Hoşgeldin Misafir

Evliya Çelebi

ALERON

19 Şub 2020
1,030 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Asıl adı Derviş Mehmed Zillî olan Evliya Çelebi'dir 1611 yılında İstanbul Unkapanı'nda doğdu . Babası Derviş Mehmed Zillî , sarayda kuyumcubaşıydı . Evliya Çelebi'nin ailesi Kütahya'dan gelip İstanbul'un Unkapanı yöresine yerleşmişti . İlköğrenimini özel olarak gördükten sonra bir süre medresede okudu , babasından tezhip , Hat ve Nakış öğrendi . Musiki ile ilgilendi . Kuran'ı ezberleyerek "hafız" oldu . Enderuna alındı , dayısı Melek Ahmed Paşa'nın aracılığıyla Sultan IV . Murad'ın hizmetine girdi . Evliya Çelebi Seyahatname�nin girişinde seyahate duyduğu ilgiyi anlatırken bir gece rüyasında Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed'i gördüğünü , ondan "şefaat ya Resulallah" diyerek şefaat isteyecek yerde , şaşırıp "seyahat ya Resulallah" dediğini , bunun üzerine Sevgili Peygamberimiz'in ona gönlünün uyarınca gezme , uzak ülkeleri görme imkanı verdiğini yazar .
Evliya Çelebi bu rüya üzerine 1635'te , önce İstanbul'u dolaşmaya , gördüklerini , duyduklarını yazmaya başladı . 1640�larda Bursa , İzmit ve Trabzon�u gezdi , 1645'te Kırım'a Bahadır Giray'ın yanına gitti . Yakınlık kurduğu kimi Devlet büyükleriyle uzak yolculuklara çıktı , savaşlara , mektup götürüp getirme göreviyle , Ulak olarak katıldı .
1645'te Yanya'nın alınmasıyla sonuçlanan savaşta , Yusuf Paşa'nın yanında görevli bulundu . 1646'da Erzurum Beylerbeyi Defterdarzade Mehmed Paşa'nın muhasibi oldu . Doğu illerini , Azerbaycan'ın , Gürcistan'ın kimi bölgelerini gezdi . Bir ara Revan Hanı'na mektup götürüp getirmekle görevlendirildi , bu sebeple Gümüşhane , Tortum yörelerini dolaştı . 1648'te İstanbul'a dönerek Mustafa Paşa ile Şam'a gitti , üç yıl bölgeyi gezdi . 1651'den sonra Rumeli'yi dolaşmaya başladı , bir süre Sofya'da bulundu . 1667-1670 arasında Avusturya , Arnavutluk , Teselya , Kandiye , Gümülcine , Selanik yörelerini gezdi .
Seyahatname
Evliya Çelebi 50 yılı kapsayan bir Zaman dilimi içinde gezdiği yerlerde toplumların yaşama düzenini ve özelliklerini yansıtan gözlemler yapmıştır . Bu geziler yalnız gözlemlere dayalı aktarmaları , anlatıları içermez , araştırıcılar için önemli inceleme ve yorumlara da olanak sağlar . Seyahatname'nin içerdiği konular , belli bir çalışma alanını değil , insanla ilgili olan her şeyi kapsar . Üslup bakımından ele alındığında , Evliya Çelebi'nin , o dönemdeki Osmanlı toplumunda , özellikle divan edebiyatında yaygın olan düzyazıya bağlı kalmadığı görülür .
Divan edebiyatında düzyazı ayrı bir marifet ürünü sayılır , ağdalı bir biçimle ortaya konurdu . Evliya Çelebi , bir yazar olarak , bu geleneğe uymadı , daha çok günlük Konuşma diline yakın , kolay söylenip yazılan bir dil benimsedi . Bu dil akıcıdır , sürükleyicidir , yer yer eğlenceli ve alaycıdır . Evliya Çelebi gezdiği yerlerde gördüklerini , duyduklarını yalnız aktarmakla kalmamış , onlara kendi yorumlarını , düşüncelerini de katarak gezi yazısına yeni bir içerik kazandırmıştır . Burada yazarın anlatım bakımından gösterdiği başarı uyguladığı Yazma yönteminden kaynaklanır . Anlatım belli bir zaman süresiyle sınırlanmaz , geçmişle gelecek , şimdiki zamanla geçmiş iç içedir . Bu özellik anlatılan hikayelerden , söylencelerden dolayı yazarın zamanla istediği gibi oynaması sonucudur .
Evliya Çelebi belli bir süre içinde , özdeş zamanda geçen iki olayı , yerinde görmüş gibi anlatır , böylece zaman kavramını ortadan kaldırır . Seyahatname'de , yazarın gezdiği , gördüğü yerlerle ilgili izlenimler sergilenirken , başlı başına birer araştırma konusu olabilecek bilgiler , belgeler ortaya konur . Bunlar arasında öyküler , türküler , halk şiirleri , söylenceler , Masal , mani , Ağız ayrılıkları , halk oyunları , giyim-kuşam , Düğün , eğlence , inançlar , komşuluk bağlantıları , toplumsal davranışlar , Sanat ve zanaat varlıkları önemli bir yer tutar .
Evliya Çelebi insanlara ilgili bilgiler yanında , yörenin evlerinden , cami , mescid , çeşme , han , saray , konak , Hamam , Kilise , manastır , Kule , Kale , sur , yol , havra gibi değişik yapılarından da söz eder . Bunların yapılış yıllarını , onarımlarını , yapanı , yaptıranı , onaranı anlatır . Yapının çevresinden , çevrenin havasından , suyundan sözeder . Böylece konuya bir canlılık getirerek çevreyle bütünlük kazandırır . Seyahatname'nin bir özelliği de değişik yöre insanlarının yaşama biçimlerine , davranışlarına , tarımla ilgili çalışmalarından , süs takılarına , çalgılarına dek ayrıntılarıyla geniş yer vermesidir . Eserin bazı bölümlerinde , gezilen bölgenin yönetiminden , eski ailelerinden , ileri gelen kişilerinden , şairlerinden , oyuncularından , çeşitli kademelerdeki görevlilerinden ayrıntılı biçimde söz edilir . Evliya Çelebi'nin eseri dil bakımından da önemlidir .
Yazar , gezdiği yerlerde geçen olayları , onlarla ilgili gözlemlerini aktarırken orada kullanılan kelimelerden de örnekler verir . Bu örnekler , dil araştırmalarında , kelimelerin kullanım ve yayılma alanını belirleme bakımından yararlı olmuştur . Evliya Çelebi'nin Seyahatname'si çok ün kazanmasına rağmen , ilmi bakımdan , geniş bir inceleme ve çalışma konusu yapılmamıştır . 1682'de Mısır'dan dönerken yolda ya da İstanbul'da öldüğü sanılmaktadır .