İnsanın nihai durumu, kıyamet ve ölüm sonrası hayat (ahiret) tasavvurları konusunda çeşitli dinsel geleneklerin yaklaşımlarını konu edinen bilim dalı.
Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslâmiyet son yargı günü ve dünyanın sonu hakkında ortak bir kanaate sahiptirler. Eskatoloji kelimesi, Yunanca Ta eschata kelimesinden gelmektedir ki bu da “son şeyler” anlamına gelmektedir. Böylece Eskatoloji kelimesi yeniden dirilmeyi, yargılamayı, cennet ve cehennemi ifade etmektedir.
Eski Ahitte Eskatoloji: Kitab-ı Mukaddese iman, İsrail oğullarının kurtarılması için Allah'ın kesin müdahalesi ile belirgin hale gelmiştir, Tanrının vaadi, onların yaptıklarıyla daima bir artış göstermektedir. Böylece İsrail oğulları, Tanrı tarafından vaadedilen geleceğe doğru daima bir gerilim içine girmişlerdir. Eskatolojinin tam olarak Yahudilikte ne zaman ortaya çıktığı tartışılmaktadır. Bazı yazarlar Eskatoloji olayının Yahudilerde sürgünden önce kendini gösterdiğini belirtirlerken; diğerleri bunun ‘ınünhasıran sürgünle ortaya çıktığını ileri sürmektedirler. Şüphesiz bu tartışmanın içinden çıkmak oldukça zordur. Yahudiler önceden kendileriyle birlikte olan Allah’ın, yeniden onlarla birlikte olmasını beklemektedirler.[17]; Şüphesiz Tanrının yeniden onlarla birlikte olması, muhtelif şekillerde kendini göstermiştir. Bazen Tanrı, kendini yer sarsıntıları ile göstermektedir:[18]; Bazan o, Fırtına’nın Tanrısıdır:[19]; kızmaktadır.[20]; savaşa sevketmektedir;[21]; Fakat ençok kullanılan Tanrının Hâkim olduğudur:[22]; Onun halkı ile davası vardır.[23]; Bazen de O kraldır. [24]O çobandır.[25]; O, kurtarıcıdır. [26]Böylece Yahudiliğe göre Tanrının gelecekteki müdahalesi iki şekilde olmaktadır: Birisi tahrip edici, diğeri yapıcı. Ceza biter bitmez Tanrı kendini baba veçhesi altında takdim etmektedir. Böylece Dünya, değişecektir. Bu ümid, birkaç büyük teolojik mefhum içinde ifade edilmektedir.
1- Yahvenin günü:[27]; Fakat İsrail peygamberleri halkın bencil ümidini tasvip etmezler. Bunun için Amos 5/18-19'da şöyle denmiştir. “Rabbin gününü isteyenlerin vay başına! Rabbin gününü niçin istiyorsunuz? O, ışık değil karanlıktır.”
2- Birkaç doğru kişi yakasını kurtaracak. Bunlarda İsrail oğullarının çekirdeğini oluşturacak. [28]
3- Büyük Değişiklik: Tanrı Yehova, Yahuda'nın ve Kudüs'ün kaderini değiştirecektir.
