Hoşgeldin Misafir

Sabahattin Ali’nin Defalarca Okuduğu Başucundaki 5 Kitabı

Infocid

11 Ara 2018
160 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
-Türk edebiyatının büyük toplumcu yazarlarından Sabahattin Ali 25 Şubat 1907’de Kırklareli’de dünyaya gelir. İstanbul’daki Muallim Mektebi’nde aldığı iyi eğitim sayesinde kariyerine Yozgat’ta öğretmen olarak başlar. Eğitim için gittiği Almanya’da Turgenyev, Edgar Allen Poe, Thomas Mann gibi yazarların eserlerini tanır ve onlardan etkilenir. Yurda dönüşünde öğretmenliğe kaldığı yerden devam eden yazar Nâzım Hikmet’in deyimiyle; ‘’Türk edebiyatının büyük şehididir.’’ Toplumcu gerçekçi bir zemine oturttuğu yazarlığı neticesinde Kuyucaklı Yusuf, İçimizdeki Şeytan, Değirmen, Sırça Köşk gibi eserler verir. Bugün hala okumadan edemediğimiz, içeriğiyle de üslubuyla da bizi fevkalade şekilde kendisine çeken Sabahattin Ali, bilindiği üzere 2 Nisan 1948’de hazin bir şekilde öldürülür. Geriye bestesinin de yapıldığı ‘’Aldırma Gönül’’ gibi kalbimize dokunan şiirleri, sözleri ve eserleri kalır. Ali’nin okumaktan usanmadığı, favori beş kitabı yazar tarafından 1935 yılında, Yücel Dergisi’nin 19. sayısında aktarıyor. Ben de size listelemek istedim.--



-Fyodor Dostoyevski-Budala--

[img=736x538]https://i.hizliresim.com/9Y4mBZ.jpg[/img]

-İmkânsızlıklar ve problemlere karşın, tabiri caizse oturduğu yerden bir yazarın böylesi tasvirler yapabilmesi… Dostoyevski’yi büyük kılan vasıflarından biri belki de budur. Öyle ki ‘’Suç ve Ceza’’yı okumadan roman okunmuş olmayacağı dahi söylenir. Büyük Rus yazarın Budala adlı eseri önemli ölçüde otobiyografik ögeler taşır. Romanın kahramanı Prens Mışkin, tıpkı Dostoyevski gibi saralıdır. Tedavi gördüğü İsviçre’den yurda döndüğünde elinde hiçbir şey kalmaz. Buna karşın Prens Mışkin adeta bir gönül adamıdır ve saf iyiliğin bir portresi gibidir. Çevresi de onun bu yönünü garipser ancak onsuz da edemez. Yazar, eserini ithaf ettiği yeğeni Sonya’ya yazdığı bir mektupta romanın ana unsurunu şöyle anlatır: “Niyetim bütünüyle iyi bir insanı anlatmak.”--

-André Malraux-İnsanlık Durumu--
RgYnjY.jpg


-Fransız romancının tamamen toplumcu gerçekçi bir temayı ele aldığı başyapıtıdır. Şanghay’ın 1927 senesinde millici ordularca ele geçirilmesi ve ardından kentte yaşanan komünist kalkışmanın öyküsünü anlatır. Birkaç günlük zaman dilimini işleyen eser komünist liderleri ölüme sürükleyen neticeleri ve işçi kalabalıkların teslimiyetini de ele alır. İngiliz yazar Christopher Hitchens bu başyapıt üzerine şunu söyler: “İnsanlık Durumu, Çin Devrimi’nin trajedisini kurmaca alanına taşıyan bir eser. Malraux, Şangay’daki acı ve kargaşa dolu epik anları betimlerken sahipsiz bırakılan bir devrimin trajedisini anlatıyor.--


-Nazım Hikmet-Taranta Babu'ya Mektuplar--
zGA0bR.jpg


-Faşist Mussolini İtalya’sında geçen Taranta Babu’ya Mektuplar, adından da anlaşılacağı üzere bir mektupla başlar. Hemen söyleyelim ki Nâzım Hikmet bu eserini Fransız gazeteci ve yazar Henri Barbusse’e ithaf edilir. Mektubu yazan kişi kendi dilini istediği şekilde kullanamadığından başka dillerle ilgilenmiş bir kişidir. Farklı Roma panoramalarının betimlendiği eser Roma’nın arka yüzünü, sefil yanını, yoksul halkını da kendine dert edinir.--


-Mihail Şolohov-Ve Durgun Akardı Don--

[img=736x525]https://i.hizliresim.com/jq5yoW.jpg[/img]

-Meşhur Sovyet yazarı Mihail Şolohov’un başyapıtı, tüm zamanların da en önemli romanlarından biridir. Toplumcu gerçekçi bir çizgide yazılan eser dört ayrı bölüme ve cilde sahiptir. Esere adını veren Don bölgesi, Rusya’da savaşın, devrimin, mücadelenin geçtiği yerlerden biridir. Öyle ki bu büyük romana ‘’Don bölgesinin destanı’’ dahi denilebilir.--

-Maksim Gorki-Klim Samgin’in Yaşamı 40 Yıl--

[img=736x539]https://i.hizliresim.com/odgO1R.jpg[/img]

-Sovyet sosyalist yazarı Maksim Gorki bilinebileceği üzere politik eylemciliği yönüyle de tanınır. Hemen tüm yapıtları da bu yönünün yansımalarıyla doludur. Klim Samgi’in Yaşamı 40 Yıl, yazarın artık ustalık evresinde verdiği ve son yapıtıdır. Yazar meselesini anlatmak adına tüm dünyada değişimlerin başlamaya yüz tuttuğu 1870’li yıllardan Ekim Devrimi’ne değin geçen süreyi seçer. Felsefi, psikolojik dokunuşların da yer aldığı yapıt ayrıca dört cilttir.--


-KAYNAK--