Hoşgeldin Misafir

Fetih

Eray490

24 Haz 2021
1,561 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Fetih'İn kelime anlamı "açma", "başlatma" demektir. Bu açış ve başlatış, bir yeniliği veya farklı bir dönemi ifade eder. Bunu gerçekleşti*rene de "fatih" denir.
Fetih konusunda bazı kimseler, müslümanla-nn "savaşla toprak kazanma" tutkusuna işaret etmekte ve buna Örnek olarak da özellikle Os*manlı dönemini göstermektedirler. Tabiatıyla böyle bir teorinin arkasından zaptedilen ülke*lerin baskı altına alınması ve ülke zenginliği*nin talan edilmesi gibi iddialar gelmektedir. Aynı anlayışa göre Fetih, kültürü azgelişmiş toplumların bulunduğu ülkelere doğru, siyasi baskıcılığın ve iktisadi işletme sisteminin yayıl-ması"dır. Her İki değerlendirme sonunda fe*tih, emperyalist bir toplumun "yayılma ve ha*kim olma" siyasetinin bir aracı ve sembolü gi*bi görülmektedir. Ancak bu anlamda fetih ye*nidir, tarihteki fetihleri kapsamamaktadır.
Aslında bu konuda yanılma, "Fetih" kelime*si İle İngilizce "conqıtest" kelimesinin aynı an*lamda düşünülmesinden kaynaklanıyor. Çün*kü Batı'da "conquest" gerçekten de bir ülke*nin yayılmacı amaçlarla diğer ülkelere karşı yaptığı savaş hareketlerini ifade ediyor. Bu sa*vaşlar çoğunlukla azgelişmiş toplumlar üzeri*ne yapılıp, onların sömürülmesini hedef alı*yor. Geçmişte Avrupa'nın başta İngiltere, İs*panya, Portekiz ve Hollanda olmak üzere güç*lü krallıkları Amerika, Afrika ve Asya'nın yeraltı zenginliklerine sahip ülkelerine doğru bü-yüksömürgeleştirmehareketleriyapmaktaydı-lar. Dolayısıyle bu hareketlerin yeni bir dö*nem açmaya ve başlatmaya vesile olan bir yö*nü yoktur.
Fakat fetih olayı İle yeni bir başlangıç ve ha*reket meydana gelmektedir. Yani hadise, sa*dece bir savaşla herhangi bir hedefi ele geçir*mek noktasında kalmamaktadır. Buna iki ör*nek verilebilir. Birincisi; Hz. Muhammed (s) tarafından Mekke'nin fethi, sadece bu önemli şehrin müşriklerden müslümanların eline geç*mesi olarak açıklanmaz. Çünkü bu fetihle bir*likte zulme ve haksızlığa dayanan bir sistem sona ermiş ve kabile asabiyeti ve üstünlüğü ye*rine "iman kardeşliğine dayalı yeni bir sistem gelmiştir. İkinci olarak; İstanbul'un fethi ör*nek verilebilir. İstanbul'un fethi ile de bir Ro*ma nizamı son bulmuş ve Osmanlı Devleti'nin savunduğu İslâm hukuku ve düzeni her yönüy*le üstün bir sistem olarak kabul edilmiş, Orta*çağ düşünce ve hukuku, bu son Roma kalıntı*sı Bizans'la birlikte tarihten silinmişti.
Ayrıca; İslâm hukukunda yapılan bir cihad sonucunda fetih gerçekleşirse, müslüman ol*mayanların elinde bulunan bir bölge İslâm ha*kimiyetine girerse, bunun doğurduğu bazı hu*kuki sonuçlar söz konusu olur. Savaş yapıla*rak bir bölge ele geçirilmiş ise, elde edilen ga*nimet yanında, toprakların hukuki durumu*nun ne olacağı meselesi ortaya çıkar. Sünni mezheplere göre, ululemr, veliyü'1-emr, ima-mü'1-müslimîn gibi adlar verilen devlet reisi*nin bu durumda seçme yetkisi vardır. Bu top*raklar eski sahipleri elinde bırakılıp "haraç" olabilir; savaşanlar arasında bölüştürülebilir veya mülkiyeti "Beytül Mâ'âV'e hasredilebilir.
Bu şekilde fetholunmayan bölgelere gelince; barış anlaşması yapılmış İse, bu hükümler uy*gulanır. Toprakların eski sahiplerinin özel mülkiyetinde bırakılacağına dair bir anlaşma hükmü yoksa, vcliyü'1-emr bu konuda seçme yetkilerini kullanır.
İslâm'da bir başka ülke üzerine keyfi bir se-fer yapılamaz. Yalnız, halkına zulmeden ve Al*lah'ın emirlerine muhalefet eden sistemler üzerine seferler yapılır. İslam, insanları kullara kulluktan kurtarıp, Allah'a kul etme ve baş*kalarının zulmünden kurtarıp, Allah'ın adale*tine ulaştırma gayesi İle fetih siyasetinin sınır*larını çizmiştir. Dolayısıyla fetih olayında, ye*ni yol ve imkânlar açmak eskimiş ve köhnemiş olanı kapatmak esprisi yatmaktadır.
Sami ŞENER
Bk. Emperyalizm; Savaş; Sömürgecilik; Zu*lüm.