Elhamdulillah Elhamdulillah Elhamdulillahi Rabbil Alemin Vesselatu Vesselamu Ala Rasulina Muhammedin ve Ala Ali Sahbihi ve Sellim Ecmain
Neşhedü enlâ ilâhe illâllahü vahdehü lâ şirîke lehü ve lâ nazira lehü velâ müsâle leh. Ve neşhedü enne seyyidena muhammeden abdühü ve habibühü ve rasülûh. Sallâllahü ‘leyhi ve ‘alâ alihi ve ezvacihi ve eshabihi ve etba‘ih ve hulefa ihir- raşidine'l - mehdiine min ba‘dih ve vüzeraihi'l-kâmiline fi ‘ahdih. Hususam-minhüm ‘alel-eimmeti hulefa rasülillâhi ale't-tahkîk. Ümerai'l-mü'minin hazret-i eba Bekrin ve ‘Umer'a ve Osmane ve ‘Aliy ve ‘alâ bakıyyeti's sahabeti ve't-tâbi‘in. Rıdvanü'llahi te‘alâ ‘aleyhim ecme‘in. Eyyühe'l - mü'minine'l - hazirûn. İttekul-lahe ve etı‘ûn. İnne'l-lâhe me‘allezine't-tekav ve'l-lezinehüm mühsinün.
Aziz ve değerli kardeşlerim !!!
Bugün ki hutbemiz “Tekfirciler ve Tekfir Zihniyeti” hakkında olacak inşaAllah.
Cenab-ı Allah biz kullarını yarattıktan sonra, başı boş bırakmamış, her dönemde rehberlik edecek kendisinin varlığından haberdar edecek seçkin kullarını yani Peygamber Efendilerimizi hidayetimiz için kendi içimizden olanları seçip yollamıştır.
Bazan Peyderpey bazan aynı anda bazanda fetret diye tabir edilen dönemlerde bizlere doğruları ve yanlışları anlatacak üstün kullar göndermiştir. Gelen her peygamber ve nebi hak din olan “İSLAM” üzerine gönderilmiştir. Şeriatları veya bazı kanunları farklılık gösterse de genel olarak aslı “İSLAM”‘dır.
Her peygamber kendi döneminde gönderildiği belde veya kabilelere veya topluluğa ışık olmaya çalışmış ve maalesef her seferinde işkencelere alay edilemelere ve türlü türlü iftiralara maruz kalmışlardır. Çünkü insanlar nefsinin kölesi olduğu için nefsini ilah edindiği için nefse ağır gelen şeyleri kabul etmemiş kimi zaman da neden ben değilde sensin diyerek hakkı inkar etmiştir.
Peygamberlerimizin içinde son nebi olan Fahri Kainat , Sultanı Rasul, Sultanı Levlak, Rasulu Sakaleyn, Hatemul Enbiya Hz. Muhammed Mustafa SallAllahu Aleyhi Vessellem efendimizin diğer tüm peygamberlerimizden farklı olarak getirmiş olduğu şeriat kıyamete kadar sürecek olmasıdır.
Ondan sonra nebi Rasul gelmeyeceği için Kuran’i Kerim’de hiç bir eksik konu bırakılmamış ve Din Tamamlanmıştır. Doğal olarak ondan sonra gelenler kahir ekseriyetle olduğu gibi kabul etmek itaat ve biat etmek zorundadır. Efendimiz Aleyhisselam sadece haşa ve kella posta güverciniymiş gibi bir muameleye tutulamaz!
Biz Kuran Müslümanıyız diyenler, Kuran bize yeter diyenler, peygamberimiz görevini yaptı gitti onun Hadisi şerifleri uydurmadır diyenler türedi. Bunlara “SELEFON” diye bir tabir kullanıyorum. Aslında “VAHHABİ” olarak bilinirler. Fakat Cenab-ı Allah’ın ismi şerifinden olduğu için bu tabiri kullanmamaya çalışıyorum. Ehl-i sünnet vel cemaat itikadına göre;
Ehl-i Kıble Tekfir Edilemez! Yani birisi namaz kılarken Kabe-i Muazzama’ya dönüp kılıyorsa o kişi Ehl-i Kıble’dir ve Tekfir edilemez! Hataları yanlışları izah edilir düzeltilmeye çalışılır. Buna rağmen düzelmezse bile Tekfir edilemez. Ayetleri veya ayet hükmünde olan hadisi şerifleri inkar etmediği müddet.
Ölçümüz şu olmalı;
Şayet birileri;
Efendimiz Aleyhisselam’ın Hadisi Şeriflerini inkar ediyorsa veya bir kısmını kabul edip bir kısmını etmiyorsa veya Kurani Kerime uyup uymadığına bakıyorsa,
Ashab-ı Kiram Efendilerimizden her hangi birine dil uzatıyorsa veya askerlik arkadaşı gibi konuşuyorsa,
Tabiin tabei tabiin müçtehit imamları kabul etmiyorsa
Cenab-ı Allah’ın hakiki alimlerini evliyalarını dostlarını kabul etmiyorsa,
BİLİN Kİ BU KİŞİLER EHL-İ BİD’ATTİR..
