Kaan
- 11 Tem 2019
- 1,434 Mesaj
- TIM Görevleri
- 1
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Kırık cam teorisi, bireyleri suça iten unsurları ve suçun önüne geçen durumları özetleyen bir yaklaşımdır. Kırık pencereler teorisi ismiyle de bilinen bu teori; insanların bir kez bile olsa suç işlemelerinin, başkalarını da bu suça nasıl teşvik ettiğini anlatmaya çalışmaktadır. Amerikalı suç psikoloğu Philip Zimbardo’nun 1969 yılında yaptığı bir çalışma, bu teorinin temellerini oluşturmuştur.
Kırık Cam Teorisi Nedir?
Kırık cam teorisi, belirli suçlara yeterli önlemler alınmadığı ve yaptırımların uygulanmadığı takdirde suçun yayılacağını savunmaktadır. Bu teorinin ismindeki kırık cam, suçu simgelemektedir. Kırık camların zamanında tamir edilmemesi, diğer camların da kırılacağı anlamına gelmektedir. Diğer camların da kırılması ise suç oranının artmasını temsil etmektedir.
Amerikalı suç psikoloğu Zimbardo, yaptığı çalışmayı hayata geçirmek amacıyla kendine iki farklı bölge seçmiştir. Bunlardan biri toplumun suç oranının yüksek, sosyoekonomik düzeyinin ise düşük olduğu ve getto ismiyle anılan Bronx bölgesidir. Diğer bölge ise sosyoekonomik düzey ile insanların yaşam standartlarının yüksek olduğu Palo Alto bölgesidir.
Zimbardo ve ekip arkadaşları; iki bölgeye de 1959 model, plakası olmayan ve kaputu aralıklı birer araba bırakmıştır. Arabaları bölgelere bırakmasının ardından üçüncü gün onları kontrol etmeye giden Zimbardo, Bronx bölgesindeki arabanın yağmalandığını ve oldukça kötü bir hale geldiğini görmüştür. Palo Alto bölgesindeki arabaya ise kimse dokunmamıştır. Bunun üzerine Zimbardo ve ekibi, arabaya bir alet ile zarar vermiştir. Birkaç darbe ile hasarlı bir görünüme sahip olan araca bir süre sonra Palo Alto bölgesindeki insanlar da zarar vermeye başlamıştır. Belli bir sürenin ardından büyük hasar alan araba, Zimbardo’nun bir sonuca ulaşmasına sebebiyet vermiştir. Bu duruma göre elde edilen kazanım ise ilk camın kırılmasına izin vermenin, kötü gidişatın durdurulamaz bir hale gelmesine sebep olmasıdır.
Kırık Cam Teorisi Kapsamındaki Çıkarımlar
1982 yılında Kelling ve James, Atlantic Monthly dergisinde “Kırık Camlar – Polis ve Mahalle Güvenliği” adı altında bir makale yayımlamıştır. Teorinin günümüzde sahip olduğu anlamına kavuşmasına vesile olan makalede Zimbardo’nun deneyine atıflar yapılmıştır. Makalede pek çok sosyal psikoloğun kırık bir pencerenin onarılmamasının, yakın zamanda tüm pencereleri risk altında bırakacağı sonucuna vardığından bahsedilmektedir. Ayrıca kırık cam ifadesi, makalede bir kriminoloji teorisi olarak kullanılmaktadır.Teoriye göre kırık camın bu şekilde ortada kalmaya devam etmesi, insanlara ona istediğini yapabileceklerini göstermektedir. Çünkü bu durum, kırık cama kimsenin aldırmadığını da ifade etmektedir. İnsanların gördüğü ufak tefek bozulmalar ve düzensizlikler giderilmediğinde, bu durum zincirleme bir etkiyle akıl almaz sonuçlara yol açmaktadır. Zimbardo’nun deneyinde de görüldüğü üzere, kurallara uyması beklenen aydın kişiler bile bu zincirlemenin bir parçası olabilmektedir.
Kırık Cam Teorisi Çerçevesindeki Gözlemler
Kırık cam teorisi ile genel itibariyle tavizin tavizi doğuracağı sonucuna ulaşılmaktadır. Dolayısıyla bu teori, “Bir seferden bir şey olmaz.” mantığının ne denli sonuçlara yol açabileceğini özetlemektedir. Kırık cam teorisi; bilim camiasını etkilemekle kalmamış, suç odaklı çalışan pek çok polis teşkilatını da harekete geçirmiştir. New York polisi de bu konuyla alakalı küçük suçları gözlemleyerek işe başlamıştır. Metroya biletsiz binenler, kamu malına zarar verenler veya uygunsuz yerleri tuvalet olarak kullananlar hakkında işlem başlatılmıştır.Kırık cam teorisi; suç alanıyla sınırlı kalmayıp, rekabetin olduğu ortamlarda da kendine yer bulmayı başarmıştır. İş yerlerindeki verimin düşüşünün sebebinin anlaşılabilmesi için kırık cam teorisinin mantığından faydalanılmıştır. Göze çarpmayan küçük problemlerin, nasıl büyük sorunlara dönüştüğünü örneklendiren Amerikalı Yazar Michael Levine bu konuda pek çok yazıya sahiptir. Levine’e göre bir restoranda tuvalet kağıdının tükenmesi, müşteriye restoran yönetiminin onların ihtiyaçlarını önemsemediklerini düşündürebilmektedir. Müşteride oluşacak fikir ise bazen bu özensizliğin yemeklerin hazırlanışında da olabileceği ve hatta buradaki yemeklerin sağlıksız olduğu yönündedir. Bu örnekteki kırık cam, tuvalet kağıdı rulosudur.
Kırık Cam Teorisi Üzerine Deneyler
Genel anlamda kırık cam teorisi, kitle psikolojisini sürüye adapte olmak gibi ifadelerle tanımlayan bir düşüncedir. Düzensizlik ve suç oranı arasındaki ilişkiyi ele alan teori hakkında yapılan farklı deneyler de bulunmaktadır. Keizer ve ekibi, yaptığı deneyde görünecek şekilde beş euroluk banknotları içeren zarfları iki farklı bölgedeki posta kutularına yerleştirmiştir. Deneyin amacı ise oradan geçen insanların zarfları çalıp çalmadığını gözlemlemektir. Yoldan geçenlerin yaklaşık %13’ü zarfları almıştır. Üzeri grafiti ile kaplı olan posta kutularından zarfların çalınma oranı ise diğerlerine göre iki kat fazladır.Kırık cam teorisinden çıkarılan sonuç; temiz ve düzenli bir ortamı bulunan, nizamlı ve yasa dışı davranışlara müsaade edilmeyen bir bölgeye insanların da uyumlu olacakları yönündedir. Ancak bunun aksine bakımsız ortam, terk edilen binalar ve çöp yığınları; insanlarda buranın yağmalanmaya müsait olduğu izlenimini oluşturmaktadır. Dolayısıyla esas olan çirkin görüntü değil, onların insanlara verdiği mesajlardır.
wikipedia'dan alıntıdır!