4- Cennet Verimliliği: [29]
Yeni Ahitte Eskatoloji: Yeni Ahitte üzerinde en çok durulan konu “Tanrının krallığı” konusudur. Bu krallık oldukça yakın olarak tasavvur edilmiştir. Şüphesiz, Hıristiyanlıkta bu yakınlık, İsa'nın zuhurundan önce geçen vahiy döneminin tamamlandığım ifade etmektedir. Tanrısal Krallık'tan sonra dünyanın sonu gelmiştir artık. Ancak bu dünyanın sonunun ne zaman biteceği kesin olarak belli değildir[30]. Bu eskatolojik bekleyiş, çok büyük bir uyanıklığa sevketmektedir. “Uyanık olunuz ve ibadet ediniz.” Bu uyanıklık şu şekildeki bir duada doruk noktaya ulaşmaktadır: “Ey Rab! Gel” [31]Bazen bu dua şöyle yapılmaktadır: “Senin Saltanatın gelsin” [32]
Yeni Ahitteki eskatolojik anlayış, biribirine zıt bir takım doktrinlerin doğmasına yol açmıştır. XIX ve XX yüzyılın dönemecinde, Eskatolojik ekol, İsa'nın mesajını, dünyanın sonunun hemen yakın olduğu şeklinde takdim etmiştir. Yeni Ahit, İsa-Mesihin şahsiyetini bütün öğretilerde olduğu gibi, eskatolojide de merkez yapmaktadır. Ancak İncil yazarlarının herbiri, eskatolojiye kendilerine göre bir önem atfetmişlerdir. Meselâ Markos, İncilinde, her insanın İsa-Mesih'le karşılaşmasının temsil ettiği ivediliğin üzerinde durmaktadır. Burada insanoğlunun yeniden gelmesinin yakınlığı ile ilgili ifadeler,[33] dünyanın sonunun yakın olduğunu değil; bilakis İsa'nın gelişinin (parousie) bekleyişini güçlendirmektedir.
Luka ise, İsa'nın beklenişini, İsa'nın hayatının merkez teşkil ettiği tarihin tam kalbine yerleştirmektedir. Bu bekleyiş, uyanık olmak ve sebatla belirginleşmiştir. Luka'ya göre bu bekleyiş, Tanrısal krallığın daha önce başladığının bilincindedir. Çünkü İsa-Mesih, gelmiş ve insanların arasında yaşamıştır. [34]Resullerin işlerinde Kutsal-Ruhun Pentakot'tan sonra kilise için, Eskatolojik bir maya teşkil ettiği ifâde edilmektedir. Bu durumda eskatoloji, kurtuluş tarihine dinamizmini veren unsurlardan biri haline gelmektedir.
Matta ise, krallığın sırlarının geçici olarak gizlendiğini [35] belirtmekte ancak yine de onun, dünyada büyük bir şöhrete ulaştığını ifade etmektedir. [36]Matta, XXIV ve XXV bablar kozmik bir krizden bahsetmekte ve bu krizin bünyesinde gizlenmiş olan krallığın, görüneceğini haber vermektedir. O da bu olayları beklerken, uyanıklıktan ve merhametten israrla söz etmektedir. Yuhanna eskatolojik ümidi yok etmeden İsaya olan iman üzerinde durur. [37]St. Paul de eskatolojik donelere çok önem vermiştir. [38]Paul eskatoloji konusunda olmuş şeylerle olacak şeyler üzerinde durmaktadır. Meselâ I. Korintos VII/29-31 de şöyle denmektedir: “Ey kardeşler, vakit kısaltılmıştır... Çünkü bu dünyanın heyeti geçiyor...” Yine I. Korintos: X/ll de şöyle denmiştir: “Bu şeyler misal olarak onlara vaki oluyordu. Devirlerin sonuna yetişmiş olan bizlere nasihat olmak için yazıldı...” Paul için esas olan, oğulun beklenmesidir. Yeni Parousie (İsa'nın dünyanın sonunda gelmesi) esastır. Filipelilere mektubunda Pau! şöyle der: “Çünkü vatanımız göklerdedir, oradan da kurtarıcıyı, Rab İsa-Mesihi bekliyoruz.” Yine Paul, İbranilere Mekruhta “çünkü burada baki olan bir şehrimiz yoktur, ancak gelecek olanı arıyoruz.” diyerek eskatolojiye işaret etmektedir.
