By_Nimetullah
- 10 Şub 2023
- 1,718 Mesaj
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Forum moderatörleri de bu konuda anlayış gösterip, konuya kategorik açıdan ellemezlerse mutlu olurum. Ha eğer off-topic'e alırlarsa da hakkıdır, bundan da mutsuz olmam, kahır etmem, bela falan okumam yani. Zaten bela mela pek inanmıyorum öyle Tanrısal şeylere, sorun da bu ya? Bir yazar edasıyla bu girizgahı biraz bağlamaya çalıştım, devam edelim. Öhöm.
Öncelikle bu biraz istemsizce uzun olacak yazıya hoş geldiniz. Şimdiden yorulacak gözlerinizden bağışlanmayı dilerim. Ben Efe, forumda üye olarak yeniyim. Aslında adım H., Efe benim soyadım. Ama annem, babam ve yakın akrabalar dışında okul zamanı bile arkadaşlarım Efe derler. Efe hem soyadım, hem de göbek adı mı derler nasıl derler? Kendimi bulduğum, kendimi nitelediğim ismim gibi bir şey. Öyle ki sanal alem statüsünde de kendimi her daim Efe diye tanıtırım, ki takma ya da bir yalan değil bu, öz ve öz soyadım. Taşımaktan gurur duyuyorum. Sizler de H ile başlayan adımla değil de Efe diye tanırsanız bundan memnun olurum. Neyse. Normalde bu tarz açılan "sevgilime açılamadım", "aşk acısına çare aranıyor", "kız başkasıyla sevgili olmuş", "beyler bi akıl ihsan eyleyin" minvalindeki konulara pek sıcak bakmam, böyle şeyleri de ulu orta yazmam. Özelin; adı üzerinde özel ve özelde kalmasını savunur, bunu lafta değil; eylemde de taşırım hayatıma
Ancak içinde bulunduğum durum öyle bir karmaşa ki, beynimi yemekten başka üstesinden gelebilme kudretini bulamıyorum artık kendimde. Ekşi itirafa falan yazmak istemedim, fazlasıyla troll mevcut orada. Farklı mecralarda da dile getirmek yerine burada dökeceğim biraz içimi. Hem Turkhacks ta yeni oluşum bu noktada bir avantaj aslında. Beni yakınen, kişisel ilişki bakımından tanımıyorsunuz. İnsan bazen tanımadıklarıyla dertleşmeyi daha yeğ tutuyor sanırım.
Bu kadar boş yapmak yettiğine göre, gelelim kuru fasülyenin faydalarına;
Dostlar, her normal hemcinsim gibi çocukluktan itibaren aşk denen zehir enjekte oldu kalbime. Ergenlik sonrası erişkin bir Efe olmamın sonrasında aşkın yalnızca okulda flörtleşme, bakışma, cafede oturma, kıskanma olmadığını da anlamıştım biyolojik olarak esasen. Bu noktada; asosyal, çekingen bir adam olmadım. 18 sonrası, özellikle 20'lerin başlarında ve şu an profilimde de gördüğünüz yaşa gelene dek platonik takılmadım, hislerimi içime atmadım hiç bir zaman. Kadınları yeterince iyi tanıdığıma inanıyorum. Seküler bir insan olduğumdan, öyle bakir bir erkek de değilim anlayacağınız, tabir-i caizse. Yaşanması gerekenleri yaşadık.
2020 yılında bir kadınla tanıştım. Yok, ben "kız, bağyan" gibi kelimeler yerine ayrımsız "kadın" kelimesini kullanırım. Ama inanın aşağıda anlatacaklarımdan sonra hak vereceğiniz üzere ona şu an örtüştüremediğim için "kız" zamiri ile devam edeceğim Balık burcu, hayalperest, duygusal ve fakat işinde oldukça mantıklı/başarılı, zeki, hayat görüşlerimizin farklı olduğunu ilk sohbetlerde hissetsem de bana ayak uydurabileceğini de hissettiren bir kızdı bu. Hoşlanıyordum, yalan yok. Onda diğerlerinden farklı bir ışıltı görüyordum konuştukça. (Bu arada iletişimimiz dijital platformlar üzerinden gerçekleşmiş olup, kendisi farklı bir şehirde yaşamakta. Ben ise Ankara'dayım profilimden de görülebileceği üzere)
Gel zaman git zaman günler haftaları, haftalar ayları kovaladı... Araya pandemi zamazingosu girince sosyal hayatımız adamakıllı bir sekteye uğradı. Biz sohbete devam ediyoruz, derken aramızda duygusal yakınlık gelişti. Kendisini de iyice tanıdım. Ama dedim yüz yüze görüşmeden adını koymayalım bunun, yani "sevgililik" olarak umut vermek istemedim.
