Dr Leland Townsend
- 6 Eyl 2017
- 16,496 Mesaj
Aktiflik
Seviye
Deneyim
İbn-i Heysem (Arapça: ابن الهيثم, tam adı: ابو علی، حسن بن حسن بن هيثم Abū 'Alī al-Hasan ibn al-Hasan ibn al-Haytham, Latince: Alhacen ya da Alhazen), Arap fizikçi, matematikçi ve filozoftur. 965'te Basra'da doğdu, 1038-1040 yılları arasında Kahire'de öldü.
Öğrenimine Basra'da başladı. Zamanının yüksek din ve fen ilimlerini de burada öğrendi. Tahsilinin bir bölümünü tamamladıktan sonra, Bağdat'a giderek özellkle; matematik, fizik, mühendislik, astronomi, metalurji gibi pozitif bilimleri öğrenip, şöhrete kavuştu. Öğrendiklerini program safhasına koymak amacıyla çok gayret gösterdi. Birçok mühim sonuçlar ve başarılar elde etti.
İbn-i Heysem'in başarıları diğer memleketlerde duyulunca, Mısır'da hüküm süren Şii-Fatimi Devleti hükümdarlarından El-Hakim kendisini Mısır'a çağrı etti. İbn-i Heysem, Mısır'a gitmeden önce, Nil Nehri ile alakalı bir sulama projesi ve birtakım teknik çalışmalarda bulunmuş, Nil nehrinden nasıl istifade edilebileceğini araştırmıştı. Projesini Fatimi sultanı El-Hakim'e açıklayınca, sultan projenin gerçekleştirilmesi amacıyla ona her türlü yardımı gerçekletireceğini bildirdi. İbn-i Heysem, Nil Nehri süresince ilmi ve teknik araştırmalarda bulundu. Yaptığı projelerin başarılı bir şekilde uygulanmasının o günkü şartlarda olası olmadığını görünce, hükümdardan af diledi. İbn-i Heysem, El-Hakim'in kendisi ile alakalı kanaatlerinin değişmesinden korkarak, gözden ırak bir yere çekilip hükümdardan uzak durmaya karar verdi. Gizlice ilmi çalışmalarını sürdürerek çoğu yapıt yazdı. İlim tarihçilerine göre, İbn-i Heysem'in hayatının bu devresi en verimli ve başarılı devri olmuştur. İbn-i Heysem, Birûni ve İbn-i Sina ile çağdaştı.
İbn-i Heysem, çağının tüm ilimlerinde otoriteydi. Fevkalade keskin bir görüş, anlayış, muhakeme ve zekaya sahipti. Aristo ve Batlemyüs'ün yapıtlerini inceleyerek hatalarını gösterdi. Bunları özetleyerek Arapçaya çeviri etti. Hem de tıp biliminde de derinleşti. Geometriyi mantığa uyguladı. Öklit ve Apollonius'un geometrik ve sayısal metodlarını geliştirdi ve kolay program alanlarını işaret etti. Geometri ve matematiğin inşaatçılık bölümünde uygulanmasında katkıda bulundu. Eski medeniyetlerden intikal eden matematik, geometri ve astronomiyi tedkik ederek ilmi tenkitlerini meydana koydu ve bu sahalarda kendi nazariyelerini geliştirerek ilim alemine sundu. Mesela; Aristo ve Batlemyüs'e ait olan dünyanın, kainatın merkezi bulunduğu şeklindeki görüşleri üzerindeki kuşku ve tereddütlerini ifade etti. Dünya odaklı bir kainat düzeneğinin net olmayacağını, uzayda daha diğer sistemlerin de bulunabileceğini ve güneş düzeneğinin sahip olunan bulunduğunu söyledi. Nitekim İbn-i Heysem'den yüzlerce yıl sonra önce, İbn-i Şatır ve Batruci sonra Newton ve Kepler, Güneş sistemi nazariyesini kabullenmişler ve yer kürenin bu sistem içersinde bulunduğunu söylemişlerdir.
Öğrenimine Basra'da başladı. Zamanının yüksek din ve fen ilimlerini de burada öğrendi. Tahsilinin bir bölümünü tamamladıktan sonra, Bağdat'a giderek özellkle; matematik, fizik, mühendislik, astronomi, metalurji gibi pozitif bilimleri öğrenip, şöhrete kavuştu. Öğrendiklerini program safhasına koymak amacıyla çok gayret gösterdi. Birçok mühim sonuçlar ve başarılar elde etti.
İbn-i Heysem'in başarıları diğer memleketlerde duyulunca, Mısır'da hüküm süren Şii-Fatimi Devleti hükümdarlarından El-Hakim kendisini Mısır'a çağrı etti. İbn-i Heysem, Mısır'a gitmeden önce, Nil Nehri ile alakalı bir sulama projesi ve birtakım teknik çalışmalarda bulunmuş, Nil nehrinden nasıl istifade edilebileceğini araştırmıştı. Projesini Fatimi sultanı El-Hakim'e açıklayınca, sultan projenin gerçekleştirilmesi amacıyla ona her türlü yardımı gerçekletireceğini bildirdi. İbn-i Heysem, Nil Nehri süresince ilmi ve teknik araştırmalarda bulundu. Yaptığı projelerin başarılı bir şekilde uygulanmasının o günkü şartlarda olası olmadığını görünce, hükümdardan af diledi. İbn-i Heysem, El-Hakim'in kendisi ile alakalı kanaatlerinin değişmesinden korkarak, gözden ırak bir yere çekilip hükümdardan uzak durmaya karar verdi. Gizlice ilmi çalışmalarını sürdürerek çoğu yapıt yazdı. İlim tarihçilerine göre, İbn-i Heysem'in hayatının bu devresi en verimli ve başarılı devri olmuştur. İbn-i Heysem, Birûni ve İbn-i Sina ile çağdaştı.
İbn-i Heysem, çağının tüm ilimlerinde otoriteydi. Fevkalade keskin bir görüş, anlayış, muhakeme ve zekaya sahipti. Aristo ve Batlemyüs'ün yapıtlerini inceleyerek hatalarını gösterdi. Bunları özetleyerek Arapçaya çeviri etti. Hem de tıp biliminde de derinleşti. Geometriyi mantığa uyguladı. Öklit ve Apollonius'un geometrik ve sayısal metodlarını geliştirdi ve kolay program alanlarını işaret etti. Geometri ve matematiğin inşaatçılık bölümünde uygulanmasında katkıda bulundu. Eski medeniyetlerden intikal eden matematik, geometri ve astronomiyi tedkik ederek ilmi tenkitlerini meydana koydu ve bu sahalarda kendi nazariyelerini geliştirerek ilim alemine sundu. Mesela; Aristo ve Batlemyüs'e ait olan dünyanın, kainatın merkezi bulunduğu şeklindeki görüşleri üzerindeki kuşku ve tereddütlerini ifade etti. Dünya odaklı bir kainat düzeneğinin net olmayacağını, uzayda daha diğer sistemlerin de bulunabileceğini ve güneş düzeneğinin sahip olunan bulunduğunu söyledi. Nitekim İbn-i Heysem'den yüzlerce yıl sonra önce, İbn-i Şatır ve Batruci sonra Newton ve Kepler, Güneş sistemi nazariyesini kabullenmişler ve yer kürenin bu sistem içersinde bulunduğunu söylemişlerdir.
