Eski Etruria (Tuscany) halkının dini. MÖ 5. yy'dan itibaren Romalılarla karışan ve Roma dinini etkileyen Etruskanlarm dinsel yapısıyla ilgili net bir tablo çizmek zordur. Konuyla ilgili Etruskan dokümanlarının kolay anlaşılır olmamasının yanı sıra Romalı ve Yunan yazarların bu konudaki referansları da parça parçadır. Etruskan efsaneleri, Roma ve Yunan tanrıları yanı sıra kendi tanrılarını da ihtiva eder. En önemli tanrısal varlıklar arasında Juno, Minerva, Mars, Neptün, Silvanus ve Janus bulunur. Diğer tanrılar İse şehirler, aileler ve yaşam çevreleriyle ilişkilidir. Etruskanların tapınakları, rahip giysileri, heykel ve büstleri Romalıları etkilemiştir. Onlar, ölülere büyük itina göstermişlerde ölüler için ev benzeri mezarlar yapmışlardır.
Etrusk dini üzerinde sahip olduğumuz dökümanlar, oldukça zengin olmakla birlikte bir o kadar muhteliftir. Diğer yandan bunların yorumu da kolay değildir. Bu konudaki ilk kaynaklar, edebi, epigrafik ve arkeolojik kaynaklardır. İlk kaynak, Mısır mumyasından kumaş bir şeritin üzerine yazılmış olan ve bugün zağreb müzesinde muhafaza edilen edebi bir metindir. Bu metin, Liber Lintues tarafından İ.Ö: 150-30 yıllan arasında yaşamış olan bir kadın mumyasını sarmaya yarayan bir şerit üzerine, nasıl olduğu bilinmeyen bir yolla nakledilmiştir. Bir Hırvat Turist, bu mumyayı, şeritle birlikte Viyana'daki kolleksiyonuna dahil etmiş ve ölümünden sonrada Zagreb müzesine nakledilmiştir. Bu tomar on dört metre uzunluğunda ve otuz üç santimetre yüksekliğindedir. Metin, her biri otuz satırı ihtiva eden on iki kolona bölünmüştür. Etrüsk yazısı sağdan sola doğru okunmaktadır. Metnin muhtevası, daha ziyade çok sayıdaki Tanrılara karşı ifâ edilmesi gereken merasimlerden bahsetmektedir. Bu Tanrılar, Tinia, Jüpiter, Zeus, Nethuns, Poseidon ve Neptune'dur. Etrüsklerin dini hakkında sahip olduğumuz diğer metinler epigrafik karakter taşımaktadır. Bunların içinde un uzun olanı Capou'da keşfedilen bir kiremit üzerine yazılmış ofanıdır. Bu metin, muhtelif tarihlerde icra edilen kurban merasimlerinin dökümünü sunmaktadır. Yunan ve Roma dinlerinin aksine Etrüsk dini, vahye dayanan bir dindir. Bu dinin sırları insanlara peygamberler tarafından öğretilmiştir. Bu peygamberlerden biri, Tages'dir. Tarquinia'h bir çiftçinin toprağa çizdiği saban izinden mucizevi şekilde çıkmıştır. O, çocuk biçiminde ve boyunda'dır. Ancak, kendisine “Tanrısal Bilgi” verilmiştir. “Tages’in kitapları” büyük bir şöhrete ulaşmıştır. Bir diğer meşhur rivayet Clusium'da meydana gelmiştir. Vegoia denen dağ, Arruns'a Jüpiter’in kararlarını öğretmiştir. Vegoia’nın vahyine yer hukuku bağlanmıştır.
Peygamberler tarafından Etrüsk halkına bildirilen vahiylerin bulunduğu kitaplar, bir takım doktrinler meydana getiriyordu. Bunlara Romalılar, “Etrüsk Disiplini” adını vermişlerdir. Bunları üç grupta toplayabiliriz:
Birinci grup kitaplar: Kurbanların bağırsaklarının yorum sanatını ihtiva ediyordu. Bu konuda Etrüskler üstad olarak kendilerini görüyorlardı. Rahipler, dinin bütün alanlarında yetkili idiler. Özellikle bunların görevleri; Tanrılara sunulan kurbanların bağırsaklarını okuyarak kader konusunda bilgi vermekti. İkinci grup kitaplar: Daha çok yıldırımla ilgili etrüsk doktrinini İhtiva ediyordu. Böylece, geçmiş bir fenomene çok önem veriyorlardı. Çünkü bunları, Tanrıların iradesinin elle tutulabilen bir işareti olarak kabul ediyorlardı. Üçüncü grup kitaplar: Ritüellerle ilgili kitaplardır. Bunlar, insan hayatı ve devlet hayatı ile ilgili kuralları ihtiva ediyordu. Ölülerle ilgili konular yer alıyordu. Ayrıca bağışlanma şekilleri açıklanıyordu. Etrüskler için tabiat bir çeşit evrensel finaiiteye tabi idi. Tabiatta meydana gelen olaylar, insanlara iradelerini ve isteklerini göstermek için tanrılar tarafından meydana getiriliyordu.
Etrüsk rahipleri ve Tanrıları, konusunda birşeyler söylemek de oldukça zordur. Çünkü Etrüsk pantheonunu ve mitolojisini derinden tanımak mümkün değildir. Gizli güçlerin dışında, Etrüsk Tanrıları, genelde bildiğimiz isimleri taşımaktadırlar, çünkü İtalyancadan alınmışlardır. Meselâ, Ani, Janus'dan, Uni, Junon'dan, Nethuns, Neptune'dan, Maris, Mars'dan, Selvansl Silvanus'dan gelmektedir. Ayrıca, Yunanca'dan gelen kelimeler de vardır. Meselâ, Aplu, Apollon'dan, Artumes, Artemis'den gelmiştir. Etrüsk dini geleneği, rahipler topluluğu tarafından titiz şekilde muhafaza edilmiştir. Rahiplerin, Etrüsk dini hayatının bütün veçhelerinde büyük yetkileri vardır. Rahiplerin büyücü rolleri olduğu gibi, insanlar ve site üzerine yıldırımlarıda çektiklerine de inanılıyordu.
