Hoşgeldin Misafir

Elhamra Kararnamesi

ALERON

19 Şub 2020
1,030 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Elhamra Kararnamesi, Kastilya ve Leon Kraliçesi I. Isabel ile Aragon Kralı II. Ferdinand tarafından 31 Mart 1492'de Elhamra Sarayı'nda imzalanarak ilan edilen ve İspanya'da bulunan Yahudiler'in kovulması kararını, gerekçeleriyle birlikte ifade eden belgedir. Bu kararnameye göre Yahudi dinine mensup olan ya da kökenleri bu dine inanmış halka dayanan herkes İspanya'yı terk edecek; yanına altın, para vb. ziynet eşyası almayacaktır. Kararnamenin muhataplarına ülkeyi terk etmek için 31 Temmuz tarihine kadar süre tanınmış ve bu süre sonunda da ülkeyi terk etmeyenlerin idam edileceği belirtilmiştir. Bu tarihten bir yıl sonra yine II. Ferdinand'a ait olan Sicilya (1493'de), beş yıl sonra da Portekiz (1497'de) aynı uygulamayı gerçekleştirecektir.

İspanya'daki Yahudi varlığı çok eskilere dayanmaktaydı. Buraya gelen ilk Yahudiler'in Fenike kolonileri aracılığıyla yerleştiği belirtilir. Vizigot yönetimi altında da Yahudiler'in yaşadığı bilinmektedir. 8. yüzyılda Kuzey Afrika'dan gelen Müslüman askerler ve sivil halkla Yahudiler arasında bir gerilim olduğundan fazla söz edilmemektedir. İber Yarımadası'nın tüm topraklarına yayılmış olan Yahudiler, ülkenin İslam İmparatorluğu'na dahil olması sonucunda, Hıristiyanlar'la birlikte, Zımmi uygulamasına tabi olarak yaşamaya başladılar. Vergilerini verdikleri sürece onları görece bir biçimde serbest bırakan İslam yönetimi, Yahudiler'in gerek ticarette gerekse de eğitim ve bilim alanlarında kendilerini geliştirmelerine olanak sağladı. İspanya'nın birçok metropolü, Yahudiler'in de katkılarıyla sözkonusu alanlarda hızla gelişmeye başladı. Bu durum İspanya'nın Yahudi Dünyası önünde bir cazibe merkezi olmasına yol açtı. Çeşitli ülkelerden buraya Yahudi göçleri gerçekleşirken, süreç içinde İspanya, dünyanın en önemli Yahudi merkezi olma ünvanını Babil'in elinden kaptı.

İslam ordularının saldırısıyla etkinliğini yitiren ve Kuzey İspanya'ya sıkışıp kalan Katolik aristokrasi, zamanla kendini toplamaya başladı ve yine güneye doğru saldırılar düzenledi. İslam yönetiminin zayıflamasına paralel olarak adada ilerleyen yönetim alanı, "Reconquista" adı verilen bir süreçle genişliyordu. Yarımada artık 14. yüzyıl itibariyle Magripliler'in elinden hemen hemen alınmıştı. Eski toprağını tekrar ele geçiren Katolik otoritelerin ilk icraatlarından biri muhakkak bölgede bulunan Yahudilerin Hıristiyanlaştırılması oluyordu, ki bu durum da aslında sonradan kovulmaya önemli bir sebep teşkil edecekti. Çünkü bu süreç "Yeni Hıristiyanlar" ya da "Konversolar" adı verilen yeni bir grubun ortaya çıkmasını beraberinde getirdi. Konverso, "Dönüştürülmüş, Dönmüş; Dönme" anlamlarına gelen bir kelimeydi ve Katolik dininden olmayıp sonradan kabul eden herkesi tanımlamak için kullanılıyordu. Yahudi kökenli Konversolar'a "Marrano" ismi takılmıştı. Marrano, "Domuz" anlamına geliyordu. Bazı Marranolar yeni dinlerini aynen benimsiyor ve eski inançlarını olduğu gibi bırakıyor, önemli bir kesim ise dışarıda Katolik görünmekle beraber, eski inanç ve pratiklerini gizli gizli devam ettiriyordu. Bu durum bir Kripto-Judaizm'in doğmasına yol açtı. Marranolar çoğunlukla aralarından evleniyorlar bu da toplum ve otoriteler tarafından şüpheyle karşılanıyordu. Bu kesim Kilise içinde de üst düzey örgütlenmelere giremiyordu. Tüm bu döndürme çabalarına rağmen Yahudilik'in, İslam'la da beraber, hala etkili bir biçimde varlığını sürdürmesi 14. ve 15. yüzyıl İspanyası'nda şiddetli bir anti-semitizm'in doğmasına yol açtı.