Hoşgeldin Misafir

Pervin Buldan: Kürtçe yaşayacak ama siz silineceksiniz!

sünnetçi

9 May 2018
961 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Buldan'ın açıklamasından satır başları şöyle:

"Aysel Doğan'ın ölü, Aysel Tuğluk'un ise hasta bedenine savaş açan Kürt düşmanı iktidar bilmelidir ki, bu düşmanlıklarınızla asla sonuç alamacaksınız. Ne bize, ne halkımıza geri adım attıramayacaksınız. Sizin kötülük düzeni değil, Aysellerin barış rüyası yaşam bulacak.

Cenazede tanık olduğumuz bu saldırganlık ve ölü bedenden duyulan korku, kaybetmekte olan iktidarın siyasal psikolojisini ortaya koyuyor. Halkın karşısına çıkacakları yüzleri kalmadı. Ekonomik yıkımı, geçim derdini örtmek için her gün yeni bir hukuksuzlukla toplumun karşısına çıkıyorlar. Bunların gündemlerinde ülke sorunları yok, tek dertleri kendi rantları.

Kürt düşmanlığında adeta yarış içerisindeler. 15 Mayıs Kürt dil bayramıydı, etkinlikleri engellemeye çalıştırdılar. Halkımız her şeye rağmen Kürt dil bayramını kutladılar. AKP'nin Kocaeli Derince Belediyesi eliyle Kürt sanatçı Aynur Doğan'ın konserini yasakladılar. Çayırova Belediyesi, Amed Şehir Tiyatrosu'nun tiyatrosunu engelledi. Konser, tiyatro, etkinlik, miting yapmak yasak, tweet atmak yasak. Fiili bir OHAL uygulanıyor. İnkarcı iktidara diyorum ki, Kürt halkı sizin zihniyetinizdekilerle geçmişte nasıl mücadele ettiyse, bugün de aynı zihniyete karşı direnmesini biliyor ve başaracak.

Geçmişte de Kürt diline, şarkısına nasıl sahip çıkıldıysa bugün de Kürtler kendi diline daha fazla sahip çıkmaya devam edecek. Kürtçe yaşayacak, Kürtçe ezgiler daha gür çıkacak ama siz yok olacaksınız, silineceksiniz!

Bu iktidar gittiğinizde hepiniz o koltuklardan düşeceksiniz. Dün Amedli taraftarlara gazla ve tazyikli sularla saldırdılar. Stadyumun dolu olmasına tahammül edemediler. Nevruzun sancısını yaşadıklarını görüyoruz. Eğer amacınız halkla, Amedliler ile maç yapmaksa, Nevruz'da bir maç yapmaya kalkıştınız, 1 milyona 0 yenildiniz. Daha neyin peşinde olduğunuzu sormak isteriz. Yenilgiye doymadınız mı? Bunların Kürt düşmanlığı sadece içeride değil, uluslararası alanda da devam ediyor. Diplomasilerini de Kürt karşıtlığı üzerinden yaptıklarını görüyoruz. Dış politikada bunları yaparken içeride de sığınmacılar üzerinden nefret iklimini körüklemeye, toplumsal talepleri bastırmak için korku ve sindirme siyaseti, yargı kumpasları üretmeye devam ediyorlar.

Partili yargı sistemi kurdular, bu yargı düzeni ile seçim kampanyası yürütüyorlar. Canan Kaftancıoğlu'na verilen ceza da aynı mantığın sonucu. Kaybettikleri İstanbul seçiminin intikamını yargı eliyle almak için Kobani ve kapatma davasını açıklarını biliyoruz. Gezi davasında hukuksuzca ceza yağdırdılar. Yenilgiyi bir türlü hazmedemediler. Yargı süsü verilmiş siyasi kararları bir de hukuk diye halka yutturmaya kalkıştıklarını biliyoruz. AKP Genel Başkanı Gezi davası için 'Bizde yargı bağımsız, kusura bakmasın' dediler. Sanki ortada gerçek bir yargı, işleyen bir hukuk var!


Ayrıntılar geliyor...