Hoşgeldin Misafir

Fas

sıd0ma

5 Eyl 2017
1,324 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Fas (Berberi dilleri: Amerruk / Murakuc; Arapça: المغرب / El Mağrip) Kuzey Afrika'da bir Arap ülkesidir. Başkenti Rabat'tır. Fas'ın komşuları Batı Sahra ve Cezayir'dir, İspanya ile arasında Cebelitarık Boğazı yer alır. Hem Akdeniz'e hem Atlas Okyanusu'na kıyısı olup, Afrika'nın Avrupa'ya yaklaştığı uçta yer alır. Afrika'nın en ucundaki Tanca şehri Fas'a ait ise de Fas topraklarındaki Ceuta ve Melilla İspanya'ya aittir. Yönetim şekli krallıktır.
Başkent dışındaki diğer büyük şehirleri Casablanca, Fes ve Marakeş'tir. Kuzey Afrika'da yer alan Atlas Dağları Fas topraklarından başlamakta olup, bu dağ sırasının Fas'taki yüksekliği 4000 m'yi geçmektedir. Fas ayrıca güneyindeki Batı Sahra üzerinde hak iddia etmekte ve burayı 1975'ten bu yana yönetmektedir. 1975Kur'an'larla, silahsız olarak çöle girmişler ve bu hareketleri sonucu hiçbir direnişle karşılaşmadan çölün hakimiyetini kazanmışlardır. yılında 'Yeşil Yürüyüş' adını verdikleri bir yürüyüş hareketi ile ellerinde sadece
Ülke isminin kendi dilindeki anlamı "El-Magrip" yani en batıdaki yer anlamına gelse de diğer Avrupa ülkeleri burayı "Müslüman" anlamındaki Morocco ya da Maroc isimleriyle anmayı seçmişlerdir. Bizim dilimizdeki Fas ismi ise Fas şehrinden gelir.
Ayrıca Fas, Afrika kıtasında bulunup, Afrika Birliği'ne üye olmayan tek ülkedir. Afrika Birliğine üye olmamasının nedeni Batı Sahra sorunudur. Fas hükûmeti, Batı Sahra'nın tümünün Fas'a ait olduğunu iddia etmekte, BM ve Afrika Birliği bunu kabul etmemektedir.

Tarih

M.Ö. XI. Yy.’dan başlayarak Fenikeliler Fas kıyılarında Ticaret kolonileri kurdular, demir kullanımıyla bağcılığı getirdiler.
M.Ö. III. Yy’dan başlayarak ülkenin kuzeyine Mağripliler, güneyinde bugünkü Berberiler’in ataları olan Gaetullar yerleşti. Mağrip krallığı ya da Moritanya İ.S 40’ta Romalılar tarafından ilhak edildi; 42’de Claudius Moritanya’nın batı yarısını batı bölümünden ayırarak Roma Fas’ı kurdu; o tarihlerde yalnız kuzey ovaları işgal altındaydı. İmparatorluk dağlıların baskısı altında sınırlarını Lukkos’a dek geri çekmek zorunda kaldı ama boşaltılan bölgelerde roma uygarlığı devam etti ve hristiyanlık yayıldı.Vandal akını Roma’nın ülke üzerindeki egemenliğine son verdi; yalnız Septem Fratres 534’ten 709’ a kadar Bizanslı kaldı. Berberiler ve İslamiyet

İster hristiyan, ister yahudi ya da pagan olsun tüm Berberiler, kabileler halinde gruplaşmış büyük aileler içinde yer alıyorlardı: Rif'te Atlas okyanusu'nun kıyı ovalarıyla Yüksek Atlas dağlarında yaşayan yerleşik Masmudalar; Batı Sahra'da devecilik yapan ya da Yüksek ve Orta Atlaslar'da yaylayan Şanhaceler; Doğu ve Fas göçebeleri Zaneteler. Berberiler her bir sorunu aşiret meclisine (cemaat) danışırlarıdı; bazen kabile önderleri ortaya çıktıysa da, sürekli hanedanlar oluşmadı. Berberiler'in islamiyeti çok çabuk benimsedikleri sanılır. Araplar Fas'ı Musa bin Nuseyr zamanında (708'e doğru-711) fethettiler. Müslümanlığı benimseyenler, Tarık bin Ziyad'ın yönetiminde İspanya'nın fethine katıldılar (711).; ama Berberilerin bağımsızlık ruhu, 739 ayaklanmasına ön ayak olan haricilik mezhebinin kazandığı başarıyla kenidini gösterdi: Batı Mağrib, arap siyasal siyasal dünyasından ayrıldı, ancak arap kültüründen kopmadı. Bu parçalanmadan Fas'ın kuzeyinde I. İdrisII. İdris'den (793-828) sonra mirasçıları krallığı paylaşması üzerine İdrisiler hanedanı tüm önemini yitirdi. Kayveran Fatmileri'nin hizmetindeki bir general Fas'ı istila etti (917-918) ve son İdrisileri tahtan indirdi, ancak sünniliğe dönen ve Şanhaceler ile Zaneteler arasındaki savaş nedeniyle birçok berberi cumhuriyetine bölünen bu ülkede Fatimi egemenliği tutunamadı. (788-791/792) tarafından kurulan İdrisiler hanedanı doğdu; Fas'ı gerçek bir başkent yapan Büyük Berberi Hanedanları

