Hoşgeldin Misafir

Ermeni Kilisesi (Gregoryan Kilisesi)

CyberHawk

CyberHawk

WebMaster
Adana
12 Ara 2018
16,070 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Yaygın olarak Ermenilerin, 294'te pis­kopos olarak takdis edilen Gregory ta­rafından Hıristiyanlığı kabul ettikleri belirtilir. 5. yy başlarında Azız Isiac ve Aziz Mesrob bazı reformler yapmışlar ve dinsel metinler ve ibadet dili olarak Ermeniceyi kullanmaya başlamışlardır. Bu vesileyle çeşitli metinler Süryancadan Ermeniceye çevrilmiştir. Ermeni­ler, Diyofizit-Monofizit çekişmesinde aktif olarak yer almamışlar ve 451 Ka­dıköy Konsili'nde temsil edilmemiş­lerdi. Ancak yaklaşık 50 yıl sonra bu konsil kararlarını reddetmişler ve o ta­rihten itibaren Monofizit akideye tabi olmuşlardır. Fatih, İstanbul'u fethi sonrası 1461'de Ermeni patrikliğini kurdurmuştur. Sonraki dönemlerde Ermeni Kilisesiyle Roma Katolik Kili­sesi arasında irtibat kurulmaya çalışılmış, ancak Roma Kilisesinin Ermenileri kendi safına katma girişimi fazla başarılı olmamıştır. Yalnızca küçük bir grup Roma ile birleşmiştir. Ermeni Kilisesi­nin merkezi Ecmiyadzin'dir. Ermeniler buradaki kilisenin İsa tarafından kurul­duğuna inanırlar. Ermeni Kilisesinin başına Katolikos denir. Ermeniler sakramentler arasında son yağlamayı kabul etmezler; ayrıca Evharistte ekmeğe maya şaraba su katmazlar ve ikonaları reddederler.
MS. 300 yıllarında Aziz Krikor'un çalışmaları sonunda III. Tiridates’in Hıristiyan olmasıyla birlikte Ermeniler, Hıristiyanlığı kabul etmeye başlamışlardır. Ermeni Kilisesi, Kapadokya Başpiskoposluğundan ayrılarak, bağımsızlığını ilân etmiştir. Süryani kilisesi­ne yaklaşarak, süryani kilisesiyle işbir­liğine teşebbüs etmiştir. Ermeni-Süryani yakınlaşması V. yüzyılın başlarına kadar sürmüştür. Aziz Mesrop Maştotz'un Ermeni alfabesini bulmasıyla, Yunanca ve Süryanice eserlerin Ermeniceye çevrilme­si, Ermeni-Süryani yakınlaşmasını sona erdirmiştir.
Ermeni kilisesi 506 yılında topladığı konsilde, 451 Kadıköy konsilinde kabul edilen İsa'da iki tabiatın varlığı görüşünü reddederek, İsa'da tanrısallığın varlığını benimsediğini ve monofizit doktrine ka­tıldığını ilân etmiştir. Gürcistan kilisesi, VII. yüzyılın başlarında Ermeni kilisesin­den ayrılarak, Rum Ortodoks kilisesi ile birleştiğini ilân etmiştir. Böylece Monofizit kiliselere Ermeni kilisesi de da­hil olmuştur. Monofizit kiliseler, Kıpti ki­lisesi, Habeş kilisesi, Süryani kilisesi ve Ermeni kilisesi olarak tarihe geçmiştir. İlk Hıristiyan azizi olan St. Krikor ve tale­beleri Eçmiadzin'de yerleşmişlerdi. Ermeni kilisesinin hiyerarşideki en yük­sek şahsiyetini temsil eden Katogikos'luk 458-927 yılları arasında Dvin'de kaldı. Diğer yerlerde bulunan katogikosluklar 1293 yılında Kozan'a nak­ledilmiştir. XV., yüz yılın başlarında XI. Krikor Musabekyan Katogikos'luğu Roma Katolik kilisesinin etkisinden kur­tarmak amacıyla doğuya taşınmasını ka­bul etmeyince, 17 kişilik bir piskopos ku­rulu toplanarak onu görevden aldı. 1441'de I. Krikos, Eçmiadzin'de Katogikos seçildi ve Katogikos'luk oraya taşındı.
Bugün dünyada iki Ermeni Katoğikosluğu vardır. Bunlardan biri, Eçmiadzin'dedir. Burası bütün dünya Ermenilerinin Katogikosluğu olarak kabul edilir. Diğeri, Lübnan Antilyas'taki Klikya Katogikosluğudur. Klikya Katogikosluğu olarak bilinen Katogisokluk, dini yönden Eçmiadzin'e bağhdır. Ancak idari olarak bağımsaldı. İstanbul ve Kudüs Pat­riklikleri Eçmiadzin’in üstünlüğünü kabul ederler. Ermeni kilisesi, kendine Apostolik unvanını vermektedir. Bunun sebebi, Hıristiyanlıklarının temelinde Ha­varilerden Bartolomeus ile Thaddeus'un Ermenileri Hıristiyan yaptıkları inancı bu­lunmaktadır. Ermeni Apostolik kilisesi, Doğu Ortodoks Kilisesinin inanç sistemini benimsemiştir. Ancak, İsa'daki tabiat ko­nusunda monofizit eğilimi tercih etmek­tedir.
