan: Dr. Gary G. Pearl
