Yaygın olarak Ermenilerin, 294'te piskopos olarak takdis edilen Gregory tarafından Hıristiyanlığı kabul ettikleri belirtilir. 5. yy başlarında Azız Isiac ve Aziz Mesrob bazı reformler yapmışlar ve dinsel metinler ve ibadet dili olarak Ermeniceyi kullanmaya başlamışlardır. Bu vesileyle çeşitli metinler Süryancadan Ermeniceye çevrilmiştir. Ermeniler, Diyofizit-Monofizit çekişmesinde aktif olarak yer almamışlar ve 451 Kadıköy Konsili'nde temsil edilmemişlerdi. Ancak yaklaşık 50 yıl sonra bu konsil kararlarını reddetmişler ve o tarihten itibaren Monofizit akideye tabi olmuşlardır. Fatih, İstanbul'u fethi sonrası 1461'de Ermeni patrikliğini kurdurmuştur. Sonraki dönemlerde Ermeni Kilisesiyle Roma Katolik Kilisesi arasında irtibat kurulmaya çalışılmış, ancak Roma Kilisesinin Ermenileri kendi safına katma girişimi fazla başarılı olmamıştır. Yalnızca küçük bir grup Roma ile birleşmiştir. Ermeni Kilisesinin merkezi Ecmiyadzin'dir. Ermeniler buradaki kilisenin İsa tarafından kurulduğuna inanırlar. Ermeni Kilisesinin başına Katolikos denir. Ermeniler sakramentler arasında son yağlamayı kabul etmezler; ayrıca Evharistte ekmeğe maya şaraba su katmazlar ve ikonaları reddederler.
MS. 300 yıllarında Aziz Krikor'un çalışmaları sonunda III. Tiridates’in Hıristiyan olmasıyla birlikte Ermeniler, Hıristiyanlığı kabul etmeye başlamışlardır. Ermeni Kilisesi, Kapadokya Başpiskoposluğundan ayrılarak, bağımsızlığını ilân etmiştir. Süryani kilisesine yaklaşarak, süryani kilisesiyle işbirliğine teşebbüs etmiştir. Ermeni-Süryani yakınlaşması V. yüzyılın başlarına kadar sürmüştür. Aziz Mesrop Maştotz'un Ermeni alfabesini bulmasıyla, Yunanca ve Süryanice eserlerin Ermeniceye çevrilmesi, Ermeni-Süryani yakınlaşmasını sona erdirmiştir.
Ermeni kilisesi 506 yılında topladığı konsilde, 451 Kadıköy konsilinde kabul edilen İsa'da iki tabiatın varlığı görüşünü reddederek, İsa'da tanrısallığın varlığını benimsediğini ve monofizit doktrine katıldığını ilân etmiştir. Gürcistan kilisesi, VII. yüzyılın başlarında Ermeni kilisesinden ayrılarak, Rum Ortodoks kilisesi ile birleştiğini ilân etmiştir. Böylece Monofizit kiliselere Ermeni kilisesi de dahil olmuştur. Monofizit kiliseler, Kıpti kilisesi, Habeş kilisesi, Süryani kilisesi ve Ermeni kilisesi olarak tarihe geçmiştir. İlk Hıristiyan azizi olan St. Krikor ve talebeleri Eçmiadzin'de yerleşmişlerdi. Ermeni kilisesinin hiyerarşideki en yüksek şahsiyetini temsil eden Katogikos'luk 458-927 yılları arasında Dvin'de kaldı. Diğer yerlerde bulunan katogikosluklar 1293 yılında Kozan'a nakledilmiştir. XV., yüz yılın başlarında XI. Krikor Musabekyan Katogikos'luğu Roma Katolik kilisesinin etkisinden kurtarmak amacıyla doğuya taşınmasını kabul etmeyince, 17 kişilik bir piskopos kurulu toplanarak onu görevden aldı. 1441'de I. Krikos, Eçmiadzin'de Katogikos seçildi ve Katogikos'luk oraya taşındı.
