Hoşgeldin Misafir

Eskatoloji

CyberHawk

CyberHawk

WebMaster
Adana
12 Ara 2018
16,070 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
İnsanın nihai durumu, kıyamet ve ölüm sonrası hayat (ahiret) tasavvurları konusunda çeşitli dinsel geleneklerin yaklaşımlarını konu edinen bilim dalı.
Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslâmiyet son yargı günü ve dünyanın sonu hakkında ortak bir kanaate sahiptirler. Eskatoloji kelimesi, Yunanca Ta eschata kelimesinden gelmektedir ki bu da “son şeyler” anlamına gelmektedir. Böylece Eskatoloji kelimesi yeniden di­rilmeyi, yargılamayı, cennet ve cehennemi ifade etmektedir.
Eski Ahitte Eskatoloji: Kitab-ı Mukadde­se iman, İsrail oğullarının kurtarılması için Allah'ın kesin müdahalesi ile belirgin hale gelmiştir, Tanrının vaadi, onların yaptıklarıyla daima bir artış göstermekte­dir. Böylece İsrail oğulları, Tanrı tara­fından vaadedilen geleceğe doğru daima bir gerilim içine girmişlerdir. Eskatolojinin tam olarak Yahudilikte ne zaman ortaya çıktığı tartışılmaktadır. Bazı yazarlar Eskatoloji olayının Yahudilerde sürgünden önce kendini gösterdiğini be­lirtirlerken; diğerleri bunun ‘ınünhasıran sürgünle ortaya çıktığını ileri sürmekte­dirler. Şüphesiz bu tartışmanın içinden çıkmak oldukça zordur. Yahudiler önceden kendileriyle birlikte olan Allah’ın, yeniden onlarla birlikte ol­masını beklemektedirler.[17]; Şüphesiz Tanrının yeniden onlarla birlikte olması, muhtelif şekillerde kendini göstermiştir. Bazen Tanrı, kendini yer sarsıntıları ile göstermektedir:[18]; Bazan o, Fırtına’nın Tanrısıdır:[19]; kızmaktadır.[20]; savaşa sevketmektedir;[21]; Fakat ençok kullanılan Tanrının Hâkim olduğudur:[22]; Onun halkı ile davası vardır.[23]; Bazen de O kraldır. [24]O çobandır.[25]; O, kurtarıcıdır. [26]Böylece Yahudiliğe göre Tanrının gelecek­teki müdahalesi iki şekilde olmaktadır: Birisi tahrip edici, diğeri yapıcı. Ceza biter bitmez Tanrı kendini baba veçhesi altında takdim etmektedir. Böylece Dünya, deği­şecektir. Bu ümid, birkaç büyük teolojik mefhum içinde ifade edilmektedir.
1- Yahvenin günü:[27]; Fakat İs­rail peygamberleri halkın bencil ümidini tasvip etmezler. Bunun için Amos 5/18-19'da şöyle denmiştir. “Rabbin gününü is­teyenlerin vay başına! Rabbin gününü ni­çin istiyorsunuz? O, ışık değil karan­lıktır.”
2- Birkaç doğru kişi yakasını kurtaracak. Bunlarda İsrail oğullarının çekirdeğini oluşturacak. [28]
3- Büyük Değişiklik: Tanrı Yehova, Yahuda'nın ve Kudüs'ün kaderini değişti­recektir.
4- Cennet Verimliliği: [29]
Yeni Ahitte Eskatoloji: Yeni Ahitte üze­rinde en çok durulan konu “Tanrının krallığı” konusudur. Bu krallık oldukça yakın olarak tasavvur edilmiştir. Şüphe­siz, Hıristiyanlıkta bu yakınlık, İsa'nın zuhurundan önce geçen vahiy döneminin tamamlandığım ifade etmektedir. Tanrısal Krallık'tan sonra dünyanın sonu gelmiştir artık. Ancak bu dünyanın sonunun ne zaman biteceği kesin olarak belli değildir[30]. Bu eskatolojik bek­leyiş, çok büyük bir uyanıklığa sevketmektedir. “Uyanık olunuz ve iba­det ediniz.” Bu uyanıklık şu şekildeki bir duada doruk noktaya ulaşmaktadır: “Ey Rab! Gel” [31]Bazen bu dua şöyle yapılmakta­dır: “Senin Saltanatın gelsin” [32]
Yeni Ahitteki eskatolojik anlayış, biribirine zıt bir takım doktrinlerin doğ­masına yol açmıştır. XIX ve XX yüzyılın dönemecinde, Eskatolojik ekol, İsa'nın mesajını, dünyanın sonunun hemen yakın olduğu şeklinde takdim etmiştir. Yeni Ahit, İsa-Mesihin şahsiyetini bütün öğretilerde olduğu gibi, eskatolojide de merkez yapmaktadır. Ancak İncil yazarla­rının herbiri, eskatolojiye kendilerine göre bir önem atfetmişlerdir. Meselâ Markos, İncilinde, her insanın İsa-Mesih'le karşı­laşmasının temsil ettiği ivediliğin üzerin­de durmaktadır. Burada insanoğlunun yeniden gelmesinin yakınlığı ile ilgili ifa­deler,[33] dünyanın sonu­nun yakın olduğunu değil; bilakis İsa'nın gelişinin (parousie) bekleyişini güçlen­dirmektedir.
