Hoşgeldin Misafir

Hafizıyyet

sıd0ma

5 Eyl 2017
1,324 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Hafizıyyet:Muhafaza edicilik, koruyup esirgeyicilik. * Cenâb-i Hakk'in, bütün tohum ve çekideklerde oldugu gibi, bir mahlûkun basina gelecek vaziyetleri ve basindan geçenleri muhafaza edici sifati. Cenab-i Hakk'in muhafaza ediciligi.(Ism-i Hafiz'in tecelli-i etemmine isaret eden: âyetidir. Kur'an-i Hakîm'in bu hakikatina delil istersen: Kitab-i Mübin'in mistari üstünde yazilan su kâinat kitabinin sahifelerine baksan, ism-i Hafîz'in cilve-i azamini ve bu âyet-i kerimenin bir hakikat-i kübrasinin naziresini çok cihetlerle görebilirsin. Ezcümle: Agaç, çiçek ve otlarin muhtelif tohumlarindan bir kabza al. O muhtelif ve birbirine muhalif tohumlarin cinsleri birbirinden ayri, nevileri birbirinden baska olan çiçek ve agaç ve otlarin sandukçalari hükmünde olan o kabzayi karanlikta ve karanlik ve basit ve câmid bir toprak içinde defnet, serp. Sonra mizansiz ve esyayi farketmeyen ve nereye yüzünü çevirsen oraya giden basit su ile sula. Sonra senevî hasrin meydani olan bahar mevsiminde gel, bak! Isrâfil-vâri melek-i ra'd; baharda, nefh-i Sur nev'inden yagmura bagirmasi, yer altinda defnedilen çekirdeklere nefh-i ruhla müjdelemesi zamanina dikkat et ki, o nihayet derece karisik ve karismis ve birbirine benziyen o tohumcuklar, ism-i Hafîz'in tecellisi altinda kemal-i imtisal ile hatasiz olarak Fâtir-i Hakîm'den gelen evamir-i tekviniyeyi imtisal ediyorlar. Ve öyle tevfik-i hareket ediyorlar ki: Onlarin o hareketlerinde bir suur, bir basiret, bir kasd, bir irade, bir ilim, bir kemal, bir hikmet parladigi görünüyor. Çünki görüyorsun ki: O birbirine benzeyen tohumcuklar, birbirinden temayüz ediyor, ayriliyor. Meselâ bu tohumcuk, bir incir agaci oldu. Fâtir-i Hakimin nimetlerini baslarimiz üstünde nesre basladi. Serpiyor, dallarinin elleri ile bizlere uzatiyor. Iste bu, ona sureten benziyen bu iki tohumcuk ise, gün âsiki namindaki çiçek ile, hercâi menekse gibi çiçekleri verdi. Bizler için süslendi. Yüzümüze gülüyorlar; kendilerini bizlere sevdiriyorlar. Daha buradaki bir kisim tohumcuklar, bu güzel meyveleri verdi. Ve sünbül ve agaç oldular. Güzel tad ve koku ve sekilleri ile istihamizi açip, kendi nefislerine bizim nefislerimizi davet ediyorlar. Ve kendilerini müsterilerine feda ediyorlar. Tâ nebatî hayat mertebesinden, hayvanî hayat mertebesine terakki etsinler. Ve hâkeza... kiyas et. Öyle bir surette o tohumcuklar inkisaf ettiler ki, o tek kabza, muhtelif agaçlarla ve mütenevvi çiçeklerle dolu bir bahçe hükmüne geçti. Içinde hiçbir galat, kusur yok. sirrini gösterir. Herbir tohum, ismi-i Hafîz'in cilvesiyle ve ihsaniyle ona pederinin ve aslinin malindan verdigi irsiyeti; iltibassiz, noksansiz muhafaza edip gösteriyor. Iste bu hadsiz harika muhafazayi yapan Zât-i Hafîz, kiyamet ve hasirde, hafîziyyetin tecelli-i ekberini gösterecegine kat'i bir isarettir. Evet bu ehemmiyetsiz, zâil, fâni tavirlarda bu derece kusursuz, galatsiz hafîziyyet cilvesi bir hüccet-i katiadir ki; ebedi te'siri ve azim ehemmiyeti bulunan emanet-i kübra hamelesi ve arzin halifesi olan insanlarin ef'al ve âsâr ve akvâlleri ve hasenat ve seyyiatlari, kemal-i dikkatle muhafaza edilir ve muhasebesi görülecek. Âyâ bu insan zanneder mi ki, basibos kalacak. Hâsâ!... Belki insan, ebede meb'ustur ve saadet-i ebediyeye ve sekavet-i daimeye namzeddir. Küçük-büyük, az-çok her amelinden muhasebe görecek. Ya taltif veya tokat yiyecek. Iste hafîziyyetin cilve-i kübrasina ve mezkûr âyetin hakikatina sâhidler had ve hesaba gelmez. Bu mes'eledeki gösterdigimiz sahid; denizden bir katre, dagdan bir zerredir. L.)