Mardin' nin Nusaybin İlçesi merkezinin yaklaşık olarak 4 kilometre kuzeyinde, dağların eteğinde, Çağ Çağ Nehri'nin hemen batı kıyısındadır. Höyük karakterinde bir yerleşim yeridir. Arkeolojik bir merkez olarak ilk kez 1918 yılında bilim dünyasına tanıtılan Gırnavaz, daha sonraki yıllarda çeşitli araştırmalara konu olmuştur. 1991 yılına kadar yürütülen çalışmalarda Gırnavaz’ın MÖ 4 binden MÖ 7. yüzyıla kadar sürekli yerleşim yeri olarak kullanıldığı ortaya çıkarılmıştır. Kazılar sonucu bulunan mezarlarda metal silahlar, süs eşyaları, vazolar, kandiller, mühürler ve tabletlere rastlanılmıştır.
Gırnavaz, güzel bir mesire alanı ve bölgenin en önemli arkeolojik alanlarından biri olmasının yanı sıra, halk tarafından kutsal sayılan bir yerdir. Gırnavaz Höyük Kuran'dan bazı ayetlere (Cin suresi: 72/1-3; Ahkaf Suresi: 46/29-33 )ve bunlarla bağlantılı hadis ve alıntılara istinaden birçok islam bilimci tarafından cinlerle ilişkilendirilmektedir. Gırnavaz'ın cinlerin mirlerinden olan Mir Osman'ın mezarının bulunduğu yer olduğuna inanan halk burada özellikle bazı zihinsel hastalıklar için asırlardır şifa aramaktadır. Bu öyküyü daha ilginç yapansa şifayı sadece müslümanların değil, Süryaniler ve Ezidiler'in de bu tepeye çıkarak uyguladıkları bazı ritüellerle aramalarıdır. Hatta bu ritüellerin uygulandığı gün olan Çarşamba günü Müslümanların değil Ezidilerin kutsal günü olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla Gırnavaz höyüğü özelinde Mardin'de yaşanan inanılmaz kültür mozaiği bugün bile izlenebilmektedir.
Gırnavaz, güzel bir mesire alanı ve bölgenin en önemli arkeolojik alanlarından biri olmasının yanı sıra, halk tarafından kutsal sayılan bir yerdir. Gırnavaz Höyük Kuran'dan bazı ayetlere (Cin suresi: 72/1-3; Ahkaf Suresi: 46/29-33 )ve bunlarla bağlantılı hadis ve alıntılara istinaden birçok islam bilimci tarafından cinlerle ilişkilendirilmektedir. Gırnavaz'ın cinlerin mirlerinden olan Mir Osman'ın mezarının bulunduğu yer olduğuna inanan halk burada özellikle bazı zihinsel hastalıklar için asırlardır şifa aramaktadır. Bu öyküyü daha ilginç yapansa şifayı sadece müslümanların değil, Süryaniler ve Ezidiler'in de bu tepeye çıkarak uyguladıkları bazı ritüellerle aramalarıdır. Hatta bu ritüellerin uygulandığı gün olan Çarşamba günü Müslümanların değil Ezidilerin kutsal günü olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla Gırnavaz höyüğü özelinde Mardin'de yaşanan inanılmaz kültür mozaiği bugün bile izlenebilmektedir.



