En yaygın kullanımıyla yönü, içeriği ve köke*ni ne olursa olsun bilgiye enformasyon adı ve*rilir. Geniş anlamıyla enformasyon, aynı za*manda hangi kategoriye ait olursa olsun bilgi ve yargı birimlerinin yayın, iletim, saklanma
ve kaydında kullanılan teçhizat ve alt-yapının tümüne de denilmektedir. Bu ikinci anlamıyla-enformasyon, Anglo-Saksonların "mass-me-dia" (kille iletişim araçları) dedikleri yapının etrafında kümeleşen kurumların da tamamını İçeren sosyal bir alt-sistemi simgeler.
Birincisi çok dar, ikincisi çok geniş olan bu iki kullanım arasındaki karışıklık XIX.yüzyılın sonlarından beri bu alanda görülen kargaşalı*ğa bakıldığında daha iyi anlaşılır. Enformasyo*na ait alt-yapıdakİ gelişmeler, ekonomik faali*yete dayalı tüm diğer sektörlerden daha ani ol*muştur. Çİzgİ filmler, afişler, cep kitapları, ba*sın gibi yazıya dayalı alt-yapıdan başka, özel*likle film, plak, radyo, televizyon, telefon gibi elektronik imkânlar da bu cümledendir.
Sözü edilen alt-yapının yaygınlık kazanması*nın enformasyonun kendi içeriği üzerinde de etkili olduğu muhakkaktır. Şimdi acaba mo*dern toplumlardaki enformasyonu sadece cn-düstriyet yöntemlerle üretilen ve iletilen bir ol*gu gibi algılayıp, onu köktenci bir şekilde orji-nal bir şey olarak niteleyebilir miyiz? Gerçi di*ğer "doyumsuz ihtiyaçların tersine enformas*yon, toplumsal yaşamın içinden çıkan ve tat*min edildikçe azgınlaşan bir İhtiyaçtır, ama özellikle iktidarın gücünün tatbik noktası ol*duğu kadar, tatbik şartı olarak da kullanılaget-miştir. Bu ise bazı insanlara diğerlerini kısıtla*mayı ve tabii buna bağlı olarak da boyun eğ*dirmeyi beraberinde getirir. Enformasyon İkti*darın gücünü tatbik ettiği noktadır, zira yazılı olsun elektronik olsun, bu araçlar insanları en-formc etmeye (bilgilendirmeye) dahası düşün*celeri anlatmaya İmkan tanıyorlar. Örneğin Sovyetler Birliği ve ABD'deki televizyon kul*lanımı aynı tip sosyal iletişime yol açmamakta*dır. Enformasyon, iktidarın egemenliğinin şar*tıdır, zira onun ilgilendiği realite üzerinde ege*menlik kurmanın en emin yolu, ona sahip ol*maktır. Aslında enformasyon İktidar için bir kumardır da. Enformasyon ağının kontrolünü elde tutmak, hükümetin devamının garantisi*dir. Beri taraftan bir bireyin veya bir toplulu*ğun enformasyon organlarına ulaşım yollarım tıkamak (yani onun sesini duyurmasına imkan ıanımak)da aslında onun varlık hakkını ayaklar allına almak demektir.
Çağımızı belirleyen faktörlerden başlıcası ol*sa da, enformasyon birikiminin insanların da*ha sağlıklı bir 'İletişim' kurmalarına ve daha doğru düşünmelerine imkan verip vermediği konusu tartışmalıdır. Zira mevcut dünyadaki enformasyon ağı, en gelişkin teknolojik dona-nımlarıyla İnsanların zihinlerini öylesine manİ-pule etmekledir ki, kendisine 'verilen' bilgile*rin (enformasyonun) dışında bir yerlerde, bir bilgi kanalı ya da düşünce menfezi bulama*makladır. Dolayısıyla günümüz insanı bu bü*yük enformasyon bombardımanına maruz ka*larak gerçek bilgiyi başka bir ifadeyle 'kurtarı*cı bİlgi'yi kaybetmektedir. Öyleyse zor da olsa yapılması gereken şey, enformasyonu nıanipu-lalif bir silah olmaktan çıkarıp düşünceye, in*sana kapı aralayacak bir bilgi sistemi haline getirmektir.
