Hoşgeldin Misafir

Hoşgörü

sıd0ma

5 Eyl 2017
1,324 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Gücenmeyi gerektiren bir tutum, ya da davranış karşısında tepki götermeme, ta*hammül gösterme hali. Batıda mezhepler arası çatışmaya karşı çıkmak, ya da bilim-din tartışmalarında baskıya karşı kul*lanılan bir kavramdır.
Batıda felsefi bir kavram olarak, XV.-yüzyılda Nicalaus Cusanus tarafından ile-Tİ sürülmüş, daha sonra ise Spinoza, Loc-ke ve Voltaire gibi düşünürler tarafından, düşünce ve bilimsel özgürlük amacı ile kullanılmıştır. Kavram XVI. yüzyılda Thomas More'un Ütopya isimli eseri ile yoğun bir biçimde tartışma gündemine girdi. Ütopya ülkesinde dinler ve ideoloji*ler, farklı davranışlar herkes tarafından hoşgörü ile karşılanıyordu. Tepki göste*renler ise sürgüne gönderilecekti. Üstün*lük ve küçümseme iddiaları ciddiye alın*mayacaktı. More, tanrı inancım zorunlu görmektedir. Hatta dinsizlik bile suç ol*mayacaktır. Ancak Tann'yı reddedenlere herhangi bir resmi görev verilmeyecektir.
Rönesansla birlikte Batıda hoşgörü kav*ramına büyük bir ilgi görülmeye başlandı. Ancak kavramın pratik hayata aktarılma*sında sorunlar çıktı. Farklı davranışlar, yanlış yapılanma ve bilgi eksikliğinden kaynaklandığı İçin, insanların farklı davra*nışlarına karşılıklı hoşgörü ile yaklaşılma*sını zorunlu görenler, bilimsellik düzeyi*nin yükselmesi ve insanların doğru bilgile*re ulaşması ile hoşgörüye de gerek kalma*yacağını düşünmektedirler.
insanların farklı umut ve korkulara sa*hip olması, farklı ön kabullerden yola çık*maları sebebiyle, kaynak, amaç ve yön*tem farklılıklarından her zaman uzlaşma sağlamaları mümkün gözükmemektedir. Bu nedenle de birbirlerine karşı hoşgörü Üe yaklaşmak zorundadırlar. Hoşgörü*nün sağlıklı bir şekilde kullanılabilmesi için, ileri sürülen iddianın kaynağının, bu iddiaya sahip kişinin amacının ve kaynak*la amaç arasındaki mantıksal sürecin akli delilleri olması gerekmektedir. Yanlış bir
hoşgörü anlayışı, hem hoşgörü sahibi için, hem de hoşgörüye sığınan kişiler için felaketlere kapı aralayabilir ve kötü alış*kanlıklara neden olabilir.
İslam toplumlarında hoşgörünün ahlaki bir temeli vardır. Bununla birlikte, safdil*liğe varan bir davranış biçimi de olmama*sına özen gösterilir. Hoşgörü sahibi, sade*ce yanlışa göz yummakla yetinmemeli, doğru olanı göstermeli ve aynı yanlışın tekrarlanmaması için gayret göstermeli*dir. Aksı halde göz yumma, giderek sabrı taşıran noktalara ulaşabilir ve başlangıçta*ki hoşgörü, daha sonrası için bir birikim oluşturabilir.
İyi niyet kavramı ile yakın ilişkisi olan hoşgörü, toplumsal barış ve uzlaşma açı*sından da büyük Önem taşır.