muzcu baba
- 4 Haz 2022
- 1,526 Mesaj
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Buldan'ın açıklamasından satır başları şöyle:
"Cumhuriyetin 99. yıl dönümünü geride bıraktık. Kuruluşundaki ademi merkeziyetçilik ve demorkasi fikrinin terk edilerek yerine Kürtler ve Aleviler başta, tüm farklılıkların ret ve inkarına dayalı tekçilik sisteminin devreye sokulmasıyla yaşanan 100 yıllık bir yıkım sürecinden bahsediyoruz. Yönetimler değişse de zihniyet değişmiyor. Toplum olarak bunun sonuçlarıyla karşı karşıya kalıyoruz. Kürtçe ana dil hala yasak, vesayet sistemi el değiştirdi ama kendisi hiçbir zaman değişmedi, bugün saray ve yargı vesayeti olarak devam ediyor.
Kürt sorunu, ölüm döşeğindeki Kürt siyasi tutuklululardır, yasaklı Kürtçedir, belediyeye atanan kayyımlardır, torbaya konulan kemiklerdir, eşit yurttaşlık haklarının reddidir... İnsanlık suçlarına karşı cezasızlık politikalarıdır. Bir asırdır çözümsüz bırakılan Kürt sorunu, Cumhuriyet'in demokratikleşmesinin önündeki en önemli engel. Bu meselenin çözümsüzlüğü, diğer sorunların çözümünü de engelliyor.
Şebnem Hocayı tutukladılar. Hakikati, cesaretle dile getirdiği için Şebnem Hoca cezaevinde. Şebnem Hocanın durduğu yer hakikatin, demokrasinin, barışın yanıdır. Savaş karşıtlığının yanıdır. Demokrasiden ve toplumsal barıştan yana olan herkesin duracağı yer de Şebnem Hocanın yanıdır. Kendisine sevgilerimizi, selamlarımızı gönderiyoruz.
Tam da bu süreçte, Mezopotamya ve Jinnews çalışanı gazetecileri tutukladılar, hakikatleri yazdığı için...Bu ülkenin ihtiyacı, hakikatin gereğini yerine getiren gerçek gazetecilerdir. Tutuklanan gazeteciler, özgür basının, demokrasinin onurudur. Sizin değerli kaleminiz tarihin onurlu sayfasını yazmaya devam edecek. Kaleminize kelepçe vuranlar tarihin karanlık sayfalarında anılmaya devam edecek. Ape Mulsa'yı katleden zihniyetin fikriyatı iktidardır. Musa Anterlerin, Mehmet Sincarların, Vedat Aydınların fikriyatı ve mücadele mirası bizim haritamızdır.
Şebnem Hoca ve özgür basın çalışanlarının tutuklanması, Cumhuriyet'in 99. yıl dönümüne denk getirildi. Bu bir tesadüf değil. Mesaj çok açık ve net anlaşılıyor; ret ve inkara devam edeceklerinin sinyalini veriyorlar. Bir yüz yıl daha böyle sürdürmek istediklerini bizlere göstermek istiyorlar. Bunu bir takım demokrasi söylemleriyle ambalajlıyorlar. AKP Genel Başkanı, Türkiye Yüzyılı konuşmasını yaptı, hukukun üstünlüğünden, çoğulculuktan, kucaklaşma, sevgi siyasetinden söz ettiğini dinledik. Her vatandaşın özgürlüklerinin teminat altına alınacağını söyledi. Bir kez daha soruyoruz; bu söylediklerine kendisi inanıyor mu? Herkesi eşit vatandaş olarak görüyor mu? Hukuka inanıyor mu? Hukukun üstünlüğüne inanıyor mu? İnkarı bitirmek mi istiyorsunuz, tecriti sonlandırarak başlayabilirisiniz... Madem özgürlüklerden yanasınız, haksız şekilde tutuklanan binlerce insanın özgürlüğünden başlayalım diye çağrı yapmak istiyorum. Hakkaniyetten yanaysanız tekçiliğe son verin, ayrımcılığı kaldıralım, eşitliği sağlayalım. Var mısınız? Var mı cesaretiniz? Sizde ne o cesaret ne o yürek var!
