Esselamün aleyküm güzel ailem;
Bugün ki konumuz KADER ile ilgili olacak inşaAllah. Bir çok kardeşimizin anlamakta güçlük çektiği veya hiç anlayamadığı KADER konusuna biraz değinmeye çalışacağız.
Öncelikle imanın 6 şartından biridir KADERE İMAN. Kader öyle bir sırdır ki sorarak bulunmaz bulanlar ise hep soranlardır.. Kader öyle bir güçtür ki kişinin imanını Kemal’e erdirir. Kader öylesine bir teslimiyettir ki hem dünyayı hem de ahireti kazandırır.
İki çeşit KADER vardır;
Birincisi KADER-İ MUTLAK
İKİNCİSİ KADER-İ MUALLAK
Kaderi MUTLAK NEDİR?
Kader-i Mutlak Değişmesi mümkün olmayan, Cenab-ı Allah’ın ezelden yazmış olduğu ve mutlaka gerçekleşek olan kaderdir.
Örnek verecek olursak;
1. Örnek
Yaratılanlardan hiç kimse doğacağı aileyi seçemez. Bu kaderi mutlaktır. Hiç kimse annesini, babasını, kardeşini, amcasını, halasını, dayısını, nenesini dedesini bilimum hiç bir akrabasını seçemez. Hatta daha ileri boyutu ten rengini, saç rengini, göz rengini, vücut yapısını vs seçemez. Hatta daha ileri boyutu, erkek veya dişiliğini dahi seçemez. Bununla birlikte anne ve baba olan kişiler de evlatlarını seçemezler.
2. Örnek
Öleceğimiz zaman asla değişmez. Ne bir saniye ileridir ne bir saniye geridir. Tam vaktinde zamanında ölürüz. Sabittir..
3. Örnek
Evlenmek ve çocuk sayısı. Bu da asla değişmez. Sadece bu hususta bazen Cenab-ı Allah Kader-i Muallağa dahil eder. Şöyle ki;
Kişinin üzerinde ruhani veya tıbbi bir rahatsızlık olacağını bildiğinden yazmıştır. Fakat kişi şifa yolunu aramak isterse ona şifa yolunu açacağım o da şifasını bulduktan sonra evlilik yoluna girecek diye şerh düşmüştür ancak biz bunu bilemeyiz. Bu yüzden şifamızı arayacağız bıkkınlık göstermeyeceğiz.
KADER-İ MUALLAK NEDİR?
Kaderi Muallak belli olmayan zamana ve şartlara göre değişkenlik gösteren kaderdir. Cenab-ı Allah’ın biz kullarını imtihana tabi tutarak nasıl hareket edeceğimizi gösterdiğimiz durumdur.
Kader-i Muallak değişir. Şöyle ki;
Dua ile namaz ile zekat ile sadaka ile başka bir kardeşinin duasına girmek sureti ile hac ile yakarış ile kurban ile vb. Bir çok fiil ile değişir
Örnek verecek olursak;
Diyelim ki her gün işe giderken aynı güzergahı kullanıyoruz. Fakat bir gün oldu ki güzergahımız da diyelim ki çalışma var ve başka bir sokaktan girmek zorunda kaldık. Giderken karşımıza bir fukara çıktı o sırada ona cebimizde ki parayı verip vermemek irademizdendir. Cenab-ı Allah binbir vesile ile o gün yolumuzu o kuluna sadaka verememiz için değiştirmiştir. Fakat verip vermemek bizim irademize kalmıştır. Çünkü Cenab-ı Allah başımıza gelecek olan bir belayı bildiğinden yazmıştır ve ondan kurtulmamız için sadaka vermemizi istemiş ve şartlarımızı buna göre hazırlamış. Bu ince bir çizgidir.
O YÜZDEN HER GECEYİ KADİR, HER GELENİ HIZIR (Aleyhisselam) BİLİN DENİLİR.
Son olarak KADER KONUSUNUN DAHA NET ANLAŞILMASI İÇİN BİR ÖRNEK VERELİM;
Diyelim ki yüksek bir tepenin üzerindeyiz. Elimizde de kağıt ve kalem var. Kuş bakışı olarakta aşağıda net bir şekilde bir otoyol görüyoruz diyelim.