Ermenilerin iki önemli Patrikliği vardır. Bunlardan biri, Kudüs patrikliği, diğeri İs­tanbul patrikliğidir. Kudüs patrikliği, Fi­listin ve Ürdün bölgesindeki Ermenilerle ilgilenmektedir. Yönetim açısından İstan­bul patrikliğine bağıdır. Ancak, bugün Kudüs patrikliği bağımsız olarak çalış­maktadır. İstanbul Ermeni patrikliğinin tarihi 1461 yılına dayanmaktadır. İstanbul Ermeni patrikliğini, Fatih Sultan Mehmed kurmuş ve başına Bursa Gregoryen Ermeni Metropoliti Havakim'i patrik olarak atamıştır. Bugüne kadar İstanbul Ermeni patrikliğinin başında patriklik yapanların sayısı sekseni aşmıştır. Patrik olan şahıs, ölünceye kadar patriklik yapmaktadır. İs­tanbul Ermeni patrikliği, bir piskoposluğa sahiptir.
Türkiyede'ki Ermeni nüfusu 1965 yılı nü­fus sayımına göre 69.526 olarak belirtil­mektedir.
Ermeni dini ayin sistemi, Apostolik ve Katolik Errmenilerin uydukları Aziz Gregorios ayini, Aziz Yakub’un Antakya ayini ile Aziz İoannas Khrysostomos'un Bizans ayini örnek alınarak düzenlenmiş­tir. Ayin beş bölümden oluşmaktadır:
1- Hazırlık duaları
2- Mihrapta okunan dualar
3- Ekmek ve şarabın takdisi
4- Katekümenlerin ayini (Dine yeni giren birini (muhtedi) vaftiz etme merasimi)
5- Komünyonla son bulan ayin
Ermeni kiliselerinde dikkat çeken özellik, ikonun olmayışıdır. Bizans kiliselerinde ikon, önemli bir yer tutmaktadır. Kozan bölgesinde (Klikya) Ermeniler üst­lendikleri zaman dışardan özellikle müslüman ülkelerden birçok Katolik Hirstiyan Klikya'ya gelerek sığınmışlardı. Bunlar, Dominikenlerin de yardımı ile. Ermeni Katolik kilisesinin temellerini attı­lar. Halep Katolik piskoposu Abraham Ardvizyon'un 1740 yılında katoğikos se­çilmesi ile Ermeni Katolik Kilisesi resmen kurulmuş oldu. Ermeni katolik kilisesi, XX. yüzyılın başlarında, on dokuz pis­koposluk bölgesine sahipti. Daha sonra bazı piskoposluklar kaldırıldı. Ermeni katolik kilisesinin mensuplarının çoğu başka ülkelere göç etmişti. Bugün Beyrut yakınındaki Zimmer manastırında ika­met eden Klikya Ermeni patriği, bölgenin dini yöneticisidir. Halep, Bağdat ve İstan­bul'da başpiskoposluk; îskenderiyye, İs­fahan, Kamışlı ve Paris'te piskoposlukları vardır. Ayrıca Atina ve Romanya'da Kut­sal görevler tevdi edebilen ordinariat se­viyede piskopos bulunmaktadır. Ermeni Katolik Kilisesinin başı, Beyrutta bulunan Klikya Ermeni patriğidir. Bu patrik, Bedros unvanını taşımaktadır. XVIII. yüz­yıldan itibaren Gregoryen Ermenilerle Ka­tolik Ermeniler arasında ciddi gerginlikler olmuş ve bunlar hâlâ da zaman zaman devam etmektedir. Ermeni Katolikler, pa­palığa bağlı olarak faaliyet göstermek­tedirler. Katolik Ermenilerin sayısının 4000 civarında olduğu tahmin edilmekte­dir. Katolik Ermeniler, katolik ayin usulünü uygulamaktadırlar. Katolik Er­meniler, Noel'i 25 Aralıkta kutlamak­tadırlar. Gregoryen Ermeniler ise, 6 Ocak­ta kutlarlar.