Bunları söylerlerken, gazeteciler, siyasetçiler tutuklu... Yaptıklarınız, zihniyetiniz ortada... Sizin zihniyetiniz geçen yüz yılın zihniyetidir. Eski zihniyetten hiçbir yeni şey çıkmayacağını biliyoruz. Bir kere tabiatın kuralına aykırılıktan söz ettiklerini hatırlatmak isterim. Yüzü vesayete, inkara, adaletsizliğe dönük olanların gelecek yüzyıl vizyonu olmaz. Yüzleşme ve adalet olmadan yeni bir yüzyıl hiç olmaz. Yeni yüzyıldan söz edenlerin yüzünün olması gerekir. Kendine ve yandaşlarına yeni bir yüzyıl hayali kuruyorlar. Buna da 85 milyonu inandırmaya çalışıyorlar. AKP MHP ikilisinin tahayyül ettiği yüzyılda Kürtler yok, Aleviler yok, inanç ve kimlikler, ezilenler, kadınlar, gençler, emekçiler, demokrasi, adalet, özgürlük, toplumsal barış yok. Tekçilik, tecrit, ekonomik kriz, yozlaşma, yolsuzluklar, Kürt düşmanlığı, emek sömürüsü var.
Bu ülkeyi mahvettiniz. Bu ülkeyi açlığın, yoksulluğun, sefaletin içine sürüklediniz. Adalet diye bir şey bırakmadan, hukukun üstünlüğünü hiçe sayarak cezaevini toplama kamplarına çevirdiniz. Acıdan başka bir şey getirmediniz bu ülkeye! Şimdi 85 milyonu kandırmaya çalışıyorsunuz, bir yüz yıl daha böyle gitmeyecek! Türkiye toplumuna söz veriyoruz. Ne toplum eski toplumdur ne Kürtler eski Kürtlerdir ne de dünya eski dünyadır. Bu gidişat değişecek ama Türkiye halklarının mücadelesi ile değişecek! Söz veriyoruz, ikinci yüzyılın aktörü onlar değil, biz olacağız, Türkiye halkları olacak! Asıl belirleyici güç halklardır! Kürtlerdir, Alevilerdir, Ermenilerdir, bu kadim topraklarda dışlanan tüm halklardır!
"Cumhuriyetin 99. yıl dönümünü geride bıraktık. Kuruluşundaki ademi merkeziyetçilik ve demorkasi fikrinin terk edilerek yerine Kürtler ve Aleviler başta, tüm farklılıkların ret ve inkarına dayalı tekçilik sisteminin devreye sokulmasıyla yaşanan 100 yıllık bir yıkım sürecinden bahsediyoruz. Yönetimler değişse de zihniyet değişmiyor. Toplum olarak bunun sonuçlarıyla karşı karşıya kalıyoruz. Kürtçe ana dil hala yasak, vesayet sistemi el değiştirdi ama kendisi hiçbir zaman değişmedi, bugün saray ve yargı vesayeti olarak devam ediyor.
Kürt sorunu, ölüm döşeğindeki Kürt siyasi tutuklululardır, yasaklı Kürtçedir, belediyeye atanan kayyımlardır, torbaya konulan kemiklerdir, eşit yurttaşlık haklarının reddidir... İnsanlık suçlarına karşı cezasızlık politikalarıdır. Bir asırdır çözümsüz bırakılan Kürt sorunu, Cumhuriyet'in demokratikleşmesinin önündeki en önemli engel. Bu meselenin çözümsüzlüğü, diğer sorunların çözümünü de engelliyor.
Şebnem Hocayı tutukladılar. Hakikati, cesaretle dile getirdiği için Şebnem Hoca cezaevinde. Şebnem Hocanın durduğu yer hakikatin, demokrasinin, barışın yanıdır. Savaş karşıtlığının yanıdır. Demokrasiden ve toplumsal barıştan yana olan herkesin duracağı yer de Şebnem Hocanın yanıdır. Kendisine sevgilerimizi, selamlarımızı gönderiyoruz.
