Elhamdulillah Elhamdulillah Elhamdulillahi Rabbil Alemin Vesselatu Vesselamu Ala Rasulina Muhammedin ve Ala Ali Sahbihi ve Sellim Ecmain
Neşhedü enlâ ilâhe illâllahü vahdehü lâ şirîke lehü ve lâ nazira lehü velâ müsâle leh. Ve neşhedü enne seyyidena muhammeden abdühü ve habibühü ve rasülûh. Sallâllahü ‘leyhi ve ‘alâ alihi ve ezvacihi ve eshabihi ve etba‘ih ve hulefa ihir- raşidine'l - mehdiine min ba‘dih ve vüzeraihi'l-kâmiline fi ‘ahdih. Hususam-minhüm ‘alel-eimmeti hulefa rasülillâhi ale't-tahkîk. Ümerai'l-mü'minin hazret-i eba Bekrin ve ‘Umer'a ve Osmane ve ‘Aliy ve ‘alâ bakıyyeti's sahabeti ve't-tâbi‘in. Rıdvanü'llahi te‘alâ ‘aleyhim ecme‘in. Eyyühe'l - mü'minine'l - hazirûn. İttekul-lahe ve etı‘ûn. İnne'l-lâhe me‘allezine't-tekav ve'l-lezinehüm mühsinün.
Aziz ve değerli kardeşlerim !!!
Bugün ki hutbemiz “Taassup” hakkında olacak inşaAllah.
Taassup; Ölçüsüz ve sorgulamadan herşeyi doğru kabul etmek demektir. Kimi zaman bir yönetici kimi zaman bir parti kimi zaman da bir Önder..
Aziz ve değerli kardeşlerim;
Öncelikle bizler Müslüman olarak Cenab-ı Allah’ın vermiş olduğu en büyük nimetlerden biri olan “AKIL” nimetini yerinde ve doğru bir şekilde kullanmakla mükellefiz. Çünkü bizi hayvanlardan ve bitkilerden ayıran en büyük özelliğimiz AKILDIR.
Akıl nimetini kullanmak için kişinin ölçüsü olmalı. Bu ölçü hiç şüphesiz ki “Kuran, Sünnet, İcma ve Kıyas” olmalıdır. Bir kulun ölçüsü bunlar olursa kolay kolay yoldan şaşmaz ve yanlış bir tutum sergilemez.
Bu ölçüleri kullanabilmek için ise tabi olduğumuz “İSLAM” dinini yani dinimizi en iyi şekilde öğrenip hayatımızda tatbik etmekten geçer. Ancak maalesef görüyoruz ki kimisinin ölçüsü para, kimisinin mal, kimisinin kadın, kimisinin araba, kimisinin çocuk, kimisinin parti, kimisinin başkanlık, kimisinin futbol ve kimisinin de Önder olarak kabul ettiği..
Kişi bu ölçüleri kaçırınca farkında olmadan “ŞİRKE” düşer. Çünkü insanoğlu muhakkak hata etmiştir ve edecektir. Hiç kimse “La Yusel” değildir. Ancak bundan Peygamberlerimiz hariçtir. Fakat onlarda bile “Zelle” dediğimiz olaylar mevcuttur.
Örnek olarak;
Hz. Musa Aleyhisselam’ın yanlışlıkla bir insanın ölümüne sebep olması gibi. Veya Hz. Yusuf Aleyhisselam’ın Cenab-ı Allah’a müracaat edeceğine iman etmiş olan bir kuldan yardım istemesi gibi. Bu olaylar günah değil zelledir anlık gelişen ellerinde olmayan durumlardır. Fakat bunların olması zaten onların melek olmadığının en büyük delilidir.
Bu ve bunun gibi örnekler bize nasihattir. Fakat bu gün bir çok kişi yukarıda zikrettiğimiz şeylere neredeyse “TAPAR” Hale gelmiştir. Bunun adı şirktir.
Biz Müslümanlar olarak imanımızı korumak ve bu yolda yürümek ile mükellefiz. Bizlerin yaptığı amellere göre bazen öyle bir hale geliriz ki;
Eşrefi mahlukat yani yartılmışların içinde ki en şerefli makama geliriz veya Esfele safilin yani hayvanlarından en alt derecesine düşeriz.
