Hz. Bilâl-i Habeşî (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) – İşkenceye Karşı “Ehad Ehad” Diye Haykıran, Ezanın İlk Sesi
Hz. Bilâl bin Rebâh el-Habeşî (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ), İslam’ın ilk müezzini, Peygamber Efendimiz ﷺ’in en yakın sahâbîlerinden biri ve tevhid aşkının timsali bir yiğitti.
Habeş asıllı bir köle olarak Mekke’de doğdu (yaklaşık 580-581 civarı), babası Rebâh, annesi Hamâme de köleydi.
Annesine nisbetle “İbn Hamâme” diye de anılırdı.
Mekke’nin Cumah kabilesinden Ümeyye bin Halef’in kölesiydi.
Sesi güzel, mert ve dürüst bir köle olarak efendisinin en sevdiğiydi.
İslam’la Şereflenmesi ve İşkencelerin Başlangıcı
Hz. Bilâl (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ), İslam’ın ilk günlerinde Müslüman oldu.
Davet gizli dönemde, imanını açığa vuran ilk yedi kişiden biriydi (Amâr bin Yâsir, Sümeyye, Yâsir, Suhayb er-Rûmî, Mikdâd, Bilâl ve Ebû Bekir’in âzâd ettiği köleler gibi).
Müslümanlığını gizlemedi tevhidi haykırdı.
Efendisi Ümeyye bin Halef bunu duyunca öfkeyle doldu.
Bir kölenin efendisine karşı gelmesi affedilemezdi.
İşkenceler başladı. Ellerini ayaklarını bağlayıp kızgın kumlara yatırdı, göğsüne kocaman kayalar koydurdu, günlerce aç-susuz bıraktı.
Mekke’nin yakıcı güneşi altında sırtı yanar, etleri kavrulurken müşrikler “Muhammed’i inkâr et, Lât ve Uzzâ’ya dön” diye bağırırdı.
Hz. Bilâl’in cevabı hep aynıydı:
“Ehad! Ehad!”
(Allah birdir! Allah birdir!)
Dilleri dönmüyordu diye alay ederlerdi; o ise “Rabbim Allah’tır, O birdir!” diyerek tevhidi haykırmaya devam ederdi.
Boynuna ip takıp Mekke sokaklarında sürüklediler, dağ tepe dolaştırdılar.
İşkence şiddetlendikçe imanı parladı ölümüne rağmen “Lâ ilâhe illallâh” diyordu.
Bu direniş, Mekke müşriklerini dehşete düşürdü bir köle nasıl bu kadar güçlü olabiliyordu?
Kurtuluşu ve Âzâd Edilmesi
Hz. Ebû Bekir es-Sıddîk (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ), Bilâl’in halini duyunca üzüldü.
Ümeyye’ye gidip vazgeçmesini istedi.
Kabul etmeyince güçlü bir siyahî köle vererek veya para ödeyerek Bilâl’i satın aldı ve âzâd etti.
Hz. Bilâl ömrü boyunca “Ebû Bekir âzâd etti beni” der, minnettarlığını ifade ederdi.
Bu, İslam’da köle âzâd etmenin en güzel örneklerinden biriydi.
Hz. Peygamber ﷺ’in Yanında ve Ezanın İlk Sesi
Hz. Bilâl (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ), Peygamber Efendimiz ﷺ’in en yakınlarından oldu.
Bedir, Uhud, Hendek dâhil bütün gazvelere katıldı.
Bedir’de esir alınan eski efendisi Ümeyye bin Halef’i görünce “Küfrün başı Ümeyye! Eğer kurtulursa ben ölürüm!” diye haykırdı ve onun öldürülmesini sağladı.
Uhud’da Hz. Hamza’yı şehit eden Vahşî’ye kin beslemedi sadece tevhid aşkını gösterdi.
Medine’de ezan usulü belirlenirken Abdullah bin Zeyd el-Ensârî (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) rüyasında iki yeşil elbiseli bir adam gördü. Hz. Ömer (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) aynı rüyayı görmüştü.
Peygamber Efendimiz ﷺ rüyayı tasdik etti ve “Bilâl’in sesi daha gür ve güzel” buyurarak ezan kelimelerini ona öğretip okumasını emretti (Buhârî, “Ezân”, 1; İbn Mâce, 706; Ebû Dâvûd).
Bilâl’in güzel sesi Medine’de ilk kez “Allahu Ekber” ile yankılandı.
Peygamber ﷺ buyurdu “Ey Bilâl! Bizi namazla rahatlat.” (Ebû Dâvûd, Ahmed b. Hanbel sahih rivayetler).
Mekke’nin fethinde Kâbe’ye giren Bilâl, Hz. Peygamber ﷺ’in emriyle Kâbe damına çıkıp fetih ezanını okudu; putların yıkıldığı o günde tevhid sesi yükseliyordu.
