Dr Leland Townsend
- 6 Eyl 2017
- 16,496 Mesaj
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Jean-Etienne Liotard
1702 yılında Cenevre’de doğar. Resme, özellikle de minyatür sanatına ilgisi nedeniyle Paris’e giden sanatçı, burada minyatür sanatının ve Rokoko üslubunun inceliklerini öğrenir. Paris'ten sonra Roma ve oradan da Napoli’ye geçen Liotard, İngiliz Elçisi Sir William Pansonby’nin daveti üzerine 1737 yılında Napoli'den ayrılarak Doğu Akdeniz’e yapılan bir gemi yolculuğuna katılır. 1737’de Yunan Adalarında, 1738’de Pansonby ile birlikte İzmir’de bulunan Liotard, buradan 1742 yılına kadar dört sene boyunca kalacağı İstanbul’a hareket eder. Liotard’ın Doğu gezisi sırasında Türk şahsiyetlerini betimlediği resimler, bu ressama Avrupa’da “Peintre Turc”(Türk Ressamı) adının verilmesine neden olur. Liotard’ı bir ressam olarak 18. yüzyıl sanatçıları arasında üne kavuşturan, onun çeşitli ülkelerde gerçekleştirdiği desenler ve pastel portrelerdir. Sanatçı, “doğanın formları en sadık biçimde ancak desenle resmedilebilir; desen olmadan hiçbir resim başarılı olamaz” düşüncesini savunan akademik öğretiye bağlıdır.
1737 yılında Yunan adalarına yaptığı gezide, yöredeki kadınları yerel kıyafetleri ile betimlediği desenler, Liotard’ın ne denli iyi bir gözlemci olduğunu kanıtlar niteliktedir. 1738 Mayısı’nda Yunan adalarından ayrılarak Sir William Pansonby ile İzmir’e hareket eden sanatçı, burada yabancı şahsiyetlere ait birçok portre gerçekleştirmiştir. Fransa’nın İzmir Konsolosu, Gaspard de Péleran’ın portresi bu çalışmalar arasındadır. Peruğu ve kıyafetleri ile XV. Louis döneminin modasını yansıtan konsolosun oturduğu, yerden hafifçe yüksek sedir ve yaslandığı Türk motifleriyle bezeli minderler Türklere özgü dekorun parçalarıdır.
Liotard, İzmir’de kaldığı süre zarfında diplomatik görevle orada bulunan ailelere mensup genç kadınların, Türk kadını kıyafetleriyle yansıttığı portrelerini de yapmıştır. İngiltere’nin, İzmir Konsolosu’nun kızı Margaret Fremeaux’ya ait portre bu portrelerdendir. Bu resim, canlı ve ustaca dengelenmiş renkleriyle, Liotard’ın en başarılı yapıtları arasında yer alır.
1702 yılında Cenevre’de doğar. Resme, özellikle de minyatür sanatına ilgisi nedeniyle Paris’e giden sanatçı, burada minyatür sanatının ve Rokoko üslubunun inceliklerini öğrenir. Paris'ten sonra Roma ve oradan da Napoli’ye geçen Liotard, İngiliz Elçisi Sir William Pansonby’nin daveti üzerine 1737 yılında Napoli'den ayrılarak Doğu Akdeniz’e yapılan bir gemi yolculuğuna katılır. 1737’de Yunan Adalarında, 1738’de Pansonby ile birlikte İzmir’de bulunan Liotard, buradan 1742 yılına kadar dört sene boyunca kalacağı İstanbul’a hareket eder. Liotard’ın Doğu gezisi sırasında Türk şahsiyetlerini betimlediği resimler, bu ressama Avrupa’da “Peintre Turc”(Türk Ressamı) adının verilmesine neden olur. Liotard’ı bir ressam olarak 18. yüzyıl sanatçıları arasında üne kavuşturan, onun çeşitli ülkelerde gerçekleştirdiği desenler ve pastel portrelerdir. Sanatçı, “doğanın formları en sadık biçimde ancak desenle resmedilebilir; desen olmadan hiçbir resim başarılı olamaz” düşüncesini savunan akademik öğretiye bağlıdır.
1737 yılında Yunan adalarına yaptığı gezide, yöredeki kadınları yerel kıyafetleri ile betimlediği desenler, Liotard’ın ne denli iyi bir gözlemci olduğunu kanıtlar niteliktedir. 1738 Mayısı’nda Yunan adalarından ayrılarak Sir William Pansonby ile İzmir’e hareket eden sanatçı, burada yabancı şahsiyetlere ait birçok portre gerçekleştirmiştir. Fransa’nın İzmir Konsolosu, Gaspard de Péleran’ın portresi bu çalışmalar arasındadır. Peruğu ve kıyafetleri ile XV. Louis döneminin modasını yansıtan konsolosun oturduğu, yerden hafifçe yüksek sedir ve yaslandığı Türk motifleriyle bezeli minderler Türklere özgü dekorun parçalarıdır.
Liotard, İzmir’de kaldığı süre zarfında diplomatik görevle orada bulunan ailelere mensup genç kadınların, Türk kadını kıyafetleriyle yansıttığı portrelerini de yapmıştır. İngiltere’nin, İzmir Konsolosu’nun kızı Margaret Fremeaux’ya ait portre bu portrelerdendir. Bu resim, canlı ve ustaca dengelenmiş renkleriyle, Liotard’ın en başarılı yapıtları arasında yer alır.
