Hoşgeldin Misafir

Güne Şiir Bırak

bypatnos

DeepWeb
28 Haz 2024
614 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Yokluğunun Kışındayım

Yokluğunun kışındayım şimdi,
Şubat ayı gibi sensizlik.
Geceler ayaz, günler buz gibi.
İçimde sensizliğin sert rüzgarı.

Şubat ayı gibi sensizlik iliklerime kadar işlemmiş,
Ellerim üşür, dokunamaz kimseye.
Gözlerim donar, bakamaz güneşe.

Titriyorum sen ise yaz sıcaklığını taşımışsın başka şehirlere,
Bende kara kış, sende mavi gökler.
Ben üşürken sen güneşle gülüyorsun.

Güzelliğini kumlara serip aydınlatmışsın bensiz o sahilleri,
Ben karanlıkta kaybolmuş bir şehir gibiyim.
Sende ışık var, bende yalnızlık.
 

ZahirCoder

ZahirCoder

Moderator
Moderator
25 Ağu 2017
5,190 Mesaj
TIM Görevleri
1

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Cebeci İstasyonunda bir akşam üstü
İncecikten bir yağmur yağıyordu yollara
Yeni baştan yaşıyorduk kaderimizi
Sıcak bir kara sevda
Yüreğimizin başında bağdaş kurup oturmuştu;
Acımsı, buruk.
mühürlenmişti ağzımız bir sessizlik içinde
Sessizliği üstümüzden atamıyorduk
Bir saçak altında kararsız, yorgun
Saatlerce duruyorduk
Kimse görmüyordu biziCebeci İstasyonunda bir akşam üstü
Yeni baştan yaşıyorduk kaderimizi
Cebeci İstasyonunda bir akşam üstü
Bir başka türlüydü bu insanlar
Sen bir başka türlüydün
Gözlerin yine öyle bir bilinmez renkteydi
Gözlerin gözlerimde erimekteydi
Bir mermer heykel gibi yanımda duruyordun
Beni bırakma diyordunMeyhane sarhoşları gibi sırılsıklam
Bir yalnızlık duyuyorduk
Ağlıyordun, ağlıyordun...Cebeci İstasyonunda bir tren
Nefes nefese soluyordu
Gerilmiş bir keman teli gibiydikAnkara Kalesi'nde bir eski çalar saat
Bilmem kaça vuruyordu
Bir yağmur yağıyor inceden ince
İçimizdeki binbir düşünce
Harmanlar misali savruluyordu
Islanmış bir ceylan yavrusu gibi
Tiril tiril titriyordun
Gitsek gitsek diyordun.Yüreğimin atışından deli gönlümce
Sırıl sıklam, paramparça, permeperişan
Türküler söylüyordum
Ağlıyordun, ağlıyordun...Şimdi, şimdi seni düşünüyorum
Cebeci yollarında rüzgarlar esiyor, serin
Paramparça düşmüş gönül ufkuma
İki yıldız gibi gözlerin
Gel Ey ciğerime saplanan hançer
Gel ey yüreğime oturmuş kurşun
Göçmen kuşlar gibi çok uzaklardan
Gel artık
Ne olursun

Yavuz Bülent Bakiler
 

Abdülhamid

Abdülhamid

Tarih değil, hatalar tekerrür eder.
127.0.0.1
19 Mar 2024
514 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Sanma ki bu âhlar kalır yürekte
Bu bir âhh çekişti, zulüm hep aynı
Mazlumların âhı yedi kat gökte
Zâlimler değişti, zulüm hep aynı

Çekilen âhlar da kalmaz zâlimde
Yevmü'l kıyâme'de biter zulüm de
Buğzederim yoksa bir güç elimde
Zâlimler değişti, zulüm hep aynı

Arşa çıkan âhlar gökleri deler
O eski zâlimler hani ner'deler
Gayya kuyusunda cehennemdeler
Zâlimler değişti, zulüm hep aynı

Mazlumun gözünde aynı gözyaşı
Bilâl-i Habeşî bağrında taşı
Bir mâsum görürsen sırtında taşı
Zâlimler değişti, zulüm hep aynı

Doğu Türkistan'da ve Myanmar'da
Zulme uğrayanlar hep âhüzârda
Müslümanlar suskun, hepsi de darda
Zâlimler değişti, zulüm hep aynı

Her yerde Siyonist vardır lobisi
Bütün haçlılarda İslâm fobisi
Amerika, Rusya, Çin ve gerisi
Zâlimler değişti, zulüm hep aynı

Çin işkencesinde her gün inleyen
Ne acılar çeken, hiç de dinmeyen
Nerede bu zulmü duyan, dinleyen
Zâlimler değişti, zulüm hep aynı

Sallanır her yerde zulüm bayrağı
Kan ağlayanların tütmez ocağı
Kimi sakat kalmış, kesik bacağı
Zâlimler değişti, zulüm hep aynı

Ariel Şaron'a kaldı mı dünya
Rockefeller bile görmüştü rüyâ
İki yüz seneydi garanti güyâ
Zâlimler değişti, zulüm hep aynı

Nerede Nemrut'lar ve Firavun'lar
Yerin tâ dibine geçen Karun'lar
Gelecektir yine Musâ, Harun'lar
Zâlimler değişti, zulüm hep aynı

Bitecek inşallah bir gün bu dehşet
Zâlime sorulur yaptığı vahşet
Mazlumun duâsı tutacak elbet
Zâlimler değişti, zulüm hep aynı
 

DeepiMpaCt

DeepiMpaCt

Katip ol sabahin ilk isiklarina..
Monteal/Ca
25 Ağu 2017
6,151 Mesaj
TIM Görevleri
2

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
...

Dağların yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında

Köle gibi satıldım pazarlar pazarında

Güneşin sarardığını gördüm Konstantin duvarında

Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında

Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında

Ölüm düsüncesinin beni sardığı şu anda

Verilmemiş hesapların korkusuyla

Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim

Af dilemeye geldim affa layık olmasam da

Sevgili

En sevgili

Ey sevgili

Uzatma dünya sürgünüm benim

*****

Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır

Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır

Aşk celladından ne çikar madem ki yar vardır

Yoktanda vardan da ötede bir Var vardır

Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır

O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır

Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır

Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır

Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır

Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır

Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır

Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır

Gögsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır

Senden umut kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır

Sevgili

En sevgili...

Ey sevgili...

(Sezai Karakoç)