Netice olarak eskatoloji olayı bize, Tanrının, Mesihin krallığını hatırlatmak-
tadır. Hıristiyan eskatolojisinin kaynağı, bizzat İsa'nın şahsiyetinde yatmaktadır. İslâmiyette Eskatoloji: Kur'an-ı Kerim'de ve hadislerde dünyanın sonu “Yev-mu'l-Ahir” olarak isimlendirilmiştir. Ahiret dününe iman, imanın şartlarından birini o teşkil etmektedir. İslâmiyette ahiret günü kavramı oldukça canlıdır. Doğruların, sapıkların ve zalimlerin daha doğrusu herkesin âdil ölçüler içinde hesap vereceği biryer olarak gösterilmiştir. İnsan öldükten sonra, kıyamette yeniden dirilecektir. Ancak hadislerin bildirdiğine göre insan öldükten hemen sonra, mezarda küçük bir hesaptan geçmektedir. Münker ve Nekir melekleri ölünün mezarına gelerek, imanından ve yaptığı işlerden soru sormaktadır. Bunun sonucunda ya cezalandırılmakta veya mükafatlandırılmaktadır. Daha sonra, yeniden dirilinceye kadar mezarda kalmaktadır. İslâmiyette dünyanın sonu ile ilgili bilgilerle Kitab-ı Mukaddes'teki bilgiler arasında benzerlikler vardır. Güneş kararacak, yer sarsıntıları olacak v.s. ölüler mezarlarından çıkacaklar ve mahşerde toplanacaklardır. Her kavmin başında peygamberi bulunacaktır. Herkesin ameli adalet terazisinde tartılacak, herkes lâyık olduğu şeye kavuşacaktır. Daha sonra herkes, sırat köprüsünden geçecektir. Ameli iyi olanlar cennete, kötü olanlar cehenneme gireceklerdir. Kur'an-ı Kerimde birçok ayetlerde cennet ve cehennem tasvir edilmiştir. Kur'an-ı Kerimdeki cennet ve cehennemle ilgili ayetler, müslümanları iyi amellere sevketmek için çok önemli birer uyarıcı vazifesi görmektedir. Çünkü Kur'an-ı Kerim’in davet metodunda, insanın psikolojik ve zihinsel melekeleri dikkate alınmakta daha sonra da onu iman etmesi için iknaya sevkefmektedir.
Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslâmiyet son yargı günü ve dünyanın sonu hakkında ortak bir kanaate sahiptirler. Eskatoloji kelimesi, Yunanca Ta eschata kelimesinden gelmektedir ki bu da “son şeyler” anlamına gelmektedir. Böylece Eskatoloji kelimesi yeniden dirilmeyi, yargılamayı, cennet ve cehennemi ifade etmektedir.
Eski Ahitte Eskatoloji: Kitab-ı Mukaddese iman, İsrail oğullarının kurtarılması için Allah'ın kesin müdahalesi ile belirgin hale gelmiştir, Tanrının vaadi, onların yaptıklarıyla daima bir artış göstermektedir. Böylece İsrail oğulları, Tanrı tarafından vaadedilen geleceğe doğru daima bir gerilim içine girmişlerdir. Eskatolojinin tam olarak Yahudilikte ne zaman ortaya çıktığı tartışılmaktadır. Bazı yazarlar Eskatoloji olayının Yahudilerde sürgünden önce kendini gösterdiğini belirtirlerken; diğerleri bunun ‘ınünhasıran sürgünle ortaya çıktığını ileri sürmektedirler. Şüphesiz bu tartışmanın içinden çıkmak oldukça zordur. Yahudiler önceden kendileriyle birlikte olan Allah’ın, yeniden onlarla birlikte olmasını beklemektedirler.[17]; Şüphesiz Tanrının yeniden onlarla birlikte olması, muhtelif şekillerde kendini göstermiştir. Bazen Tanrı, kendini yer sarsıntıları ile göstermektedir:[18]; Bazan o, Fırtına’nın Tanrısıdır:[19]; kızmaktadır.[20]; savaşa sevketmektedir;[21]; Fakat ençok kullanılan Tanrının Hâkim olduğudur:[22]; Onun halkı ile davası vardır.[23]; Bazen de O kraldır. [24]O çobandır.[25]; O, kurtarıcıdır. [26]Böylece Yahudiliğe göre Tanrının gelecekteki müdahalesi iki şekilde olmaktadır: Birisi tahrip edici, diğeri yapıcı. Ceza biter bitmez Tanrı kendini baba veçhesi altında takdim etmektedir. Böylece Dünya, değişecektir. Bu ümid, birkaç büyük teolojik mefhum içinde ifade edilmektedir.
