Dr Leland Townsend
- 6 Eyl 2017
- 16,496 Mesaj
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Peru, (İspanyolca: Perú (yardım·bilgi), Quechua: Piruw, Aymara: Piruw) ya da resmî adıyla Peru Cumhuriyeti (İspanyolca República del Perú (yardım·bilgi), Quechua: Piruw Mama Llaqta, Aymara: Piruw Suyu) Güney Amerika'nın batısında bir ülkedir. Kuzeyde Ekvador ve Kolombiya, doğuda Brezilya, güneydoğuda Bolivya, güneyde Şili ve batıda Büyük Okyanus'la sınırlıdır.
Peru, kuzeyde Ekvador ve Kolombiya, doğuda Brezilya, güneydoğuda Bolivya, güneyde Şili ve batıda Büyük Okyanus ile sınırlı bir coğrafyada yer alır.
Peru, Bolivya ve Guatemala'nın yanında nüfus çoğunluğu kızılderili halkın olduğu üç ülkeden biridir. Nüfusun yüzde 45'i kızılderili kökenlidir. Bunlar ağırlıklı olarak Quechua (% 40) ve Aymará (% 5) konuşan halklara aittir. % 37 melez olan halkın, % 15 kadarı Avrupa kökenli, geri kalan % 3 ise kısmen Afrika kısmen ise Asya kökenlidir.
Kırsal kesimden kaçış ile oluşan ve nüfüsun yaklaşık üçte birinin yoğunlaştığı başkente olan, yüksek sayıdaki göç, beraberinde büyük sosyal problemler getirir. Yerli halkın hatırı sayılır bir kesmi Lima'da, yoksulluk sınırının altında ya da kıyısında yaşar. Etnik kültürlerin zıtlıkları ve sosyo-politik eşitsizlik sebebiyle, halkın yetersiz geçim ve temin şartları meydana gelir. Bunu, temel ihtiyaç maddelerinin ithalatı ve döviz harcamaları takip eder.
İkibuçuk milyon Perulu sürekli olarak göçmen vaziyette başta ABD, Avrupa ve Japonya olmak üzere yurtdışında yaşar.
Peru bin yıllar boyunca Pre-İnka kültürüne sahip olan bir ülkedir. İlk göç eden yerleşimciler, M.Ö. 20.000 ile 10.000 yıllarına kadar bugünkü Peru'nun olduğu bölgeye gelmişlerdir. M.Ö. 4000 yıllarında tarla kurmaya ve hayvan yetiştirmeye başlarlar. Bugün halen daha ayırt edilebilen en eski kültür, M.Ö. 800 ile M.Ö. 300 yıllarına kadar var olmuş olan Chavín de Huántar'dır. Titikaka Gölü çevresinde M.Ö. 1. yüzyıldan itbaren M.S. 1000 yılına kadar Tiahuanaco kültürü oluşur. Sahilde, And nehirlerinin sulak alanlarında M.S. ilk binyılda Lambayeque Bölgesi civarında Mochica gibi farklı kültürler oluşur. İnka Krallığı'ndan önce, gelişmiş şehir kültürü olan Chimú'nun başkenti Chanchan'dı
İnka Krallığı 1200 civarında oluşur ve 1532'ye kadar bugünkü Kolombiya, Ekvador, Peru, Bolivya, Arjantin ve Şili'nin büyük kısmına genişler. Peru'nun yüksek platosunda bulunan Cusco şehri İnka Krallığı'nın başkentidir.
İspanyollar 1532'den itibaren bu ülkeyi fethederler ve İspanya Krallığı adına Peru Valiliği'ni kurarlarlar ki bu valilik, zirvesine ulaştığında bugünkü Panama'dan, kıtanın en güney noktasına kadar ulaşmıştır.
1821'de ülke José de San Martín ve Simón Bolívar tarafından kurtarılır ve bağımsızlığını kazanır. Bununla birlikte isyanlar ve iç savaşlar modern bir devletin gelişmesine engel olurlar.