Bunlar asla kazanamayacak. Efendimiz aleyhisselam bir hadisi şerifinde şöyle buyurmuştur;
“Ümmetim ahir zamanda 73 fırkaya ayrılacak. Bunların 72 si helak olacak sadece 1 fırka kurtulacak. Ashab-ı Kiram sordu:
“Ya RasulAllah onlar hangi fırkadır?”
“Onlar benim ve ashabımın yolunu takip edenler yani Ehl-i Sünnet vel Cemaattir.”
Diye buyurdu.
Evet değerli ve aziz kardeşlerim;
Bu kişileri gördüğünüz yerde uzaklaşın tartışmaya girmeyin. Çünkü Kurani Kerim’den 10 tane ayet ezberlemişler sürekli dönüp dönüp o ayetleri söylerler. Oysa ki Kurani Kerim’de bulunan ayetlerin nüzul sebebi vardır muhkem ayetler ve müteşabih ayetler vardır neyhyeden ve nesiheden ayetler vardır ayrıca Fasih Arapça bilgisi zaruridir. Bu maddeleri daha da sıralayabiliriz.
Şu halde bunlara dikkat etmek ailemizi ve efradımızı bu gibi konulara karşı uyarmak ve uyandırmak asli vazifelerimizdendir.
“Oturma münkir ile yeme sancı, paklayamaz sonra seni her kalaycı.”
"Elâ inne ahsene'l-kelâm ve ebleğa'n-nizam. Kemâ kale'l-lahü tebareke ve te‘alâ fi'l-kelâm ve izâ kurie'l-kur'ânü festemi‘ulehü ve ensıtü le‘alleküm türhamün"
İbadAllah! İttekullahe ve eti’u. İnnellahe tekavvellezine hum muhsinun kalellAllahu’teala fi muhkemil kitabihil Kerim Euzubillahimineşşeytanirraciym BismillAhirrahmanirrahim
“İnneddine ‘İndAllahil İslam.” SadakAllahulaziym
Allah indinde hak din İslam’dır.
Euzubillahimineşşeytanirraciym BismillAhirrahmanirrahim
"İnnâllahe ye'mürü bi'l - ‘adli ve'l - ihsâni ve itâi zil-kurba ve yenhâ ‘anil - fahşai ve'l - münkeri ve'l - bağy. Ye‘ızuküm le‘alleküm tezekkerûn"
“Şüphesiz ki Allah adaleti, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder. Çirkinliği fenalığı hayasızlığı ve azgınlığı da yasaklar. O düşünüp tutalım diye bize öğüt verir.”
Neşhedü enlâ ilâhe illâllahü vahdehü lâ şirîke lehü ve lâ nazira lehü velâ müsâle leh. Ve neşhedü enne seyyidena muhammeden abdühü ve habibühü ve rasülûh. Sallâllahü ‘leyhi ve ‘alâ alihi ve ezvacihi ve eshabihi ve etba‘ih ve hulefa ihir- raşidine'l - mehdiine min ba‘dih ve vüzeraihi'l-kâmiline fi ‘ahdih. Hususam-minhüm ‘alel-eimmeti hulefa rasülillâhi ale't-tahkîk. Ümerai'l-mü'minin hazret-i eba Bekrin ve ‘Umer'a ve Osmane ve ‘Aliy ve ‘alâ bakıyyeti's sahabeti ve't-tâbi‘in. Rıdvanü'llahi te‘alâ ‘aleyhim ecme‘in. Eyyühe'l - mü'minine'l - hazirûn. İttekul-lahe ve etı‘ûn. İnne'l-lâhe me‘allezine't-tekav ve'l-lezinehüm mühsinün.
Aziz ve değerli kardeşlerim !!!
Bugün ki hutbemiz “Tekfirciler ve Tekfir Zihniyeti” hakkında olacak inşaAllah.
Cenab-ı Allah biz kullarını yarattıktan sonra, başı boş bırakmamış, her dönemde rehberlik edecek kendisinin varlığından haberdar edecek seçkin kullarını yani Peygamber Efendilerimizi hidayetimiz için kendi içimizden olanları seçip yollamıştır.
Bazan Peyderpey bazan aynı anda bazanda fetret diye tabir edilen dönemlerde bizlere doğruları ve yanlışları anlatacak üstün kullar göndermiştir. Gelen her peygamber ve nebi hak din olan “İSLAM” üzerine gönderilmiştir. Şeriatları veya bazı kanunları farklılık gösterse de genel olarak aslı “İSLAM”‘dır.
Her peygamber kendi döneminde gönderildiği belde veya kabilelere veya topluluğa ışık olmaya çalışmış ve maalesef her seferinde işkencelere alay edilemelere ve türlü türlü iftiralara maruz kalmışlardır. Çünkü insanlar nefsinin kölesi olduğu için nefsini ilah edindiği için nefse ağır gelen şeyleri kabul etmemiş kimi zaman da neden ben değilde sensin diyerek hakkı inkar etmiştir.