Bugün dünyada iki Ermeni Katoğikosluğu vardır. Bunlardan biri, Eçmiadzin'dedir. Burası bütün dünya Ermenilerinin Katogikosluğu olarak kabul edilir. Diğeri, Lübnan Antilyas'taki Klikya Katogikosluğudur. Klikya Katogikosluğu olarak bilinen Katogisokluk, dini yönden Eçmiadzin'e bağhdır. Ancak idari olarak bağımsaldı. İstanbul ve Kudüs Patriklikleri Eçmiadzin’in üstünlüğünü kabul ederler. Ermeni kilisesi, kendine Apostolik unvanını vermektedir. Bunun sebebi, Hıristiyanlıklarının temelinde Havarilerden Bartolomeus ile Thaddeus'un Ermenileri Hıristiyan yaptıkları inancı bulunmaktadır. Ermeni Apostolik kilisesi, Doğu Ortodoks Kilisesinin inanç sistemini benimsemiştir. Ancak, İsa'daki tabiat konusunda monofizit eğilimi tercih etmektedir.
Ermenilerin iki önemli Patrikliği vardır. Bunlardan biri, Kudüs patrikliği, diğeri İstanbul patrikliğidir. Kudüs patrikliği, Filistin ve Ürdün bölgesindeki Ermenilerle ilgilenmektedir. Yönetim açısından İstanbul patrikliğine bağıdır. Ancak, bugün Kudüs patrikliği bağımsız olarak çalışmaktadır. İstanbul Ermeni patrikliğinin tarihi 1461 yılına dayanmaktadır. İstanbul Ermeni patrikliğini, Fatih Sultan Mehmed kurmuş ve başına Bursa Gregoryen Ermeni Metropoliti Havakim'i patrik olarak atamıştır. Bugüne kadar İstanbul Ermeni patrikliğinin başında patriklik yapanların sayısı sekseni aşmıştır. Patrik olan şahıs, ölünceye kadar patriklik yapmaktadır. İstanbul Ermeni patrikliği, bir piskoposluğa sahiptir.
Türkiyede'ki Ermeni nüfusu 1965 yılı nüfus sayımına göre 69.526 olarak belirtilmektedir.
Ermeni dini ayin sistemi, Apostolik ve Katolik Errmenilerin uydukları Aziz Gregorios ayini, Aziz Yakub’un Antakya ayini ile Aziz İoannas Khrysostomos'un Bizans ayini örnek alınarak düzenlenmiştir. Ayin beş bölümden oluşmaktadır:
1- Hazırlık duaları
2- Mihrapta okunan dualar
3- Ekmek ve şarabın takdisi
4- Katekümenlerin ayini (Dine yeni giren birini (muhtedi) vaftiz etme merasimi)
5- Komünyonla son bulan ayin
Ermeni kiliselerinde dikkat çeken özellik, ikonun olmayışıdır. Bizans kiliselerinde ikon, önemli bir yer tutmaktadır. Kozan bölgesinde (Klikya) Ermeniler üstlendikleri zaman dışardan özellikle müslüman ülkelerden birçok Katolik Hirstiyan Klikya'ya gelerek sığınmışlardı. Bunlar, Dominikenlerin de yardımı ile. Ermeni Katolik kilisesinin temellerini attılar. Halep Katolik piskoposu Abraham Ardvizyon'un 1740 yılında katoğikos seçilmesi ile Ermeni Katolik Kilisesi resmen kurulmuş oldu. Ermeni katolik kilisesi, XX. yüzyılın başlarında, on dokuz piskoposluk bölgesine sahipti. Daha sonra bazı piskoposluklar kaldırıldı. Ermeni katolik kilisesinin mensuplarının çoğu başka ülkelere göç etmişti. Bugün Beyrut yakınındaki Zimmer manastırında ikamet eden Klikya Ermeni patriği, bölgenin dini yöneticisidir. Halep, Bağdat ve İstanbul'da başpiskoposluk; îskenderiyye, İsfahan, Kamışlı ve Paris'te piskoposlukları vardır. Ayrıca Atina ve Romanya'da Kutsal görevler tevdi edebilen ordinariat seviyede piskopos bulunmaktadır. Ermeni Katolik Kilisesinin başı, Beyrutta bulunan Klikya Ermeni patriğidir. Bu patrik, Bedros unvanını taşımaktadır. XVIII. yüzyıldan itibaren Gregoryen Ermenilerle Katolik Ermeniler arasında ciddi gerginlikler olmuş ve bunlar hâlâ da zaman zaman devam etmektedir. Ermeni Katolikler, papalığa bağlı olarak faaliyet göstermektedirler. Katolik Ermenilerin sayısının 4000 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Katolik Ermeniler, katolik ayin usulünü uygulamaktadırlar. Katolik Ermeniler, Noel'i 25 Aralıkta kutlamaktadırlar. Gregoryen Ermeniler ise, 6 Ocakta kutlarlar.