Bugünkü Peru milli arması 25 Şubat 1825'de milli kongrenin kanunuyla kabul edilir. Çizimi parlamenter José Gregorio aittir.
1879'da Tarapaca civarında Şili ve Peru arasındaki deniz muharebesi
1879 yılında Güherçile Savaşı patlak verir. Şili ve Bolivya bağımsızlıklarını ilan ettikleri zamandan beri Antofagasta üzerinde tartışma halindedirler. Peru tartışmalı bölgede çok sayıda guano ve maden şirketine sahiptir. Bolivya Peru'ya birlik olma halinde Antofagasta'da ekonomik ayrıcalıklar teklif eder. Ayrıca Peru, İspanyol valiliğinin kolonyal zamanında devraldığı politik ve ekonomik öncelikli pozisyonunun, Güney Pasifik'te Şili tarafından tehlikede olduğunu görmektedir.
1874'de Şili'ye karşı Bolivya ile beraber gizli bir pakt kurulur. Bu pakt yine de Şili'nin zaferine engel olamaz. Bolivya kaybedilen çok sayıdaki muhaarebeden sonra 1880 yılında savaştan çekilir ve Antofagasta Bölgesi üzerindeki hak iddiasından tamamen vazgeçer. Şili bu arada kuzeye doğru ilerleyerek Peru bölgesi Tarapacá'a girmiş ve Peru'ya ateşkes ve barış antlaşması teklif etmiştir. Peru yine de Tarapacá'yı Şili'ye bırakmayı reddeder. Şili takip eden yıllarda yeni bir savaş başlatarak, 1881'de Peru ordularını tahrip ettikten sonra Başkent Lima'ya girer. Resmi hükümet lağvedilerek, Şilili General Patricio Lynch ülke valisi olarak tayin edilir. Bununla birlikte, Miguel Iglesias ve Andres Caceres gibi bazı Perulu generaller kurtularak; Doğu ve Kuzey Sierra'da, başarısı şüpheli organize bir gerilla savaşı yürütmeye çalışırlar. Caceres son bir kurtuluş mücadelesinde bulunmak için Temmuz 1883'de 1500 kişilik konvansiyonel bir bölük kurmayı başarır. Kuşkusuz Şilili Albay Alejandro Gorostiaga Huamachuco Muharebesi'de son umutları yıkar. Saveş kesin olarak kaybedilmiştir. Ekim 1883'de Ancon Antlaşması ile savaşa son verilerek Tarapaca ve Tacna Şili'ye bırakılır ve Şili Ordusu Peru'dan çekilir.
1968'de Juan Velasco Alvarado altındaki bir askeri cunta kansız bir darbe ile hükümeti devralarak, toprak ve ekonomik reformlarla sosyal bir sistem getirmeğe çalışır. General Velasco 1975'de General Francisco Morales Bermúdez tarafından düşürülürülerek, yeniden müteşebbis yanlısı bir yön izlenir. 1980'de, 1968 yılında düşürülen Fernando Belaúnde Terry seçilmiş başkan olarak yönetimi devralır ve yeniden iktidara gelir.Terry, devletleştirlen şirketleri tekrar özel teşebbüse devreder.
1980li yıllarda sol yanlısı gerilla örgütü Aydınlık Yol („Sendero Luminoso“) hükümete karşı silahlı bir savaş başlatır. Her iki taraf da, sivil halka karşı kendi taraflarına disipline etmek için, acımasız bir harekat yürütür. Aydınlık Yol'un faaliyetleri 1990lı yıllara kadar devam eder. Ülkenin diğer sol gerilla hareketi Movimiento Revolucionario Túpac Amaru sivil halka karşı şiddeti reddeder.
Peru'da son yıllarda giderek artan, kısıtlamaların kalktığı ve özelleştirmelerin olduğu bir pazar ekonomisi vardır. Bu durum, başta Kuzey Amerika holdinglerinin ve Avrupa firmalarının pazara egemen olması sonucunu doğurmuştur. Kısmen pazarda monopol tarzda yapılanma vardır. Bu konuda, ispanyol firmalarının telekomünikasyon alanındaki egemen konumları örnek olarak verilebilir.
