E vitamini, kimyasal yapı itibarı ile bir tokol olup antisterilite vitamin olarak da bilinir. E vitamini yağda çözünen önemli bir antioksidandır ve özellikle hücre zarları ve lipoproteinlerde önemli antioksidan işlevler görmektedir. Epidemiyolojik ve sınırlı ara çalışmalar, E vitamininin kardiyovasküler hastalıkların, bazı kanserlerin ve öteki kronik hastalıkların riskini azalttığını belirlemektedir. Bazı büyük klinik deneylerle E vitamininin sağlığa yararları daha derinlemesine değerlendirilmektedir. Tokollerin (tokoferol ve tokotrienol) farklı bileşikleri E vitamini aktivitesi gösterir. En aktifi alfa-tokoferoldür. Geçmişte asıl olarak α-tokoferol üzerinde yoğunlaşılmışken, bugün öteki tokoferoller ve tokotrienoller daha fazla ilgi çekmektedir. İlk sonuçlara göre bunlar, α-tokoferolden farklı antioksidan ve diğer fonksiyonlara sahiptir.
E vitaminlerini nasıl ayırabiliriz
E1 vitamini tokoferol, yani esas E vitamini iken, tokotrienol ise E2 vitaminidir. Tokoli de E3 vitaminidir fakat çok nadir rastlanır.
Tokokabas (E4) ise artık görülmemektedir. Mısır yağında bulunurdu fakat besin değerleri tablolarında günümüzde pek rastlanmamaktadır.
Artık görülmeyen E vitaminleri de şunlardır:
Tokozet (E7) hayvansal yağlarda bulunur iken, Tokor-B (tokorebo) ise (E13) dur. Yağlarda bulunmaz. Kozmetik ürünleri, sebzeler ve kırmızı ette bulunur. Bu Tokokabas,Tokozet ve Tokor-B 1800'lü yıllarda bir tesadüfken,şimdi de tesadüf yani görülmemekte.
Tarihi
E vitamini 1922'de, beslenme ile doğurganlık arasındaki ilişkiyi araştıran Evans ve Bishop tarafından bulundu. Aylarca E vitamininin olmadığı bir beslenmeye tabi tutulan dişi fareler, fetus emiliminden dolayı doğurganlık kaybına uğradı. Bu, beslenmelerine az miktarda taze hıyar, beyaz tohum ya da kurutulmuş alfalfa yaprakları eklenerek önlendi. Başlangıçta E vitamini terimi, doğurganlığı sürdürmek için gerekli olan ve bitkilerden elde edilen bir lipid ekstraktını tarif ediyordu. Sonraları, E vitamini aktivitesi gösteren 4 tokoferol ve 4 tokotrienolden ibaret 8 bileşik bulundu. Tokoferoller izole edildi ve ilk kez 1930'ların sonlarında tanımlandı; tokotrienoller de yaklaşık 25 yıl sonra tanımlandı.
E vitaminlerini nasıl ayırabiliriz
E1 vitamini tokoferol, yani esas E vitamini iken, tokotrienol ise E2 vitaminidir. Tokoli de E3 vitaminidir fakat çok nadir rastlanır.
Tokokabas (E4) ise artık görülmemektedir. Mısır yağında bulunurdu fakat besin değerleri tablolarında günümüzde pek rastlanmamaktadır.
Artık görülmeyen E vitaminleri de şunlardır:
Tokozet (E7) hayvansal yağlarda bulunur iken, Tokor-B (tokorebo) ise (E13) dur. Yağlarda bulunmaz. Kozmetik ürünleri, sebzeler ve kırmızı ette bulunur. Bu Tokokabas,Tokozet ve Tokor-B 1800'lü yıllarda bir tesadüfken,şimdi de tesadüf yani görülmemekte.
Tarihi
E vitamini 1922'de, beslenme ile doğurganlık arasındaki ilişkiyi araştıran Evans ve Bishop tarafından bulundu. Aylarca E vitamininin olmadığı bir beslenmeye tabi tutulan dişi fareler, fetus emiliminden dolayı doğurganlık kaybına uğradı. Bu, beslenmelerine az miktarda taze hıyar, beyaz tohum ya da kurutulmuş alfalfa yaprakları eklenerek önlendi. Başlangıçta E vitamini terimi, doğurganlığı sürdürmek için gerekli olan ve bitkilerden elde edilen bir lipid ekstraktını tarif ediyordu. Sonraları, E vitamini aktivitesi gösteren 4 tokoferol ve 4 tokotrienolden ibaret 8 bileşik bulundu. Tokoferoller izole edildi ve ilk kez 1930'ların sonlarında tanımlandı; tokotrienoller de yaklaşık 25 yıl sonra tanımlandı.