Çölde yaşayan ve Murabıtlar Tarikatına dönüşen Şanhaceler Mağrib'in fethine giriştiler; önce vahaları (1053-54) ve güney Fas'ı (1056-1059) işgal ettiler. Marekeş'i kuran ve önderleri olan Yusuf bin Taşfin Fas'ın gerçek kurucusudur: Fas'ı (1069), Septe'yi (1083) aldıktan ve Cezayir kentine dek ilerdikten sonra İspanya'da kutsal savaşa girişti ve bu ülkenin güneyini Fas'a bağladı, böylece Murabıtlar imparatorluğu'nu kurdu. Oğlu Ali bin Yusuf zamanında (1106-1143) Fas EndülüsMuhammet bi Tumart'ın yönettiği Atlas dağlarında yaşayan Masmudalar bir ayaklanma başlattı. Muhammet bin Tumart'ın öğrencisi ve ardılı olan ve kendini (1130-1163) halife ilan eden Abdülmümin Murabıtlar'ı yenilgiye uğrattı İrfikiye'yi ve İspanya'yı kendine bağladı. Muvahhit egemenliği (1147-1269) Yakup Yusuf (1163-1184) zamanında güçlendi; Yakup Yusuf oğlu, Ebu Yusuf Yakup el Mansur'a (1184-1199) barış içinde bir imparartorluk bıraktı; fakat ülke iki tehlikenin tehditi altındaydı: Kuzeyde Hristiyanlar doğuda da Murabıtlar ile Araplar. Birinci tehlike bir süre için Alarcos'ta bertaraf edildi (1195); fakat ikinci tehlike daha ciddiydi ve 1187'de büyük seferini (Gafsa zaferi) ve karşılık çıkaran Araplar'ın ülkeden sürülmesini zorunlu kıldı. Muvahhit uygarlığı, dinsel ve ahlaksal öğretinin katılığı ve düşünce yaşamının gelişmesiyle (İbni Rüşt) belirlenir. O dönemde berberi Fas en parlak zamanını yaşadı. uygarlığı etkisi altına girdi. 1125'ten başlayarak, muvahhit öğretisinin kurucusu olan

Dil

Resmî dilleri Arapça olmasına rağmen devlet dairelerinde Fransızca kullanılmaktadır. Halk arasında kullanılan Arapça'ya Darija denilir ve diğer Arap ülkeleriyle karşılaştırıldığında değişiktir. Aynı zamanda ülkede yoğun olan BerberilerindeSheluh veya Shelha dili, güneyde Sousi halkı tarafından konuşulmakta, Kuzeyde ise Tamazigt dili kuzey berberileri tarafından kullanılmaktadır. Ülkenin kuzey kesimi İspanyollarin etkisi altında kaldığından buralarda İspanyolca konuşanlara rastlamak mümkündür. kullandığı farklı diller bulunmaktadır. Bunlarin basında Ekonomi

Ülkede tarıma dayalı besin endüstrisi kollarının yanı sıra, kimya ve gübre sanayi ile küçük el sanatları gelişmiştir. Yeraltı kaynakları ülke ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır. Fas'ta çıkarılan madenlerin başında fosfat gelir. Fosfat dışında, manganez, arsenik,nikel, kobalt ve demir de bulunmaktadır. Ayrıca az miktarda kömür ve petrol gümüşlü kurşun da çıkarılır. Ülke sanayinin ihtiyacı olan enerji büyük ölçüde hidroelektrik santrallerden sağlanır. Nüfus

Nüfusun büyük bir bölümü Berberilerden oluşur; Berberilere Ortaçağ’dan bu yana, bir çok kez arap göçmenler de katılmıştır; Berberice ağızları halkın üçte birince konuşulsa da (özellikle dağlık kesimlerde) araplaşma sürmektedir. Daha düne kadar özel bir öbek oluşturan Fas’taki Musevi nüfus, 1956’da başlayan göçler sonucu bütünüyle ortadan kalktı. Sömürge döneminde çok olan Avrupalıların sayısı günümüzde sayısı 50.000’i aşmamaktadır. (Avrupalılar daha çok Rabat ve Casablanca’da toplanırlar).
Çeşitli doğal çevrelerin çok eşitsiz yapılaşma sunması sonucunda nüfus, ülke içinde çok düzensiz olarak dağılım göstermektedir. Çorak ya da çöl bölgelerinin hemen hemen ıssız olmasına karşın Akdeniz kesimi ovaları ya da Atlas Okyanusu’na yakın kuzey kesimlerdeki ovalar oldukça yoğun nüfus barındırmaktadırlar. Rif ve Anti Atlaslar gibi bazı dağ kütlelerinin de nüfusu yoğundur. Kentleşmede çok eşitsizdir; Kuzey Fas’ın Atlas Okyanus’u kesiminde, özellikle Casablanca-Kenitra ve Fas-Rabat eksenlerinde kentleşme yoğundur. Bununla birlikte, kentleşme hızla ilerlemektedir: 1926’da nüfusun % 10’dan azı kentlerde yaşarken 1981’de bu oran yaklaşık % 40’ çıktı. Casablanca, Rabat, Asfi, ya da Agadir gibi modern kıyı kentlerinin gelişmesi, Fas ve Marakeş gibi iç kesimlerdeki geleneksel eski kentlerde oranla çok daha belirgindir.
Nüfus artışı hızlıdır: 20. yüzyılın başında Fas’ın nüfusu 5 milyondan azdı; 1954’te 10 milyona ulaşan nüfus 1985-1990 yıllarında 22 milyona ulaştı ve bu rakam günümüzde 33 milyonun üzerinde seyir etmektedir. Doğal nüfus artış oranı% 3 dolaylarındadır; aile planlaması siyaseti sayesinde doğumlar azalmaya başladıysa da, gene de doğum oranı çok yüksektir. Fas genç bir nüfusa sahiptir: 15 yaşından küçükler toplam nüfusun yarısına yakınını oluşturmaktadırlar.