Hoşgeldin Misafir

Her Ömür Kendi Gençliğinden Vurulur

SurHan

28 Kas 2017
4,186 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Her Ömür Kendi Gençliğinden Vurulur

--İsa’dan sonra XX. yy.-
I
Yaşarken de söyledim kimse bilmeyebilir bunu, 
Fatiha suresi kadar eski,
günlerin çarmıhında isa kadar yaslıyım
ve tanrılar kadar çok yaşadım
kimse bilmeyebilir...
--


-Daha kırlangıçları yalancı bir dünyada yaşıyorum; 
dağları yıkılan, dalları kırılan bir dünyada.
Kayıp suretler için fotoğraflara koşuyorum
kimse bilmeyebilir...--


-Günlerin çarmıhında 
Küle savruldum, ayrılıkları saydım,
bir hançer sapladım nevrozlu bir sevgiye; 
kan bile damlamadı, yürüyüp gittim.
Yüzüme yalancı bir sevinç iliştirdim...--


-II
Fal bakan çingeneler esmerdi, yalancıydı,
dönmeyecektin! 
Belki kuruyacaktım,
belki çarpa çarpa akacaktım o denizlere; 
İntiharlara aktığım gibi o denizlere,
bilmeyecektin!--


-Çıkıp sina dağına o denizlerle
İbranice konuşacak, İblis’i kovacaktım; 
İblis’i 
kovmak
belki,
yarısını dünyanın
kovmak demekti...--


-III
Bir gülün bir odayı,
bir leşin bir semti kokuttuğu kentlerde,
bir ömür,
çarpar, 
akar
da nasıl eskitir yatağını
kimse bilmeyebilir...--


-Tanıktım,
yargıç
ve sanık; 
Yürüyüp gittim…
Yüzüme yalan bir mutluluk iliştirdim:
Günlerin çarmıhında İsa gibiydim…--


-IV
Günlerin çarmıhında
seni ağrıyan yanlarımla sevdim, 
tutuklu kollarımla; 
yokluğunda burada yıllar verdim.
Yokluğuna 
burada!--


-Herkes bilecek bunu; tabancaya gerek yoktur…
Tabancaya gerek yoktur! 
Sen haklı bir cinayetsin günlerin duvağında:
H e r ö m ü r k e n d i g e n ç l i ğ i n d e n v u r u l u r...--



-YILMAZ ODABAŞI--