Geride bıraktığımız 2 yılı aşama aşama anlatmak bu yazıyı bir kitaba dönüştürür, o yüzden biraz atlayarak devam edeceğim.
SORUN ŞU Kİ: KENDİSİ KAPALI (TESETTÜRLÜ/BAŞÖRTÜLÜ) ARTIK ADINA NE DERSENİZ...
Yazının boğmaması için, liste içerik formatında birkaç madde sıralayarak devam edeceğim.
Eline erkek eli değmemiş. (Ne yalan söyleyeyim, bu hunharca hoşuma gitti. Kendim gibi hatunlarda bunu bulamam. Ha belki aramadım da ancak mantıklı düşünelim, yok.)
Benimle ölesiye evlenmek istiyor. Duyguları, hisleri son derece samimi.
Evlenmeden bir şeyleri yaşamayı kesinlikle reddediyor. (Öpmek dahil.) Ve dostlar; ben şekilcilik olsun diye kapalı çok insan gördüm, onların namus kisvesine sığınıp arka tarafta ne boklar yediğini de gerçekten bizzat birebir gördüm. Emin olun ki öyle önyargı duyduğum gibi bir kız değil, gerçekten kalbindeki dilindekine yansıyan.
Maalesef ailesi, özellikle babası A Haber styla. Ancak kendisinin düşünen bir beyni var, dini hassasiyeti olsa bile CB'yi eleştirebiliyor, "dıj güjler" deyip durmuyor; ailesini bu konuda sorgulayabiliyor. Farkındalık sahibi. Zaten dediğim gibi mesleki olarak başarılı ve hedefleri var.
Atatürk'ü de seviyor.
Alkol kullandığımı biliyor, buna saygı duyuyor bana karışmayacağını söylüyor. (Yanında hiç içmedim.) Ama tek bir isteği var benden eğer evlilik yoluna gireceksek ailem bilmesin içtiğini diyor.
İnançsız olduğumu da biliyor; benden beklediği tek yapmacık/yalan durum imam nikâhı. Aileme imam nikâhsız kabul ettiremem dedi.
Kurtlar Vadisi ilk 97 bölümlük efsaneyi severim. Ha işte;
Bahsettiğim tam da böyle bir kız! Üstelik hissim de var.
E olum Efe o zaman daha ne dediğinizi duyar gibiyim?
Dahası şu;
Ben geçmişte kız arkadaşlarımla tatile gittim deniz tatiline. Onunla beraber gidebilmemiz haliyle zor.
Ailem seküler. Özellikle annem kapalı olduğunu öğrendiğinde önyargısı olacak.
Eski sevgililerimden biriyle konuşup, kendisine bahsettim. Ailemle de tanıştırmıştım O'nu. Bana; "Ben sizinkilerin yanında bira bile içtim, sonunuz olmaz" dedi.
Sünepe, birilerinin lafı ile hareket edecek bir tip değilim. Ancak sonuçta bu sıradan bir sevgililik değil, evlendiğinizde; karşıdaki kişinin ailesiyle de kayın hısımı olmuş oluyorsunuz. Üst kısımda da belirttiğim gibi kendisi on numara ama ailesi A Haber styla.
Bu engelleri aşabilir miyiz konusunda emin olamıyorum. Gönüller bir olduktan sonra samanlığın seyran olacağını bilsem de içimi kemiren detaylar var. Bu bağlamda kendimin başaramayacağı noktaları da hesap edip umut vermek istemiyorum. Dolayısıyla bu mevzuyu Eylül'de karara bağlamak üzere son olarak erteledim.
Evli arkadaşlar, abiler; başta siz olmak üzere yorumlayabilecek herkesin fikirlerine açığım. Vakit ayırdığınız, okuduğunuz için teşekkür ederim.
