Esselamün aleyküm kardeşlerim;
Bir çok kardeşimizin bilmeden yaptığı büyük bir yanlışı düzeltmek adına ve genel bilgilendirme yapmak için bu konuyu açmayı düşündüm.
Malumunuz toplumumuzda geçmişten gelen kalıplaşmış bazı uygulamalar var ki bunların başında sayılı ve niyetli okumalar gelmekte. Gerek Cenab-ı Allah’ın veli kullarının terkiplerinden, gerek Kuran’i Kerim’de geçen dualardan ve gerek Hadisi Şeriflerden gelen rivayetlerden ötürü toplumumuzda yanlış anlaşılan bir mevzudur. Esasen daha çok
”Havas” adlı kitaplarda bulunan bu terkipler maalesef yanlış anlaşılmış ve yetkisi izni olmayan avam kesim tarafından benimsenmiş ve uygulanmıştır. Oysa durum tam aksi yöndedir. Şimdi sizlere deliller ve ispatlarla bu mevzuyu açıklamaya çalışalım.
Öncelikle şunu iyi anlamak gerek “DUA BAŞLI BAŞINA BİR İBADETTİR“ Hadisi şerifine istinaden duanın ne kadar önemli olduğunu bu hadisi şeriften anlıyoruz. Dua kul ile Cenab-ı Allah’ın arasında bir sır, yakarış, yakınlaşmadır. Her ibadette olduğu gibi Duanında adabı vardır. Samimi bir kalp ve teslimiyetle yapılan duaların Cenab-ı Allah tarafından kabul edileceği müjdesi verilmiştir. Hem ayeti kerimelerde hemde hadisi şeriflerde bu müjde bizlere verilmiştir. Şu halde dua müminin silahıdır hadisi şerifi ile duanın mahiyetini daha iyi kavrıyoruz.
Cenab-ı Allah bize Kuran’i Kerim’i onu okuyup anlayalım onun ahkam dinini yeryüzünde hakim kılalım diye gönderd. Evet Kuran’i Kerim şifa ve rahmetimizin kaynağıdır. Bunda şüphe yoktur. Ancak çoğu kardeşimizin atladığı bir husus vardır ki o da sayılı niyetli okumalardır. Hadisi şeriflerde sayılı ve niyetli okumalar iki elin parmak sayısını geçmez. Çoğunda da niyet neredeyse yoktur.
Sebebi şudur ki;
HER AYETİ KERİMENİN HER SURENİN HER ESMAİ HÜSNANIN HER SALAVATI ŞERİFENİN HER DUA TERKİBİNİN GÖREVLİSİ VARDIR!
Bu sebepten dolayıdır ki yetkisiz ve izinsiz okunduğu zaman kişiler farkında olmadan çarpılırlar. Çünkü o sayının ve o niyetin görevlisi gelir ve müşkülünü sorar fakat kişinin yetkisi, izni, ehliyeti, gücü, kuvveti, görüntüsü, duyumu, hissiyatı, velayeti, selayeti olmadığı için bu kadar yokluğun içinde gelen varlık;
Cinmi şeytan mı peri mi abulcinik mi haddim mi hüddam mı ruhi mi ruhani mi melek mi cadı mı cazı mı karanlık alem mi ateş alem mi nur alem mi sonsuz alem mi.. sabaha kadar sayabiliriz Cenab-ı Allah’ın izniyle bu kadar bilgisizliğin ve yokluğun içinde yapılan bu okumalardan kişinin çarpılması yüksek ihtimalledir. O yüzden kişi sadece ama sadece okuyacaksa Cenab-ı Allah’ın rızası için okuyabilir. Kaldı ki Cenab-ı Allah’ın kelamlarını veya yukarda zikrettiğimiz diğer kelamları dünyalık için okumak akıl karı değildir. Çünkü iki tarafı keskin kılıç gibidir bir tarafı insana şifa verip diriltebilir diğer tarafı insanı yaralayıp öldürebilir. Maalesef halkın çoğu öldürüp yaralamaya daha yakındır. Çünkü basit bir baş ağrısının bile bir sebebi vardır. Çarpmamı çarpılma mı musallat mı nazar mı bağ mı bağlama mı ayet mi nikah mı göz mü nefes mi haset mi listeyi daha uzatabiliriz sebebini bilmeden yapılan okumalar kişiye fayda yerine ciddi zararlar verir. İşte bu sebepten sayılı ve niyetli okumalar yapılmamalı. Birinci dereden akrabası dahi olsa hatta eşi veya çocuğu bile olsa nazar olduğunu düşünüp yada öyle bir şey var diyerek yapılan okumalar genellikle zarar verir. Bu yüzden işin ehli birileri tarafından bakım yapılarak anlaşılması mümkün olan bir durumdur.
