BİLİMİN SAF HAVARİSİ : NİKOLA TESLA !
Tarih kitaplarının, biyografi yazarlarının ve ansiklopedilerin yazdıklarına göre öncelikle bilinmesi gereken reddedilmez gerçek, Tesla bir işadamı olarak büyük hatalar yapmıştır . Çok başarılı insanların çok zeki olmadıkları bilinen bir gerçektir ama zirveye ulaşma oyununu iyi oynarlar . Tesla bilimin saf havarisiydi ve bazı bilim dallarının karşısındaydı. İşinin gerektirdiği anlaşmaları veya girişmeleri ilgi alanına girmediği için yapmıyor ya da kendince hesaplar yaparak en kötü kararlan veriyordu. Örneğin Westinghous ile imzaladığı anlaşma onu Amerika'nın en zengin adamlarından biri yapabilirdi. Fakat George Westinghouse ona şirket kurmanın gelecekte tehlikeli olacağını ama daha önemlisi böyle bir anlaşmanın kendini de zora sokacağını söyleyince, Tesla anlaşmayı bir jest olarak yırttı , bunu dostluk göstergesi olarak algıladı.
Westinghouse ile görüşmesini yeterli görüyordu ama sonuç istediği gibi olmadı. Ticaret başka bir oyundu. Oysa Tesla bir çılgın olarak bilinse dahi , en azından lüks içinde ölebilirdi. Birçok tarihçiye ve iş çevresine göre ayıplar her ne kadar Tesla'nın omuzlarına yüklense de, işin içinde başka bir oyun vardı. ABD hükümeti büyük iş çevrelerini elde tutabilmek için mucitlerle gizli anlaşmalar yapıyor ve kontrolü sağlamayı amaçlıyordu ama Tesla tüm dehasına rağmen burada da yoktu. Ona komplo kuranlar listesinin başında yer alan en büyük şüpheli Thomas Edison'du. Edison eski çalışanından nefret ediyordu. Westinghouse dahi Tesla'ya karşı sürdürülen kampanyadan etkilenmişti ama öncelerde onun sıra dışı düşüncelerini dinlemekle yetindi. Fakat Tesla'nın elektrik enerjisini bedava dağıtmak düşüncesini öğrenince çok kızdı; bu düşünce kapitalist işadamı için tam bir kabustu. Hemen maddi onunla ilişkiyi kesti. Onun gibi çok önemli bir işadamının bu davranışı somut bir örnek oldu. Artık ABD'nin ya da dünyanın hiçbir yerinde Tesla'ya para sağlayacak bir kuruluş veya işadamı kolay kolay çıkmazdı.
Çünkü Tesla para babalarını kızdırmış ve kara listede yerini almıştı. Sürekli hükümet tarafından kontrol ediliyor ve çok önemli işler yapması da sağlanıyordu, fakat Tesla olanları far-ketmiş ve kırılmıştı. Son derece duyarlı bir insan olan Tesla, tüm çalışmalarını terk edecek ve kısa süre sonra da yaşama veda edecekti. Böylece para, zekayı bir kez daha nakavt edecekti. Son yıllarda FBI' ın tecavüzüne de uğradı. Sahip olduğu her şeye, laboratuarına, aygıtlarına, tüm evraklarına, dosyalarına el konuldu. Bu işlem yasadışıydı çünkü "Yabancılar Mülk Edinme Yasası" ona karşı işletilmişti. Oysa Tesla, 1891'den beri Amerikan vatandaşıydı.
Sonrası da gariptir; Tesla'nın çalışmalarının Ulusal Güvenlik'le doğrudan hiçbir bağı yoktu ama FBI, 1943'e kadar bu gerekçeyle herzeyi saklı tuttu, sonra da unutuldu. 1957'de Ruslar'ın Tesla teknolojisine dayanarak deneyler yaptığı rapor edilince, dosyalar yine gündeme geldi. Bu kez işin içinde Pentagon da bulunuyordu, "Çok Gizli" başlığı altında , HAARP projesi geliştirildi. Bu mega projenin temelinde işte bu olay yatıyordu. Aslında HAARP’ın amacı başkaydı, tüm iletişimin kontrolü, hatta kitlesel düşüncenin denetlenmesi amaçlanıyordu .