BİR SÜRE İÇERİSİNDE GÖNDERİYİ TAMAMEN İMHA EDEBİLİRİM. DOLAYISIYLA ALINTI YAPMADAN DÜŞÜNCELERİNİZİ BELİRTMENİZİ RİCA EDERİM.
Öncelikle bu biraz istemsizce uzun olacak yazıya hoş geldiniz. Şimdiden yorulacak gözlerinizden bağışlanmayı dilerim. Ben Efe, forumda üye olarak yeniyim. Aslında adım H., Efe benim soyadım. Ama annem, babam ve yakın akrabalar dışında okul zamanı bile arkadaşlarım Efe derler. Efe hem soyadım, hem de göbek adı mı derler nasıl derler? Kendimi bulduğum, kendimi nitelediğim ismim gibi bir şey. Öyle ki sanal alem statüsünde de kendimi her daim Efe diye tanıtırım, ki takma ya da bir yalan değil bu, öz ve öz soyadım. Taşımaktan gurur duyuyorum. Sizler de H ile başlayan adımla değil de Efe diye tanırsanız bundan memnun olurum. Neyse. Normalde bu tarz açılan "sevgilime açılamadım", "aşk acısına çare aranıyor", "kız başkasıyla sevgili olmuş", "beyler bi akıl ihsan eyleyin" minvalindeki konulara pek sıcak bakmam, böyle şeyleri de ulu orta yazmam. Özelin; adı üzerinde özel ve özelde kalmasını savunur, bunu lafta değil; eylemde de taşırım hayatıma
Ancak içinde bulunduğum durum öyle bir karmaşa ki, beynimi yemekten başka üstesinden gelebilme kudretini bulamıyorum artık kendimde. Ekşi itirafa falan yazmak istemedim, fazlasıyla troll mevcut orada. Farklı mecralarda da dile getirmek yerine burada dökeceğim biraz içimi. Hem Turkhacks ta yeni oluşum bu noktada bir avantaj aslında. Beni yakınen, kişisel ilişki bakımından tanımıyorsunuz. İnsan bazen tanımadıklarıyla dertleşmeyi daha yeğ tutuyor sanırım.
Bu kadar boş yapmak yettiğine göre, gelelim kuru fasülyenin faydalarına;
Dostlar, her normal hemcinsim gibi çocukluktan itibaren aşk denen zehir enjekte oldu kalbime. Ergenlik sonrası erişkin bir Efe olmamın sonrasında aşkın yalnızca okulda flörtleşme, bakışma, cafede oturma, kıskanma olmadığını da anlamıştım biyolojik olarak esasen. Bu noktada; asosyal, çekingen bir adam olmadım. 18 sonrası, özellikle 20'lerin başlarında ve şu an profilimde de gördüğünüz yaşa gelene dek platonik takılmadım, hislerimi içime atmadım hiç bir zaman. Kadınları yeterince iyi tanıdığıma inanıyorum. Seküler bir insan olduğumdan, öyle bakir bir erkek de değilim anlayacağınız, tabir-i caizse. Yaşanması gerekenleri yaşadık.
2020 yılında bir kadınla tanıştım. Yok, ben "kız, bağyan" gibi kelimeler yerine ayrımsız "kadın" kelimesini kullanırım. Ama inanın aşağıda anlatacaklarımdan sonra hak vereceğiniz üzere ona şu an örtüştüremediğim için "kız" zamiri ile devam edeceğim Balık burcu, hayalperest, duygusal ve fakat işinde oldukça mantıklı/başarılı, zeki, hayat görüşlerimizin farklı olduğunu ilk sohbetlerde hissetsem de bana ayak uydurabileceğini de hissettiren bir kızdı bu. Hoşlanıyordum, yalan yok. Onda diğerlerinden farklı bir ışıltı görüyordum konuştukça. (Bu arada iletişimimiz dijital platformlar üzerinden gerçekleşmiş olup, kendisi farklı bir şehirde yaşamakta. Ben ise Ankara'dayım profilimden de görülebileceği üzere)
Gel zaman git zaman günler haftaları, haftalar ayları kovaladı... Araya pandemi zamazingosu girince sosyal hayatımız adamakıllı bir sekteye uğradı. Biz sohbete devam ediyoruz, derken aramızda duygusal yakınlık gelişti. Kendisini de iyice tanıdım. Ama dedim yüz yüze görüşmeden adını koymayalım bunun, yani "sevgililik" olarak umut vermek istemedim.