Sorgulama ve muhakeme yeteneklerini kaybetmiş bir toplumun doğru yola erişmesi de pek mümkün olmayacaktır. Şayet kişinin ölçüleri yukarıda bahsettiğimiz ölçülerde olursa, kim ne derse desin bilir ki bu söylenenler bu ölçülere aykırıdır o zaman bunları sorgulayıp yanlışsa düzeltmek ile mükellef olur.
Bizler önce müslümanız ve islamla Şeref bulduk. İslam bizimle şeref bulmadı haşa ve kella. Tam aksine biz islamla Şeref bulduk. İslam zaten şereflidir. Eğer islami hassasiyetlerimizi gözden geçirip ona göre hareket edersek istikametimiz düzgün olursa bu zamanda en büyük keramet istikamettir. Şu halde Müslümanlar olarak hepimiz bu hassasiyetlerimizi gözden geçirip varsa hatalarımız düzeltip tövbe edelim.
Cenab-ı Allah tüm Ümmeti Muhammed’di tek çatı altında birleştirsin, hakkı hak batılı batıl bilenlerden eylesin. Amin…
"Elâ inne ahsene'l-kelâm ve ebleğa'n-nizam. Kemâ kale'l-lahü tebareke ve te‘alâ fi'l-kelâm ve izâ kurie'l-kur'ânü festemi‘ulehü ve ensıtü le‘alleküm türhamün"
İbadAllah! İttekullahe ve eti’u. İnnellahe tekavvellezine hum muhsinun kalellAllahu’teala fi muhkemil kitabihil Kerim Euzubillahimineşşeytanirraciym BismillAhirrahmanirrahim
“İnneddine ‘İndAllahil İslam.” SadakAllahulaziym
Allah indinde hak din İslam’dır.
Euzubillahimineşşeytanirraciym BismillAhirrahmanirrahim
"İnnâllahe ye'mürü bi'l - ‘adli ve'l - ihsâni ve itâi zil-kurba ve yenhâ ‘anil - fahşai ve'l - münkeri ve'l - bağy. Ye‘ızuküm le‘alleküm tezekkerûn"
“Şüphesiz ki Allah adaleti, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder. Çirkinliği fenalığı hayasızlığı ve azgınlığı da yasaklar. O düşünüp tutalım diye bize öğüt verir.”
Neşhedü enlâ ilâhe illâllahü vahdehü lâ şirîke lehü ve lâ nazira lehü velâ müsâle leh. Ve neşhedü enne seyyidena muhammeden abdühü ve habibühü ve rasülûh. Sallâllahü ‘leyhi ve ‘alâ alihi ve ezvacihi ve eshabihi ve etba‘ih ve hulefa ihir- raşidine'l - mehdiine min ba‘dih ve vüzeraihi'l-kâmiline fi ‘ahdih. Hususam-minhüm ‘alel-eimmeti hulefa rasülillâhi ale't-tahkîk. Ümerai'l-mü'minin hazret-i eba Bekrin ve ‘Umer'a ve Osmane ve ‘Aliy ve ‘alâ bakıyyeti's sahabeti ve't-tâbi‘in. Rıdvanü'llahi te‘alâ ‘aleyhim ecme‘in. Eyyühe'l - mü'minine'l - hazirûn. İttekul-lahe ve etı‘ûn. İnne'l-lâhe me‘allezine't-tekav ve'l-lezinehüm mühsinün.
Aziz ve değerli kardeşlerim !!!
Bugün ki hutbemiz “Taassup” hakkında olacak inşaAllah.
Taassup; Ölçüsüz ve sorgulamadan herşeyi doğru kabul etmek demektir. Kimi zaman bir yönetici kimi zaman bir parti kimi zaman da bir Önder..
Aziz ve değerli kardeşlerim;
Öncelikle bizler Müslüman olarak Cenab-ı Allah’ın vermiş olduğu en büyük nimetlerden biri olan “AKIL” nimetini yerinde ve doğru bir şekilde kullanmakla mükellefiz. Çünkü bizi hayvanlardan ve bitkilerden ayıran en büyük özelliğimiz AKILDIR.
Akıl nimetini kullanmak için kişinin ölçüsü olmalı. Bu ölçü hiç şüphesiz ki “Kuran, Sünnet, İcma ve Kıyas” olmalıdır. Bir kulun ölçüsü bunlar olursa kolay kolay yoldan şaşmaz ve yanlış bir tutum sergilemez.