Tam da bu süreçte, Mezopotamya ve Jinnews çalışanı gazetecileri tutukladılar, hakikatleri yazdığı için...Bu ülkenin ihtiyacı, hakikatin gereğini yerine getiren gerçek gazetecilerdir. Tutuklanan gazeteciler, özgür basının, demokrasinin onurudur. Sizin değerli kaleminiz tarihin onurlu sayfasını yazmaya devam edecek. Kaleminize kelepçe vuranlar tarihin karanlık sayfalarında anılmaya devam edecek. Ape Mulsa'yı katleden zihniyetin fikriyatı iktidardır. Musa Anterlerin, Mehmet Sincarların, Vedat Aydınların fikriyatı ve mücadele mirası bizim haritamızdır.
Şebnem Hoca ve özgür basın çalışanlarının tutuklanması, Cumhuriyet'in 99. yıl dönümüne denk getirildi. Bu bir tesadüf değil. Mesaj çok açık ve net anlaşılıyor; ret ve inkara devam edeceklerinin sinyalini veriyorlar. Bir yüz yıl daha böyle sürdürmek istediklerini bizlere göstermek istiyorlar. Bunu bir takım demokrasi söylemleriyle ambalajlıyorlar. AKP Genel Başkanı, Türkiye Yüzyılı konuşmasını yaptı, hukukun üstünlüğünden, çoğulculuktan, kucaklaşma, sevgi siyasetinden söz ettiğini dinledik. Her vatandaşın özgürlüklerinin teminat altına alınacağını söyledi. Bir kez daha soruyoruz; bu söylediklerine kendisi inanıyor mu? Herkesi eşit vatandaş olarak görüyor mu? Hukuka inanıyor mu? Hukukun üstünlüğüne inanıyor mu? İnkarı bitirmek mi istiyorsunuz, tecriti sonlandırarak başlayabilirisiniz... Madem özgürlüklerden yanasınız, haksız şekilde tutuklanan binlerce insanın özgürlüğünden başlayalım diye çağrı yapmak istiyorum. Hakkaniyetten yanaysanız tekçiliğe son verin, ayrımcılığı kaldıralım, eşitliği sağlayalım. Var mısınız? Var mı cesaretiniz? Sizde ne o cesaret ne o yürek var!
Bunları söylerlerken, gazeteciler, siyasetçiler tutuklu... Yaptıklarınız, zihniyetiniz ortada... Sizin zihniyetiniz geçen yüz yılın zihniyetidir. Eski zihniyetten hiçbir yeni şey çıkmayacağını biliyoruz. Bir kere tabiatın kuralına aykırılıktan söz ettiklerini hatırlatmak isterim. Yüzü vesayete, inkara, adaletsizliğe dönük olanların gelecek yüzyıl vizyonu olmaz. Yüzleşme ve adalet olmadan yeni bir yüzyıl hiç olmaz. Yeni yüzyıldan söz edenlerin yüzünün olması gerekir. Kendine ve yandaşlarına yeni bir yüzyıl hayali kuruyorlar. Buna da 85 milyonu inandırmaya çalışıyorlar. AKP MHP ikilisinin tahayyül ettiği yüzyılda Kürtler yok, Aleviler yok, inanç ve kimlikler, ezilenler, kadınlar, gençler, emekçiler, demokrasi, adalet, özgürlük, toplumsal barış yok. Tekçilik, tecrit, ekonomik kriz, yozlaşma, yolsuzluklar, Kürt düşmanlığı, emek sömürüsü var.
Bu ülkeyi mahvettiniz. Bu ülkeyi açlığın, yoksulluğun, sefaletin içine sürüklediniz. Adalet diye bir şey bırakmadan, hukukun üstünlüğünü hiçe sayarak cezaevini toplama kamplarına çevirdiniz. Acıdan başka bir şey getirmediniz bu ülkeye! Şimdi 85 milyonu kandırmaya çalışıyorsunuz, bir yüz yıl daha böyle gitmeyecek! Türkiye toplumuna söz veriyoruz. Ne toplum eski toplumdur ne Kürtler eski Kürtlerdir ne de dünya eski dünyadır. Bu gidişat değişecek ama Türkiye halklarının mücadelesi ile değişecek! Söz veriyoruz, ikinci yüzyılın aktörü onlar değil, biz olacağız, Türkiye halkları olacak! Asıl belirleyici güç halklardır! Kürtlerdir, Alevilerdir, Ermenilerdir, bu kadim topraklarda dışlanan tüm halklardır!