Geride bıraktığımız 2 yılı aşama aşama anlatmak bu yazıyı bir kitaba dönüştürür, o yüzden biraz atlayarak devam edeceğim.
SORUN ŞU Kİ: KENDİSİ KAPALI (TESETTÜRLÜ/BAŞÖRTÜLÜ) ARTIK ADINA NE DERSENİZ...
Yazının boğmaması için, liste içerik formatında birkaç madde sıralayarak devam edeceğim.
Eline erkek eli değmemiş. (Ne yalan söyleyeyim, bu hunharca hoşuma gitti. Kendim gibi hatunlarda bunu bulamam. Ha belki aramadım da ancak mantıklı düşünelim, yok.)
Benimle ölesiye evlenmek istiyor. Duyguları, hisleri son derece samimi.
Evlenmeden bir şeyleri yaşamayı kesinlikle reddediyor. (Öpmek dahil.) Ve dostlar; ben şekilcilik olsun diye kapalı çok insan gördüm, onların namus kisvesine sığınıp arka tarafta ne boklar yediğini de gerçekten bizzat birebir gördüm. Emin olun ki öyle önyargı duyduğum gibi bir kız değil, gerçekten kalbindeki dilindekine yansıyan.
Maalesef ailesi, özellikle babası A Haber styla. Ancak kendisinin düşünen bir beyni var, dini hassasiyeti olsa bile CB'yi eleştirebiliyor, "dıj güjler" deyip durmuyor; ailesini bu konuda sorgulayabiliyor. Farkındalık sahibi. Zaten dediğim gibi mesleki olarak başarılı ve hedefleri var.
Atatürk'ü de seviyor.
Alkol kullandığımı biliyor, buna saygı duyuyor bana karışmayacağını söylüyor. (Yanında hiç içmedim.) Ama tek bir isteği var benden eğer evlilik yoluna gireceksek ailem bilmesin içtiğini diyor.
İnançsız olduğumu da biliyor; benden beklediği tek yapmacık/yalan durum imam nikâhı. Aileme imam nikâhsız kabul ettiremem dedi.
Kurtlar Vadisi ilk 97 bölümlük efsaneyi severim. Ha işte;
Bahsettiğim tam da böyle bir kız! Üstelik hissim de var.
E olum Efe o zaman daha ne dediğinizi duyar gibiyim?
Dahası şu;
Ben geçmişte kız arkadaşlarımla tatile gittim deniz tatiline. Onunla beraber gidebilmemiz haliyle zor.
Ailem seküler. Özellikle annem kapalı olduğunu öğrendiğinde önyargısı olacak.
Eski sevgililerimden biriyle konuşup, kendisine bahsettim. Ailemle de tanıştırmıştım O'nu. Bana; "Ben sizinkilerin yanında bira bile içtim, sonunuz olmaz" dedi.
Sünepe, birilerinin lafı ile hareket edecek bir tip değilim. Ancak sonuçta bu sıradan bir sevgililik değil, evlendiğinizde; karşıdaki kişinin ailesiyle de kayın hısımı olmuş oluyorsunuz. Üst kısımda da belirttiğim gibi kendisi on numara ama ailesi A Haber styla.
Bu engelleri aşabilir miyiz konusunda emin olamıyorum. Gönüller bir olduktan sonra samanlığın seyran olacağını bilsem de içimi kemiren detaylar var. Bu bağlamda kendimin başaramayacağı noktaları da hesap edip umut vermek istemiyorum. Dolayısıyla bu mevzuyu Eylül'de karara bağlamak üzere son olarak erteledim.
Evli arkadaşlar, abiler; başta siz olmak üzere yorumlayabilecek herkesin fikirlerine açığım. Vakit ayırdığınız, okuduğunuz için teşekkür ederim.
BİR SÜRE İÇERİSİNDE GÖNDERİYİ TAMAMEN İMHA EDEBİLİRİM. DOLAYISIYLA ALINTI YAPMADAN DÜŞÜNCELERİNİZİ BELİRTMENİZİ RİCA EDERİM.
