Gjz0
- 2 Ocak 2018
- 764 Mesaj
Aktiflik
Seviye
Deneyim
[img=400x250]http://www.ulkuocaklari.org.tr/wp-content/uploads/2014/06/Hüseyin-Nihal-Atsız-12.jpg[/img][/CENTER]
Merhaba arkadaşlar, bugün bir konu üzerine birazcık konuşacağım. Öncelikle konuyu çok uzun tutmak istemiyorum.--
Son günlerde bazı şahıslar hem Alparlsan Türkeş'i, hem Hüseyin Nihal Atsızı benimser oldu. Aslında Hüseyin Nihal Atsız ve Alparslan Türkeş bir süre aynı davayı savundular.--
Taa ki 3 Mayıs 1944 Irkçılık - Turancılık davasına kadar. Başta Hüseyin Nihal Atsız, kardeşi Nejdet Sançar ve zamanın önde gelen Türkçüleri tutuklanır, yoldaşlarını ve davalarını satmazlar.--
Hüseyin Nihal Atsız'ın evinde Alparslan Türkeş'in yazdığı mektuplar bulunur. --
A--lparslan Türkeş ise bir hava ile bu fikirleri benimseyip, yazdığı mektuplardan ve fikirlerinden pişman olduğu bir daha bu tarz işlere kalkışmayacağını beyan eder. Bu davasını ve dava arkadaşlarını yarı yolda bırakmasını özetliyor. Sonrasında ümmetçi bir tavır takınıyor Türkeş. 1969 yılında MHP kuruluyor, Adana'da ilk kongresinde parti başkanlığına iki aday vardır, biri Hüseyin Nihal Atsız diğeri Türkeş.--
Atsız tarafı Türkçü sloganlar atarken, Türkeş'in safhında olanlar Türk-İslam sentezini savunuyor.--
Kongre bitiyor, Türkeş genel başkanlığa seçiliyor. Parti sembolü tanrı dağında uluyan kurttan, üç hilal sembölüne dönüştürülüyor.--
Bunun üzerine Hüseyin Nihal Atsız "Yallah! sen git arap develerine bin!" diyor. Kongre çıkışında ise "Mhp'de Allah tanrıyı kovdu." söylemlerinde bulunuyor.--
1975 yılında 'Ne Yaptığını Bilmeyenler' yazısında Türkeş'e ithafen Türkeş için liderlik davası don kişot cakasından ibarettir deyip "Yüksek tepelere kartal da çıkar, bazen yılan da çıkar ama kartal yükselerek, yılan sürünerek çıkar" söylemlerinde bulunuyor.--
Ölümünde Başbuğ(!) Alparslan Türkeş cenazesine katılmıyor.--
Kendi fikirlerimi söylemeye gerek duymuyorum, "vaktiyle bir ATSIZ varmış" deyip, yazımı sonlandırıyorum. --
Bu tarz konuların devamı gelecektir. Okuduğunuz için teşekkür ederim.--
Merhaba arkadaşlar, bugün bir konu üzerine birazcık konuşacağım. Öncelikle konuyu çok uzun tutmak istemiyorum.--
Son günlerde bazı şahıslar hem Alparlsan Türkeş'i, hem Hüseyin Nihal Atsızı benimser oldu. Aslında Hüseyin Nihal Atsız ve Alparslan Türkeş bir süre aynı davayı savundular.--
Taa ki 3 Mayıs 1944 Irkçılık - Turancılık davasına kadar. Başta Hüseyin Nihal Atsız, kardeşi Nejdet Sançar ve zamanın önde gelen Türkçüleri tutuklanır, yoldaşlarını ve davalarını satmazlar.--
Hüseyin Nihal Atsız'ın evinde Alparslan Türkeş'in yazdığı mektuplar bulunur. --
A--lparslan Türkeş ise bir hava ile bu fikirleri benimseyip, yazdığı mektuplardan ve fikirlerinden pişman olduğu bir daha bu tarz işlere kalkışmayacağını beyan eder. Bu davasını ve dava arkadaşlarını yarı yolda bırakmasını özetliyor. Sonrasında ümmetçi bir tavır takınıyor Türkeş. 1969 yılında MHP kuruluyor, Adana'da ilk kongresinde parti başkanlığına iki aday vardır, biri Hüseyin Nihal Atsız diğeri Türkeş.--
Atsız tarafı Türkçü sloganlar atarken, Türkeş'in safhında olanlar Türk-İslam sentezini savunuyor.--
Kongre bitiyor, Türkeş genel başkanlığa seçiliyor. Parti sembolü tanrı dağında uluyan kurttan, üç hilal sembölüne dönüştürülüyor.--
Bunun üzerine Hüseyin Nihal Atsız "Yallah! sen git arap develerine bin!" diyor. Kongre çıkışında ise "Mhp'de Allah tanrıyı kovdu." söylemlerinde bulunuyor.--
1975 yılında 'Ne Yaptığını Bilmeyenler' yazısında Türkeş'e ithafen Türkeş için liderlik davası don kişot cakasından ibarettir deyip "Yüksek tepelere kartal da çıkar, bazen yılan da çıkar ama kartal yükselerek, yılan sürünerek çıkar" söylemlerinde bulunuyor.--
Ölümünde Başbuğ(!) Alparslan Türkeş cenazesine katılmıyor.--
Kendi fikirlerimi söylemeye gerek duymuyorum, "vaktiyle bir ATSIZ varmış" deyip, yazımı sonlandırıyorum. --
Bu tarz konuların devamı gelecektir. Okuduğunuz için teşekkür ederim.--