Tarih kitaplarının, biyografi yazarlarının ve ansiklopedilerin yazdıklarına göre öncelikle bilinmesi gereken reddedilmez gerçek, Tesla bir işadamı olarak büyük hatalar yapmıştır . Çok başarılı insanların çok zeki olmadıkları bilinen bir gerçektir ama zirveye ulaşma oyununu iyi oynarlar . Tesla bilimin saf havarisiydi ve bazı bilim dallarının karşısındaydı. İşinin gerektirdiği anlaşmaları veya girişmeleri ilgi alanına girmediği için yapmıyor ya da kendince hesaplar yaparak en kötü kararlan veriyordu. Örneğin Westinghous ile imzaladığı anlaşma onu Amerika'nın en zengin adamlarından biri yapabilirdi. Fakat George Westinghouse ona şirket kurmanın gelecekte tehlikeli olacağını ama daha önemlisi böyle bir anlaşmanın kendini de zora sokacağını söyleyince, Tesla anlaşmayı bir jest olarak yırttı , bunu dostluk göstergesi olarak algıladı.
Westinghouse ile görüşmesini yeterli görüyordu ama sonuç istediği gibi olmadı. Ticaret başka bir oyundu. Oysa Tesla bir çılgın olarak bilinse dahi , en azından lüks içinde ölebilirdi. Birçok tarihçiye ve iş çevresine göre ayıplar her ne kadar Tesla'nın omuzlarına yüklense de, işin içinde başka bir oyun vardı. ABD hükümeti büyük iş çevrelerini elde tutabilmek için mucitlerle gizli anlaşmalar yapıyor ve kontrolü sağlamayı amaçlıyordu ama Tesla tüm dehasına rağmen burada da yoktu. Ona komplo kuranlar listesinin başında yer alan en büyük şüpheli Thomas Edison'du. Edison eski çalışanından nefret ediyordu. Westinghouse dahi Tesla'ya karşı sürdürülen kampanyadan etkilenmişti ama öncelerde onun sıra dışı düşüncelerini dinlemekle yetindi. Fakat Tesla'nın elektrik enerjisini bedava dağıtmak düşüncesini öğrenince çok kızdı; bu düşünce kapitalist işadamı için tam bir kabustu. Hemen maddi onunla ilişkiyi kesti. Onun gibi çok önemli bir işadamının bu davranışı somut bir örnek oldu. Artık ABD'nin ya da dünyanın hiçbir yerinde Tesla'ya para sağlayacak bir kuruluş veya işadamı kolay kolay çıkmazdı.
Çünkü Tesla para babalarını kızdırmış ve kara listede yerini almıştı. Sürekli hükümet tarafından kontrol ediliyor ve çok önemli işler yapması da sağlanıyordu, fakat Tesla olanları far-ketmiş ve kırılmıştı. Son derece duyarlı bir insan olan Tesla, tüm çalışmalarını terk edecek ve kısa süre sonra da yaşama veda edecekti. Böylece para, zekayı bir kez daha nakavt edecekti. Son yıllarda FBI' ın tecavüzüne de uğradı. Sahip olduğu her şeye, laboratuarına, aygıtlarına, tüm evraklarına, dosyalarına el konuldu. Bu işlem yasadışıydı çünkü "Yabancılar Mülk Edinme Yasası" ona karşı işletilmişti. Oysa Tesla, 1891'den beri Amerikan vatandaşıydı.
Sonrası da gariptir; Tesla'nın çalışmalarının Ulusal Güvenlik'le doğrudan hiçbir bağı yoktu ama FBI, 1943'e kadar bu gerekçeyle herzeyi saklı tuttu, sonra da unutuldu. 1957'de Ruslar'ın Tesla teknolojisine dayanarak deneyler yaptığı rapor edilince, dosyalar yine gündeme geldi. Bu kez işin içinde Pentagon da bulunuyordu, "Çok Gizli" başlığı altında , HAARP projesi geliştirildi. Bu mega projenin temelinde işte bu olay yatıyordu. Aslında HAARP’ın amacı başkaydı, tüm iletişimin kontrolü, hatta kitlesel düşüncenin denetlenmesi amaçlanıyordu .