Sayılı ve niyetli okumalar başında bir alim evliya gibi mübarekler var iken sorumluluk onlarda olduğundan sorun olmaz tarikat dersinde yapılan vazifeler de bunun içine girer..
Ayrıca sayılı ve niyetli okunmaları yapabilmek için en az 16 tana şart vardır;
Sadece üç tanesinden bahsedeyim:
Ehli sünnet yolunda 100 de 100 sabit olmak. Bu ne demek?
Yani en hafifiyle efendimiz gibi konuşmak onun gibi yürümek onun gibi oturmak onun gibi giyinmek daha diğerlerini söylemiyorum
Kaza namazının olmaması gerek ve 5 vakit namazına devam etmesi gerek
Büyük günahları işlemiyor küçük günahlardan da kaçıyor olması gerek.
Şahsen bir aciz olarak kendimde bu haddi görmüyorum…
Sonuç olarak sahih olan Hadisi şeriflerden herhangi birini okumakta beis yoktur ancak orada da şöyle bir sorun var;
Efendimiz SallAllahu aleyhi vessellem efendimiz örnek olarak Ayetel kürsinin ölümden başka her şeyden Korur diye bir hadisi var ancak burada efendimiz ne sayı belirtmiş ne niyet biz Ya RasulAllah sen bize bunu öğrettin ama (haşa) sen bu işi tam bilmiyorsun biz buna sayı ekleyelim bir de niyet edelim diyoruz. Oysa efendimiz tuvalete bile hangi ayakla girip hangi ayakla çıkacağımıza kadar söylemiş iken böyle önemli bir mevzuyu söylememe gibi bir durum düşünülemez. O yüzden dikkat etmek gerekir. İnşaAllah anlatabilmişizdir. Cenab-ı Allah tüm kardeşlerimizin dualarını makbul ve kaim eylesin. Vesselam…
Bir çok kardeşimizin bilmeden yaptığı büyük bir yanlışı düzeltmek adına ve genel bilgilendirme yapmak için bu konuyu açmayı düşündüm.
Malumunuz toplumumuzda geçmişten gelen kalıplaşmış bazı uygulamalar var ki bunların başında sayılı ve niyetli okumalar gelmekte. Gerek Cenab-ı Allah’ın veli kullarının terkiplerinden, gerek Kuran’i Kerim’de geçen dualardan ve gerek Hadisi Şeriflerden gelen rivayetlerden ötürü toplumumuzda yanlış anlaşılan bir mevzudur. Esasen daha çok
”Havas” adlı kitaplarda bulunan bu terkipler maalesef yanlış anlaşılmış ve yetkisi izni olmayan avam kesim tarafından benimsenmiş ve uygulanmıştır. Oysa durum tam aksi yöndedir. Şimdi sizlere deliller ve ispatlarla bu mevzuyu açıklamaya çalışalım.
Öncelikle şunu iyi anlamak gerek “DUA BAŞLI BAŞINA BİR İBADETTİR“ Hadisi şerifine istinaden duanın ne kadar önemli olduğunu bu hadisi şeriften anlıyoruz. Dua kul ile Cenab-ı Allah’ın arasında bir sır, yakarış, yakınlaşmadır. Her ibadette olduğu gibi Duanında adabı vardır. Samimi bir kalp ve teslimiyetle yapılan duaların Cenab-ı Allah tarafından kabul edileceği müjdesi verilmiştir. Hem ayeti kerimelerde hemde hadisi şeriflerde bu müjde bizlere verilmiştir. Şu halde dua müminin silahıdır hadisi şerifi ile duanın mahiyetini daha iyi kavrıyoruz.
Cenab-ı Allah bize Kuran’i Kerim’i onu okuyup anlayalım onun ahkam dinini yeryüzünde hakim kılalım diye gönderd. Evet Kuran’i Kerim şifa ve rahmetimizin kaynağıdır. Bunda şüphe yoktur. Ancak çoğu kardeşimizin atladığı bir husus vardır ki o da sayılı niyetli okumalardır. Hadisi şeriflerde sayılı ve niyetli okumalar iki elin parmak sayısını geçmez. Çoğunda da niyet neredeyse yoktur.
