ECHELON Sistemi Nedir ?
Merhabalar bugün Lojistik Tim olarak sizlere ECHELON sistemi nedir, neler yapılabilir ve ne zaman kurulmuştur ? konusunu sunacağız.
Aslında bir çoğumuz bu sistemin ismine yabancı olsak da hatta kimimiz yeni duysakda inanın o kadarda bilmediğimiz yabancı bir sistem değil. En kötü arkadaşınızla telefonda özel bir konuyu konuşurken şu geyik döner, "Lan ya bizi dinliyorlarsa ?" gördüğünüz gibi pek de bize uzak yabancı bir konu değil. Gelin bu bize ismi yabancı ama kapsamı yabancı olmayan sistemi birlikte inceleyelim.
ECHELON Sistemi Ne Zaman Kimler Tarafından Kuruldu ?
Öncelikle bu sistemin kuruluş tarihini ve kuruluş amacını arkasında hangi ülkelerin olduğunu öğrenelim.
ECHELON sistemi ABD'de Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) tarafından 1952 yılında dönemin ABD başkanı Truman'ın çok gizli genelgesiyle dünya çapında iletişim istihbaratı elde edebilmek için kurulmuştur. İlk zamanlar diplomat, siyasiler ve askeri birlikleri dinleme amacıyla kurulan bu sistem sonraları sivil telefonları dinleme görevlerine de başlayarak "Lan acaba dinleniyor muyuz ?" tayfasına o günlerden bir selam çakmıştır.
Daha sonrasında 1971 yılında İngiltere (GHCO), Avustralya (DSD), Yeni Zelanda (GCSB) ve Kanada (CSE) istihbarat teşkilatları tarafından 1948 yılında yapılan UKASA anlaşmasına bağlı olarak etkin bir biçimde kullanılmaya başlanmıştır.
Peki nedir bu ECHELON sistemi yani ne gibi bir teknolojiye sahip ?
Bugün kullandığımız tüm iletişim araçları hatta insan beyni bile elektromanyetik dalgalar yaymaktadır. Hepsinin dalga boyutları farklıdır ve ECHELON sistemi işte bu dalgaları toplayarak siber istihbarat olarak kullanır. Evet biliyorum şimdi içinizden "Yok daha neler!" diyorsunuzdur ama her ne kadar komplo teorisi gibi gözükse de bugün yapılan bir çok deneyde elektromanyetik dalgaların geliştirilen özel cihazlarla takip edilebildiği kanıtlanmıştır. En güzel örneği verecek olsaydık bugün yapay zekanın bu dalgaları yakalayıp kullanarak sesinizi birebir taklit edebilmesi diyebiliriz.
Bugün gelişen internet altyapısı sayesinde ECHELON artık internet üzerinden online casusluk olarak da kullanılabilmektedir. UKASA anlaşmasına bağlı ülkeler bugün Asya'dan Avrupa'ya, Afrika'dan Rusya'ya kadar uydu ağlarını, radyo dalgalarını, cep telefonu ve internet trafiğini izleyip istihbarat olarak depolamaktadır. Bu sistemin arkasındaki en etkin ülke ABD olarak görünse de bir çok teorisyen ve araştırmacılara göre aslında kaptan köşkü İngiltere Menwith Hill olarak rapor edilmiştir. Bugün yer yüzündeki yerel radyo dalgalarını bile takip edebilen ve ABD tarafından uzaya gönderilen 20 civarında casus uydu olduğu düşünülmektedir.
Bu uydular öylesine etkin olarak kullanılır ki bazı ABD'de ki özel şirketlere yüksek paralar karşılığı istihbarat amacıyla bilgi satmaya bile başlamıştır. Bu şirketler girecekleri ihaledeki diğer teklif vercek şirketleri takip ederek ona göre hazırlıklar yapmakta ve ihaleler kazanmaktadırlar. Başlarda her ne kadar askeri ve siyasi istihbarat toplamak için kurulmuş olsada bu sistem 1993 yılında Bill Clinton tarafından Ulusal Ekonomik Konseyi kurularak sanayi casusluğuna da önem vermiş ve ticari bir metaya dönüştürülerek gelir elde edilmiştir.
Peki biz bu sistemi kullandık mı ?
Evet güzel ülkemizde bu teknolojiden faydalanmıştır. En önemlisi ve benimde çocukken takip ettiğim hatta bir çoğumuzun takip ettiği terörist başı Abdullah Öcalan'ın yakalanmasın da arkaplan da etkin bir rol oynamıştır.