Gregoryen Ermenilerin içinde Protestanlığı seçenler de olmuştur. Çünkü bunların arasında yoğun misyonerlik faaliyetleri yapılmıştır. 1847 yılında, Amerika ve İngiltere'nin baskısı ile Osmanlı Devleti “Protestan Ermenileri” ayrı bir cemaat olarak kabul etmiştir. Bizans ayin usulünü uygulayan Gregoryen Ermeni kilisesi, 325 İznik konsilinde kabul edilen “İznik İman Formülünü” aynen kabul etmektedir. İznik dinsel sembolü olarak belirtilen sembol şöyledir: “Biz, yalnız, yerin ve göğün, görünen ve görünmeyen şeylerin yaratıcısı, kudretli baba Tanrıya, bütün zamanlardan önce Baba Tanrı'dan doğmuş Tanrının biricik oğlu, ışığın ışığı, gerçek Tanrının gerçek Tanrısı, doğmuş, yaratılmamış, Tanrı ile aynı cevherden gelmiş olan, yerde ve gökte, görünen ve görünmeyen herşeyi var edeni, Tanrının Tanrısı Efendimiz İsa Mesihe, İsa Mesihin insanların kurtuluşu için gökten indiğine, et ve kemiğe büründüğüne ve insan olduğuna, kutsal ruhun icraatiyle çok aziz Bakire Meryem'den doğduğuna ondan, vücut, ruh ve akıl (günah hariç) insandaki herşeyi, sembolik olarak değil, gerçek olarak aldığına, onun acı çektiğine, çarmıha gerilmiş ve gömülmüş olduğuna, üçüncü gün dirildiğine, aynı vücutla göğe yükseldiğine, orada, Baba’nın sağına oturduğuna; gökten, aynı vücutla, Baba’nın şan ve şöhreti içinde, ölüleri ve dirileri yargılamak için geleceğine ve onun krallığının son olmayacağına inanırız”.
Gregoryen Ermeni kilisesi, bu kredodan başka 1345'deki “Sis Ermeni Konsilin”de kabul edilen İman formülünü de benimser. Bu formülde, Bakire Meryem’in analığı ve kutsal ruhun ilâhlığı açıkça ifade edilmiştir. Bedenleşmiş İsa'nın ilâhlığı ve İsa'nın mükemmel doğuşu üzerinde durulmaktadır.
Hıristiyan kilise sırlan konusunda Ermeni kilisesi, Katoliklerin kabul ettikleri yedi, Protestanların kabul ettikleri iki sakramenti de içine alacak şekilde altı sakramenti kabul etmektedir. Ermeni kilisesinin kabul ettiği altı sakrament şunlardır:
1- Vaftiz
2- Konfırmasyon
3- Evharistiya
4- Tövbe
5- Evlenme
6- Ordr sakramenti.
Katoliklerin kabul ettiği “son yağlama veya hasta yağı” merasimi burada görülmemektedir.
Ermeni kilisesinde ibadetler günlük, haftalık ve yıllık olarak üçe ayrılır:
a- Günlük ibadetler: Sabah ve akşam, bir rahip başkanlığında yapılmaktadır. Tasvirler önünde yakılan mumlar, lambalara konulan yağ, günlük buhurlar, hep ibadet havası içinde yapılan işlemlerdir. Ayrıca haftada birgün, su takdisi merasimi yapılır. Bu sudan alanların, içenlerin ve yıkananların şifaya kavuştuğuna inanılır.
b- Haftalık ibadetler: Pazar günü kilisede yapılır. Pazar ibadeti, “İsa'nın dirilişini” hatırlatmaktadır. Çok önemli bir ibadettir. Pazar sabahı yapılan bu ibadet bir veya bir buçuk saat sürmektedir. Daha sonra Evharistiya ayini yapılmaktadır. Bu ayinde, İsa'nın havarilerle yediği “Son akşam yemeği” hatırlanır.
c- Yıllık ibadetler: Ermeni kilisesinin yıllık ibadetleri, bayramları, oruçları ve Hac ibadetlerinden oluşmaktadır. Bayram ibadetleri, Hz. Meryem, İsa'nın insanlığa kefaret olması gibi önemli şahıs ve olayların anısına yapılmaktadır.
1- Ermeni kilisesi oruç ibadetini diğer Hıristiyan kiliselerininki gibi, etsiz ve yağsız yiyerek yerine getirmektedir. Yani oruç, bir nevi perhizdir. Fakat Ermenilerde bütün oruçların hepsi, bu şekilde değildir.
