Hoşgeldin Misafir

Engizisyon

CyberHawk

CyberHawk

WebMaster
Adana
12 Ara 2018
16,070 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Katolik kilise tarafından heretik akımları ve her türlü kilise dışı ya da karşıtı düşünce, tavır ve davranışı yargılayıp cezalandırmak amacıyla kurulan mahkeme. Ortaçağda oldukça etkili olan bu mahkemeler, uzun süre Batı dünyasında yürürlükte kalmış ve aralarında düşünürler ve bilim adamla­rının da bulunduğu birçok kişi bu mah­kemelerde Engizatörler tarafından yar­gılanarak çeşitli cezalara çarptırılmış­lardır. Engizisyon mahkemelerinde yargılanan sanığa önce suçunu itiraf etmesi ve pişmanlık göstermesi konu­sunda süre verilir ve bunu gerçekleştir­mek İçin sıklıkla işkenceye başvuru­lurdu. Başlangıçta Hıristiyanlık içi bir kurum olarak heretik ya da suçlu görü­len Hıristiyanları yargılamayı hedef edinen Engizisyon mahkemeleri özel­likle 15. yy ve sonrasında Müslümanlar, Yahudiler ve diğer çeşitli din mensupla­rını yargılayıp cezalandırma konusunda da faaliyette bulunmaya başladı. Kilise­nin gücünü kaybetmesine paralel ola­rak Aydınlanma döneminde Engizisyon kurumu da gerilemeye başladı. 20. yy'ın başlarından itibaren Engizisyon terimi Katolik kilise literatüründen kaldırıldı ve bunun yerine “İnancı korumakla yükümlü olan kutsal makam” ifadesi kullanılmaya başlandı. 1965'te alınan bir kararda ise kavram yeniden gözden geçirilerek “İnanç öğretisi kutsal ku­rulu” şeklinde ifade edildi.
İnquiro kelimesi, Lâtincede, inceleme, soruşturma ve sorgu­lama anlamma gelmektedir. İnguisiton kelimesi, Lâtince inquiro kelimesinden tü­retilmiştir. Hrisityanlıktan dönen, dinin emirlerine aykırı davranan, büyücülük yapan kimseleri incelemek ve onları yar­gılamak için kurulan mahkemelere engi­zisyon mahkemeleri denmiştir. Ortaçağda çok güçlenen bu mahkemeler, sapık dini cereyanlara, konvertolara ve moriskolara (Hıristiyan olan müslümanlar) karşı şid­detli bir uygulamaya girişmiştir. XI. ve XII. yüz yıllarda Avrupada ya­yılmaya başlayan Katharoscular ve Valdesçiler gibi heretik akımlara karşı sa­dece kilise değil; Kutsal Roma-Cermen İmparatorluğu da baskılarını artırmıştı. Böylece ortaya çıkan Engizisyon mahke­mesi, mahalli piskoposun emrinde çalışan bir kilise mahkemesiydi. Sapıklar, bu mahkemede tövbe ederek, suçundan vaz­geçtiğini söyleyerek, kurtuluyorlardı. An­cak, suçunda israr edenler, tövbe ettikten sonra, tekrar suça dönenler, bu mahkeme­lerde şiddetle cezalandırılıyorlardı. Engizisyon mahkemelerinin XI. ve XII. yüzyıllarda çoğaldığını ve özellikle, Fran­sa'da, İtalya'da, Almanya'da ve İspanya'­da bu mahkemelerin önemli faaliyetlerde bulunduğunu görmekteyiz. Hıristiyanlıktaki skolostik düşünce tarzı, hür düşünceye imkan vermeyince bazı sapık görüşler ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu sapık hareketler, bir yandan kiliseyi, diğer yandan devleti tehdit etmeye baş­lamıştır. Alınan tüm tedbirler sapık hare­ketlerin önüne geçememiştir. Hatta Haçlı Seferleri bile bu sapkınlıkların önüne ge­çememiştir.
Bu konuda daha ciddi adımlarda atılmış­tır. Meselâ IV. Latran konsilin, (1215) de sapık akımlara karşı başarısız olan hü­kümdarların, tahttan indirileceğine karar verilmiştir. Bunun üzerine Avrupa'da sa­pık hareket içinde olanlara ölüm cezası verilmeye başlanmıştır. Sonunda Papa IX. Gregorius, Engizisyon mahkemelerini papalığa bağlamıştır.
Engizisyon mahkemelerinin işleyişi deği­şik durumlar göstersede genelde şu seyiri takip ediyordu:
1- Mahkemeye Sevk
2- Sorgulama
3- İşkence Safhası
4- Cezalandırma Safhası.
Engizisyon mahkemelerinde verilen ceza­lar, suçlara göre değişiklik arzediyordu. Bu cezaları şöyle sıralayabiliriz:
1- Ordali Cezası: 1157 yılında Reims konsilinde kabul edildi.
2- Kamçılama Cezası
3- İşkence sehpasına takılma cezası
4- Faloride boğası işkence cezası
5- Ağız tasması cezası
6- Organları ezme cezası
7- Sanığı direğe bağlayarak işkence ceza­sı
8- Yanan kömür üstünde cezalandırma
9- Su işkencesi cezası
10- Tahta at işkence cezası
11- Kazığa oturtma işkence cezası
12- Resmi kurumlardan men cezası
13- Hacca gönderme cezası
14- Kafirlik işareti taşıma cezası
15- Para cezasına çarptırma
Engizisyon mahkemeleri, bazen ölmüş ki­şileri de cezalandırmıştır. Meselâ 1300-1319 yılları arasında Carcossone Engizis­yonu, 1278 yılında ölmüş biri için dava açmıştır.
Diğer yandan bir fikir edinmemiz için 1300-1322 yıllan arasında Languedoc'ta Engizitör Bernard Gui tarafından verilen 636 hükümlüye cezalar şöyledir:
1- Canlı canlı yakılan (40 kişi)
2- Mezardan çıkartılan kemiklerin ya­kılması (67 kişi)
3- Hapis cezası (300 kişi)
4- Yargılanan ölü sayısı (21 kişi)
5- Haç taşıma cezası (138 kişi)
6- Sürgün Cezası (1 kişi)
7- Kaçanların Sayısı (36 kişi)
8- Talmut okuduğu için cezalandırılma (1 kişi)
9- Evlerin yakılması (16 kişi)
Engizisyon mahkemelerinin verdiği ceza­lardan sadece birkaçını burada zikrettik. Aşağı yukarı her Engizisyon mahkemesi, bu tür cezaları vermiştir. Özellikle İspan­ya Engizisyon mahkemeleri, bu konuda oldukça faal bir rol üstlenmiştir. Engizisyon mahkemelerinin ekonomik kaynakları, genelde kilise gelirleri olmuş­tur. Kiliselerin ve tarikatların uçsuz bu­caksız arazi gelirleri bu konuda en önemli kaynaklar olmuştur. Ayrıca, mahke­melerde kesilen para cezalan ile öldürü­len veya ömür boyu hapis cezasına çarptı­rılanların mallan kilise için önemli bir gelir kaynağıdır. Engizisyon mahkeme­lerinin çalışması için bütün engeller kaldı­rılmış, maddi sıkıntılar büyük ölçüde gi­derilmiştir.
Engizisyonun mücadele sahası sadece sa­pıklar değildir. Yahudi ve Müslümanlar da engizisyon mahkemelerine götürülüp muhakeme ediliyordu. Hıristiyanlar özel­likle Yahudilere iyi gözle bakmıyorlardı. Hıristiyanlara göre İsayı çarmıha geren onlardı. Bunun için tarihi bir Yahudi düş­manlığı vardı. Hıristiyan tarihi içinde zaman zaman bu konuda tolerans gösterilse de, Yahudilere şiddetli eziyetler yapılmış­tır. Hıristiyanlar, Yahudileri, çocukları ça­lıp, öldürmekle itham etmektedirler. Yine 1342 yılında baş gösteren Veba hastalığı­nın sebebinin Yahudiler olduğu iddia edilmiştir. Papa VI. Clement, Yahudiler için “ya ölüm ya vaftiz” emrini vermiştir. Böylece vaftiz olan Yahudiler kurtuluyor, olmayanlara ölüm cezası veriliyordu. İspanya'da yaşayan müslümanlar da En­gizisyon döneminde ciddi problemlerle karşılaştılar. Özellikle XV. yüzyılın sonla­rına doğru, müslümanlar birçok haktan mahrum edilmişlerdi. Meselâ, gayr-i menkul alamıyorlar, silah taşıyamıyorlar, Hıristiyanlığı zorla kabul etmeleri için baskı görüyorlardı. XVI. yüzyılın başında müslümanlar da ya Hıristiyanlığı kabul veya İspanya'yı terk gibi iki seçenekle karşılaşmışlardı.
Ortaçağ Katolik kilisesinin Engizisyonla gerçekleştirmek istediği körü körüne dini teslimiyet, korku ve dehşet içinde bir sükûnet ortamı meydana getirmişse de bu sürekli olmamıştır. Bu uygulamalar, Batı toplumunu kiliseden ve dinden soğut­muş, hür düşünce özlemine sevketmiştir. Rönesansla ve reformla Batı toplumu kiliseden gerekli intikamı almıştır. Sonuçta, kilise yalnızlığa itilmiş, müsbet ilim ala­nındaki gelişmeler, Hıristiyanlıkla sürekli çatışmıştır. Şüphesiz burada tahribata uğ­rayan kilise olmuştur. Batı, halen bu sıkın­tılardan kurtulabilmiş değildir.

Kaynak : blogspot.com