Eski NSA Ajanlarından Wayn Madsen bile bu operasyonla ilgili 2001 yılında "Apo çok geveze ve aptalın tekiydi cep telefonundan konuşmadan duramazdı" diyerek o dönem bu teknolojiye bizimde başvurduğumuzu doğrulamıştır. Yine ayrıca NSA'nın açıklamalarına göre Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk kesiminde bir çok dinleme istasyonu bulunmaktadır ve bu sistemler NATO ile ortak çalışmakta olup İran, Irak, Kafkaslar, Rusya ve Ortadoğu takip edilerek istihbarat sağlanmaktadır.
UKASA anlaşması dışında bu teknolojiyi kullanan başka Ülkeler var mı ?
Elbette diğer ülkelerinde elleri armut toplamıyor özellikle Rusya, Çin, Fransa ve İsrail kendi ECHELON sistemlerini kurarak kendi siber istihbarat birimlerini oluşturmuşlardır. Bu ülkeler ticari alandan çok askeri ve siyasi alanda kullanarak diğer dünya ülkelerini dinleyerek istihbarat sağlamaktadırlar.
Bu sistem Engellenebilir mi ?
Açıkçası bu sistemin etkili olabilmesi için dinleyeceği ve takip edebileceği ülkelere yakın bölgelerde istasyon kurması gerektiği söyleniyor. Bu yüzden bazı sivil toplum örgütleri NATO'yu bu istasyonları etkin kullandığı ve NATO'ya bağlı ülkelerde bu istasyonları kurduğu için protesto etmekte. Fakat dünyada siyaset ve istihbarat artık bir ticari savaşa dönüştüğü için maalesef engellenebilirliği pek mümkün görünmüyor. Yine de kurulan istasyonlar yerli birimler tarafından kontrol ediler ve yönetilir ise en azından bilgi sızdırılması engellenebilir.
Evet bu makalemizde birlikte ECHELON sistemini yani diğer bir deyişle "Şeytanın Kulakları" konusunu incelemiş bulunmaktayız.
Okuyan gözlerinize sağlık diyor, yorum ve beğenilerinizi bekliyorum.
Sağlıcakla kalın.
LOJİSTİK TİM SUNDU
Merhabalar bugün Lojistik Tim olarak sizlere ECHELON sistemi nedir, neler yapılabilir ve ne zaman kurulmuştur ? konusunu sunacağız.
Aslında bir çoğumuz bu sistemin ismine yabancı olsak da hatta kimimiz yeni duysakda inanın o kadarda bilmediğimiz yabancı bir sistem değil. En kötü arkadaşınızla telefonda özel bir konuyu konuşurken şu geyik döner, "Lan ya bizi dinliyorlarsa ?" gördüğünüz gibi pek de bize uzak yabancı bir konu değil. Gelin bu bize ismi yabancı ama kapsamı yabancı olmayan sistemi birlikte inceleyelim.
ECHELON Sistemi Ne Zaman Kimler Tarafından Kuruldu ?
Öncelikle bu sistemin kuruluş tarihini ve kuruluş amacını arkasında hangi ülkelerin olduğunu öğrenelim.
ECHELON sistemi ABD'de Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) tarafından 1952 yılında dönemin ABD başkanı Truman'ın çok gizli genelgesiyle dünya çapında iletişim istihbaratı elde edebilmek için kurulmuştur. İlk zamanlar diplomat, siyasiler ve askeri birlikleri dinleme amacıyla kurulan bu sistem sonraları sivil telefonları dinleme görevlerine de başlayarak "Lan acaba dinleniyor muyuz ?" tayfasına o günlerden bir selam çakmıştır.
Daha sonrasında 1971 yılında İngiltere (GHCO), Avustralya (DSD), Yeni Zelanda (GCSB) ve Kanada (CSE) istihbarat teşkilatları tarafından 1948 yılında yapılan UKASA anlaşmasına bağlı olarak etkin bir biçimde kullanılmaya başlanmıştır.
Peki nedir bu ECHELON sistemi yani ne gibi bir teknolojiye sahip ?
