SociopathBrain
- 15 Haz 2020
- 1,246 Mesaj
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Münir Nurettin SELÇUK, besteci ve ses sanatçısı (İstanbul 1900 – 1981)
Sesinin olağanüstü güzelliğiyle müzik yeteneği küçük yaşta ortaya çıktı. 1917′de Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi’ni bitirip Kadıköy Sultanisi’ne yazıldı. Aynı yıl Darülelhan’a girdi. 1923′te askerlik görevi sırasında teğmen rütbesiyle Mızıkai Hümayun’a girdi, göreve başladıktan iki ay sonra Ankara’ya atandı. Bir yıl sonra Riyaseticumhur Musiki Heyeti’ne girerek üç yıl bu kurumda görev yaptı, görevinden ayrıldıktan sonra İstanbul’a yerleşti ve serbest çalışmaya başladı. 1927′ de Paris’e giderek burada bir yıl süreyle şan, solfej ve piyano dersleri aldı. 1930′da, sonradan Ses ve Dormen Tiyatroları adını alacak olan Fransız tiyatrosunda batılı anlamda ilk konserini verdi, ölümünden öncesine kadar, yurt içinde ve yurt dışında bu tür konserlerini sürdürdü. 1943-1948 arasında İstanbul Belediye Konservatuvarı İcra Heyeti’nde çalıştığı sırada, 15 plağa en seçme klasik eserleri okudu. 1953′te konservatuvara üslup ve teggani öğretmeni oldu. Ertesi yıl İcra Heyeti şefliğine getirildi, ayrıca İstanbul Radyosu’nda müzik danışmanlığı görevinde bulundu. 1976′da ölümüne kadar sürdüreceği İstanbul Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Öğretim üyeliği görevine geldi.
Müzikte Cumhuriyet döneminin önde gelen adlarından biri olup, Türk Müziği’ne en önemli katkısı hafızlara özgü okuyuş tarzı yerine, düzgün, yalın okuma tarzını getirmesidir. Getirdiği bu yeni tarzın yanı sıra, biçimiyle de klasik eserlerin anlamını çok iyi değerlendiren bu yorumcu oldu.
Başlıca eserleri: Rast Kârçe, “Gül yüzünde göreli zülf-i seman-sâ gönül”; Nihavent Şarkı, “Yok başka yerim lütfü ne yazdan ne de kıştan”; Nihavent Şarkı, ‘Kandilli Yüzerken Uykularda”; Kürdili Hicazkâr Semai, “Zil, şal ve gül bu bahçeden raksın bütün hızı”; Hüzzam Şarkı, “Sevdiğim dünyalar kadar”; Muhayyer Şarkı, “Dönülmez Akşamın Ufkundayız”; Hicaz Semai “Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul.”-
-
-
-
Sesinin olağanüstü güzelliğiyle müzik yeteneği küçük yaşta ortaya çıktı. 1917′de Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi’ni bitirip Kadıköy Sultanisi’ne yazıldı. Aynı yıl Darülelhan’a girdi. 1923′te askerlik görevi sırasında teğmen rütbesiyle Mızıkai Hümayun’a girdi, göreve başladıktan iki ay sonra Ankara’ya atandı. Bir yıl sonra Riyaseticumhur Musiki Heyeti’ne girerek üç yıl bu kurumda görev yaptı, görevinden ayrıldıktan sonra İstanbul’a yerleşti ve serbest çalışmaya başladı. 1927′ de Paris’e giderek burada bir yıl süreyle şan, solfej ve piyano dersleri aldı. 1930′da, sonradan Ses ve Dormen Tiyatroları adını alacak olan Fransız tiyatrosunda batılı anlamda ilk konserini verdi, ölümünden öncesine kadar, yurt içinde ve yurt dışında bu tür konserlerini sürdürdü. 1943-1948 arasında İstanbul Belediye Konservatuvarı İcra Heyeti’nde çalıştığı sırada, 15 plağa en seçme klasik eserleri okudu. 1953′te konservatuvara üslup ve teggani öğretmeni oldu. Ertesi yıl İcra Heyeti şefliğine getirildi, ayrıca İstanbul Radyosu’nda müzik danışmanlığı görevinde bulundu. 1976′da ölümüne kadar sürdüreceği İstanbul Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Öğretim üyeliği görevine geldi.
Müzikte Cumhuriyet döneminin önde gelen adlarından biri olup, Türk Müziği’ne en önemli katkısı hafızlara özgü okuyuş tarzı yerine, düzgün, yalın okuma tarzını getirmesidir. Getirdiği bu yeni tarzın yanı sıra, biçimiyle de klasik eserlerin anlamını çok iyi değerlendiren bu yorumcu oldu.
Başlıca eserleri: Rast Kârçe, “Gül yüzünde göreli zülf-i seman-sâ gönül”; Nihavent Şarkı, “Yok başka yerim lütfü ne yazdan ne de kıştan”; Nihavent Şarkı, ‘Kandilli Yüzerken Uykularda”; Kürdili Hicazkâr Semai, “Zil, şal ve gül bu bahçeden raksın bütün hızı”; Hüzzam Şarkı, “Sevdiğim dünyalar kadar”; Muhayyer Şarkı, “Dönülmez Akşamın Ufkundayız”; Hicaz Semai “Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul.”-
-
-