Luka ise, İsa'nın beklenişini, İsa'nın haya­tının merkez teşkil ettiği tarihin tam kal­bine yerleştirmektedir. Bu bekleyiş, uya­nık olmak ve sebatla belirginleşmiştir. Luka'ya göre bu bekleyiş, Tanrısal krallı­ğın daha önce başladığının bilincindedir. Çünkü İsa-Mesih, gelmiş ve insanların arasında yaşamıştır. [34]Resullerin işlerinde Kutsal-Ruhun Pentakot'tan sonra kilise için, Eskatolojik bir maya teşkil ettiği ifâde edilmektedir. Bu durumda eskatoloji, kurtuluş tarihine di­namizmini veren unsurlardan biri haline gelmektedir.
Matta ise, krallığın sırlarının geçici olarak gizlendiğini [35] belirtmekte an­cak yine de onun, dünyada büyük bir şöhrete ulaştığını ifade etmektedir. [36]Matta, XXIV ve XXV bablar kozmik bir krizden bahsetmekte ve bu krizin bünye­sinde gizlenmiş olan krallığın, görünece­ğini haber vermektedir. O da bu olayları beklerken, uyanıklıktan ve merhametten israrla söz etmektedir. Yuhanna eskatolojik ümidi yok etmeden İsaya olan iman üzerinde durur. [37]St. Paul de eskatolojik donelere çok önem vermiştir. [38]Paul eskatoloji konusunda olmuş şeylerle olacak şeyler üzerinde durmak­tadır. Meselâ I. Korintos VII/29-31 de şöy­le denmektedir: “Ey kardeşler, vakit kı­saltılmıştır... Çünkü bu dünyanın heyeti geçiyor...” Yine I. Korintos: X/ll de şöyle denmiştir: “Bu şeyler misal olarak onlara vaki oluyordu. Devirlerin sonuna yetiş­miş olan bizlere nasihat olmak için ya­zıldı...” Paul için esas olan, oğulun bek­lenmesidir. Yeni Parousie (İsa'nın dün­yanın sonunda gelmesi) esastır. Filipelilere mektubunda Pau! şöyle der: “Çünkü vatanımız göklerdedir, oradan da kurtarıcıyı, Rab İsa-Mesihi bekliyo­ruz.” Yine Paul, İbranilere Mekruhta “çünkü burada baki olan bir şehrimiz yoktur, ancak gelecek olanı arıyoruz.” diyerek eskatolojiye işaret etmektedir.
Netice olarak eskatoloji olayı bize, Tanrı­nın, Mesihin krallığını hatırlatmak-
tadır. Hıristiyan eskatolojisinin kaynağı, bizzat İsa'nın şahsiyetinde yatmaktadır. İslâmiyette Eskatoloji: Kur'an-ı Kerim'de ve hadislerde dünyanın sonu “Yev-mu'l-Ahir” olarak isimlendirilmiştir. Ahiret dününe iman, imanın şartlarından birini o teşkil etmektedir. İslâmiyette ahiret günü kavramı oldukça canlıdır. Doğruların, sa­pıkların ve zalimlerin daha doğrusu her­kesin âdil ölçüler içinde hesap vereceği biryer olarak gösterilmiştir. İnsan öldük­ten sonra, kıyamette yeniden dirilecektir. Ancak hadislerin bildirdiğine göre insan öldükten hemen sonra, mezarda küçük bir hesaptan geçmektedir. Münker ve Nekir melekleri ölünün mezarına gelerek, imanından ve yaptığı işlerden soru sor­maktadır. Bunun sonucunda ya cezalan­dırılmakta veya mükafatlandırılmaktadır. Daha sonra, yeniden dirilinceye kadar mezarda kalmaktadır. İslâmiyette dünyanın sonu ile ilgili bilgi­lerle Kitab-ı Mukaddes'teki bilgiler ara­sında benzerlikler vardır. Güneş karara­cak, yer sarsıntıları olacak v.s. ölüler me­zarlarından çıkacaklar ve mahşerde top­lanacaklardır. Her kavmin başında pey­gamberi bulunacaktır. Herkesin ameli adalet terazisinde tartılacak, herkes lâyık olduğu şeye kavuşacaktır. Daha sonra herkes, sırat köprüsünden ge­çecektir. Ameli iyi olanlar cennete, kötü olanlar cehenneme gireceklerdir. Kur'an-ı Kerimde birçok ayetlerde cennet ve ce­hennem tasvir edilmiştir. Kur'an-ı Kerim­deki cennet ve cehennemle ilgili ayetler, müslümanları iyi amellere sevketmek için çok önemli birer uyarıcı vazifesi görmek­tedir. Çünkü Kur'an-ı Kerim’in davet metodunda, insanın psikolojik ve zihinsel melekeleri dikkate alınmakta daha sonra da onu iman etmesi için iknaya sevkefmektedir.