Vefatı ve Mirası
Peygamber Efendimiz ﷺ’in vefatından sonra Hz. Bilâl ezan okumayı bıraktı. “Resûlullah gittikten sonra ezan okumak içimi yakar” derdi.
Hz. Ömer döneminde cihad için Şam’a (Suriye) gitti. Orada Müslümanlar ricada bulundu; Hz. Ömer’in isteği üzerine Şam’da bir defa ( kimi rivayetler Medinede Peygamber Efendimiz ﷺ’in torunları ricada bulunmuş diye geçer ) ezan okudu.
Dinleyenler (Şam halkı) gözyaşlarına boğuldu, özellikle Resûlullah’ı görmüş sahâbîler daha önce hiç ağlamadıkları gibi ağladılar (Buhârî’nin Târîh’i, İbn Asâkir, Ebû Dâvûd ez-Zühd).
Sonra Şam’da kaldı, orada vefat etti (20/641 civarı, 60 küsur yaşında). Kabri Bâbüssagîr kabristanındadır.
Hz. Bilâl’den muteber kaynaklarda yaklaşık 40-44 hadis rivayet edildi (Buhârî ve Müslim’de de yer alır). O, tevhidin sesi, sabrın timsali, ezanın müjdecisiydi.
Selam olsun o siyahî yiğide…
Selam olsun işkence altında “Ehad Ehad” diye haykıran Bilâl’e (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ)…
Selam olsun ezanın ilk sesini yükselten, Peygamber ﷺ’in müezzinine…
Allah bizleri de onun gibi tevhid aşkıyla dolu, sabır ve sebat sahibi kullarından eylesin. Son nefesimizde “Ehad Ehad” diyebilenlerden kılsın. Âmin.
Kaynaklar
TDV İslâm Ansiklopedisi (Bilâl-i Habeşî maddesi Mustafa Fayda)
İbn Sa‘d et-Tabakâtü’l-Kübrâ
İbn Hişâm es-Sîre
İbn Kesîr el-Bidâye ve’n-Nihâye
et-Taberî Târîh
İbn Asâkir Târîhu Dımaşk
Buhârî
Müslim
Ebû Dâvûd
Ahmed bin Hanbel Müsned
İbnü’l-Esîr Üsdü’l-Gâbe
İbn Hacer el-İsâbe
ez-Zehebî Siyeru A‘lâmi’n-Nübelâ
Ve diğer muteber siyer-tarih eserleri.
“Ehad Ehad / Ahad Ahad” rivayeti yaygın tarihî anlatılarda ve tevhid vurgusu olarak sahih hadis kaynaklarında desteklenir.
Hz. Bilâl bin Rebâh el-Habeşî (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ), İslam’ın ilk müezzini, Peygamber Efendimiz ﷺ’in en yakın sahâbîlerinden biri ve tevhid aşkının timsali bir yiğitti.
Habeş asıllı bir köle olarak Mekke’de doğdu (yaklaşık 580-581 civarı), babası Rebâh, annesi Hamâme de köleydi.
Annesine nisbetle “İbn Hamâme” diye de anılırdı.
Mekke’nin Cumah kabilesinden Ümeyye bin Halef’in kölesiydi.
Sesi güzel, mert ve dürüst bir köle olarak efendisinin en sevdiğiydi.
İslam’la Şereflenmesi ve İşkencelerin Başlangıcı
Hz. Bilâl (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ), İslam’ın ilk günlerinde Müslüman oldu.
Davet gizli dönemde, imanını açığa vuran ilk yedi kişiden biriydi (Amâr bin Yâsir, Sümeyye, Yâsir, Suhayb er-Rûmî, Mikdâd, Bilâl ve Ebû Bekir’in âzâd ettiği köleler gibi).
Müslümanlığını gizlemedi tevhidi haykırdı.
Efendisi Ümeyye bin Halef bunu duyunca öfkeyle doldu.
Bir kölenin efendisine karşı gelmesi affedilemezdi.
İşkenceler başladı. Ellerini ayaklarını bağlayıp kızgın kumlara yatırdı, göğsüne kocaman kayalar koydurdu, günlerce aç-susuz bıraktı.
Mekke’nin yakıcı güneşi altında sırtı yanar, etleri kavrulurken müşrikler “Muhammed’i inkâr et, Lât ve Uzzâ’ya dön” diye bağırırdı.
Hz. Bilâl’in cevabı hep aynıydı:
“Ehad! Ehad!”
(Allah birdir! Allah birdir!)
Dilleri dönmüyordu diye alay ederlerdi; o ise “Rabbim Allah’tır, O birdir!” diyerek tevhidi haykırmaya devam ederdi.
Boynuna ip takıp Mekke sokaklarında sürüklediler, dağ tepe dolaştırdılar.
İşkence şiddetlendikçe imanı parladı ölümüne rağmen “Lâ ilâhe illallâh” diyordu.
Bu direniş, Mekke müşriklerini dehşete düşürdü bir köle nasıl bu kadar güçlü olabiliyordu?
Kurtuluşu ve Âzâd Edilmesi
Hz. Ebû Bekir es-Sıddîk (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ), Bilâl’in halini duyunca üzüldü.
Ümeyye’ye gidip vazgeçmesini istedi.
Kabul etmeyince güçlü bir siyahî köle vererek veya para ödeyerek Bilâl’i satın aldı ve âzâd etti.
Hz. Bilâl ömrü boyunca “Ebû Bekir âzâd etti beni” der, minnettarlığını ifade ederdi.
Bu, İslam’da köle âzâd etmenin en güzel örneklerinden biriydi.
Hz. Peygamber ﷺ’in Yanında ve Ezanın İlk Sesi
Hz. Bilâl (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ), Peygamber Efendimiz ﷺ’in en yakınlarından oldu.
Bedir, Uhud, Hendek dâhil bütün gazvelere katıldı.
Bedir’de esir alınan eski efendisi Ümeyye bin Halef’i görünce “Küfrün başı Ümeyye! Eğer kurtulursa ben ölürüm!” diye haykırdı ve onun öldürülmesini sağladı.
Uhud’da Hz. Hamza’yı şehit eden Vahşî’ye kin beslemedi sadece tevhid aşkını gösterdi.
Medine’de ezan usulü belirlenirken Abdullah bin Zeyd el-Ensârî (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) rüyasında iki yeşil elbiseli bir adam gördü. Hz. Ömer (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) aynı rüyayı görmüştü.
Peygamber Efendimiz ﷺ rüyayı tasdik etti ve “Bilâl’in sesi daha gür ve güzel” buyurarak ezan kelimelerini ona öğretip okumasını emretti (Buhârî, “Ezân”, 1; İbn Mâce, 706; Ebû Dâvûd).
Bilâl’in güzel sesi Medine’de ilk kez “Allahu Ekber” ile yankılandı.
Peygamber ﷺ buyurdu “Ey Bilâl! Bizi namazla rahatlat.” (Ebû Dâvûd, Ahmed b. Hanbel sahih rivayetler).
Mekke’nin fethinde Kâbe’ye giren Bilâl, Hz. Peygamber ﷺ’in emriyle Kâbe damına çıkıp fetih ezanını okudu; putların yıkıldığı o günde tevhid sesi yükseliyordu.
Vefatı ve Mirası
Peygamber Efendimiz ﷺ’in vefatından sonra Hz. Bilâl ezan okumayı bıraktı. “Resûlullah gittikten sonra ezan okumak içimi yakar” derdi.
Hz. Ömer döneminde cihad için Şam’a (Suriye) gitti. Orada Müslümanlar ricada bulundu; Hz. Ömer’in isteği üzerine Şam’da bir defa ( kimi rivayetler Medinede Peygamber Efendimiz ﷺ’in torunları ricada bulunmuş diye geçer ) ezan okudu.
Dinleyenler (Şam halkı) gözyaşlarına boğuldu, özellikle Resûlullah’ı görmüş sahâbîler daha önce hiç ağlamadıkları gibi ağladılar (Buhârî’nin Târîh’i, İbn Asâkir, Ebû Dâvûd ez-Zühd).
Sonra Şam’da kaldı, orada vefat etti (20/641 civarı, 60 küsur yaşında). Kabri Bâbüssagîr kabristanındadır.
Hz. Bilâl’den muteber kaynaklarda yaklaşık 40-44 hadis rivayet edildi (Buhârî ve Müslim’de de yer alır). O, tevhidin sesi, sabrın timsali, ezanın müjdecisiydi.
Selam olsun o siyahî yiğide…
Selam olsun işkence altında “Ehad Ehad” diye haykıran Bilâl’e (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ)…
Selam olsun ezanın ilk sesini yükselten, Peygamber ﷺ’in müezzinine…
Allah bizleri de onun gibi tevhid aşkıyla dolu, sabır ve sebat sahibi kullarından eylesin. Son nefesimizde “Ehad Ehad” diyebilenlerden kılsın. Âmin.
Kaynaklar
TDV İslâm Ansiklopedisi (Bilâl-i Habeşî maddesi Mustafa Fayda)
İbn Sa‘d et-Tabakâtü’l-Kübrâ
İbn Hişâm es-Sîre
İbn Kesîr el-Bidâye ve’n-Nihâye
et-Taberî Târîh
İbn Asâkir Târîhu Dımaşk
Buhârî
Müslim
Ebû Dâvûd
Ahmed bin Hanbel Müsned
İbnü’l-Esîr Üsdü’l-Gâbe
İbn Hacer el-İsâbe
ez-Zehebî Siyeru A‘lâmi’n-Nübelâ
Ve diğer muteber siyer-tarih eserleri.
“Ehad Ehad / Ahad Ahad” rivayeti yaygın tarihî anlatılarda ve tevhid vurgusu olarak sahih hadis kaynaklarında desteklenir.