Bu ölçüleri kullanabilmek için ise tabi olduğumuz “İSLAM” dinini yani dinimizi en iyi şekilde öğrenip hayatımızda tatbik etmekten geçer. Ancak maalesef görüyoruz ki kimisinin ölçüsü para, kimisinin mal, kimisinin kadın, kimisinin araba, kimisinin çocuk, kimisinin parti, kimisinin başkanlık, kimisinin futbol ve kimisinin de Önder olarak kabul ettiği..
Kişi bu ölçüleri kaçırınca farkında olmadan “ŞİRKE” düşer. Çünkü insanoğlu muhakkak hata etmiştir ve edecektir. Hiç kimse “La Yusel” değildir. Ancak bundan Peygamberlerimiz hariçtir. Fakat onlarda bile “Zelle” dediğimiz olaylar mevcuttur.
Örnek olarak;
Hz. Musa Aleyhisselam’ın yanlışlıkla bir insanın ölümüne sebep olması gibi. Veya Hz. Yusuf Aleyhisselam’ın Cenab-ı Allah’a müracaat edeceğine iman etmiş olan bir kuldan yardım istemesi gibi. Bu olaylar günah değil zelledir anlık gelişen ellerinde olmayan durumlardır. Fakat bunların olması zaten onların melek olmadığının en büyük delilidir.
Bu ve bunun gibi örnekler bize nasihattir. Fakat bu gün bir çok kişi yukarıda zikrettiğimiz şeylere neredeyse “TAPAR” Hale gelmiştir. Bunun adı şirktir.
Biz Müslümanlar olarak imanımızı korumak ve bu yolda yürümek ile mükellefiz. Bizlerin yaptığı amellere göre bazen öyle bir hale geliriz ki;
Eşrefi mahlukat yani yartılmışların içinde ki en şerefli makama geliriz veya Esfele safilin yani hayvanlarından en alt derecesine düşeriz.
Sorgulama ve muhakeme yeteneklerini kaybetmiş bir toplumun doğru yola erişmesi de pek mümkün olmayacaktır. Şayet kişinin ölçüleri yukarıda bahsettiğimiz ölçülerde olursa, kim ne derse desin bilir ki bu söylenenler bu ölçülere aykırıdır o zaman bunları sorgulayıp yanlışsa düzeltmek ile mükellef olur.
Bizler önce müslümanız ve islamla Şeref bulduk. İslam bizimle şeref bulmadı haşa ve kella. Tam aksine biz islamla Şeref bulduk. İslam zaten şereflidir. Eğer islami hassasiyetlerimizi gözden geçirip ona göre hareket edersek istikametimiz düzgün olursa bu zamanda en büyük keramet istikamettir. Şu halde Müslümanlar olarak hepimiz bu hassasiyetlerimizi gözden geçirip varsa hatalarımız düzeltip tövbe edelim.
Cenab-ı Allah tüm Ümmeti Muhammed’di tek çatı altında birleştirsin, hakkı hak batılı batıl bilenlerden eylesin. Amin…
"Elâ inne ahsene'l-kelâm ve ebleğa'n-nizam. Kemâ kale'l-lahü tebareke ve te‘alâ fi'l-kelâm ve izâ kurie'l-kur'ânü festemi‘ulehü ve ensıtü le‘alleküm türhamün"
İbadAllah! İttekullahe ve eti’u. İnnellahe tekavvellezine hum muhsinun kalellAllahu’teala fi muhkemil kitabihil Kerim Euzubillahimineşşeytanirraciym BismillAhirrahmanirrahim
“İnneddine ‘İndAllahil İslam.” SadakAllahulaziym
Allah indinde hak din İslam’dır.
Euzubillahimineşşeytanirraciym BismillAhirrahmanirrahim
"İnnâllahe ye'mürü bi'l - ‘adli ve'l - ihsâni ve itâi zil-kurba ve yenhâ ‘anil - fahşai ve'l - münkeri ve'l - bağy. Ye‘ızuküm le‘alleküm tezekkerûn"
“Şüphesiz ki Allah adaleti, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder. Çirkinliği fenalığı hayasızlığı ve azgınlığı da yasaklar. O düşünüp tutalım diye bize öğüt verir.”