12 Nisan 2006 tarihinde Peru Amerika ile serbest ticaret sözleşmesi imzalar.
Ülke, başta altın ve bakır olmak üzere zengin yeraltı kaynaklarına sahiptir. Bu madenler uluslararası şirketler tarafından işlenerek ihraç edilir. İlaveten balıkçılık ve tarım önemli bir rol oynar. Şeker kamışının yanında çok miktarda kahve ihraç edilir. Bu ürünler başlıca olarak batıda, sadece suni sulama ile tarımın yapıldığı, yerleşim olan bölgelerde yetiştirilir. Buna karşın Selva'nın büyük bölgeleri tarımsal olarak pek fazla kullanılmaz. Burada daha çok servet ekonomisi yürütülür.
Endüstri, başta Lima olmak üzere sahilde yoğunlaşmıştır. Geri kalan bölgeler yeraltı kaynakları dışında ikincil konumdadır.
Başta ülkenin doğusundaki Yağmur Ormanları olmak üzere, çok miktarda el değmemiş bir tabiat olduğundan, ekolojik turizm çok şey sunar. Andlar, Huaraz, Cusco ve Machu Picchu'da gezi imkânı sunar ki Machu Picchu Güney Amerika'nın en sevilen arkeolojik yerlerinden biridir. Aynı şekilde Titikaka Gölü'de turistler için bir zirve noktasıdır.
Ülke yoğun bir karayolu ağı ile iyi bir şekilde örülmüş olsa da, en önemli trafik rotalarının kör noktalarında kalan yolların çoğu asfalt değildir. Dağların konumları ve uzun mesafeler seyahatleri güçleştiren faktörlerdir.
Peru'da kayıtdışı ekonomi göze çarpar. illegal ekonominin en önemli öğesi koka ağacıdır. Bu bitkinin yaprakları başta yerli halka zevk ve tamamlayıcı besin olarak hizmet eder. Zira bu bitkinin çiğnenmesi açlık, yorgunluk, soğuk ve yükseklik hastalığı duygularını bastırır.
Bu bitkinin ekim alanı yaklaşık 121.000 hek. tutar. Uyuşturucu ile mücadele ulusal makamı DEVIDA'nın (Comisión Nacional para el Desarrollo y Vida sin Drogas) verilerine göre, Peru'da 2004 yılında 110.000 ton koka yaprağı hasat edilmiştir. Bununla Peru, dünya çapında koka hasatında % 30 pay alır (2005) ve % 54 paya sahip Kolombiya'nın arkasında, % 16'lık payı olan Bolivya'nın önünde, 2. sırada yer alır. Koka ekiminin yaklaşık % 85'i illegal üretimde kullanılır. İllegal ihracattan elde edilen gelir, legal olanı fazlası ile geçer.
Pre-Kolombiyan zamanından kalma bir çok dini gelenek Peru'da hala canlı olup, bu gelenekler başta kırsal bölgelerde olmak üzere yaşatılır. Alçak kesimde yaşayanların büyük bölümünün kökeni doğa dinlerinden gelir. Gaz ve petrol firmalarının varlıkları dolayısıyla giderek artan medeniyet, bu insanları kaçınılmaz olarak eski dinleri ve medeniyetlerinin bereketi arasında ikilemde bırakır.
Peru halkının yaklaşık % 90 ile % 95 kadarı katoliktir. Bu, İspanyol işgacilerin misyoner çalışmalarının (kısmen zorlama ile) ve bağımsızlıktan sonra yine Peru'nun ABD'nin Almanya'nın misyoner gruplarının, yürüttüğü çalışmaların sonucudur. Katolik hristiyan gelenekler, hristiyanlık öncesi devrin eski gelenekleri ile karışmıştır (Syncretizm). Bu durum özellikle dini bayramlarda kendini gösterir.