Sebebi şudur ki;
HER AYETİ KERİMENİN HER SURENİN HER ESMAİ HÜSNANIN HER SALAVATI ŞERİFENİN HER DUA TERKİBİNİN GÖREVLİSİ VARDIR!
Bu sebepten dolayıdır ki yetkisiz ve izinsiz okunduğu zaman kişiler farkında olmadan çarpılırlar. Çünkü o sayının ve o niyetin görevlisi gelir ve müşkülünü sorar fakat kişinin yetkisi, izni, ehliyeti, gücü, kuvveti, görüntüsü, duyumu, hissiyatı, velayeti, selayeti olmadığı için bu kadar yokluğun içinde gelen varlık;
Cinmi şeytan mı peri mi abulcinik mi haddim mi hüddam mı ruhi mi ruhani mi melek mi cadı mı cazı mı karanlık alem mi ateş alem mi nur alem mi sonsuz alem mi.. sabaha kadar sayabiliriz Cenab-ı Allah’ın izniyle bu kadar bilgisizliğin ve yokluğun içinde yapılan bu okumalardan kişinin çarpılması yüksek ihtimalledir. O yüzden kişi sadece ama sadece okuyacaksa Cenab-ı Allah’ın rızası için okuyabilir. Kaldı ki Cenab-ı Allah’ın kelamlarını veya yukarda zikrettiğimiz diğer kelamları dünyalık için okumak akıl karı değildir. Çünkü iki tarafı keskin kılıç gibidir bir tarafı insana şifa verip diriltebilir diğer tarafı insanı yaralayıp öldürebilir. Maalesef halkın çoğu öldürüp yaralamaya daha yakındır. Çünkü basit bir baş ağrısının bile bir sebebi vardır. Çarpmamı çarpılma mı musallat mı nazar mı bağ mı bağlama mı ayet mi nikah mı göz mü nefes mi haset mi listeyi daha uzatabiliriz sebebini bilmeden yapılan okumalar kişiye fayda yerine ciddi zararlar verir. İşte bu sebepten sayılı ve niyetli okumalar yapılmamalı. Birinci dereden akrabası dahi olsa hatta eşi veya çocuğu bile olsa nazar olduğunu düşünüp yada öyle bir şey var diyerek yapılan okumalar genellikle zarar verir. Bu yüzden işin ehli birileri tarafından bakım yapılarak anlaşılması mümkün olan bir durumdur.
Sayılı ve niyetli okumalar başında bir alim evliya gibi mübarekler var iken sorumluluk onlarda olduğundan sorun olmaz tarikat dersinde yapılan vazifeler de bunun içine girer..
Ayrıca sayılı ve niyetli okunmaları yapabilmek için en az 16 tana şart vardır;
Sadece üç tanesinden bahsedeyim:
Ehli sünnet yolunda 100 de 100 sabit olmak. Bu ne demek?
Yani en hafifiyle efendimiz gibi konuşmak onun gibi yürümek onun gibi oturmak onun gibi giyinmek daha diğerlerini söylemiyorum
Kaza namazının olmaması gerek ve 5 vakit namazına devam etmesi gerek
Büyük günahları işlemiyor küçük günahlardan da kaçıyor olması gerek.
Şahsen bir aciz olarak kendimde bu haddi görmüyorum…
Sonuç olarak sahih olan Hadisi şeriflerden herhangi birini okumakta beis yoktur ancak orada da şöyle bir sorun var;
Efendimiz SallAllahu aleyhi vessellem efendimiz örnek olarak Ayetel kürsinin ölümden başka her şeyden Korur diye bir hadisi var ancak burada efendimiz ne sayı belirtmiş ne niyet biz Ya RasulAllah sen bize bunu öğrettin ama (haşa) sen bu işi tam bilmiyorsun biz buna sayı ekleyelim bir de niyet edelim diyoruz. Oysa efendimiz tuvalete bile hangi ayakla girip hangi ayakla çıkacağımıza kadar söylemiş iken böyle önemli bir mevzuyu söylememe gibi bir durum düşünülemez. O yüzden dikkat etmek gerekir. İnşaAllah anlatabilmişizdir. Cenab-ı Allah tüm kardeşlerimizin dualarını makbul ve kaim eylesin. Vesselam…
Son düzenleme:




