Hoşgeldin Misafir

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici: “Sözcü, okurlarıyla güven ilişkisini zedeledi”

3jd3rya

30 Eki 2017
1,141 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Muhalif Ankara

"İki gazete neden tenkisat yaptı? Bunu açıklamalı…"

Basının önde gelen yazarlarının “birer avukat telefonuyla işten çıkarılması”nın yarattığı depreminin artçı sarsıntıları devam ediyor. AK Parti Hükümetini “belge ve bilgiye dayanarak” çekinmeden eleştiren yazarlar için kamuoyunda gösterilen tepki yetersiz bulunurken, Sözcü ve Korkusuz gazetelerinin Çiğdem Toker, Serpil Yılmaz, Hüsnü Mahalli, Sinan Meydan, Ahmet Takan ve Sezgin Özcan ile ilgili tenkisat kararının gerekçesini açıklaması istendi.




Medya Ombudsmanı olarak anılan deneyimli gazeteci Faruk Bildirici özellikle Sözcü gazetesinin bu tutumunun okuruyla güven ilişkisini zedelediğini kaydetti. Bildirici, gazetenin tenkisat için “neden bu isimleri seçtiğini, nasıl bir ölçüt kullandığını?” açıklamasını da istedi. Bildirici’nin değerlendirmesi şöyle;



“Elbette her medya kuruluşunun muhabir, yazar, çalışanları ile türlü nedenlerle yolları ayrılabilir. Ama bunu okurlarına duyurmak, açıklamak, bilgi vermek zorunda. Sözcü de ekonomik nedenlerle tenkisat yapmak zorunda kalmış olabilir. Ama okurları bunu sosyal medyadan ve başka gazetelerden duymamalıydı. Ayrıca Sözcü, tenkisat yaparken neden bu isimlerin seçildiğini, nasıl bir ölçüt kullanıldığını da ikna edici biçimde açıklamalıydı. Sözcü yönetimi değerli yazar, muhabir ve çalışanlarını sessizce ve hiçbir açıklama yapmadan kapının önüne koyarak okurlarıyla güven ilişkisini zedeledi.”



Bu arada Sözcü Gazetesinden yapılan açıklamayla işten çıkarılanların 40 kişi değil 5 yazar olduğu savunuldu.



İşten çıkarmaların seçimler yaklaşırken yapılması ve tenkisat için seçilen isimlerin eleştirel odaklı yazı yazmaları kamuoyunda, Sözcü Gazetesi için “iktidara mı yanaşıyor?” Sorularına yol açtı. Akşam saatlerinde basın çevreleri ve sosyal medyada geniş tartışmalara yol açan gelişmeyle ilgili Sözcü yazarı Yılmaz Özdil’in yaptığı “iki kelimelik açıklama” da eleştiriliyor. Özdil, işten çıkarılan yazarlarla ilgili olarak “Üzüldüm çok…” demekle yetinmiş ve idari görevinin olmadığını hatırlatarak, işten çıkarma gerekçesinin Sözcü yöneticilerine sorulması gerektiğini savunmuştu.