Bir çok Latin Amerika ülkesinde olduğu gibi Peru'da da son birkaç yıldır, evangelik ve karizmatik kiliseler ve Yedinci-Gün Adventistleri, Assemblies of God, Yehova'nın Şahitleri ve Mormonlar gibi inanç cemaatleri yaşamaktadır. Bunlar finansal olarak kısmen ABD tarafından desteklenirler. Aktif olarak çalışan bu cemaatler bazen agresif olarak üye kazanma kampanyası yürütürler.
Peru, kuzeyde Ekvador ve Kolombiya, doğuda Brezilya, güneydoğuda Bolivya, güneyde Şili ve batıda Büyük Okyanus ile sınırlı bir coğrafyada yer alır.
Peru, Bolivya ve Guatemala'nın yanında nüfus çoğunluğu kızılderili halkın olduğu üç ülkeden biridir. Nüfusun yüzde 45'i kızılderili kökenlidir. Bunlar ağırlıklı olarak Quechua (% 40) ve Aymará (% 5) konuşan halklara aittir. % 37 melez olan halkın, % 15 kadarı Avrupa kökenli, geri kalan % 3 ise kısmen Afrika kısmen ise Asya kökenlidir.
Kırsal kesimden kaçış ile oluşan ve nüfüsun yaklaşık üçte birinin yoğunlaştığı başkente olan, yüksek sayıdaki göç, beraberinde büyük sosyal problemler getirir. Yerli halkın hatırı sayılır bir kesmi Lima'da, yoksulluk sınırının altında ya da kıyısında yaşar. Etnik kültürlerin zıtlıkları ve sosyo-politik eşitsizlik sebebiyle, halkın yetersiz geçim ve temin şartları meydana gelir. Bunu, temel ihtiyaç maddelerinin ithalatı ve döviz harcamaları takip eder.
İkibuçuk milyon Perulu sürekli olarak göçmen vaziyette başta ABD, Avrupa ve Japonya olmak üzere yurtdışında yaşar.
Peru bin yıllar boyunca Pre-İnka kültürüne sahip olan bir ülkedir. İlk göç eden yerleşimciler, M.Ö. 20.000 ile 10.000 yıllarına kadar bugünkü Peru'nun olduğu bölgeye gelmişlerdir. M.Ö. 4000 yıllarında tarla kurmaya ve hayvan yetiştirmeye başlarlar. Bugün halen daha ayırt edilebilen en eski kültür, M.Ö. 800 ile M.Ö. 300 yıllarına kadar var olmuş olan Chavín de Huántar'dır. Titikaka Gölü çevresinde M.Ö. 1. yüzyıldan itbaren M.S. 1000 yılına kadar Tiahuanaco kültürü oluşur. Sahilde, And nehirlerinin sulak alanlarında M.S. ilk binyılda Lambayeque Bölgesi civarında Mochica gibi farklı kültürler oluşur. İnka Krallığı'ndan önce, gelişmiş şehir kültürü olan Chimú'nun başkenti Chanchan'dı
İnka Krallığı 1200 civarında oluşur ve 1532'ye kadar bugünkü Kolombiya, Ekvador, Peru, Bolivya, Arjantin ve Şili'nin büyük kısmına genişler. Peru'nun yüksek platosunda bulunan Cusco şehri İnka Krallığı'nın başkentidir.
İspanyollar 1532'den itibaren bu ülkeyi fethederler ve İspanya Krallığı adına Peru Valiliği'ni kurarlarlar ki bu valilik, zirvesine ulaştığında bugünkü Panama'dan, kıtanın en güney noktasına kadar ulaşmıştır.
1821'de ülke José de San Martín ve Simón Bolívar tarafından kurtarılır ve bağımsızlığını kazanır. Bununla birlikte isyanlar ve iç savaşlar modern bir devletin gelişmesine engel olurlar.
Bugünkü Peru milli arması 25 Şubat 1825'de milli kongrenin kanunuyla kabul edilir. Çizimi parlamenter José Gregorio aittir.
1879'da Tarapaca civarında Şili ve Peru arasındaki deniz muharebesi
1879 yılında Güherçile Savaşı patlak verir. Şili ve Bolivya bağımsızlıklarını ilan ettikleri zamandan beri Antofagasta üzerinde tartışma halindedirler. Peru tartışmalı bölgede çok sayıda guano ve maden şirketine sahiptir. Bolivya Peru'ya birlik olma halinde Antofagasta'da ekonomik ayrıcalıklar teklif eder. Ayrıca Peru, İspanyol valiliğinin kolonyal zamanında devraldığı politik ve ekonomik öncelikli pozisyonunun, Güney Pasifik'te Şili tarafından tehlikede olduğunu görmektedir.
1874'de Şili'ye karşı Bolivya ile beraber gizli bir pakt kurulur. Bu pakt yine de Şili'nin zaferine engel olamaz. Bolivya kaybedilen çok sayıdaki muhaarebeden sonra 1880 yılında savaştan çekilir ve Antofagasta Bölgesi üzerindeki hak iddiasından tamamen vazgeçer. Şili bu arada kuzeye doğru ilerleyerek Peru bölgesi Tarapacá'a girmiş ve Peru'ya ateşkes ve barış antlaşması teklif etmiştir. Peru yine de Tarapacá'yı Şili'ye bırakmayı reddeder. Şili takip eden yıllarda yeni bir savaş başlatarak, 1881'de Peru ordularını tahrip ettikten sonra Başkent Lima'ya girer. Resmi hükümet lağvedilerek, Şilili General Patricio Lynch ülke valisi olarak tayin edilir. Bununla birlikte, Miguel Iglesias ve Andres Caceres gibi bazı Perulu generaller kurtularak; Doğu ve Kuzey Sierra'da, başarısı şüpheli organize bir gerilla savaşı yürütmeye çalışırlar. Caceres son bir kurtuluş mücadelesinde bulunmak için Temmuz 1883'de 1500 kişilik konvansiyonel bir bölük kurmayı başarır. Kuşkusuz Şilili Albay Alejandro Gorostiaga Huamachuco Muharebesi'de son umutları yıkar. Saveş kesin olarak kaybedilmiştir. Ekim 1883'de Ancon Antlaşması ile savaşa son verilerek Tarapaca ve Tacna Şili'ye bırakılır ve Şili Ordusu Peru'dan çekilir.
1968'de Juan Velasco Alvarado altındaki bir askeri cunta kansız bir darbe ile hükümeti devralarak, toprak ve ekonomik reformlarla sosyal bir sistem getirmeğe çalışır. General Velasco 1975'de General Francisco Morales Bermúdez tarafından düşürülürülerek, yeniden müteşebbis yanlısı bir yön izlenir. 1980'de, 1968 yılında düşürülen Fernando Belaúnde Terry seçilmiş başkan olarak yönetimi devralır ve yeniden iktidara gelir.Terry, devletleştirlen şirketleri tekrar özel teşebbüse devreder.
1980li yıllarda sol yanlısı gerilla örgütü Aydınlık Yol („Sendero Luminoso“) hükümete karşı silahlı bir savaş başlatır. Her iki taraf da, sivil halka karşı kendi taraflarına disipline etmek için, acımasız bir harekat yürütür. Aydınlık Yol'un faaliyetleri 1990lı yıllara kadar devam eder. Ülkenin diğer sol gerilla hareketi Movimiento Revolucionario Túpac Amaru sivil halka karşı şiddeti reddeder.
Peru'da son yıllarda giderek artan, kısıtlamaların kalktığı ve özelleştirmelerin olduğu bir pazar ekonomisi vardır. Bu durum, başta Kuzey Amerika holdinglerinin ve Avrupa firmalarının pazara egemen olması sonucunu doğurmuştur. Kısmen pazarda monopol tarzda yapılanma vardır. Bu konuda, ispanyol firmalarının telekomünikasyon alanındaki egemen konumları örnek olarak verilebilir.
