Hoşgeldin Misafir

Hidayet

sıd0ma

5 Eyl 2017
1,324 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Doğru yolu arama, doğru yola girme, Al*lah tarafından bir kimsenin kalbine ilham olunan Hak yolu arama arzusu, doğru dîn, İslâm dîni, İrşad etme, doğru yolu gösterme gibi anlamlara gelen "hidâyefi, Seyyid Şerif el-Cürcânî şöyle tarif eder: "Hidâyet: Talep edilene ulaştıracak şeyi göstermektir. Başka bir ifadeyle talep edi*len şeye ulaştıracak yola girmek de denile*bilir."
Hidâyet, bir kimseyi iyilikle istediğine eriştirecek şeyi göstermektir ki, bu, yolu sâdece göstermek veya yola götürmek ve hattâ sonuna kadar götürmek şekillerinden biriyle gerçekleşebilir. Bunlardan bi*rinci şekle, matlûba eriştirmeyen delâlet, ikinciye ise matlûba eriştiren delâlet (de-lâlet-i mûsıle) veya tevfîk adı verilir. Esa*sı itibariyle hidâyet, iyi isteklere mahsus*tur. Bu yüzden, meselâ hırsıza yol göster*meğe hidâyet denilmez. Hidâyet sözü*nün, bazan serde de kullanıldığı olursa da, bu gerçek anlamda değil, alay ve ta'-rîz gibi bir belagat inceliğine dayanarak mecaz olur.
Allahü Teâlâ'nın hidâyeti, özellikleri ve çeşitleri itibariyle sayıya gelmez. Fakat cinsi İtibariyle şu dört mertebede düşünü*lebilir:
1- Aklî, ruhî ve hissî kuvvetlerin ihsan edilmesidir ki, insan bu kuvvetler vasıta*sıyla kendisine yararlı olan iş ve durumla-n elde eder ve canlılığını sürdürür.
2- Hak ile batılı, iyi ile kötüyü birbirin*den ayıracak açık delilleri ortaya koymak.
3- Peygamberler göndermek ve kitaplar indirmekle hak yolu göstermektir. Şüphe*siz bu Rufan, insanları en doğ/u yola *****rür'1 İsrâ, 9) ayetinde kasdolunan hidâyet, bu türdendir.
4- Vahiy, ilham veya sâdık rüya gibi fev*kalâde yollarla kalblere sırları açıvermek ve varlıkları (eşyayı) hakikatte oldukları gibi gösterivermektir ki, buna hidâyet-i hâssa (özel hidâyet) denilir. Çünkü bu tür hidâyet, özellikle peygamberlere ve velile*re mahsustur. Bunun için, insanların ge*neli açısından, bu hidâyetin yolları, olağa*nüstü yollardandır. Bununla beraber, her*kesin az da olsa bundan payı yok değildir; ancak kesinlik (yakın) derecesine yüksel-mez.
Hidâyet kelimesinin iftial kalıbına geçi*rilmiş şekli olan ihtida ise, hidâyetlen-mek, hidâyete ermiş olmak, müslüm an ol*mak ve hak yolu bulmak anlamlarına ge-Hr. Hidâyetin karşıtı, İslâmî terminoloji-
de "dalâlet" (sapıklık) olarak gösterilir.
Ehl-î Sünnet mensuplanyla Mu'tezüe arasında hidâyetin tarifinde farklılık var*dır: Ehl-i Sünnet'e göre hidâyetin tarifi: Matlûba erişmek ve hidâyeti elde etmek, hâsıl olsun veya olmasın matlûba erişmek ve hidâyeti elde etmek, hâsıl olsun veya ol*masın matlûba götürecek bir yolu göster*mektir, şeklînde yapılırken, Mu'tezüe, onun, "matlûba ulaştıran delâlet" olduğu görüşündedir.
A.TuranARSLAN Bk. Sapıklık.