(SBA)
ve kaydında kullanılan teçhizat ve alt-yapının tümüne de denilmektedir. Bu ikinci anlamıyla-enformasyon, Anglo-Saksonların "mass-me-dia" (kille iletişim araçları) dedikleri yapının etrafında kümeleşen kurumların da tamamını İçeren sosyal bir alt-sistemi simgeler.
Birincisi çok dar, ikincisi çok geniş olan bu iki kullanım arasındaki karışıklık XIX.yüzyılın sonlarından beri bu alanda görülen kargaşalı*ğa bakıldığında daha iyi anlaşılır. Enformasyo*na ait alt-yapıdakİ gelişmeler, ekonomik faali*yete dayalı tüm diğer sektörlerden daha ani ol*muştur. Çİzgİ filmler, afişler, cep kitapları, ba*sın gibi yazıya dayalı alt-yapıdan başka, özel*likle film, plak, radyo, televizyon, telefon gibi elektronik imkânlar da bu cümledendir.
Sözü edilen alt-yapının yaygınlık kazanması*nın enformasyonun kendi içeriği üzerinde de etkili olduğu muhakkaktır. Şimdi acaba mo*dern toplumlardaki enformasyonu sadece cn-düstriyet yöntemlerle üretilen ve iletilen bir ol*gu gibi algılayıp, onu köktenci bir şekilde orji-nal bir şey olarak niteleyebilir miyiz? Gerçi di*ğer "doyumsuz ihtiyaçların tersine enformas*yon, toplumsal yaşamın içinden çıkan ve tat*min edildikçe azgınlaşan bir İhtiyaçtır, ama özellikle iktidarın gücünün tatbik noktası ol*duğu kadar, tatbik şartı olarak da kullanılaget-miştir. Bu ise bazı insanlara diğerlerini kısıtla*mayı ve tabii buna bağlı olarak da boyun eğ*dirmeyi beraberinde getirir. Enformasyon İkti*darın gücünü tatbik ettiği noktadır, zira yazılı olsun elektronik olsun, bu araçlar insanları en-formc etmeye (bilgilendirmeye) dahası düşün*celeri anlatmaya İmkan tanıyorlar. Örneğin Sovyetler Birliği ve ABD'deki televizyon kul*lanımı aynı tip sosyal iletişime yol açmamakta*dır. Enformasyon, iktidarın egemenliğinin şar*tıdır, zira onun ilgilendiği realite üzerinde ege*menlik kurmanın en emin yolu, ona sahip ol*maktır. Aslında enformasyon İktidar için bir kumardır da. Enformasyon ağının kontrolünü elde tutmak, hükümetin devamının garantisi*dir. Beri taraftan bir bireyin veya bir toplulu*ğun enformasyon organlarına ulaşım yollarım tıkamak (yani onun sesini duyurmasına imkan ıanımak)da aslında onun varlık hakkını ayaklar allına almak demektir.
Çağımızı belirleyen faktörlerden başlıcası ol*sa da, enformasyon birikiminin insanların da*ha sağlıklı bir 'İletişim' kurmalarına ve daha doğru düşünmelerine imkan verip vermediği konusu tartışmalıdır. Zira mevcut dünyadaki enformasyon ağı, en gelişkin teknolojik dona-nımlarıyla İnsanların zihinlerini öylesine manİ-pule etmekledir ki, kendisine 'verilen' bilgile*rin (enformasyonun) dışında bir yerlerde, bir bilgi kanalı ya da düşünce menfezi bulama*makladır. Dolayısıyla günümüz insanı bu bü*yük enformasyon bombardımanına maruz ka*larak gerçek bilgiyi başka bir ifadeyle 'kurtarı*cı bİlgi'yi kaybetmektedir. Öyleyse zor da olsa yapılması gereken şey, enformasyonu nıanipu-lalif bir silah olmaktan çıkarıp düşünceye, in*sana kapı aralayacak bir bilgi sistemi haline getirmektir.
(SBA)