12 Nisan 2006 tarihinde Peru Amerika ile serbest ticaret sözleşmesi imzalar.
Ülke, başta altın ve bakır olmak üzere zengin yeraltı kaynaklarına sahiptir. Bu madenler uluslararası şirketler tarafından işlenerek ihraç edilir. İlaveten balıkçılık ve tarım önemli bir rol oynar. Şeker kamışının yanında çok miktarda kahve ihraç edilir. Bu ürünler başlıca olarak batıda, sadece suni sulama ile tarımın yapıldığı, yerleşim olan bölgelerde yetiştirilir. Buna karşın Selva'nın büyük bölgeleri tarımsal olarak pek fazla kullanılmaz. Burada daha çok servet ekonomisi yürütülür.
Endüstri, başta Lima olmak üzere sahilde yoğunlaşmıştır. Geri kalan bölgeler yeraltı kaynakları dışında ikincil konumdadır.
Başta ülkenin doğusundaki Yağmur Ormanları olmak üzere, çok miktarda el değmemiş bir tabiat olduğundan, ekolojik turizm çok şey sunar. Andlar, Huaraz, Cusco ve Machu Picchu'da gezi imkânı sunar ki Machu Picchu Güney Amerika'nın en sevilen arkeolojik yerlerinden biridir. Aynı şekilde Titikaka Gölü'de turistler için bir zirve noktasıdır.
Ülke yoğun bir karayolu ağı ile iyi bir şekilde örülmüş olsa da, en önemli trafik rotalarının kör noktalarında kalan yolların çoğu asfalt değildir. Dağların konumları ve uzun mesafeler seyahatleri güçleştiren faktörlerdir.
Peru'da kayıtdışı ekonomi göze çarpar. illegal ekonominin en önemli öğesi koka ağacıdır. Bu bitkinin yaprakları başta yerli halka zevk ve tamamlayıcı besin olarak hizmet eder. Zira bu bitkinin çiğnenmesi açlık, yorgunluk, soğuk ve yükseklik hastalığı duygularını bastırır.
Bu bitkinin ekim alanı yaklaşık 121.000 hek. tutar. Uyuşturucu ile mücadele ulusal makamı DEVIDA'nın (Comisión Nacional para el Desarrollo y Vida sin Drogas) verilerine göre, Peru'da 2004 yılında 110.000 ton koka yaprağı hasat edilmiştir. Bununla Peru, dünya çapında koka hasatında % 30 pay alır (2005) ve % 54 paya sahip Kolombiya'nın arkasında, % 16'lık payı olan Bolivya'nın önünde, 2. sırada yer alır. Koka ekiminin yaklaşık % 85'i illegal üretimde kullanılır. İllegal ihracattan elde edilen gelir, legal olanı fazlası ile geçer.
Pre-Kolombiyan zamanından kalma bir çok dini gelenek Peru'da hala canlı olup, bu gelenekler başta kırsal bölgelerde olmak üzere yaşatılır. Alçak kesimde yaşayanların büyük bölümünün kökeni doğa dinlerinden gelir. Gaz ve petrol firmalarının varlıkları dolayısıyla giderek artan medeniyet, bu insanları kaçınılmaz olarak eski dinleri ve medeniyetlerinin bereketi arasında ikilemde bırakır.
Peru halkının yaklaşık % 90 ile % 95 kadarı katoliktir. Bu, İspanyol işgacilerin misyoner çalışmalarının (kısmen zorlama ile) ve bağımsızlıktan sonra yine Peru'nun ABD'nin Almanya'nın misyoner gruplarının, yürüttüğü çalışmaların sonucudur. Katolik hristiyan gelenekler, hristiyanlık öncesi devrin eski gelenekleri ile karışmıştır (Syncretizm). Bu durum özellikle dini bayramlarda kendini gösterir.
Bir çok Latin Amerika ülkesinde olduğu gibi Peru'da da son birkaç yıldır, evangelik ve karizmatik kiliseler ve Yedinci-Gün Adventistleri, Assemblies of God, Yehova'nın Şahitleri ve Mormonlar gibi inanç cemaatleri yaşamaktadır. Bunlar finansal olarak kısmen ABD tarafından desteklenirler. Aktif olarak çalışan bu cemaatler bazen agresif olarak üye kazanma kampanyası yürütürler.
