Asıl adı Mustafa Fehîm’dir. Hayatı hakkında fazla bir bilgi yoktur. Babası, İstanbul’un Parmak Kaya semtinde gevrek ve kurabiye yapıp satan Mısırlı bir fellahtı. Bütün kaynaklarda 1644’te Mısır vâlisi olan Eyyüp Paşanın maiyetinde Mısır’a gittiği bildirilmektedir. Fehim’e 19. asır başlarında yaşıyan diğer divan şâiri Fehîm dolayısıyle Fehîm-i Kadîm ünvanı sonradan verilmiştir. Fehîm-i Kadîm zorluklar ve zaruret sebebiyle Mısır’a gittiğini bâzı manzumelerinde îmâ ediyorsa da, Mısır’da bir refaha kavuşamamıştır. Bir süre sonra Eyyüp Paşanın gözünden düşen Fehîm-i Kadîm İstanbul’a dönerken yolda vefât etti (1648).--
Fehîm-i Kadîm, çok genç yaşta ölmesine rağmen, İran edebiyatını yakından tâkip etmiştir. Lirik ve karamsar bir şâirdir. Şiirlerinde yaşadığı yılların içtimâî hayatındaki akisleri görülmektedir. “Rûzu Şeb” redifli naatı, divan edebiyatı mensupları arasında şöhret kazanmıştır. On dokuzuncu asırda Leskofçalı Gâlib, Nâmık Kemâl, Hersekli Ârif Hikmet, Kâzım Paşa, Avni Bey, Üsküdarlı Hakkı Bey, Fehîm-i Kadîm’in tâkipçileri olmuşlardır.--
Fehîm-i Kadîm’in yazdığı şiirleri küçük bir Dîvân’da toplanmıştır. Eserin 20’ye yakın nüshası vardır. Bâzı yazmaları karşılaştırılarak 1934’te yeni harflerle bir Fehîm Dîvânı neşredilmiştir.--