Karşılıklı iki arabanın geldiğini görüyoruz. Bu arabaların hızlarını basit bir fizik matematik bilgisiyle, 100 km/sn hesabı yaparak 5 dk sonra çarpılacağını tespit edip kağıda formülüyle birlikte yazdık diyelim. Şimdi gerçekten de 5 dk sonra bu iki araba çarpıştı ve kaza oldu. Trafik polisleri geldi olay yerine bizde elimizde ki kağıdı alıp aşağı insek, trafik polislerine veya kaza yapanlara “BEN SİZİN ÇARPIŞACAĞINIZI FORMÜLÜNÜ BİLDİĞİM İÇİN YAZDIM” desek kazazedeler bize ne der? Veya trafik polislerine bunu söylesek bize ne derler? Saçma sapan konuşma derler en hafif tabirle.
Şimdi bir de tam tersini düşünelim. Kaza yapanlar veya trafik polisleri gelip bize deseler ki; “SEN BUNLARIN KAZA YAPACAĞINI YAZDIN DİYE BUNLAR KAZA YAPTI” Deseler bizim cevabımız ne olur? Elbette ki ne alakası var sadece basit bir matematik fizik ilmi ile ben bunların olacağını yazdım deriz.
İşte sır buradadır Cenab-ı Allah yazdı diye sorumlu değildir. O bizim o kazayı yapacağımızı bildiği için yazmıştır. Kaza yapanlar o süratte gitmeseydi daha dikkatli olsalardı kaza olmayacaktı Cenab-ı Allah‘ta yazmayacaktı olay bu kadar basit aslında.
Sonuç olarak bizlerin bize ait bir iradesi var. Yani birisi haksız yere birisini öldürünce suçu haşa Cenab-ı Allah‘a yükleyemez. O tetiği o çekti. Kimse sorumlu olduğu bir konuyu KADERE ATAMAZ.
Özellikle duyuyoruz bazı yerlerde ki çok tehlikeli sözler bu duyduklarımız
KADER MAHMUMU HAŞA
KAHPE KADER HAŞA
KAHPE FELEK HAŞA
Bu sözler kişiyi dinden çıkarır HafazanAllah Dikkat edelim inşaAllah. Kader konusu bu kadar kısa anlatılacak bir mevzu değil aslında elimden geldiği kadar kısa tutmaya sıkmamaya ve kafa karışıklığına sebep olmamaya özen gösterdim. Sürç-ü Lisan ettiysek affola. Rabbim kalan ömrümüzü geçen ömrümüzden iyi ve güzel etsin.
Şunu unutmayalım ki; Kadere rıza göstermek hem dünyada hem de ahirette huzurun sebebidir kurtuluşun vesilesidir. Vesselam…
Bugün ki konumuz KADER ile ilgili olacak inşaAllah. Bir çok kardeşimizin anlamakta güçlük çektiği veya hiç anlayamadığı KADER konusuna biraz değinmeye çalışacağız.
Öncelikle imanın 6 şartından biridir KADERE İMAN. Kader öyle bir sırdır ki sorarak bulunmaz bulanlar ise hep soranlardır.. Kader öyle bir güçtür ki kişinin imanını Kemal’e erdirir. Kader öylesine bir teslimiyettir ki hem dünyayı hem de ahireti kazandırır.
İki çeşit KADER vardır;
Birincisi KADER-İ MUTLAK
İKİNCİSİ KADER-İ MUALLAK
Kaderi MUTLAK NEDİR?
Kader-i Mutlak Değişmesi mümkün olmayan, Cenab-ı Allah’ın ezelden yazmış olduğu ve mutlaka gerçekleşek olan kaderdir.
Örnek verecek olursak;
1. Örnek
Yaratılanlardan hiç kimse doğacağı aileyi seçemez. Bu kaderi mutlaktır. Hiç kimse annesini, babasını, kardeşini, amcasını, halasını, dayısını, nenesini dedesini bilimum hiç bir akrabasını seçemez. Hatta daha ileri boyutu ten rengini, saç rengini, göz rengini, vücut yapısını vs seçemez. Hatta daha ileri boyutu, erkek veya dişiliğini dahi seçemez. Bununla birlikte anne ve baba olan kişiler de evlatlarını seçemezler.
2. Örnek
Öleceğimiz zaman asla değişmez. Ne bir saniye ileridir ne bir saniye geridir. Tam vaktinde zamanında ölürüz. Sabittir..