1- Yahvenin günü:[27]; Fakat İsrail peygamberleri halkın bencil ümidini tasvip etmezler. Bunun için Amos 5/18-19'da şöyle denmiştir. “Rabbin gününü isteyenlerin vay başına! Rabbin gününü niçin istiyorsunuz? O, ışık değil karanlıktır.”
2- Birkaç doğru kişi yakasını kurtaracak. Bunlarda İsrail oğullarının çekirdeğini oluşturacak. [28]
3- Büyük Değişiklik: Tanrı Yehova, Yahuda'nın ve Kudüs'ün kaderini değiştirecektir.
4- Cennet Verimliliği: [29]
Yeni Ahitte Eskatoloji: Yeni Ahitte üzerinde en çok durulan konu “Tanrının krallığı” konusudur. Bu krallık oldukça yakın olarak tasavvur edilmiştir. Şüphesiz, Hıristiyanlıkta bu yakınlık, İsa'nın zuhurundan önce geçen vahiy döneminin tamamlandığım ifade etmektedir. Tanrısal Krallık'tan sonra dünyanın sonu gelmiştir artık. Ancak bu dünyanın sonunun ne zaman biteceği kesin olarak belli değildir[30]. Bu eskatolojik bekleyiş, çok büyük bir uyanıklığa sevketmektedir. “Uyanık olunuz ve ibadet ediniz.” Bu uyanıklık şu şekildeki bir duada doruk noktaya ulaşmaktadır: “Ey Rab! Gel” [31]Bazen bu dua şöyle yapılmaktadır: “Senin Saltanatın gelsin” [32]
Yeni Ahitteki eskatolojik anlayış, biribirine zıt bir takım doktrinlerin doğmasına yol açmıştır. XIX ve XX yüzyılın dönemecinde, Eskatolojik ekol, İsa'nın mesajını, dünyanın sonunun hemen yakın olduğu şeklinde takdim etmiştir. Yeni Ahit, İsa-Mesihin şahsiyetini bütün öğretilerde olduğu gibi, eskatolojide de merkez yapmaktadır. Ancak İncil yazarlarının herbiri, eskatolojiye kendilerine göre bir önem atfetmişlerdir. Meselâ Markos, İncilinde, her insanın İsa-Mesih'le karşılaşmasının temsil ettiği ivediliğin üzerinde durmaktadır. Burada insanoğlunun yeniden gelmesinin yakınlığı ile ilgili ifadeler,[33] dünyanın sonunun yakın olduğunu değil; bilakis İsa'nın gelişinin (parousie) bekleyişini güçlendirmektedir.
Luka ise, İsa'nın beklenişini, İsa'nın hayatının merkez teşkil ettiği tarihin tam kalbine yerleştirmektedir. Bu bekleyiş, uyanık olmak ve sebatla belirginleşmiştir. Luka'ya göre bu bekleyiş, Tanrısal krallığın daha önce başladığının bilincindedir. Çünkü İsa-Mesih, gelmiş ve insanların arasında yaşamıştır. [34]Resullerin işlerinde Kutsal-Ruhun Pentakot'tan sonra kilise için, Eskatolojik bir maya teşkil ettiği ifâde edilmektedir. Bu durumda eskatoloji, kurtuluş tarihine dinamizmini veren unsurlardan biri haline gelmektedir.