2- Tam Oruç; Sabahtan akşam duasına kadar bütün yiyecek ve içeceklerden kaçınmaya dayanır. Günümüzde sadece büyük Karem'den önceki “ön oruç” boyunca ve bizzat Karem süresince bu “tam oruca” uyulmaktadır. Büyük karem, paskalyadan elli gün önceye rastlayan pazarı takip eden pazartesi başlamakta ve yedi hafta devam etmektedir. Tam oruç, tüm haftalar boyunca değil, ön oruç olarak başlarda tutulur.
Hac ibadetide Ermenilerde önem taşır. Hac yerleri, Ermenilerce kutsal kabul edilen; Eçmiadzin Bazilikası, Muş ve Kayseridekİ Surb-Karabat bazilikaları ve İzmit bölgesindeki Çarkapan tapınağı gibi yerlerdir.
MS. 300 yıllarında Aziz Krikor'un çalışmaları sonunda III. Tiridates’in Hıristiyan olmasıyla birlikte Ermeniler, Hıristiyanlığı kabul etmeye başlamışlardır. Ermeni Kilisesi, Kapadokya Başpiskoposluğundan ayrılarak, bağımsızlığını ilân etmiştir. Süryani kilisesine yaklaşarak, süryani kilisesiyle işbirliğine teşebbüs etmiştir. Ermeni-Süryani yakınlaşması V. yüzyılın başlarına kadar sürmüştür. Aziz Mesrop Maştotz'un Ermeni alfabesini bulmasıyla, Yunanca ve Süryanice eserlerin Ermeniceye çevrilmesi, Ermeni-Süryani yakınlaşmasını sona erdirmiştir.
Ermeni kilisesi 506 yılında topladığı konsilde, 451 Kadıköy konsilinde kabul edilen İsa'da iki tabiatın varlığı görüşünü reddederek, İsa'da tanrısallığın varlığını benimsediğini ve monofizit doktrine katıldığını ilân etmiştir. Gürcistan kilisesi, VII. yüzyılın başlarında Ermeni kilisesinden ayrılarak, Rum Ortodoks kilisesi ile birleştiğini ilân etmiştir. Böylece Monofizit kiliselere Ermeni kilisesi de dahil olmuştur. Monofizit kiliseler, Kıpti kilisesi, Habeş kilisesi, Süryani kilisesi ve Ermeni kilisesi olarak tarihe geçmiştir. İlk Hıristiyan azizi olan St. Krikor ve talebeleri Eçmiadzin'de yerleşmişlerdi. Ermeni kilisesinin hiyerarşideki en yüksek şahsiyetini temsil eden Katogikos'luk 458-927 yılları arasında Dvin'de kaldı. Diğer yerlerde bulunan katogikosluklar 1293 yılında Kozan'a nakledilmiştir. XV., yüz yılın başlarında XI. Krikor Musabekyan Katogikos'luğu Roma Katolik kilisesinin etkisinden kurtarmak amacıyla doğuya taşınmasını kabul etmeyince, 17 kişilik bir piskopos kurulu toplanarak onu görevden aldı. 1441'de I. Krikos, Eçmiadzin'de Katogikos seçildi ve Katogikos'luk oraya taşındı.
Bugün dünyada iki Ermeni Katoğikosluğu vardır. Bunlardan biri, Eçmiadzin'dedir. Burası bütün dünya Ermenilerinin Katogikosluğu olarak kabul edilir. Diğeri, Lübnan Antilyas'taki Klikya Katogikosluğudur. Klikya Katogikosluğu olarak bilinen Katogisokluk, dini yönden Eçmiadzin'e bağhdır. Ancak idari olarak bağımsaldı. İstanbul ve Kudüs Patriklikleri Eçmiadzin’in üstünlüğünü kabul ederler. Ermeni kilisesi, kendine Apostolik unvanını vermektedir. Bunun sebebi, Hıristiyanlıklarının temelinde Havarilerden Bartolomeus ile Thaddeus'un Ermenileri Hıristiyan yaptıkları inancı bulunmaktadır. Ermeni Apostolik kilisesi, Doğu Ortodoks Kilisesinin inanç sistemini benimsemiştir. Ancak, İsa'daki tabiat konusunda monofizit eğilimi tercih etmektedir.