Peygamberlerimizin içinde son nebi olan Fahri Kainat , Sultanı Rasul, Sultanı Levlak, Rasulu Sakaleyn, Hatemul Enbiya Hz. Muhammed Mustafa SallAllahu Aleyhi Vessellem efendimizin diğer tüm peygamberlerimizden farklı olarak getirmiş olduğu şeriat kıyamete kadar sürecek olmasıdır.
Ondan sonra nebi Rasul gelmeyeceği için Kuran’i Kerim’de hiç bir eksik konu bırakılmamış ve Din Tamamlanmıştır. Doğal olarak ondan sonra gelenler kahir ekseriyetle olduğu gibi kabul etmek itaat ve biat etmek zorundadır. Efendimiz Aleyhisselam sadece haşa ve kella posta güverciniymiş gibi bir muameleye tutulamaz!
Biz Kuran Müslümanıyız diyenler, Kuran bize yeter diyenler, peygamberimiz görevini yaptı gitti onun Hadisi şerifleri uydurmadır diyenler türedi. Bunlara “SELEFON” diye bir tabir kullanıyorum. Aslında “VAHHABİ” olarak bilinirler. Fakat Cenab-ı Allah’ın ismi şerifinden olduğu için bu tabiri kullanmamaya çalışıyorum. Ehl-i sünnet vel cemaat itikadına göre;
Ehl-i Kıble Tekfir Edilemez! Yani birisi namaz kılarken Kabe-i Muazzama’ya dönüp kılıyorsa o kişi Ehl-i Kıble’dir ve Tekfir edilemez! Hataları yanlışları izah edilir düzeltilmeye çalışılır. Buna rağmen düzelmezse bile Tekfir edilemez. Ayetleri veya ayet hükmünde olan hadisi şerifleri inkar etmediği müddet.
Ölçümüz şu olmalı;
Şayet birileri;
Efendimiz Aleyhisselam’ın Hadisi Şeriflerini inkar ediyorsa veya bir kısmını kabul edip bir kısmını etmiyorsa veya Kurani Kerime uyup uymadığına bakıyorsa,
Ashab-ı Kiram Efendilerimizden her hangi birine dil uzatıyorsa veya askerlik arkadaşı gibi konuşuyorsa,
Tabiin tabei tabiin müçtehit imamları kabul etmiyorsa
Cenab-ı Allah’ın hakiki alimlerini evliyalarını dostlarını kabul etmiyorsa,
BİLİN Kİ BU KİŞİLER EHL-İ BİD’ATTİR..
Bunlar asla kazanamayacak. Efendimiz aleyhisselam bir hadisi şerifinde şöyle buyurmuştur;
“Ümmetim ahir zamanda 73 fırkaya ayrılacak. Bunların 72 si helak olacak sadece 1 fırka kurtulacak. Ashab-ı Kiram sordu:
“Ya RasulAllah onlar hangi fırkadır?”
“Onlar benim ve ashabımın yolunu takip edenler yani Ehl-i Sünnet vel Cemaattir.”
Diye buyurdu.
Evet değerli ve aziz kardeşlerim;
Bu kişileri gördüğünüz yerde uzaklaşın tartışmaya girmeyin. Çünkü Kurani Kerim’den 10 tane ayet ezberlemişler sürekli dönüp dönüp o ayetleri söylerler. Oysa ki Kurani Kerim’de bulunan ayetlerin nüzul sebebi vardır muhkem ayetler ve müteşabih ayetler vardır neyhyeden ve nesiheden ayetler vardır ayrıca Fasih Arapça bilgisi zaruridir. Bu maddeleri daha da sıralayabiliriz.
Şu halde bunlara dikkat etmek ailemizi ve efradımızı bu gibi konulara karşı uyarmak ve uyandırmak asli vazifelerimizdendir.
“Oturma münkir ile yeme sancı, paklayamaz sonra seni her kalaycı.”
"Elâ inne ahsene'l-kelâm ve ebleğa'n-nizam. Kemâ kale'l-lahü tebareke ve te‘alâ fi'l-kelâm ve izâ kurie'l-kur'ânü festemi‘ulehü ve ensıtü le‘alleküm türhamün"
İbadAllah! İttekullahe ve eti’u. İnnellahe tekavvellezine hum muhsinun kalellAllahu’teala fi muhkemil kitabihil Kerim Euzubillahimineşşeytanirraciym BismillAhirrahmanirrahim
“İnneddine ‘İndAllahil İslam.” SadakAllahulaziym
Allah indinde hak din İslam’dır.
Euzubillahimineşşeytanirraciym BismillAhirrahmanirrahim
"İnnâllahe ye'mürü bi'l - ‘adli ve'l - ihsâni ve itâi zil-kurba ve yenhâ ‘anil - fahşai ve'l - münkeri ve'l - bağy. Ye‘ızuküm le‘alleküm tezekkerûn"
“Şüphesiz ki Allah adaleti, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder. Çirkinliği fenalığı hayasızlığı ve azgınlığı da yasaklar. O düşünüp tutalım diye bize öğüt verir.”

