Hoşgeldin Misafir

Mevlevilik

SociopathBrain

15 Haz 2020
1,246 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Mevlâna Celalettin Rumî adına, oğlu Sultan Veled'in kurduğu Sünnî tarikat. Mevlâna'nın çevresinde toplananlar, onu bir kılavuz, hatta Tanrı'nın kişiliğinde belirdiği bir varlık olarak görüyorlardı. Ancak bu topluluk örgütlenmemiş, bir tarikat niteliği almamıştı. Tekkeleri, törenlerini yapacakları belli bir konutları da yoktu. Semalarını mescitlerde ya da herhangi bir odada hatta çarşı pazar içinde bile yaptıkları oluyordu. Çünkü Mevlâna'nın da çarşıda pazarda cezbeye girip sema yaptığı olurdu. Sultan Veled, babasının ölümünden sonra, Mevlevîliği bir tarikat olarak örgütlendirip tekkeler ve zaviyeler kurdu. Bununla birlikte Mevlevîlik, kuruluşundan iki yüzyıl sonra 15. yüzyılda son biçimini almış; Mısır'da, Suriye'de, İran'da Mevlevî tekkeleri açılmıştır.-
-

Hacı Bektaş Veli ile Mevlâna'nın, Horasan erenlerinden sayılmaları, Mevlevîlik ile Bektaşîlik arasında tarih boyunca sürüp giden bir yakınlık doğurmuştur. İkisinde de aşk ile cezbe önemli bir yer tutar. Mevlevî olmak isteyenlerin soyları ve geçmişleri incelenir, temiz olanlar kabul edilirdi. Tarikata yeni girenlere "Can" derlerdi. Canlar, üç gün diz üstü oturtulup kendilerine tarikatın güçlükleri anlatılırdı. Bundan sonra canlar, kendi giysileriyle on sekiz gün hizmet eder, sonra bin bir günlük çileye girer, bu süre içinde gösterilen her işi yüksünmeden yaparlar, bu süreyi doldurunca da derviş olurdu. Bu aşamada göstereceği başarı sonucu halifeliğe yükselirdi. Halifelerin, başkalarını irşat etmek (tarikata girme yollarını öğretmek) yetkileri vardı. Artık, boşalacak bir tekke şeyhliğine atanmayı beklerlerdi. Mevlevîler, başlarına sikke denilen, 20-30 cm. uzunluğunda, bej renkli, silindir biçimli bir külâh, sırtlarına tennure denilen, kolsuz, açık yakalı, uzun bir entari giyerlerdi.--