Dr Leland Townsend
- 6 Eyl 2017
- 16,496 Mesaj
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Bitki, hayvan ve insanlarda soyaçekim olaylarını inceleyen biyoloji kolu; kalıtım bilimi. Daha çok bitkiler ve hayvanlar üzerinde yapılan deneylere dayanarak gelişmiştir. İnsanda deney yapma olanakları sınırlı olduğundan, çoğu zaman gözlemlerle ve bitkilerle hayvanlardan elde edilen sonuçlara göre yorumlar yapmakla yetinilir.
Genetik bilimi, çok yeni bir bilim dalıdır. 19. yüzyılın ikinci yarısında Mendel, Naudin ve Morgan'ın çalışmalarıyla ortaya çıktığı söylenebilir. Bu ilk çalışmalar, daha çok gözlemlere ve oldukça basit deneylere dayanıyordu. Asıl gelişme, 20. yüzyılda gerçekleşti. Bu bilim dalına "genetik" adını veren Bateson'dır (1906). Hücre biliminin gelişmesi, canlıların molekül yapısının incelenebilmesi, gametin tanınması, kromozomların ve döllenme olayının araştırılıp aydınlatılması gibi gelişmeler, genetik alanında hızlı ilerlemelere yol açmış ve molekül genetiği çağına girilmiştir.
Günümüzde genetiğin beş bölümü vardır:
1) kalıtsal karakterlerin geçiş kanunlarını saptayan, bu geçişte rol oynayan kromozomların, genlerin yapısını ve değişim mekanizmasını inceleyen "biçimsel ve hücresel genetik",
2) genlerin kalıtsal karakterleri nasıl taşıdıkları ve çevrenin, genin belirlediği karakter üzerindeki etkisini araştıran "fizyolojik genetik",
3) değşinim (mutasyon) ve ayıklanma olaylarını inceleyerek bundan canlıların jeolojik devirler boyunca geçirdiği evrim hakkında sonuçlar çıkaran "evrimsel genetik",
4) bilimsel araştırma sonuçlarını, hayvan ve bitki türlerinin ıslahında kullanarak verimi artırmayı amaçlayan "uygulamalı genetik",
5) normal ve patolojik insan kalıtımını inceleyen ve elde ettiği sonuçları hekimlik vb. pratik alanlarda kullanmayı amaçlayan "insan genetiği".
Genetik çalışmalarının ortaya koyduğu ilginç bir sonuç da, saf ırkların ve yakın akrabaların birleşmesinin (evlenmesi), anormal özelliklerin belirme olasılığını artırdığıdır. Buna karşılık melezlik ise yozlaşmış genleri törpüler ve giderek kaybolmalarını kolaylaştırır. Bu sonuç Hitler'in "üstün ari ırk" teorisinin ne kadar boş ve temelsiz olduğunu da ortaya koymaktadır. Hitler, eğer bu düşü gerçekleştirebilseydi, saf üstün ırk yerine, olsa olsa soysuzlaşmış bir kitle elde edecekti.
Genetik bilimi, çok yeni bir bilim dalıdır. 19. yüzyılın ikinci yarısında Mendel, Naudin ve Morgan'ın çalışmalarıyla ortaya çıktığı söylenebilir. Bu ilk çalışmalar, daha çok gözlemlere ve oldukça basit deneylere dayanıyordu. Asıl gelişme, 20. yüzyılda gerçekleşti. Bu bilim dalına "genetik" adını veren Bateson'dır (1906). Hücre biliminin gelişmesi, canlıların molekül yapısının incelenebilmesi, gametin tanınması, kromozomların ve döllenme olayının araştırılıp aydınlatılması gibi gelişmeler, genetik alanında hızlı ilerlemelere yol açmış ve molekül genetiği çağına girilmiştir.
Günümüzde genetiğin beş bölümü vardır:
1) kalıtsal karakterlerin geçiş kanunlarını saptayan, bu geçişte rol oynayan kromozomların, genlerin yapısını ve değişim mekanizmasını inceleyen "biçimsel ve hücresel genetik",
2) genlerin kalıtsal karakterleri nasıl taşıdıkları ve çevrenin, genin belirlediği karakter üzerindeki etkisini araştıran "fizyolojik genetik",
3) değşinim (mutasyon) ve ayıklanma olaylarını inceleyerek bundan canlıların jeolojik devirler boyunca geçirdiği evrim hakkında sonuçlar çıkaran "evrimsel genetik",
4) bilimsel araştırma sonuçlarını, hayvan ve bitki türlerinin ıslahında kullanarak verimi artırmayı amaçlayan "uygulamalı genetik",
5) normal ve patolojik insan kalıtımını inceleyen ve elde ettiği sonuçları hekimlik vb. pratik alanlarda kullanmayı amaçlayan "insan genetiği".
Genetik çalışmalarının ortaya koyduğu ilginç bir sonuç da, saf ırkların ve yakın akrabaların birleşmesinin (evlenmesi), anormal özelliklerin belirme olasılığını artırdığıdır. Buna karşılık melezlik ise yozlaşmış genleri törpüler ve giderek kaybolmalarını kolaylaştırır. Bu sonuç Hitler'in "üstün ari ırk" teorisinin ne kadar boş ve temelsiz olduğunu da ortaya koymaktadır. Hitler, eğer bu düşü gerçekleştirebilseydi, saf üstün ırk yerine, olsa olsa soysuzlaşmış bir kitle elde edecekti.