3. Örnek
Evlenmek ve çocuk sayısı. Bu da asla değişmez. Sadece bu hususta bazen Cenab-ı Allah Kader-i Muallağa dahil eder. Şöyle ki;
Kişinin üzerinde ruhani veya tıbbi bir rahatsızlık olacağını bildiğinden yazmıştır. Fakat kişi şifa yolunu aramak isterse ona şifa yolunu açacağım o da şifasını bulduktan sonra evlilik yoluna girecek diye şerh düşmüştür ancak biz bunu bilemeyiz. Bu yüzden şifamızı arayacağız bıkkınlık göstermeyeceğiz.
KADER-İ MUALLAK NEDİR?
Kaderi Muallak belli olmayan zamana ve şartlara göre değişkenlik gösteren kaderdir. Cenab-ı Allah’ın biz kullarını imtihana tabi tutarak nasıl hareket edeceğimizi gösterdiğimiz durumdur.
Kader-i Muallak değişir. Şöyle ki;
Dua ile namaz ile zekat ile sadaka ile başka bir kardeşinin duasına girmek sureti ile hac ile yakarış ile kurban ile vb. Bir çok fiil ile değişir
Örnek verecek olursak;
Diyelim ki her gün işe giderken aynı güzergahı kullanıyoruz. Fakat bir gün oldu ki güzergahımız da diyelim ki çalışma var ve başka bir sokaktan girmek zorunda kaldık. Giderken karşımıza bir fukara çıktı o sırada ona cebimizde ki parayı verip vermemek irademizdendir. Cenab-ı Allah binbir vesile ile o gün yolumuzu o kuluna sadaka verememiz için değiştirmiştir. Fakat verip vermemek bizim irademize kalmıştır. Çünkü Cenab-ı Allah başımıza gelecek olan bir belayı bildiğinden yazmıştır ve ondan kurtulmamız için sadaka vermemizi istemiş ve şartlarımızı buna göre hazırlamış. Bu ince bir çizgidir.
O YÜZDEN HER GECEYİ KADİR, HER GELENİ HIZIR (Aleyhisselam) BİLİN DENİLİR.
Son olarak KADER KONUSUNUN DAHA NET ANLAŞILMASI İÇİN BİR ÖRNEK VERELİM;
Diyelim ki yüksek bir tepenin üzerindeyiz. Elimizde de kağıt ve kalem var. Kuş bakışı olarakta aşağıda net bir şekilde bir otoyol görüyoruz diyelim.
Karşılıklı iki arabanın geldiğini görüyoruz. Bu arabaların hızlarını basit bir fizik matematik bilgisiyle, 100 km/sn hesabı yaparak 5 dk sonra çarpılacağını tespit edip kağıda formülüyle birlikte yazdık diyelim. Şimdi gerçekten de 5 dk sonra bu iki araba çarpıştı ve kaza oldu. Trafik polisleri geldi olay yerine bizde elimizde ki kağıdı alıp aşağı insek, trafik polislerine veya kaza yapanlara “BEN SİZİN ÇARPIŞACAĞINIZI FORMÜLÜNÜ BİLDİĞİM İÇİN YAZDIM” desek kazazedeler bize ne der? Veya trafik polislerine bunu söylesek bize ne derler? Saçma sapan konuşma derler en hafif tabirle.
İşte sır buradadır Cenab-ı Allah yazdı diye sorumlu değildir. O bizim o kazayı yapacağımızı bildiği için yazmıştır. Kaza yapanlar o süratte gitmeseydi daha dikkatli olsalardı kaza olmayacaktı Cenab-ı Allah‘ta yazmayacaktı olay bu kadar basit aslında.
Sonuç olarak bizlerin bize ait bir iradesi var. Yani birisi haksız yere birisini öldürünce suçu haşa Cenab-ı Allah‘a yükleyemez. O tetiği o çekti. Kimse sorumlu olduğu bir konuyu KADERE ATAMAZ.
Özellikle duyuyoruz bazı yerlerde ki çok tehlikeli sözler bu duyduklarımız
KADER MAHMUMU HAŞA
KAHPE KADER HAŞA
KAHPE FELEK HAŞA
Bu sözler kişiyi dinden çıkarır HafazanAllah Dikkat edelim inşaAllah. Kader konusu bu kadar kısa anlatılacak bir mevzu değil aslında elimden geldiği kadar kısa tutmaya sıkmamaya ve kafa karışıklığına sebep olmamaya özen gösterdim. Sürç-ü Lisan ettiysek affola. Rabbim kalan ömrümüzü geçen ömrümüzden iyi ve güzel etsin.
Şunu unutmayalım ki; Kadere rıza göstermek hem dünyada hem de ahirette huzurun sebebidir kurtuluşun vesilesidir. Vesselam…