Etrusk dini üzerinde sahip olduğumuz dökümanlar, oldukça zengin olmakla birlikte bir o kadar muhteliftir. Diğer yandan bunların yorumu da kolay değildir. Bu konudaki ilk kaynaklar, edebi, epigrafik ve arkeolojik kaynaklardır. İlk kaynak, Mısır mumyasından kumaş bir şeritin üzerine yazılmış olan ve bugün zağreb müzesinde muhafaza edilen edebi bir metindir. Bu metin, Liber Lintues tarafından İ.Ö: 150-30 yıllan arasında yaşamış olan bir kadın mumyasını sarmaya yarayan bir şerit üzerine, nasıl olduğu bilinmeyen bir yolla nakledilmiştir. Bir Hırvat Turist, bu mumyayı, şeritle birlikte Viyana'daki kolleksiyonuna dahil etmiş ve ölümünden sonrada Zagreb müzesine nakledilmiştir. Bu tomar on dört metre uzunluğunda ve otuz üç santimetre yüksekliğindedir. Metin, her biri otuz satırı ihtiva eden on iki kolona bölünmüştür. Etrüsk yazısı sağdan sola doğru okunmaktadır. Metnin muhtevası, daha ziyade çok sayıdaki Tanrılara karşı ifâ edilmesi gereken merasimlerden bahsetmektedir. Bu Tanrılar, Tinia, Jüpiter, Zeus, Nethuns, Poseidon ve Neptune'dur. Etrüsklerin dini hakkında sahip olduğumuz diğer metinler epigrafik karakter taşımaktadır. Bunların içinde un uzun olanı Capou'da keşfedilen bir kiremit üzerine yazılmış ofanıdır. Bu metin, muhtelif tarihlerde icra edilen kurban merasimlerinin dökümünü sunmaktadır. Yunan ve Roma dinlerinin aksine Etrüsk dini, vahye dayanan bir dindir. Bu dinin sırları insanlara peygamberler tarafından öğretilmiştir. Bu peygamberlerden biri, Tages'dir. Tarquinia'h bir çiftçinin toprağa çizdiği saban izinden mucizevi şekilde çıkmıştır. O, çocuk biçiminde ve boyunda'dır. Ancak, kendisine “Tanrısal Bilgi” verilmiştir. “Tages’in kitapları” büyük bir şöhrete ulaşmıştır. Bir diğer meşhur rivayet Clusium'da meydana gelmiştir. Vegoia denen dağ, Arruns'a Jüpiter’in kararlarını öğretmiştir. Vegoia’nın vahyine yer hukuku bağlanmıştır.
Peygamberler tarafından Etrüsk halkına bildirilen vahiylerin bulunduğu kitaplar, bir takım doktrinler meydana getiriyordu. Bunlara Romalılar, “Etrüsk Disiplini” adını vermişlerdir. Bunları üç grupta toplayabiliriz:
Birinci grup kitaplar: Kurbanların bağırsaklarının yorum sanatını ihtiva ediyordu. Bu konuda Etrüskler üstad olarak kendilerini görüyorlardı. Rahipler, dinin bütün alanlarında yetkili idiler. Özellikle bunların görevleri; Tanrılara sunulan kurbanların bağırsaklarını okuyarak kader konusunda bilgi vermekti. İkinci grup kitaplar: Daha çok yıldırımla ilgili etrüsk doktrinini İhtiva ediyordu. Böylece, geçmiş bir fenomene çok önem veriyorlardı. Çünkü bunları, Tanrıların iradesinin elle tutulabilen bir işareti olarak kabul ediyorlardı. Üçüncü grup kitaplar: Ritüellerle ilgili kitaplardır. Bunlar, insan hayatı ve devlet hayatı ile ilgili kuralları ihtiva ediyordu. Ölülerle ilgili konular yer alıyordu. Ayrıca bağışlanma şekilleri açıklanıyordu. Etrüskler için tabiat bir çeşit evrensel finaiiteye tabi idi. Tabiatta meydana gelen olaylar, insanlara iradelerini ve isteklerini göstermek için tanrılar tarafından meydana getiriliyordu.
Etrüsk rahipleri ve Tanrıları, konusunda birşeyler söylemek de oldukça zordur. Çünkü Etrüsk pantheonunu ve mitolojisini derinden tanımak mümkün değildir. Gizli güçlerin dışında, Etrüsk Tanrıları, genelde bildiğimiz isimleri taşımaktadırlar, çünkü İtalyancadan alınmışlardır. Meselâ, Ani, Janus'dan, Uni, Junon'dan, Nethuns, Neptune'dan, Maris, Mars'dan, Selvansl Silvanus'dan gelmektedir. Ayrıca, Yunanca'dan gelen kelimeler de vardır. Meselâ, Aplu, Apollon'dan, Artumes, Artemis'den gelmiştir. Etrüsk dini geleneği, rahipler topluluğu tarafından titiz şekilde muhafaza edilmiştir. Rahiplerin, Etrüsk dini hayatının bütün veçhelerinde büyük yetkileri vardır. Rahiplerin büyücü rolleri olduğu gibi, insanlar ve site üzerine yıldırımlarıda çektiklerine de inanılıyordu.