Matta ise, krallığın sırlarının geçici olarak gizlendiğini [35] belirtmekte ancak yine de onun, dünyada büyük bir şöhrete ulaştığını ifade etmektedir. [36]Matta, XXIV ve XXV bablar kozmik bir krizden bahsetmekte ve bu krizin bünyesinde gizlenmiş olan krallığın, görüneceğini haber vermektedir. O da bu olayları beklerken, uyanıklıktan ve merhametten israrla söz etmektedir. Yuhanna eskatolojik ümidi yok etmeden İsaya olan iman üzerinde durur. [37]St. Paul de eskatolojik donelere çok önem vermiştir. [38]Paul eskatoloji konusunda olmuş şeylerle olacak şeyler üzerinde durmaktadır. Meselâ I. Korintos VII/29-31 de şöyle denmektedir: “Ey kardeşler, vakit kısaltılmıştır... Çünkü bu dünyanın heyeti geçiyor...” Yine I. Korintos: X/ll de şöyle denmiştir: “Bu şeyler misal olarak onlara vaki oluyordu. Devirlerin sonuna yetişmiş olan bizlere nasihat olmak için yazıldı...” Paul için esas olan, oğulun beklenmesidir. Yeni Parousie (İsa'nın dünyanın sonunda gelmesi) esastır. Filipelilere mektubunda Pau! şöyle der: “Çünkü vatanımız göklerdedir, oradan da kurtarıcıyı, Rab İsa-Mesihi bekliyoruz.” Yine Paul, İbranilere Mekruhta “çünkü burada baki olan bir şehrimiz yoktur, ancak gelecek olanı arıyoruz.” diyerek eskatolojiye işaret etmektedir.
Netice olarak eskatoloji olayı bize, Tanrının, Mesihin krallığını hatırlatmak-
tadır. Hıristiyan eskatolojisinin kaynağı, bizzat İsa'nın şahsiyetinde yatmaktadır. İslâmiyette Eskatoloji: Kur'an-ı Kerim'de ve hadislerde dünyanın sonu “Yev-mu'l-Ahir” olarak isimlendirilmiştir. Ahiret dününe iman, imanın şartlarından birini o teşkil etmektedir. İslâmiyette ahiret günü kavramı oldukça canlıdır. Doğruların, sapıkların ve zalimlerin daha doğrusu herkesin âdil ölçüler içinde hesap vereceği biryer olarak gösterilmiştir. İnsan öldükten sonra, kıyamette yeniden dirilecektir. Ancak hadislerin bildirdiğine göre insan öldükten hemen sonra, mezarda küçük bir hesaptan geçmektedir. Münker ve Nekir melekleri ölünün mezarına gelerek, imanından ve yaptığı işlerden soru sormaktadır. Bunun sonucunda ya cezalandırılmakta veya mükafatlandırılmaktadır. Daha sonra, yeniden dirilinceye kadar mezarda kalmaktadır. İslâmiyette dünyanın sonu ile ilgili bilgilerle Kitab-ı Mukaddes'teki bilgiler arasında benzerlikler vardır. Güneş kararacak, yer sarsıntıları olacak v.s. ölüler mezarlarından çıkacaklar ve mahşerde toplanacaklardır. Her kavmin başında peygamberi bulunacaktır. Herkesin ameli adalet terazisinde tartılacak, herkes lâyık olduğu şeye kavuşacaktır. Daha sonra herkes, sırat köprüsünden geçecektir. Ameli iyi olanlar cennete, kötü olanlar cehenneme gireceklerdir. Kur'an-ı Kerimde birçok ayetlerde cennet ve cehennem tasvir edilmiştir. Kur'an-ı Kerimdeki cennet ve cehennemle ilgili ayetler, müslümanları iyi amellere sevketmek için çok önemli birer uyarıcı vazifesi görmektedir. Çünkü Kur'an-ı Kerim’in davet metodunda, insanın psikolojik ve zihinsel melekeleri dikkate alınmakta daha sonra da onu iman etmesi için iknaya sevkefmektedir.