Gregoryen Ermenilerin içinde Protestan­lığı seçenler de olmuştur. Çünkü bunla­rın arasında yoğun misyonerlik faaliyetle­ri yapılmıştır. 1847 yılında, Amerika ve İngiltere'nin baskısı ile Osmanlı Devleti “Protestan Ermenileri” ayrı bir cemaat olarak kabul etmiştir. Bizans ayin usulünü uygulayan Gregor­yen Ermeni kilisesi, 325 İznik konsilinde kabul edilen “İznik İman Formülünü” aynen kabul etmektedir. İznik dinsel sembolü olarak belirtilen sembol şöyledir: “Biz, yalnız, yerin ve göğün, görünen ve görünmeyen şeylerin yaratıcısı, kudretli baba Tanrıya, bütün zamanlardan önce Baba Tanrı'dan doğmuş Tanrının biricik oğlu, ışığın ışığı, gerçek Tanrının gerçek Tanrısı, doğmuş, yaratılmamış, Tanrı ile aynı cevherden gelmiş olan, yerde ve gökte, görünen ve görünmeyen herşeyi var edeni, Tanrının Tanrısı Efendimiz İsa Mesihe, İsa Mesihin insanların kur­tuluşu için gökten indiğine, et ve kemiğe büründüğüne ve insan olduğuna, kutsal ruhun icraatiyle çok aziz Bakire Mer­yem'den doğduğuna ondan, vücut, ruh ve akıl (günah hariç) insandaki herşeyi, sembolik olarak değil, gerçek olarak al­dığına, onun acı çektiğine, çarmıha ge­rilmiş ve gömülmüş olduğuna, üçüncü gün dirildiğine, aynı vücutla göğe yük­seldiğine, orada, Baba’nın sağına otur­duğuna; gökten, aynı vücutla, Baba’nın şan ve şöhreti içinde, ölüleri ve dirileri yargılamak için geleceğine ve onun kral­lığının son olmayacağına inanırız”.
Gregoryen Ermeni kilisesi, bu kredodan başka 1345'deki “Sis Ermeni Konsilin”de kabul edilen İman formülünü de benimser. Bu formülde, Bakire Meryem’in analığı ve kutsal ruhun ilâhlığı açıkça ifa­de edilmiştir. Bedenleşmiş İsa'nın ilâhlığı ve İsa'nın mükemmel doğuşu üzerinde durulmaktadır.
Hıristiyan kilise sırlan konusunda Ermeni kilisesi, Katoliklerin kabul ettikleri yedi, Protestanların kabul ettikleri iki sakramenti de içine alacak şekilde altı sakramenti kabul etmektedir. Ermeni kili­sesinin kabul ettiği altı sakrament şunlar­dır:
1- Vaftiz
2- Konfırmasyon
3- Evharistiya
4- Tövbe
5- Evlenme
6- Ordr sakramenti.
Katoliklerin kabul ettiği “son yağlama veya hasta yağı” merasimi burada gö­rülmemektedir.
Ermeni kilisesinde ibadetler günlük, haf­talık ve yıllık olarak üçe ayrılır:
a- Günlük ibadetler: Sabah ve akşam, bir rahip başkanlığında yapılmaktadır. Tas­virler önünde yakılan mumlar, lambalara konulan yağ, günlük buhurlar, hep ibadet havası içinde yapılan işlemlerdir. Ayrıca haftada birgün, su takdisi merasimi yapı­lır. Bu sudan alanların, içenlerin ve yıka­nanların şifaya kavuştuğuna inanılır.
b- Haftalık ibadetler: Pazar günü kilisede yapılır. Pazar ibadeti, “İsa'nın dirilişini” hatırlatmaktadır. Çok önemli bir ibadettir. Pazar sabahı yapılan bu ibadet bir veya bir buçuk saat sürmektedir. Daha sonra Evharistiya ayini yapılmaktadır. Bu ayin­de, İsa'nın havarilerle yediği “Son akşam yemeği” hatırlanır.
c- Yıllık ibadetler: Ermeni kilisesinin yıl­lık ibadetleri, bayramları, oruçları ve Hac ibadetlerinden oluşmaktadır. Bayram ibadetleri, Hz. Meryem, İsa'nın insanlığa kefaret olması gibi önemli şahıs ve olayla­rın anısına yapılmaktadır.
1- Ermeni kilisesi oruç ibadetini diğer Hı­ristiyan kiliselerininki gibi, etsiz ve yağsız yiyerek yerine getirmektedir. Yani oruç, bir nevi perhizdir. Fakat Ermenilerde bü­tün oruçların hepsi, bu şekilde değildir.
2- Tam Oruç; Sabahtan akşam duasına kadar bütün yiyecek ve içeceklerden ka­çınmaya dayanır. Günümüzde sadece bü­yük Karem'den önceki “ön oruç” boyunca ve bizzat Karem süresince bu “tam oruca” uyulmaktadır. Büyük karem, paskalyadan elli gün önceye rastlayan pazarı takip eden pazartesi başlamakta ve yedi hafta devam etmektedir. Tam oruç, tüm hafta­lar boyunca değil, ön oruç olarak başlarda tutulur.
Hac ibadetide Ermenilerde önem taşır. Hac yerleri, Ermenilerce kutsal kabul edi­len; Eçmiadzin Bazilikası, Muş ve Kayseridekİ Surb-Karabat bazilikaları ve İzmit bölgesindeki Çarkapan tapınağı gibi yerlerdir.