Ermenilerin iki önemli Patrikliği vardır. Bunlardan biri, Kudüs patrikliği, diğeri İstanbul patrikliğidir. Kudüs patrikliği, Filistin ve Ürdün bölgesindeki Ermenilerle ilgilenmektedir. Yönetim açısından İstanbul patrikliğine bağıdır. Ancak, bugün Kudüs patrikliği bağımsız olarak çalışmaktadır. İstanbul Ermeni patrikliğinin tarihi 1461 yılına dayanmaktadır. İstanbul Ermeni patrikliğini, Fatih Sultan Mehmed kurmuş ve başına Bursa Gregoryen Ermeni Metropoliti Havakim'i patrik olarak atamıştır. Bugüne kadar İstanbul Ermeni patrikliğinin başında patriklik yapanların sayısı sekseni aşmıştır. Patrik olan şahıs, ölünceye kadar patriklik yapmaktadır. İstanbul Ermeni patrikliği, bir piskoposluğa sahiptir.
Türkiyede'ki Ermeni nüfusu 1965 yılı nüfus sayımına göre 69.526 olarak belirtilmektedir.
Ermeni dini ayin sistemi, Apostolik ve Katolik Errmenilerin uydukları Aziz Gregorios ayini, Aziz Yakub’un Antakya ayini ile Aziz İoannas Khrysostomos'un Bizans ayini örnek alınarak düzenlenmiştir. Ayin beş bölümden oluşmaktadır:
1- Hazırlık duaları
2- Mihrapta okunan dualar
3- Ekmek ve şarabın takdisi
4- Katekümenlerin ayini (Dine yeni giren birini (muhtedi) vaftiz etme merasimi)
5- Komünyonla son bulan ayin
Ermeni kiliselerinde dikkat çeken özellik, ikonun olmayışıdır. Bizans kiliselerinde ikon, önemli bir yer tutmaktadır. Kozan bölgesinde (Klikya) Ermeniler üstlendikleri zaman dışardan özellikle müslüman ülkelerden birçok Katolik Hirstiyan Klikya'ya gelerek sığınmışlardı. Bunlar, Dominikenlerin de yardımı ile. Ermeni Katolik kilisesinin temellerini attılar. Halep Katolik piskoposu Abraham Ardvizyon'un 1740 yılında katoğikos seçilmesi ile Ermeni Katolik Kilisesi resmen kurulmuş oldu. Ermeni katolik kilisesi, XX. yüzyılın başlarında, on dokuz piskoposluk bölgesine sahipti. Daha sonra bazı piskoposluklar kaldırıldı. Ermeni katolik kilisesinin mensuplarının çoğu başka ülkelere göç etmişti. Bugün Beyrut yakınındaki Zimmer manastırında ikamet eden Klikya Ermeni patriği, bölgenin dini yöneticisidir. Halep, Bağdat ve İstanbul'da başpiskoposluk; îskenderiyye, İsfahan, Kamışlı ve Paris'te piskoposlukları vardır. Ayrıca Atina ve Romanya'da Kutsal görevler tevdi edebilen ordinariat seviyede piskopos bulunmaktadır. Ermeni Katolik Kilisesinin başı, Beyrutta bulunan Klikya Ermeni patriğidir. Bu patrik, Bedros unvanını taşımaktadır. XVIII. yüzyıldan itibaren Gregoryen Ermenilerle Katolik Ermeniler arasında ciddi gerginlikler olmuş ve bunlar hâlâ da zaman zaman devam etmektedir. Ermeni Katolikler, papalığa bağlı olarak faaliyet göstermektedirler. Katolik Ermenilerin sayısının 4000 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Katolik Ermeniler, katolik ayin usulünü uygulamaktadırlar. Katolik Ermeniler, Noel'i 25 Aralıkta kutlamaktadırlar. Gregoryen Ermeniler ise, 6 Ocakta kutlarlar.