Bugün kullandığımız tüm iletişim araçları hatta insan beyni bile elektromanyetik dalgalar yaymaktadır. Hepsinin dalga boyutları farklıdır ve ECHELON sistemi işte bu dalgaları toplayarak siber istihbarat olarak kullanır. Evet biliyorum şimdi içinizden "Yok daha neler!" diyorsunuzdur ama her ne kadar komplo teorisi gibi gözükse de bugün yapılan bir çok deneyde elektromanyetik dalgaların geliştirilen özel cihazlarla takip edilebildiği kanıtlanmıştır. En güzel örneği verecek olsaydık bugün yapay zekanın bu dalgaları yakalayıp kullanarak sesinizi birebir taklit edebilmesi diyebiliriz.
Bugün gelişen internet altyapısı sayesinde ECHELON artık internet üzerinden online casusluk olarak da kullanılabilmektedir. UKASA anlaşmasına bağlı ülkeler bugün Asya'dan Avrupa'ya, Afrika'dan Rusya'ya kadar uydu ağlarını, radyo dalgalarını, cep telefonu ve internet trafiğini izleyip istihbarat olarak depolamaktadır. Bu sistemin arkasındaki en etkin ülke ABD olarak görünse de bir çok teorisyen ve araştırmacılara göre aslında kaptan köşkü İngiltere Menwith Hill olarak rapor edilmiştir. Bugün yer yüzündeki yerel radyo dalgalarını bile takip edebilen ve ABD tarafından uzaya gönderilen 20 civarında casus uydu olduğu düşünülmektedir.
Bu uydular öylesine etkin olarak kullanılır ki bazı ABD'de ki özel şirketlere yüksek paralar karşılığı istihbarat amacıyla bilgi satmaya bile başlamıştır. Bu şirketler girecekleri ihaledeki diğer teklif vercek şirketleri takip ederek ona göre hazırlıklar yapmakta ve ihaleler kazanmaktadırlar. Başlarda her ne kadar askeri ve siyasi istihbarat toplamak için kurulmuş olsada bu sistem 1993 yılında Bill Clinton tarafından Ulusal Ekonomik Konseyi kurularak sanayi casusluğuna da önem vermiş ve ticari bir metaya dönüştürülerek gelir elde edilmiştir.
Peki biz bu sistemi kullandık mı ?
Evet güzel ülkemizde bu teknolojiden faydalanmıştır. En önemlisi ve benimde çocukken takip ettiğim hatta bir çoğumuzun takip ettiği terörist başı Abdullah Öcalan'ın yakalanmasın da arkaplan da etkin bir rol oynamıştır.
Eski NSA Ajanlarından Wayn Madsen bile bu operasyonla ilgili 2001 yılında "Apo çok geveze ve aptalın tekiydi cep telefonundan konuşmadan duramazdı" diyerek o dönem bu teknolojiye bizimde başvurduğumuzu doğrulamıştır. Yine ayrıca NSA'nın açıklamalarına göre Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk kesiminde bir çok dinleme istasyonu bulunmaktadır ve bu sistemler NATO ile ortak çalışmakta olup İran, Irak, Kafkaslar, Rusya ve Ortadoğu takip edilerek istihbarat sağlanmaktadır.
UKASA anlaşması dışında bu teknolojiyi kullanan başka Ülkeler var mı ?
Elbette diğer ülkelerinde elleri armut toplamıyor özellikle Rusya, Çin, Fransa ve İsrail kendi ECHELON sistemlerini kurarak kendi siber istihbarat birimlerini oluşturmuşlardır. Bu ülkeler ticari alandan çok askeri ve siyasi alanda kullanarak diğer dünya ülkelerini dinleyerek istihbarat sağlamaktadırlar.
Bu sistem Engellenebilir mi ?
Açıkçası bu sistemin etkili olabilmesi için dinleyeceği ve takip edebileceği ülkelere yakın bölgelerde istasyon kurması gerektiği söyleniyor. Bu yüzden bazı sivil toplum örgütleri NATO'yu bu istasyonları etkin kullandığı ve NATO'ya bağlı ülkelerde bu istasyonları kurduğu için protesto etmekte. Fakat dünyada siyaset ve istihbarat artık bir ticari savaşa dönüştüğü için maalesef engellenebilirliği pek mümkün görünmüyor. Yine de kurulan istasyonlar yerli birimler tarafından kontrol ediler ve yönetilir ise en azından bilgi sızdırılması engellenebilir.
Evet bu makalemizde birlikte ECHELON sistemini yani diğer bir deyişle "Şeytanın Kulakları" konusunu incelemiş bulunmaktayız.
Okuyan gözlerinize sağlık diyor, yorum ve beğenilerinizi bekliyorum.
Sağlıcakla kalın.
LOJİSTİK TİM SUNDU
Son düzenleme:




