Hoşgeldin Misafir

İslam Satanistleri

35izmir

35izmir

🆁🅴🅸🆂🅲🅸🆂🅴🆅🅴🆁
11 Ocak 2018
2,701 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Satanizm konusunun en dikkate değer noktalarından biri de, Haşhaşilerdir

213b903c200ef3f2a7120dfab773a095.jpeg


. Haşhaşiler hiç bir zaman Şeytan'a tapar oldukları gibi birşey söylememişlerdir. Aynı şekilde zamanın hiç bir otoritesi de onları Şeytan'a taparlıkla itham etmemiştir. Onların zamanında Satanizm diye bir kelime bile mevcut değildi. Şeytan tapımı onlar için pek akla gelen bir kavram bile değildi fakat ne olursa olsun uygulamaya bakınca onların Ortaçağ Avrupa'sının Şeytan Tapımı ve Şeytan yandaşları kavramlarına çok uygun oldukları görülüyor. 
640xauto.jpg

Ana fikir Tanrı'yı reddetmek, Başka varlıklara tapmak ve onları Tanrı kabul etmek, dinsel akideleri çürütmek ve şeriat dışı yaşamaksa, onlar günümüzdekilerden bile mükemmel Satanistler olarak kabul edilebilirler. Haşhaşiler, Batıda "Assasin" diye ismiyle bilinirler. Batı dillerindeki katil, suikastçi, sabotajcı anlamlarında olan bu kelime Haşhaşi, başka bir ifade ile Afyonkeş kelimesinden üretilmiştir. Tarikat Lideri " Şeyhül Cebel" ya da Hasan Sabbah, Alamut dağındaki ulaşılmaz kalesinde oturur ve müridlerini ya da ölüm fedayilerini Afyonla sarhoş ettikten sonra kendi hazırladığı sahte cennetlere sokar. 
7.jpg
Öldükten orada ebediyen kalacaklarını vaad ederek cinayet işletirdi. Bu sahte Cennetler- ve müridlerin uyutulup sahte cenetlere alınmaları, bir sürü güzel ve çekici cariye ile bırakılıp, şarap içirilip, öldüklerine ve Cennet'te olduklarına inandırılmaları, sonra da tekrar uyutularak Cennet'ten çıkartılıp, şeyhleri tarafından diriltildiklerine inandırılmaları ve şeyhin emri ile öldükleri zaman bu cennet'e gelip ebediyete kadar orada kalacaklarına inandırılmaları olayları bazı otoriteler tarafından bütün olarak yalanlanır. 

Bu gibi şeylerin olduğuna dair hiç bir delil olmadığı, bunların yakıştırma olduğu söylenir. Sahte Cennet ister gerçekten kullanılmış bir malzeme olsun, ister yalan. Sonuç olarak değişen birşey yok. Bu gibi şeylerin olması veya olmaması Haşhaşilerin Tarihin ilk 

1469955585608.jpg

intihar teröristleri- olmalarını engellemiyeceği gibi, ilk ciddi Satanist kuruluş hatta Satanist devlet olmalarını da önlemez. Şeyhül Cebel'in, tarikata yeni müridler kazandırmakla görevli olan seçkin adamları kendilerini belli etmeden halkın arasında yaşarlar, 55 ticaret veya benzeri işlerle ilgilenirlerdi. Tarikata alınmasında fayda gördükleri kişilerle yakınlık kurarlar ve çeşitli sohbetlerle onları aşama aşama müslümanlık'tan, islami ibadet ve inanç sisteminden uzaklaştırırlardı. Tarikat için aday olarak gördükleri kimselerle önce son derece akılcı konuşmlar yapıp, kendi bilgi seviyelerine inandırırlar, sonra 

Kur-an'ı alışılmış kalıplar içinde yorumlayarak dinsel güven kazanırlar, ibadetlerini asla ihmal etmezler, kişinin güvenini kazanınca Kur-an'ın içsel yorumuna geçip, ayetlerin içsel anlam olarak çok ters anlamlar taşıdığını gösterirlerdi. Bu şekilde adım adım namaz terkettilir, Tanrı kavramı değiştirilir, şarap'ın haram olmadığına ikna edilirdi. 

329051.jpg


Onlara göre ibadet de, İçki yasağı da halk'ın cahil kesimi içindi ve dinsel bilince sahip olup, kuran'ı anlayan ve bilgi seviyesi olarak bir yerlere gelmiş olan kimseler bu yasakların ve ibadetlerin dışındaydı. Bunun ardından cinsel özgürlük gelirdi. Zina suç sayılmaz, kişi malını, cariyesini ve eşini ya da eşlerini paylaşacak seviyeye getirilir sonra Alamut kalesine alınıp orada da aşama aşama eğitilirdi. Tabii tarikatın askeri gücü olarak düşünülen gençlerin hazırlanması ve beyin yıkanması daha başka şekillerde olurdu. En sonunda, iyice inanmış olan müride en büyük sır verilirdi. Bu sır Tanrı'nın anlatıldığı gibi olmadığı, hatta hiç olmadığı, Şeyhin Tanrısal bir yaratık olduğu,
 Kur-an ve islami akidelerin tamamen yalan olduğu idi. Şeyhül Cebel'in bazı fikirleri İran'dan getirmiş olması da olasıdır. İran'da iken Zerdüştiliğ incelemiş ve inanmış, akla yakın bulmuş olabilir. Zerdüştilikteki Ahura Mazda, Semavi büyük Tanrı ve Ehrimen (Batılılar Ahriman derler), Şeytan ikilemesi zaten Avrupa'daki gnostik akımları, onların Düalite felsfesini de etkilemiştir. Zerdüştilik, Şeyhül Cebel ya da Hasan Sabbah'ın kendi 56 felsefesini kurarken oldukça rahat olmasına yardımcı bir felsefe olmuş olabilir. Gene de belirtmek gerekir ki, burada en yaygın rivayetleri ele alıyoruz. Yukarda da yazmış olduğum gibi bir çok otorite burada anlatılan şeyleri daha farklı yorumlarlar ve bazı şeyleri reddederler. Onlara karşılık olarak da bir çok otorite buradaki rivayetleri destekler. Esas olarak neyin nasıl yapıldığı değil sonuç ve ana fikir önemlidir. Sonuç olarak Tamplier şövalyeleri Haşhaşilerle zaman zaman çok yakın ilişkiler içinde oluyorlardı. Şövalye liderleri Haşhaşi ileri gelenleri ile hatta Hasan Sabbah ile görüşüp, uzun sohbetler yapıp, bilgi alış verişinde bulunuyorlardı. Bu alış verişten de her iki taraf da etkilenmiş, fikirlerini karıştırarak bir senteze varmış olabilirler. Tamplierler bu ilişkiler için de suçlanmışlardır. Merkezlerinde bulunan Baphomet heykelinin isminin yani "Baphomet" kelimesinin "Mahomet" yani Muhammed'den türediği, Onların müslümanlaştıkları ve bu şekilde Kara Büyü'ye saptıkları da iddia edilmiştir. Tabii o dönemlerde Hz.Muhammed'in Avrupalı için Şeytan olarak düşünülmesi normaldi. 

Sonuç olarak Date bile ilahi komedyasında, Hz.Muhammed'i en derin Cehennem katında ceza çeker şekilde tasvir etmiştir.  -