Gregoryen Ermenilerin içinde Protestanlığı seçenler de olmuştur. Çünkü bunların arasında yoğun misyonerlik faaliyetleri yapılmıştır. 1847 yılında, Amerika ve İngiltere'nin baskısı ile Osmanlı Devleti “Protestan Ermenileri” ayrı bir cemaat olarak kabul etmiştir. Bizans ayin usulünü uygulayan Gregoryen Ermeni kilisesi, 325 İznik konsilinde kabul edilen “İznik İman Formülünü” aynen kabul etmektedir. İznik dinsel sembolü olarak belirtilen sembol şöyledir: “Biz, yalnız, yerin ve göğün, görünen ve görünmeyen şeylerin yaratıcısı, kudretli baba Tanrıya, bütün zamanlardan önce Baba Tanrı'dan doğmuş Tanrının biricik oğlu, ışığın ışığı, gerçek Tanrının gerçek Tanrısı, doğmuş, yaratılmamış, Tanrı ile aynı cevherden gelmiş olan, yerde ve gökte, görünen ve görünmeyen herşeyi var edeni, Tanrının Tanrısı Efendimiz İsa Mesihe, İsa Mesihin insanların kurtuluşu için gökten indiğine, et ve kemiğe büründüğüne ve insan olduğuna, kutsal ruhun icraatiyle çok aziz Bakire Meryem'den doğduğuna ondan, vücut, ruh ve akıl (günah hariç) insandaki herşeyi, sembolik olarak değil, gerçek olarak aldığına, onun acı çektiğine, çarmıha gerilmiş ve gömülmüş olduğuna, üçüncü gün dirildiğine, aynı vücutla göğe yükseldiğine, orada, Baba’nın sağına oturduğuna; gökten, aynı vücutla, Baba’nın şan ve şöhreti içinde, ölüleri ve dirileri yargılamak için geleceğine ve onun krallığının son olmayacağına inanırız”.
Gregoryen Ermeni kilisesi, bu kredodan başka 1345'deki “Sis Ermeni Konsilin”de kabul edilen İman formülünü de benimser. Bu formülde, Bakire Meryem’in analığı ve kutsal ruhun ilâhlığı açıkça ifade edilmiştir. Bedenleşmiş İsa'nın ilâhlığı ve İsa'nın mükemmel doğuşu üzerinde durulmaktadır.
Hıristiyan kilise sırlan konusunda Ermeni kilisesi, Katoliklerin kabul ettikleri yedi, Protestanların kabul ettikleri iki sakramenti de içine alacak şekilde altı sakramenti kabul etmektedir. Ermeni kilisesinin kabul ettiği altı sakrament şunlardır:
1- Vaftiz
2- Konfırmasyon
3- Evharistiya
4- Tövbe
5- Evlenme
6- Ordr sakramenti.
Katoliklerin kabul ettiği “son yağlama veya hasta yağı” merasimi burada görülmemektedir.
Ermeni kilisesinde ibadetler günlük, haftalık ve yıllık olarak üçe ayrılır:
a- Günlük ibadetler: Sabah ve akşam, bir rahip başkanlığında yapılmaktadır. Tasvirler önünde yakılan mumlar, lambalara konulan yağ, günlük buhurlar, hep ibadet havası içinde yapılan işlemlerdir. Ayrıca haftada birgün, su takdisi merasimi yapılır. Bu sudan alanların, içenlerin ve yıkananların şifaya kavuştuğuna inanılır.
b- Haftalık ibadetler: Pazar günü kilisede yapılır. Pazar ibadeti, “İsa'nın dirilişini” hatırlatmaktadır. Çok önemli bir ibadettir. Pazar sabahı yapılan bu ibadet bir veya bir buçuk saat sürmektedir. Daha sonra Evharistiya ayini yapılmaktadır. Bu ayinde, İsa'nın havarilerle yediği “Son akşam yemeği” hatırlanır.
c- Yıllık ibadetler: Ermeni kilisesinin yıllık ibadetleri, bayramları, oruçları ve Hac ibadetlerinden oluşmaktadır. Bayram ibadetleri, Hz. Meryem, İsa'nın insanlığa kefaret olması gibi önemli şahıs ve olayların anısına yapılmaktadır.
1- Ermeni kilisesi oruç ibadetini diğer Hıristiyan kiliselerininki gibi, etsiz ve yağsız yiyerek yerine getirmektedir. Yani oruç, bir nevi perhizdir. Fakat Ermenilerde bütün oruçların hepsi, bu şekilde değildir.
2- Tam Oruç; Sabahtan akşam duasına kadar bütün yiyecek ve içeceklerden kaçınmaya dayanır. Günümüzde sadece büyük Karem'den önceki “ön oruç” boyunca ve bizzat Karem süresince bu “tam oruca” uyulmaktadır. Büyük karem, paskalyadan elli gün önceye rastlayan pazarı takip eden pazartesi başlamakta ve yedi hafta devam etmektedir. Tam oruç, tüm haftalar boyunca değil, ön oruç olarak başlarda tutulur.
Hac ibadetide Ermenilerde önem taşır. Hac yerleri, Ermenilerce kutsal kabul edilen; Eçmiadzin Bazilikası, Muş ve Kayseridekİ Surb-Karabat bazilikaları ve İzmit bölgesindeki Çarkapan tapınağı gibi yerlerdir.
